www.trncinfo.com

 
 
 
 
 
 
 

 

 
 
make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Makale ve YORUMLAR

Arşiv

"Güney’de yağmur başka yağar. Avrupa’nın gözü Kıbrıs’ta. Artık kimse birleşmenin olacağına inanmıyor” - Michael Martens - Frankfurter Allgemeine Zeitung,

4 Aralık 2006

"Kuzey tarafı savaş biter bitmez güneydeki havayı yok etti; fakat 30 yıllık süre zarfında çok değişim yaşandı. Artık güneydeki havayı rahatlatmanın zamanı gelmedi mi? “Kıbrıs” gazetesi yayıncısı Ergüçlü bu soruya verecek ciddi yanıtı olmadığı için şakayla karışık “Güney başka bir ülke ve orada yağmur başka yağıyor” diyor. Herhangi bir gelişme olmadığı sürece gazetenin meteoroloji haritasında Kıbrıs bölünmüş olarak gösteriliyor. Atina Cuntası’nın tetiklediği 1974 yılındaki Kıbrıs krizinden beri kuzey kesiminin Türk askeri tarafından kontrol altında tutulduğu adada, “Kıbrıs” gazetesinin hava durumu haritasında kuzey kesimi güneşli veya yağmurlu gösterilirken, güney kesimi sadece gri bir bölge olarak gösteriliyor.

Bu durum, kuzey ve güneyde yaşayan genç nüfusun birbirini nasıl gördüğünü yansıtmaktadır. İki taraf da BM tarafından kurulan koridorun sonunda dünyanın bitmediğini biliyorlar; ancak, karşı tarafın nasıl yaşadığını, neler düşündüğünü bilmiyor ve öğrenmek için de ilgi göstermiyorlar. Bölünmüş ada bilinciyle yetişen genç Rumlar tekrar birleşmeyi istemiyorlar. 2004 yılının Nisan ayında ada halkının oylamasına sunulan Annan’ın tekrar birleşme planı, adanın kuzeyinde %65 oyla kabul edilirken, güneyde %75 oyla reddedilmiştir. Tekrar birleşmeyi onaylayan Süleyman Ergüçlü, “Güneydeki zihniyetin değişmesini beklemek zorundayız. Ama bu çok uzun sürebilir, çünkü Rum öğrenciler Türkleri ülkelerini işgal eden barbarlar olarak görüyorlar” diyor ve tarih kitaplarında bu anlaşmazlıktan adeta “Türk askeri sanki günün birinde gökyüzünden indi, adanın %40’ını işgal etti ve Rumları yerlerinden etti” şeklinde sözedildiğini; ancak, Kıbrıs Türklerine karşı daha önceden yapılan misillemelerden bahsedilmediğini belirtiyor ve Kuzey Kıbrıs’ta okutulan tarih kitaplarında da benzer çarpık bilgilerin bulunduğunu sözlerine ekliyor.

Yayınevinden çok da uzakta olmayan “Barbarlık Müzesi” henüz bu yeni oluşumdan payını almış değil. Kuzey Kıbrıs’ın başkenti Lefkoşa’nın dar sokaklarından birinde bugün müze olan bu evde 1963 yılında bir Türk subayının ailesi ve ziyaretçileri katledilmiştir. Serginin en önemli parçası banyo küvetinde öldürülen çocukları ve annelerini gösteren fotoğraftır.

Evin banyosunun bütünü, duvardaki kurşun delikleriyle birlikte müzenin parçasıdır. Müzeye okul gezileri düzenlenmekte, aileler burayı ziyaret etmektedirler. Çocukları kimin öldürdüğünü soran bir çocuğa annesinin cevabı “düşman” olmuştur. Açıklayıcı tabelalarda katliamın “çıldırmış Rumlar” tarafından yapıldığı; müzenin kitapçıklarından birinde “bu Rum barbarlığının bağıran bir örneğidir” yazmaktadır.

Kuzey Kıbrıs Dışişleri Bakanı olarak görev yapan Turgay Avcı yakın geçmişte yaşanan olaylarla ilgileniyor ve “Gerçek şu ki, Rum kesimi Annan Planı’nı reddetti. Başka bir gerçek de şu ki, Kuzey Kıbrıs var; biz buradayız ve burada yaşıyoruz” diyor. Kuzey Kıbrıs’ın tanınmasının ve izolasyonların kaldırılmasının artık zamanı geldiğini belirten Avcı, 730,000 nüfuslu Güney’in ve 220,000 nüfuslu Kuzey’in yakın gelecekte birleşmesini olanak dışı görüyor ve hükümetin asıl amacının Ercan Havaalanı’nın açılması olduğunu, fakat Rum tarafının bunu engellediğini, kuzeydeki plajların güneye göre daha güzel olduğunu ve Rumların turizme yapılan yatırımlardan korktuklarını dile getiriyor.

Ankara ve Brüksel arasında Kıbrıs yüzünden çıkan anlaşmazlıktan beri Turgay Avcı çok meşgul; ancak, üzerindeki ilgiden biraz da memnun görünüyor. AB ile Türkiye arasındaki yakınlaşmanın Kıbrıs yüzünden sallantıya girdiğini kabullenmeyen Avcı, AB’nin Türkiye müzakerelerini durduramayacağını, çünkü Türkiye’nin AB için siyasi, ekonomik, stratejik ve dini unsurlar yönünden çok önemli olduğunu; ayrıca hiç kimsenin Kıbrıslı Türklerin kendilerini koruyan Türkiye’nin AB üyeliğine yardımcı olmak için taviz vermeye hazır olduklarını düşünmemesi gerektiğini belirterek, “Eğer Rumlar egemenlikleri altında azınlık olabileceğimize inanıyorlarsa, aldanıyorlar" diyor.

Kıbrıslı Türkler bölünmenin sona ereceğine artık inanmamaktadırlar. Lefkoşa’da üzerinde çimler biten Tampon Bölge’nin bir köşesinde bir futbol sahası ortaya çıkmıştır. BM, Türk futbol kulüplerinden birine çimlerin bakımıyla birlikte iki kale yerleştirilmesi iznini vermiş, fakat Türkler ile Rumlar arasında şimdiye kadar dostluk maçı oynanmamıştır”.


[ Webmaster]