www.trncinfo.com

 
 
 
 
 
 
 

 

 
 
make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Makale ve YORUMLAR

Arşiv

“Rusya Devlet Başkanı Putin, ülkesinin uluslararası alanda ada Rumları tarafından temsil edilen Kıbrıs Cumhuriyeti’ne verdiği kayıtsız desteği ilk defa açık şekilde tartışmalı hale getirmiştir. Putin, Kıbrıs Rum Yönetimi Cumhurbaşkanı Papadopulos’un Moskova ziyaretinin birkaç gün sonrasında Kıbrıs meselesinde sadece ‘denge siyaseti’yle yetinmeyeceğini açıklamakla kalmamış, aynı zamanda ada Türklerinin yeniden birleşme konusunda ‘gözardı edilemeyecek isteklilikleri’ nedeniyle ekonomik olarak desteklenmesi gerektiğini açıklamıştır. Ancak, Kıbrıs Türk toplumu lideri gazetemizle yaptığı görüşmede, Papadopulos’la Kıbrıs sorununda çözüme ulaşmanın mümkün olmadığını, zira Papadopulos’un ‘milliyetçi radikal olduğunu ve Kıbrıs tarihinin en şovenist hükümetine başkanlık ettiğini’ bildirmiştir.

Papadopulos hükümetinin gerginliğe sürüklenmesinde Putin’in “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin AB’ye katılımıyla sona eren kolaylaştırılmış vize uygulamasının yeniden başlatılmaması durumunda giderek artan sayıda Rum turistin bölünmüş adanın Türk tarafına akacağı beklentisini dile getirmesi de katkıda bulunmuştur. Lefkoşa’daki yorumcular Putin’in bu ifadelerini Papadopulos’u dış politikada daha da izole etmekle tehdit eden Rusya’nın Kıbrıs siyasetinde ‘sansasyonel rota değişikliği’ olarak değerlendirmiştir. İngiltere Dışişleri Bakanı’nın, Kıbrıs Rum tarafının karşı çıkmasına rağmen Kıbrıs Türk toplumu lideri Talat’ı ‘Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin seçilmiş Cumhurbaşkanı’ olarak makamında ziyaret etmesi ve bunun üzerine Papadopulos tarafından protesto edilerek kabul edilmemesinden sonra da bazı rahatsızlıklar ortaya çıkmıştı. AB’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli Rehn’in Ankara tarafından önerilen Türkiye, Yunanistan ve adadaki her iki tarafın katılımıyla ve Kıbrıs’taki bütün ticari ambargoların kaldırılması hedefiyle yapılacak buluşmayı ‘düşünmeye değer’ olarak değerlendirmesinin ardından Papadopulos Rehn’le tartışmaya girmişti.

Talat, Kıbrıs Rum Yönetimi Cumhurbaşkanı’nın, kökeni derinlere inen Rum üstünlük duygusuyla hareket eden ve Kıbrıs Türkleriyle asla iktidar paylaşımında bulunmak istemeyen, aksine, onları tamamen asimile etmek ve hatta ‘köleleştirmek’ isteyen bir ‘radikal’ ve ‘şovenist’ olduğunu belirtmektedir. Papadopulos’un sınırın belirli ölçüde açık olmasına rağmen ekonomik ilişkilerin geliştirilmesini reddettiğine işaret eden Talat, Kıbrıs Türk süpermarketlerinin Rum gazetelerine reklam bile veremediklerini söylemektedir. Başbakan, Soyer ise, bu ifadelere Kuzey’e mal satmak gayretinde olan Kıbrıs Rum işadamlarının ‘vergi soruşturmalarına’ tabi tutulduğunu eklemektedir. Talat, AB’den ne beklediği sorusuna, AB’nin Kıbrıs Rum Yönetimi Cumhurbaşkanına bütün adayı temsil etme iddiasının adanın yeniden birleşmesi konusundaki ana sorumluluğu da beraberinde getirdiğini açıkça belli etmesi gerektiği yanıtını vermektedir. Talat yönetimi altındaki bölgeye doğrudan uçuşlar yapılması tartışmasını başlatmıştır. İsteyen her ülkenin bunu AB’nin iznine ihtiyaç duymaksızın kendi iradesiyle yapabileceğini söyleyen Talat, bunun KKTC’nin tanınmasıyla ilgisi olmadığını, aksine ada Türklerinin şimdiye dek iki kez siyasetçilere federal bir devlet olarak birleşmiş bir ülke kurmaları gayretinde bulunmaları için oy verdiklerini söylemiştir.”


[ Webmaster]