KIBRIS RUM KESİMİNİN 11 EKİM SALDIRILARIYLA İLGİLİ BELİRTTİĞİ ÜZÜNTÜLER İKİ YÜZLÜ

The Washington Times gazetesinin 08 Ekim 2001 tarihli sayısında, yukarıdaki başlık altında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Washington temsilcisi Ahmet Erdengiz'in bir yazısı yer almıştır. Internet'ten sağlanan yazının çevirisi şöyledir: Kıbrıs-Rum yönetimi temsilcisi Erato Kozakou-Marcoulis'in 11 Ekim saldırıları üzerine belirttiği üzüntüleri, Judas'ın ihanet edip ele verdiği İsa'nın çarmıha gerilmesi üzerine döktüğü timsah gözyaşlarına benzetilebilir.

Kıbrıs-Rum yönetimi EOKA terörizminde yer almıştır. Kıbrısı Yunanistan'a bağlamaya çalışan öndegelen Kıbrıs-Rum liderlerinin desteklediği ve finanse ettiği terörist grup EOKA, 1955 ve 1959 yılları arasında, yüzlerce Türk, İngiliz ve Kıbrıslı Rum sivilleri katletmiş ve  Birleşmiş Milletler tarafından da suçlu bulunmuştur.

Bay Marcoulis, EOKA'nın kötü niyetini, Amerika'nın kurtuluş günü kutlamaları gibi coşku içinde kutlayan bir yönetimi temsil ediyor. Gerçekten de, Kıbrıslı Rumlar 16 Ağustos olan Ulusal Gün kutlamalarını EOKA'nın kuruluş günü olan 1 Ekim'e almışlardır.

Kıbrıs-Rum hükümeti ayrıca suçlu bulunan Kürdistan İşçi Partisi,(PKK) terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'a iki sahte pasaport temin ederek yardım etmiştir. PKK, ABD tarafından terörist örgüt ilan edilmiş olup bu örgütü herhangi bir şekilde desteklemek de Amerikalılar için suç teşkil etmektedir. ABD, Öcalan'ın Kenya'da yakalanmasında Türkiye ile birlikte çalışmıştır. Devamlı raporlara göre, PKK'nın pekçok terör eğitim kampı, Güney Kıbrıs'ta Kıbrıs-Rum yönetimindedir. PKK'ya bağlı yan kuruluşlar, Güney Kıbrıs'ta PKK'nın terörist eylemleri için açık açık para toplayıp fon sağlamaktadırlar.

Hatta suçlu Usame Bin Ladin de Kıbrıs-Rum kesimince hoş karşılanmıştır. Eski ABD Merkezi Haber Alma Yöneticisi James Woolsey, günlük İtalyan La Republica gazetesinde 19

Eylül'de yapılan bir röportajda, Kıbrıslı Rumların Bin Ladin'in banka hesaplarını tıpkı İsviçrelilerin Nazi altınlarını sakladıkları gibi saklamakta olduklarını açıklamıştır. Bay Woolsey, bu durumdan yakınarak şöyle diyor: "terörizmi fınanse eden ülkelerin en kötüsü Kıbrıs-Rum kesimi. Bir de Avrupa Birliği'ne girmek istiyorlar, Brüksel'deki dostlarımıza adayı ziyaret edip Rumlara şunu söylemelerini tavsiye ettik: "Avrupa Birliği'ne gireceksiniz ama Bin Ladin'in paralarıyla ilgili bilgileri bize vermediğiniz sürece ancak dört yüzyıl sonra." Kıbrıslı Rumlar ayrıca savaş suçlarından yargılanan Slobodan Miloseviç'in paralarını da saklamıştır. Buna ek olarak geçen yıl, 17 Kasım Yunan terör örgütü İngiliz Askeri Ataşesi Stephen Saunders'ı Atina'da vahşice öldürdüğünde Kıbrıslı Rumlar hiç de üzülmüş görünmüyorlardı.

Eski NATO Komutanı General Wesley Clark, 14 Eylül'de CNN'de yapılan bir röportaj sırasında, Güney Kıbrıs'ın uluslararası terörist faaliyetlerle bağlantılı olduğunu şu sözlerle ifade etmiştir: "Adanın Rum bölümü teröristler için Avrupa ve Amerika'ya giden ana geçiş noktasıydı."

Özet olarak, sizce, Bay Marcoulis, İsa için Son Yemeği, ertesi sabah da Pontuslular için  kahvaltı hazırlayan bir yönetimin temsilcisi değil midir?