|
SPOR
Kıbrıs’ta sporlar her zaman Kıbrıs Türkleri
ve Kıbrıs Rumları arasında ayrı olarak yürütülmüştür. İlk
atletizm dalı düzenlendi;Kıbrıs Rumları bölgesel atletizm derneklerini
kurdular ve Kıbrıs Türkleri de 19. yüzyıl sonlarında ve 20. yüzyıl
başlarında kendi atletizm toplantılarını yaptılar,fakat halklar arası
spor aktiviteleri ve toplantıları yapılmıyordu. Ayni dönemde Rum ve Kıbrıslı
Türkler kendi ayrı futbol kulüplerini kurdular fakat turnuvalar düzenlemediler.
Karma Türk-Rum kasaba futbol takımı maçları
(Kıbrıslı Rumlar tarafından reddedildi.) 1920lerin başlarındaki
barışçıl Lefkoşa-Larnaka maçında Larnaka Rum futbol takımının
Lefkoşalı karma futbol takımı ile oynamayı reddetmesiyle geri çevrilmiş
oldu. Bu barışçıl maç Lefkoşalı Kıbrıs Türk oyuncularının
dışlanmasıyla oynanabildi!
Bütün Bölgesel Kıbrıs Rum Atletizm
Kurumları sage olarak bilinen Yunanistan Elen Atletizm kurumuyla yakın
ilişki kurdular .Temel gayeleri Elen milli duygularını perçinlemek ve Kıbrıs’ın
Yunanistan’la birleşmesi(ENOSİS) olan Rumlar bunun için propaganda yaptılar
ve Kıbrıs Türk atletlerinin onlarla ayni müsabakalarda yarışmasını
engellediler. 1934 öncesinde, Kıbrıslı Rumlar ile Kıbrıslı Türkler
arasındaki tek spor kontağı Rum ve Kıbrıslı Türklerin dini
bayramlarda yer alan bir veya iki dostluk maçıyla sınırlanmış oldu.
Bu zamanda atletizm ve futbol (2 en popüler
spor branşları) temel olarak Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum ve yabancı
ortaöğretim okullarıyla sınırlanırken, çok sınırlı sayıda kulüp
faal haldeydi. Her durumda,Ortaöğretim kurumları atlet ve futbolcu
kaynağıydı.Hokey, voleybol ve Tenis sınırlı olarak oynanıyordu.Türk
ve Yunan ulusları arasındaki ilişkilerin güçlenmesi ve
Atatürk-Venizelos’un takibi, Türk Yunan Dostluk Paktını başlattı ve
Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum Kulüplerinin arasındaki Spor
faaliyetlerinin başlamasına sebep oldu ve Kıbrıslı Türk ve diğer
atletlerin Kıbrıslılar için düzenlenen oyunlara katılmasına izin
verildi.
Kıbrıslı Türk atletler Kıbrıslı Rum
atletleriyle yarıştı ve mükemmel sonuçlar elde etti.Resmi olmayan
futbol turnuvaları ilk olarak Kıbrıslı Rumlar arasında başladı ve
daha sonra Kıbrıslı Türkler de katıldı.(Bu gelişmeler sonucunda ve
temelde Kıbrıs Yunan futbol kulüpleri arasındaki farklılıklara bağlı
olarak, KOP olarak bilinen Kıbrıs Futbol Federasyonu 23 Eylül 1934 günü
“8 kurucu üye” ile 3 Kıbrıs Rum kulübü 1 Kıbrıs Türk kulübü ve
Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum oyuncularıyla 4 kulüp)
Bu dikkat çekici gelişmeden sonra, Kıbrıs
Türk ve Kıbrıs Rum kulüpleri arasındaki spor ilişkileri gittikçe gelişti,
futbola bir standart getirildi ve 1948 Kıbrıs Futbol Federasyonu,
İngiliz Sömürge F.A. olarak FİFA ile
yakın ilişkiler kurdu. Kıbrıs Türklerine Kıbrıs F.A idare komitesinde
temsil hakkı verildi.Fakat bütün stadyumların Rum Ortodoks Kilisesi
tarafına ait olması sebebiyle, Kıbrıs Türklerin bu stadyum
komitelerinde hizmetine izin verilmedi.
1934-1955 yılları arasındaki dönemindeki,
sporcu ruhu , ilişkileri ve dayanışma, Kıbrıs için atletizm
müsabakaları ve faaliyetleri önem kazandı ve Kıbrıs Halkları (Rumlar
ve Türkler) bütün olarak 1. sınıf müsabakalara katılma hakkı
kazandılar.
Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum hakemleri ve
uzmanları sayıca çoğaldılar ve standartlarını yükselttiler.
Yer Tenisi, masa tenisi futbol ve atletizm
önde gelen sporlardan olmaları yanında hokey, voleybol,güreş ve boksta
da büyük ilerlemeler kaydedildi.
Kıbrıslı atletler (Rum ve Türk) kendi
dallarıyla ilgili spor faaliyetlerinde büyük başarı kazandılar.
Kıbrıs Türk atletleri ve oyuncuları kısa
mesafe saha faaliyetlerinde futbol,yer tenisi, güreş boks ve vs.’de
üstün başarı gösterdiler.Kıbrıs Türk hakemleri önde geliyordu ve
önemli maçların çoğunda görevlendirilmiştiler.
1934 öncesinin uygun olmayan koşulları
verimli gelişmelere dönüşmüştü ve Kıbrıs Türklerinin ve Rumlarının
sportmence müsabakalar yapmasına ve izlemesine imkan verdi ve
halklar-arası ilişkiler de iyi şekilde gelişti.
Maalesef, bütün bu güzel spor gelişmeleri
nisan 1955’te EOKA(Kıbrıs Rum Tedhiş Örgütü) Kıbrıs’ı
Yunanistan’a bağlama girişiminde bulunduğu zaman ani olarak durmuştu.
EOKA aktiviteleri ve Kıbrıs Rum Ortodoks
Kilisesinin faaliyetleri ile( Kıbrıs Rum Stadyumlarına sahiptiler);
a)Kıbrıs Türk kulüpleri beraberce kurulan
Kıbrıs F.A.’DAN atılmışlardı.
b)Bütün Kıbrıs Türk atlet ve oyuncularının
Kıbrıs Rum stadyumlarına girişi engellenmişti.
EOKA vurduğunda ve Kıbrıs Türkleri
beraber kurulan Kıbrıs F.A’dan atılmaya zorlandığında (bilinen
şekliyle KOP)
a)1. kulüplerin 10 bölümde sadece 1’i Kıbrıs
Türk Kulübüydü.
b)11. kulüplerin 11 bölümde dördü Kıbrıs
Türk Kulübüydü; 21 yıl karma spor müsabakalarında, Kıbrıs Türk
Kulüpleri ve oyuncuları Kıbrıs Şampiyonluğunu temin ettiler.
c)Futbolda Çetinkaya, 1. bölümdeki çoğu
karşılaşmada lig kupa ve plaket şampiyonuydu.Kıbrıslı Türkler 11
bölümde çok iyi sonuçlar elde ettiler, sonraları Kıbrıs’ın veya
Lefkoşa’nın birleşik takımlarındaki çoğu Kıbrıslı Türkler 1.
takımlara alındılar.
d)Atletizmde, Kıbrıs Türk atletleri başı
çekiyordu ve tamamına yakın kısa mesafeli faaliyetlerde rekor sahibi
idiler.
e)Yer tenisinde çok uzun bir dönem Kıbrıs
Türk Raketleri teklerde, çiftlerde ve karma çiftlerde Kıbrıs
şampiyonuydular.
f)Ortaokul Futbol şampiyonluklarında
(Kıbrıs Rum tutumu sayesinde vazgeçildi) Kıbrıs Türk ortaokullları
çoğu karşılaşmada Kıbrıs şampiyonuydular.
g)Hokey’de Kıbrıs Türk takımları çoğu
müsabakadan finallere geldiler ve birçok Kıbrıs Türk oyuncuları seçkin
Kıbrıs takımlarında yer almaya davet edilmişlerdi.
h)Kıbrıs Türk hakem ve uzmanları kendi
alanlarında önde gelenlerin arasındaydı.
i)güreşte ve boksta sadece Kıbrıs Türkleri
faaldi.
Kıbrıs Rumlarının ENOSİS hayaliyle ve
1955-1959 dönemi sırasında olanlar ışığında ve Londra ve Zürih
Uluslararası Antlaşmaları sayesinde ,yeni kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti,
Birleşik Krallığının ayrılmasıyla Kıbrıs Rum ve Kıbrıs Türklerine
verildi(bırakıldı).
Kısa ömürlü Kıbrıs Cumhuriyeti’nin
Anayasası iki toplumlu devlet ve birleşik yönetime olanak sağladı.
İki toplum arasındaki ciddi gerginlik ve
karma spor faaliyetlerinin imkansız olmasından dolayı Anayasa bağımsız
Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum spor federasyonları ve kulüplerinin oluşumunu
açıkça sağladı; fakat Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rumları tarafından
istenmesi durumunda karma spor faaliyetleri ve federasyonları için açık
kapı da bıraktı.
Aslında bugüne kadar Kıbrıs’ın Rum ve
Türk kesiminde ayrı kulüp tüzükleri yürürlükteydi.1960-1963 arasındaki
kısa dönemde, ne Kıbrıs Türk kesiminde ne de Kıbrıs Rumları
Uluslararası Federasyonlar ve IOC tarafından ayrı olarak tanınmaları
tanınmaları için kendi federasyonlarını kuramadılar.
Yunanistan’ın Elen tarafından yardım
edilen Kıbrıs Rumları Kıbrıs’ın Yunanistan tarafından işgal
edildiği 1963-1968 döneminde Kıbrıs Türklerine karşı yeni bir
saldırıya geçti.
Elen işgalci ordu birlikleri sonunda adadan
çıkmaya zorlanmasına rağmen , bütün spor faaliyetleri 5 yıl gibi bir
süreyle durdu.
Yunan ordu birimlerinin adadan resmi olarak
çıkmasıyla, spor faaliyetleri tekrardan başladı-fakat bu sefer daha
kalıcı bölünme hatlarıyla.
Kıbrıs Türkleri kendi bağımsız spor
federasyonlarını kurdular.
Kıbrıs Rumlarının anayasanın temel
maddelerini ihlal etmesi sonucunda Kıbrıs Türkleri Uluslararası
federasyonlarla yakın ilişki kurmak için başvurmaya başladılar.
Aşağıda Kıbrıs Türk Federasyonlarının
kısa bir tasviri yapılıyor;
a)Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu 1955 yılında
kuruldu.Kıbrıs Rumları Kıbrıs Türk kulüplerinin futbol
faaliyetlerinde yer almasını engellemelerinden kısa bir süre sonra
kuruldu.
FİFA’nın özel bir izin vermesine fakat
fakat kendisi ile hiçbir resmi temasta bulunulmamasına rağmen KTFF her
yıl çeşitli etkinlikler ve uluslararası faaliyetler düzenler.
b)Kıbrıs Türk Güreş Federasyonu 1967’de
Kuruldu ve 1971’de FILA ile yakın ilişkiler de bulundu.
c)Kıbrıs Türk Voleybol Federasyonu 1970
‘te kuruldu, Uluslararası voleybol federasyonu ile 1972’de yakın
temaslarda bulundu, ve 1977’ye kadar tam üyeliğe devam etti.
d)Kıbrıs Türk Bisiklet Federasyonu 1970’te
kuruldu ve Uluslararası Bisiklet Federasyonu ile 1971’de yakın temaslar
da bulundu ve 1979’a kadar ilişkileri devam etti.
e)Kıbrıs Türk Amatör Atletizm Federasyonu
1970’te kuruldu ve 1971 de UAAF’nın şartlı üyesi oldu, ve bu
şartlı statü 1972’de sona erdi.
f)Kıbrıs Türk Masa Tenisi Federasyonu 1971’de
kuruldu fakat Uluslararası Masa Tenisi Federasyonu 1971’de kuruldu fakat
Uluslararası Masa Tenisi Federasyonuna üyeliği halen askıdadır.Kıbrıs
Türk Federasyonu yarı resmi olarak 1944’te kuruldu, ve faaliyetleri sona
erdiğinde takımları 4 ardışık yılın Kıbrıs şampiyonlarıydı.
g)Kıbrıs Türk Atıcılık Federasyonu 1971’de
kuruldu ve UIT tarafından tanınması hala askıdadır.
h)Kıbrıs Türk Su Sporları Federasyonu
1972’de kuruldu ve FINA’yle bağlantısı halen askıdadır.
i)Kıbrıs Türk Jimnastik Federasyonu 1972’de
kuruldu fakat FIG ile bağlantısı hala askıdadır.
j)Kıbrıs Türk Yer Tenisi Federasyonu 1979’da
kuruldu fakat Uluslararası Tenis Federasyonu ile bağlantısı henüz
kurulamadı.
k)Kıbrıs Türk Basketbol Federasyonu 1981’de
kuruldu ve hızla en popüler spor dalı oldu.FIBA ile bağlantı kurulması
düşünülüyor.
l)Kıbrıs Türk Tekvando Federasyonu 1977’de
kuruldu ve 1977’de kuruldu ve 1977’de WTF’nin ve ETU’nun tam üyesi
oldu ve tam üyeliğe 1990’a kadar devam etti, fakat o zamandan beri
üyeliği donduruldu.
m)Kıbrıs Türk Satranç Federasyonu 1985’te
kuruldu fakat FİDE ile ilişkileri halen askıdadır.
n)Kıbrıs Türk Amatör Boks Federasyonu
1990’da kuruldu ve AIBA ile yakın ilişkiler kurulması yönünde resmi
başvurular için düzenlemeler yapılıyor.
Çoğu Kıbrıs Rum Federasyonları Kıbrıs
Türk Federasyonlarının kurulmasından sonra kuruldu(1963’te kurulan
Kıbrıs Rum TTF’Sİ bunun istisnası) ve Kıbrıs Türk Federasyonlarının
üyelikleri dondurulur veya Kıbrıs Sorununa siyasi çözüm bekleyerek
durdurulurken Yunanistan Helen Federasyonları ve Kıbrıs Rum Federasyonu
sportmenlere yakışmayan taktikler ,entrikalar ve siyasi manevralarla
yakın temas kurmayı başardılar.
Sadece siyasi nedenlerle, Kıbrıs Türk
Atletleri,oyuncuları ve aslında spor yöneticilerinin uluslararası spor
gençliği ailesine katılmaları engelleniyordu.
Tüm adanın 1963’ten 1974’e kadar
Yunanistan silahlı kuvvetleri tarafından işgali; Makarios Rejimin
Yunanistan askeri güçleri tarafından Temmuz 1974’te yıkılması;ve
temmuz 1974’te adanın Yunan Silahlı kuvvetleri tarafından adanın
Yunanistan'la birleştirilmesi amacı sporda bugünkü karışıklığın
sebebidir.
Helenlerin ve Rumların beraber spor yapmayı
istemeyişleri karşısında Kıbrıs Türk Spor Federasyonlarına kendi
durumlarını anlatma ve Anayasal spor haklarını savunma ve Rumların suçlamalarını
cevap hakkı verilmemiş ve verilmiyordu.
Bilinerek veya bilinmeyerek Uluslararası
Spor Federasyonları ve IOC (kendi tüzüklerine aykırı olarak)Kıbrıs Türklerine
karşı milli dini, sosyal,dilsel ve siyasi temelde ayrımcılık
yapıyordu.
Kıbrıs Türkleri ve Kıbrıs Rumları 1960
Anayasasına göre farklı ırk , millet ,din ,dil,sosyal ve siyasal gruba
mensuptular.Ve bu ana sebeplerden dolayı Kıbrıs’ın resmi dilleri Türkçe
ve Rumcadır.Türkiyenin adaya zamanında müdahalesi olmasaydı,adanın bütünü
zorla birleşecek ve bunun sonunda Kıbrıs Rumları, Elenlerin-Yunanistanın
bir parçası olacağı için Uluslararası Spor Federasyonları ile yakın
ilişki kurmuş olan Kıbrıs Rum Spor Federasyonları olmayacaktı.
Kıbrıs Türk Spor kuruluşları geçmiş
100 yıl içinde bağımsızca faaliyetlerini sürdürdükleri gibi burada
kalacaktır.Ve Kıbrıs için gelecekteki herhangi bir siyasi çözüm Kıbrıs’ın
2 ayrı federal cumhuriyeti ve sporda 2 ayrı temsiliyeti öngörecek(birleşik
Krallıkta veya Eski Sovyetler Birliğinde olduğu gibi)
Elenler ve Kıbrıs Rumları o kadar aşırı
derecede Türk-karşıtıdırlar ki;
1)yapılan kura sonucunda İstanbul’un
Beşiktaş Spor Kulübü (Lefkoşa’nın Elen atletizm ve futbol kulübü)
APOEL‘e çıktığında Kıbrıs Rum yönetimi ve Kıbrıs Ortodoks
Kilisesi maçın bir Türk takımıyla İstanbul’da veya Lefkoşa’da
oynanmasına izin vermedi ve UEFA tarafından öngörülen cezalar Kıbrıs
Rum Kilisesi ve Yönetimi tarafından karşılandı.
2)Kıbrıs’ın Güney Kesimine gelen
Uluslararası Tekvando hakeminin Uluslararası ETU Turnuvasına katılması
için Türk kesimine geçmesine izin verilmedi, havaalanına dönmek zorunda
kaldı.
Kıbrıs Rum Federasyonları ( Kıbrıs’ın
sözde tümünü temsil ettiklerini düşünüyorlar)
Adeta Kıbrıs’ın milli marşı gibi
Yunanistan Milli marşını çalıyorlar.Bugüne kadar Kıbrıs’ın tümü
için milli bir marş olmadı.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, kendi sınırları
ve demokratik bir ülkenin sahip olması gereken bütün demokratik kurumlarıyla
210,047 nüfuslu tam teşekküllü bağımsız bir ülkedir.
345 spor kulübü ve 31,704 kayıtlı atlet
ve oyuncusuyla 14 milli spor federasyonu vardır.Çoğu kulüplerin özel
ücretsiz bina ve spor tesisleri vardır.
KKTC’NİN 10 bakanlığından biri Gençlik
ve Spor Bakanlığıdır.Ana Milli stadyumlar ve sahaları bakanlığın gözetimi
altındadır; Lefkoşa’da milli stadyum 20,000 kişi kapasitesiyle olimpik
standartlara sahiptir.
Şehirlerde 2000 ve 5000 kapasiteli
stadyumlarımız da vardır.
Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi’nin 2.
maddesi her kişinin dil,din ırk,renk,cinsiyet,siyasi veya başka fikir,
milli ve sosyal köken veya doğum veya statü ayrımı gözetilmeksizin bu
beyannamede ileri sürülen hak ve özgürlüklere sahip olacağını söyler.
Dahası siyasi muhakeme, ülkenin uluslararası
statüsü ,kişinin sahip olduğu toprak veya onun bağımsız, güvenilir,
kendini yönetmesi veya herhangi egemenlik sınırlandırması altında olup
olmamasına bakılarak hiçbir ayrımcılık yapılamaz.
Öte yandan Uluslararası Olimpik Komitesi
kuralları milli federasyonlar tarafından düzenlenen Milletlerarası müsabakalarda
din,ırk, siyasi temele dayanan hiçbir ayrımcılığın
yapılamayacağını öngörür.
Kıbrıs Türk gençliği bütün
aktivitelerden dışlanan dünyadaki tek istisnadır.
Nüfus az olmasına rağmen spora ilgi büyüktür.
Gençliğimiz dünya ile spor kontağı kurma
ve onlarla eşit şekilde dayanışma içinde olmak için sabırsızdır.
|