Başbakan Mehmet Ali Talat’ın, Avrupa Birliği’ne üye
24 ülkenin başbakanlarına göndermiş olduğu mektubun metni aşağıdaki
gibidir:
“Ekselansları,
Avrupa Konseyi toplantısı öncesinde Kıbrıslı Türklerin
temsilcisi olarak, Kıbrıs’ta var olan ve dünyada eşi benzeri olmayan
duruma dikkatinizi çekme zorunluluğunu hissettim. Biz Kıbrıslı Türkler
evet oyumuza rağmen Avrupa Birliği dışında kalırken, Kıbrıs Rum tarafı
AB’ye girmiştir. Biz kendimizi Avrupalı hissediyoruz ve bir an önce Avrupa’nın
parçası olmak istiyoruz. Sadece bireysel haklarımıza dayanarak Avrupa
vatandaşı muamelesi görmek istemiyoruz. Daha fazlasını talep ediyoruz.
Barış sürecinin devam etmesi ve toplumumuzun daha yüksek refah düzeyine ulaşmasını
istiyoruz. Hiçbir haklı tarafı olmayan bu durumun sürmesinden dolayı hayal
kırıklığına uğradığımızı ve AB kurumlarına katılan Kıbrıslı
Rumlar’ın bizi temsil etmediğini söylüyoruz.
Uygulanan Ekonomik tecritin sona erdirilmesi ve “aquis-communaitaire”e
uyum için yardım yapılacak olmasından dolayı teşekkür ederiz. Amacımız
Kıbrıs sorununa en erken bir zamanda çözüm bulmaksa da, bu bizim için çok
önemlidir. Papadopulos’un Kıbrıs sorununun çözümüne karşı düşmanca
tutumunu değiştirmesi için Sayın Papadopulos üzerindeki nüfusunuzu
kullanmanızı istiyoruz
Ekonomimizi kalkındırmak için ciddi adımlar atmak
istiyoruz, fakat bu sadece AB’nin yardımları ile gerçekleşebilir. Avrupa
vatandaşlarının başkanı olarak, 26 Nisan’da bakanlarınız tarafından
vaat edilen önlemlerin alınması hususunda gerekli adımların süratle atılması
için size bu çağrıyı yapıyoruz.
“Aquis-Communaitaire”e uyum sağlamamız için vaadedilen
gerekli parasal (259 milyon Euro) ve teknik yardımın verilmesinin
hızlandırılmasını istiyoruz.
Doğrudan ticaret, limanların ve havaalanlarının açılması
da dahil, bizi ekonomik tecritten kurtaracak tek çıkar yoldur.
Toplantınızın sonunda bu konudan açıkça bahsetmeniz için size çağrıda
bulunuyoruz. Bizler aslında ada içi ticerete inanmıyoruz, çünkü hukuksal
açıdan birçok engel vardır. Bunların ötesinde Kıbrıs Rum tarafında
hakim olan hava bu tür ticaret yapmak için elverişli değildir.
AB Anlaşmalarının prensipleri doğrultusunda AB
vatandaşlarının adada serbest dolaşımı için gerekli adımları attık.
Buna karşılık, bizi ekonomik tecritten kurtaracak işlemleri
hızlandırmanızı bekliyoruz. Annan Planı için yapılan referandumda cesurca
evet dememizden dolayı bunu hak ettik. Her iki taraf da evet deseydi 1 Mayısta
AB’ye giren Kıbrıs Cumhuriyeti yerine Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti
olacaktı. Bundan dolayı büyük çoğunlukla evet diyen Kıbrıslı Türklere,
tamamıyla Kıbrıslı Rumlardan oluşan Kıbrıs Cumhuriyeti’ne yama
muamelesi yapılmamalıdır.”
Mehmet Ali Talat
Başbakan