Başbakan Mehmet Ali Talat’ın, Avrupa Parlamentosu
Başkanı Pat Cox’a göndermiş olduğu mektubun metni aşağıdaki gibidir:
“Ekselansları,
Kıbrıs Rum Hükümeti’nin 500 civarında Kıbrıslı Türk’ü
seçmen kütüklerine kaydettikleri ve bir Kıbrıslı Türk’ün de
önümüzdeki Avrupa Parlamentosu Üyeliği seçimlerine aday olduğu bilgime
gelmiştir. Kıbrıs Rum Hükümeti bu seçimi hem Kıbrıslı Türk hem de Kıbrıslı
Rumların katıldığı bir seçim olarak göstermeye ve dünya kamuoyunu yanıltmaya
çalışmaktadır. Bu gereksiz ve zarar verici davranışı kabul etmemiz
beklenemez. Bu sadece iki halk arasında geliştirmeye çalıştığımız güvene
darbe vurmaya yarayacaktır.
Kıbrıs Rum Devleti sadece Birleşmiş Milletler
parametrelerine değil, ayni zamanda uluslararası antlaşmalara ve ahlaka da
aykırı hareket etmektedir. Birleşmiş Milletler her iki halkın da kendi
parlamenterlerini seçmeleri için ayrı seçimler öngörmektedir. Kıbrıslı
Türk ve Rumların ayrı self-determinasyon hakları 1960’ta da vardı ve bu
haklar o zaman da yeni düzenin kurulmasında dikkate alınmıştı. Kıbrıslı
Türk ve Rumlar’ın Annan Planı’na göre ayrı ayrı yapmış oldukları 24
Nisan referandumları da bu prensibin başka bir ispatıdır.
Ekselansları sizden, Kıbrıs Türk halkının Avrupa
Parlamentosu’nda yer almasının sağlanması amacı ile inisiyatifinizi
kullanmanızı rica ediyorum. Annan Planı’na göre 24 Nisan 2004 tarihinde
yapılan ayrı referandumlarda her halk kendi self-determinasyon hakkını
kullandığına göre, Kıbrıs Türk halkının temsiliyeti Avrupa Parlamentosu
tarafından kabul edilmelidir. Kıbrıs Türk temsilcileri için ayrılan iki
sandalye haklı olarak Kıbrıs Türk halkına aittir. Avrupa Parlamentosu’nda
temsil edilmeye olan büyük arzusu için Kıbrıs Türk halkına yardım
edeceğinize eminim. Bu amaç bizim için büyük önem taşımaktadır.
Kıbrıs Türklerin temsiliyeti AB mevzuatı çerçevesinde sağlanamaması
halinde, Kıbrıslı Türk temsilcilerinin iki sandalyesi şimdilik boş
bırakılmalıdır. Temsil edilmek bizim için son derece önemlidir. Eğer buna
ulaşılmazsa, en azından temsilcilerimize gözlemci statüsü verilmelidir.
Ekselansları, Avrupa Birliği insan hakları kriterleri yönünde,
halkımızın haklarının yeniden düzenlenmesinin sağlanmasında Kıbrıs Türk
tarafının görüşlerini dikkate alacağınıza eminim. Tarafımızca,
geleceğimizi Avrupa Birliği’nde gördüğümüzü 24 Nisan referandumunda
ortaya koyduk. Kıbrıs Türk tarafından iki temsilciyi kabul ederek bizimle
daha iyi bir iletişim kurabilmek için, sıra şimdi Avrupa Birliği’ndedir.”
Mehmet Ali Talat
Başbakan