www.trncinfo.com

 
 
 
 
 
 
 

 

 
 
make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Makale ve YORUMLAR

Arşiv

BÖLÜNMÜŞLÜĞE ALIŞTIK, Loucas Haralambos, Sunday Mail, 4 Ekim 2009

  

  Loucas Haralambous 4 Ekim 2009 tarihli Sunday Mailde yayınlanan "Neden herkes zamanını bizimle harcıyor?" başlıklı yazısında şu gerçekleri vurguladı;

·                     "Neden herkes zamanını bizimle harcıyor? Hala daha bıkmadılar mı yoksa yapacak daha iyi bir işleri mi yok? Yabancıların bizimle ilgili kazandıkları tüm deneyimlerine rağmen, 10 yıldır tüm çıplaklığıyla ortada olan gerçeği hala anlamamış olduklarına inanmakta güçlük çekiyorum. Biz bölünmüşlüğe adamakıllı alıştık; biz bu şekilde mutluyuz ve bu bizim kendi bilinçli seçimimizdir.

·                     Bu mübalağa değil. Göçmenler de dahil olmak üzere, Kıbrıslı Rumların büyük bir çoğunluğunun isteğinin, bu bölünmüşlüğün devamı olduğu aşikârdır. Yapılan anketlerin çoğunda bölünmüşlüğün bir çözüm olarak büyük ölçüde desteklenmesi bir tesadüf değildir.

·                     Adil ve uygulanabilir bir çözüm istekleri açıkça iki yüzlülüktür. Politikacılarımız ve halkın çoğunluğu, bölünmüşlüğü desteklediğini itiraf etmekten çekinmekte ve işte bu nedenle "uygulanabilirlikten bahsetmektedirler. Hiçbir Kıbrıslı 1974 öncesi mevcut duruma dönüşün imkanı olduğuna veya 2004te önerilenden daha iyi bir anlaşmanın olabileceğine inanabilecek kadar tecrübesiz değildir.

·                     Geçen zamanın bölünmüş bir adayı birleştireceğine inanan hiç kimse yoktur. Basite indirgenecek olursa, bölünmüşlük bilinçli bir seçimdir. Bu durumda, 2004 referandum sonuçlarını Tasos Papadopulosun anlaşmaya olan karşıtlığına mal etmekle haksızlık yaptık.

·                     2004 Nisan ayından sonra, anlaşmanın red kararıyla ilgili oy dağılım listesi çıkartarak, insanların neden hayır oyu kullandıkları üzerine kapsamlı bir araştırma yaptım. Yüzlerce insandan görüş aldım ve tartışmaya yer bırakmayacak şekilde Kıbrıslı Rumların büyük bir çoğunluğunun bölünmüş bir adadan memnun oldukları sonucuna vardım. Onlar başka bir anlaşma taraftarı değiller çünkü -oldukça saçma bir şekilde- herhangi bir değişikliğin kişisel çıkarlarını olumsuz anlamda etkileyebileceğinden korkuyorlar.”

Neden herkes zamanını bizimle harcıyor?

AB Genel Sekreteri Özel Temsilcisi, AB resmi yetkilileri ve ülkelerdeki çeşitliliğe karşı olan müfrit ve vatanseverler tarafından ilan edilen savaş korkunç bir hal aldı.

Kıbns müzakereleri sürecinde doğal sona doğru gidilirken, 2004 referandumunda olduğu gibi bu endişe en üst seviyeye çıkmaktadır.

Polemiğe girmenin de bir anlamı yoktur, çünkü amaçlarını yani çözümsüzlüğü zaten sağlamışlardır. Şaşırtıcı olansa problemimizi çözmek için elimize; geçen son şansı kaçırmamak adına, bizi azimle teşvik eden yabancıların yaptığı tüm faaliyetlerdir. Neden herkes zamanını bizimle harcıyor? Hala daha bıkmadılar mı yoksa yapacak daha iyi bir işleri mi yok?

Yabancıların bizimle ilgili kazandıkları tüm deneyimlerine rağmen, 10 yıldır tüm çıplaklığıyla ortada olan gerçeği hala anlamamış olduklarına inanmakta güçlük çekiyorum. Biz bölünmüşlüğe adamakıllı alıştık; biz bu şekilde mutluyuz ve bu bizim kendi bilinçli seçimimizdir.

Bu mübalağa değil. Mülteciler ve füruları da dahil olmak üzere, Kıbrıslı Rumların büyük bir çoğunluğunun isteğinin, bu bölünmüşlüğün devamı olduğu aşikârdır. Yapılan anketlerin çoğunda bölünmüşlüğün bir çözüm olarak büyük ölçüde desteklenmesi bir tesadüf değildir.

Adil ve uygulanabilir bir çözüm istekleri açıkça ikiyüzlülüktür. Politikacılarımız ve halkın çoğunluğu, bölünmüşlüğü desteklediğini itiraf etmekten çekinmekte ve işte bu nedenle "uygulanabilirlikken bahsetmektedirler. Hiçbir Kıbrıslı 1974 öncesi mevcut duruma dönüşün mümkünatı olduğuna veya 2004te önerilenden daha iyi bir anlaşmanın olabileceğine inanabilecek kadar tecrübesiz değildir.
Geçen zamanın bölünmüş bir adayı birleştireceğine İnanan hiç kimse yoktur. Basite indirgenecek olursa, bölünmüşlük bilinçli bir seçimdir. Bu durumda, 2004 referandum sonuçlarını rahmetli Tasos Papadopulosun anlaşmaya olan karşıtlığına mal etmekle haksızlık yaptık.

2004 Nisan ayından sonra, anlaşmanın red kararıyla ilgili oy dağılım listesi çıkartarak, insanların neden hayır oyu kullandıkları üzerine kapsamlı bir araştırma yaptım. Yüzlerce insandan görüş aldım ve tartışmaya yer bırakmayacak şekilde Kıbrıslı Rumların büyük bir çoğunluğunun bölünmüş bir adadan memnun oldukları sonucuna vardım.

Onlar başka bir anlaşma taraftan değiller çünkü -oldukça saçma bir şekilde- herhangi bir değişikliğin kişisel çıkarlarını olumsuz anlamda etkileyebileceğinden korkuyorlar, referandum barış sürecinin bir parçası olduğu sürece, güneşin batıdan doğması, Kıbrıslı Rumların anlaşma lehine oy vermelerinden daim kolay olurdu.

Tarihi gerçekler her zaman yeni çıkarların oluşumuna sebebiyet verir. Kıbrıslı Rum Toplumunun son 35 yıl içerisinde gelişen yeni çıkarları şimdi o kadar güçlüdür ki; bugün enosıs bir çözüm olarak önerilse dahi reddedilir.

Bu durumda, bizim işlerimi/e burnunu sokan tüm yabancıların - Ban Ki-Moon, Lyn Pascoe, Alexander Downer, Carl Bildt ve diğerleri-,. kendi çıkarlarını korumak adına yaptıkları kışkırtıcı ve bağnaz açıklamalardan da vazgeçerek, ellerini üzerimizden çekmeleri gerekmektedir. Başka ülkelerdeki milyonlarca insanın karşılaştığı daha önemli ve daha acil sorunlara odaklanmalıdırlar.


[ Webmaster]