Başbakan Mehmet Ali Talat’ın BM Genel Sekreteri Kofi
Annan’a gönderdiği mektupta, raporunda yer almayan KKTC’de Rum ve
Maronitler lehine gelişmelere, geçişlerle ilgili kolaylıklara, kayıplar
konusunda Türk tarafının katkı yapmaya hazır olduğuna dikkat çekti. Başbakan
Talat’ın mektubunun tam metni aşağıdaki gibidir:
“Ekselansları,
BM’nin Kıbrıs’taki çalışmalarına ilişkin 26 Mayıs
2004 (S/2004/427) tarihli raporunuza atıfta bulunarak ve bahse konu raporunuzda
yer almayan, aşağıdaki görüş ve gelişmeleri dikkatinize sunmaktan onur
duyarım.
Ekselansları, başlangıçta sizleri, son zamanlarda Kuzey Kıbrıs’ta
yaşayan Kıbrıslı Rum ve Maronit çocukların eğitimine ve de Kuzey ile Güney
arasındaki karşılıklı geçişlere ilişkin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
(KKTC) Hükümeti tarafından alınan yapıcı önlemler hakkında
bilgilendirmek istiyorum.
Ekselansları, bilginiz dahilinde olduğu üzere, Karpaz yarımadasındaki
Kıbrıslı Rumlar, Güney Kıbrıs’taki Kıbrıs Rum okullarında okutulmakta
olan kitaplarla, Kıbrıslı Rum öğretmenlerin eğitim verdiği kendi
ilkokullarına sahiptirler.
Kıbrıslı Rum ve Maronit çocukların kendi anadillerinde
eğitim alma doğal hakları açısından, ve sınırlardaki günlük geçişler
için sağladığımız yeni tedbirlerimize rağmen, akademik yıl boyunca Güney
Kıbrıs’ta kalmayı seçen Kıbrıslı Rum ve Maronitlere ilişkin mevcut
durum göz önünde bulundurulduğunda, KKTC Hükümeti, çok önem arzeden bu
konuyu yeniden gözden geçirmiş ve kalıcı çözümü hedefleyen bir dönüm
noktası kararı almıştır.
21 Mayıs 2004’te KKTC Bakanlar Kurulu, KKTC’nde yaşayan
Rum ve Maronit çocuklara kendi ana dillerinde eğitim sağlayan özel statüde
kamu okulları kurma için gerekli yasal tedbirler alma kararı (Karar No: T-
803-2004) aldı. Dahası, Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı, bahse konu
kararla, 2004-2005 akademik yılında eğitim vermeye hazır olacak şekilde,
Karpaz bölgesinde tam teşekküllü bir ortaokul açılması için gerekli tüm
hazırlıklara başlama ve tamamlama ile yetkilendirilmiştir. Ekselansları,
ilgili Bakanlığın önümüzdeki akademik yıl için Karpaz yarımadasında
tam teşekküllü bir ortaokul binasının yapılması için halihazırda
gerekli çalışmalara başlamış olduğunu bildirmekten memnunluk duyuyorum.
Bu insancıl girişimin Kıbrıs Rum tarafından eşit derecede olumlu bir
karşılık alacağını ve Güney’de yaşayan Kıbrıslı Türk öğrencilere
Türkçe öğretim veren okullar açma için denk hazırlıkları başlatma
dahil, tüm ada üzerinde eğitim alanında karşılaşılan sorunları
çözmeye yönelik gerekli işbirliğini başlatmanın simgesi olacağını umut
ediyoruz.
Karşılıklı geçişlere ilişkin, Bakanlar Kurulu,
kişilerin iki taraf arasındaki serbest ve kolay dolaşımını daha da
kolaylaştırma ve de Kuzey Kıbrıs’ta sınırsız konaklama sağlama düşüncesiyle
bu konudaki eski kararlara değişiklik getiren bir dizi yeni kararlar aldı. 21
ve 24 Mayıs 2004 (Karar No: T-816-2004, T- 818-2004, T-819-2004) tarihlerinde
aldığı müteakip kararlarında Bakanlar Kurulu, Kuzey Kıbrıs’a girişte
geçerli bir pasaport gösterme zorunluluğunun değiştiğini ve 26 Mayıs 2004
itibarıyla, pasaportlara ilaveten, kimlik kartlarının da kabul edileceğini
beyan etti. Ayrıca, bu zorunluluk ebeveynlerinden en az birisinin refakatinde
olması kaydıyla, 11 yaşın altındaki çocuklar için tamamen kaldırılmıştır.
AB vatandaşları için Kuzey Kıbrıs’a grup turu düzenleme usulleri de
düzenlenmiştir. Buna göre, kişi sayısı, tur detayları, kalış süresi
veya giriş ve çıkış saatine ilişkin herhangi bir kısıtlama olmaksızın
yetkili turizm acenteleri artık Güney Kıbrıs’tan tur düzenleyip icra
edebilirler.
Çok yakın zamanda, 1 Haziran 2004’te alınan T-820-2004
sayılı Bakanlar Kurulu Kararı, iki taraf arasındaki geçişlerin zamanı ve
KKTC’nde konaklama süresine ilişkin tüm kısıtlamaları tek yanlı
kaldırmıştır. Şu anda, Güney’den Kuzey Kıbrıs’a gelmek isteyen,
Kıbrıslı Rumlar dahil herkes, herhangi bir saatte geçiş yapmada özgürdür
ve o şekilde seçim yapmaları halinde, kalış sürelerinde herhangi bir sınırlama
yoktur. Doğal olarak, aynı usuller Kuzey’den geçişler ve Güney Kıbrıs’ta
konaklamalar için geçerlidir.
İnsancıl bir konu olan kayıplar konusu için, söz konusu
raporunuzun 13. Paragrafında yer alan, çözümü çok gecikmiş ve bu konuda
yeni karar alınmasına yönelik gözlemle tam mutabakat içinde olduğumu
belirtmek isterim. Kıbrıs Türk tarafı olarak, BM Kıbrıs Kayıplar Komitesi’ni
bu insancıl konuyu araştırma ve çözme için uygun bir mekanizma olarak
görmekte ve bu konudaki çalışmalarında Komite’ye her türlü katkıyı
sağlamakta kararlıyız.
Ekselansları, bu vesileyle, Kayıplar Komitesi’nin resmi
faaliyetlerine tekrar başlaması kararlığınızı memnuniyetle karşılar ve
Kayıplar Komitesi mekanizması bünyesinde uzun zamandır süregelen bu konunun
ivedi çözümü için gerekli önlemlerin alınması ve sorumlulukları yerine
getirmeye yönelik kesin kararımızı yinelerim. Bu bağlamda, evrensel insan
hak ve özgürlükleri veya diğer yasal mülahazalar konusunda Kıbrıs’taki
kayıplara ilişkin gerekli addedilen her konuyu tartışmaya ve karar almaya
hazır olduğumuz belirtmek isterim.
Ekselansları, Kıbrıs Türk tarafı, hayal kırıklığına
uğratan son gelişmelere rağmen bir kez daha insiyatif almış ve adada adil
ve yaşayabilir bir çözüm yönündeki isteğinin ifadesi olarak yukarıda
belirtilen iyi niyet önlemlerini almaya karar vermiştir. Umarız,
uluslararası toplum Kıbrıs Rum tarafını, benzer yapıcı tutumu içtenlikle
benimsemesi yönünde uyarmakla kalmaz, ayni zamanda, Kıbrıs Türk halkının
kendi suçu olmadan maruz kaldığı haksız koşullara son verecek gerekli
somut adımları atar ve adanın yeniden birleşmesi yönünde çalışır.
Ekselansları, bu vesileyle en derin saygılarımı
yinelerim.”
Mehmet Ali Talat
Başbakan