PAPADOPULOS’UN OYUNLARINI HEP BİRLİKTE TEŞHİR
ETMELİYİZ
Hasan Erçakıca
Yeni Düzen Turkish Cypriot Daily
21.02.2006
Rum Yönetimi Başkanı Papadopulos, ince bir
oyun peşindedir.
Kıbrıs sorununun içinde bulunduğu aşamayı
kendi istediği biçimde anlamamız için elinden geleni yapıyor.
Bunun için gerçekleri gizlemek veya çarpıtmak
dahil bir çok taktiğe başvuruyor.
PAPADOPULOS’UN ÇARPITMALARI
Papadopulos’un bugün BM Genel Sekreteri Annan
ile görüşmesi beklenmektedir. Geçen hafta bu konuda yayınlanan haberlerde,
bugünkü görüşmede, Türk önerilerinin gündeme getirilmeyeceğine dair Annan’dan
güvence alındığı açıklandı. Kıbrıs Rum basını bunun üzerinde önemli bir şekilde
durdu. Cuma günü ise, bizzat BM Genel Sekreteri, Papadopulos ile görüşmesinde
Türk tarafının önerilerinin de değerlendirileceğini duyurdu. Rum tarafında
faaliyet gösteren Kıbrıs Haber Ajansı’na göre, Türk önerileriyle ilgili bir
soruyu yanıtlayan Annan, “bunu (önerileri) inceledim ve bunun hakkında diğer
ilgili taraflarla görüşüyorum” dedi. Annan, “Bildiğiniz gibi Cumhurbaşkanı (Tassos)
Papadopulos’u, bu konu da dahil, Kıbrıs konusunu ele almak için göreceğim” diye
konuştu.
ÜÇ KONUDA ANLAŞMIŞLAR
Hafta sonu başka bir haber yayıldı.
Papadopulos, bir Yunan gazetesine verdiği demeçte, görüşme süreci ile ilgili üç
isteğinin Birleşmiş Milletler tarafından kabul edildiğini ileri sürdü.
Papadopulos, “Bundan sonraki çözüm çabalarında hakemlik ve zaman sınırlaması
olmayacak, sadece üzerinde uzlaşma sağlanmış bir çözüm halkların onayına
sunulacak. Bu büyük bir başarıdır” demiş.
Yıllardan beri Kıbrıs sorununu izleyen birisi
olarak, Birleşmiş Milletler diplomatlarının, taraflardan birinin isteğini kabul
etmek veya reddetmek durumunda olmadıklarını rahatlıkla söyleyebilirim. Zaten,
Annan ile Papadopulos’un bugün yapacağı görüşmede de “görüşmelerin yönteminin”
ele alınacağı açıklanmıştır. Annan’ın görüşme sürecini yeniden başlatma
konusunda istekli olmamasının nedeni de, tarafları yöntem konusunda
anlaştıramamış olmasıdır. Papadopulos ile görüşecek olması ise bu konudaki
sorunun kaynağının Papadopulos olduğunu yeterince göstermektedir.
Bu durumda, Annan ile Papadopulos bazı
konularda anlaşmış olabilirler mi?
Kesinlikle hayır! Ama Papadopulos, hem bizi
hem de kendi kamuoyunu yanıltmak için, yalanlayamayacağına inandığı konuları
ortaya atıyor ve yayınlattırıyor.
DEĞİŞİKLİK İSTEKLERİ
Rum tarafının çarpıtmalarından bir diğeri
de, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin kendilerinden istediği değişiklik
talepleri listesini ilettikleri iddiasıdır. Rum Yönetimi sözcüleri, bu soru ile
hergün karşılaşmakta ama sürekli olarak aynı şeyi söylemektedirler: “Biz Annan
Planı’nda istediğimiz değişikliklerin listesini verdik.”
Geçen hafta Dışişleri Bakanı Yakovu tarafından
yapılan bir açıklamada da aynı iddia vardı.
Onların “verdik” dedikleri öneriler, BM Genel
Sekreteri’nin Siyasi İşler Yardımcısı Prendergast’a yaklaşık bir yıl önce sözlü
olarak dikte ettirdikleri değişikliklerdir. Buna karşın, konu kapanmamıştır ve
sık sık gündeme gelmektedir. Çünkü BM Genel Sekreteri’nin kendilerinden
beklediği değişiklikler bunlar değildir. BM Genel Sekreteri, görüşmeleri yeniden
başlatabilmek için Rum tarafından çok daha somut ve listelenmiş değişiklik
önerileri beklemektedir.
Rum tarafı, BM Genel Sekreteri’nin açık
konuşarak kendilerini rezil edemeyeceğini bildiği için, bu konudaki çarpıtmasını
sürdürmektedir.
ÖZEL TEMSİLCİ ATANMASI
Aslında benim bu yazıyı kaleme almamın nedeni,
Pazar gecesi Kıbrıs Haber Ajansı’nda rastladığım başka bir demeçtir.
Rum tarafının resmi ajansı konumundaki Kıbrıs
Haber Ajansı’na göre Papadopulos, bugünkü görüşmede Annan’dan, görüşme zemininin
hazırlanması için en erken zamanda bir temsilci atamasını isteyeceğini söylemiş.
Herkes biliyor ki, BM Kıbrıs Barış Gücü’nün
yeni şefi Moller, adaya aynı zamanda bu misyonla gönderilmiştir. Yani, beğenelim
veya beğenmeyelim, BM Genel Sekreteri Annan, Moller’i aynı zamanda “özel
temsilci” olarak atamıştır. Moller’in görüşmelerin yeniden başlaması için ciddi
girişimler yapmamasının nedeni, yetkisiz olması değil, bunun için elverişli bir
zeminin olmaması ve Papadopulos yönetiminin bu zeminin oluşmasını ayak oyunları
ile engellemekte oluşudur.
Papadopulos, Annan’dan özel temsilci atamasını
isteyeceğini duyurarak, görüşme sürecinin başlamama nedeni konusunda da yanlış
bir izlenim yaratmaya çalışmaktadır.
"KIBRIS İFADESİ”
Bütün bunlar yetmezmiş gibi, Rum tarafı
şimdi bir de “veto” tehdidinde bulunuyor. Gerek “veto” gerekse diğer konuları
ele alırken de, “Kıbrıs” adına hareket ettiklerini duyuruyorlar. Bütün bu
açıklamalarında, kendilerine “Kıbrıs” adını yakıştırdıklarını görüyoruz.
Kendilerini dünyaya, Kıbrıs’ta yaşayan insanların tek temsilcisi olarak kabul
ettirmek için böyle bir söylem tutturmuş gidiyorlar.
Aslında bunlar, siyasetçi olmasalar,
manipülasyon ustası gazeteciler olarak kolaylıkla iş bulabileceklerdi.
BİZ NE YAPMALIYIZ?
Kıbrıslı Rumlar bakımından bu yapılanların
elbette bir anlamı ve amacı vardır. Onların bütün derdi, kendilerini Kıbrıs’ın
sahibi gibi göstermek, Kıbrıs sorununu dünyanın gözlerinden saklamak ve bu
sorunun çözümünü mümkün olduğunca ertelemektir.
Onların bu çabasına karşılık bizim yapmamız
gereken çok şey vardır. Herşeyden önce onların bu oyununu yabancılara iyice
anlatmalıyız.