www.trncinfo.com

make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Haber 8 Ağustos 2005
 

CUMHURBAŞKANI TALAT’IN BASIN TOPLANTISI

BAŞBAKAN SOYER İLE BAŞBAKAN YARDIMCISI DENKTAŞ, KOALİSYON HÜKÜMETİ’NİN 100 GÜNÜNÜ DEĞERLENDİRDİ

 

CUMHURBAŞKANI TALAT’IN BASIN TOPLANTISI

TALAT MAYINLARIN TEMİZLENMESİ KONUSUNDA ANLAŞMAYA VARILDIĞINI AÇIKLADI

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, 5 Ağustos 2005, Cuma günü bir basın toplantısı düzenleyerek Kıbrıs sorununa bağlı gelişmeler ile Türkiye’ye yaptığı ziyaret hakkında değerlendirmelerini aktardı.

Basın toplantısına, Kıbrıs sorununa çözüm konusunda ilerlemeler olmamasına rağmen sorunla bağlantılı konularda değişiklikler ve ilerlemeler yaşandığını belirterek başlayan Cumhurbaşkanı Talat, son dönemlerdeki en önemli gelişmelerden birinin, Azerbaycan’dan Ercan’a yapılan direkt uçuşun olduğunu kaydetti.

Söz konusu uçuşun en önemli özelliğinin, Rum tarafı ve biraz da Yunanistan’dan çok düşük profilli tepki almanın dışında, hiçbir ülke ve kuruluştan tepki almaması olduğuna dikkat çeken Talat, “çünkü izole haksızlığını bütün dünya görüyor ve izolasyonu haksız buluyor. Direkt uçuş olunca da, geçmişin aksine tepki olmuyor” dedi.

Brüksel’deki Rum temsilcinin Azerbaycan temsilcisine yazı vererek, “Azerbaycan’ın AB’yle yapması planlanan işbirliği ve dostluk anlaşmasının tehlikeye sokulduğu” yönünde tehditte bulunduğunu anımstan Talat, bu tutumundan dolayı Rum tarafını eleştirdi.

Talat, Kıbrıs Türk halkına uygulanan izolasyonların kaldırılması mücadelesinde bir ilk teşkil eden Azerbaycan’ın direkt uçuş girişiminin, başka ülkelerce de tekrarlanmasını beklediklerini ifade etti. “Bu beklentimiz, bölünmenin kalıcılığı için değil, Kıbrıs’ın yeniden bütünleşmesi içindir” şeklinde konuşan Talat, çünkü ancak bu sayede çözüm arzulamayan Rum Yönetimi’nin çözümü düşünmeye başlayacağını söyledi.

Türkiye’nin ek protokol imzası ve yayımladığı deklerasyona değinen Cumhurbaşkanı Talat, Türkiye’nin Kıbrıs’a nasıl baktığını, Rumlar’ı tanımadığını ve KKTC’yle ilişkilerini devam ettireceğini açıkladığını anımsattı ve şöyle devam etti:

"İmza ve deklerasyon tartışmalara yol açtı; ‘Tanıma anlamına gelir mi? Kıbrıs Türkleri mahvolur mu?’ diye.

Çeşitli açıklamalar geldi, ama görünen o ki, Türkiye müzakerelere başlayacak. Önünde engel kalmadı. Kıbrıs Türkleri’ni desteklemeye devam edecek; Kıbrıs’ı da, Kuzey’de ve Güney’de birer yönetim şeklinde kabul edecek.”

Mehmet Ali Talat, Londra’da Kıbrıs Türk turizm reklamlarını engelleyen kararın İngiliz Yüksek Mehkemesi tarafından iptal edildiğini anımstarak, bunun da önemli bir gelişme olduğuna işaret etti. Talat, söz konusu kararı, “Kıbrıs Türkleri’ne uygulanan izolasyonların kaldırılması doğrultusunda öenmli bir karar” diye niteledi.

Türkiye’ye yaptığı ziyaretin spekülasyon konusu olduğuna değinen Cumhurbaşkanı Talat, Ankara’ya, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in davetlisi olarak ilk kez resmi ziyaret için gittiğini, üst düzeyde yararlı görüşmeler yaptığını belirtti ve şöyle konuştu:

"Dayanışmamızın devamı konusunda kararlığımızı bir kez daha teyit ettik, sanıyorum ki, dosta, düşmana, iyi ve barışçı mesajlar verdik. Bu dayanışma, bu işbirliği, Kıbrıs’ı birleştirmek için -bölmek için değil- devam edecek. Bunu TC yetkilileri de, Kıbrıs’taki çözüm arayışlarına vurgu yaparak, açıkça ifade ettiler.

Dolayısıyla bu gelişme, protokolda KKTC’den kaynaklanmayan, bir kısım eksiklik veya farklılık vardır diye, küçük gösterilmemeli. Buna azami dikkat gösterilmeli diye düşünüyorum.

Siyasi istismar konusu yapılan kayıplar konusunda da ciddi ilerlemeler olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, laboratuar kurulup DNA testelerinin gerçekleştirilmesi için gerekli olan düzenlemeler yapılıncaya kadar çalışmalara ara verileceğini, Ağustos ayının sonundan itibaren de artık acil olmayan kazıların da yapılacağı ve analizlerin gerçekleştirileceği bir dönem başlayacağını kaydetti.

Talat, böylelikle kayıp yakınlarının acılarına da son verilmiş olacağını ve bu konuyu da politik alandan çıkartmış olacaklarını ifade etti ve “sanırım olayı insani alanda tutmayı bu dönemde başaracağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, görüşmekten kaçan Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos’un günahını gizlemek için kendisini suçladığını belirterek, “Biz Sayın Papadopulos’un gün gele karar verip bizimle konuşmaya başlamasını beklemek durumunda değiliz. Ekonomimizi geliştirmek, sosyal yapımızı güçlendirmek, dünyayla temaslarımızı geliştirmek boynumuzun borcudur” dedi.

Kıbrıslı Türklerin Rum Yönetimi’nin canının istediği kadar oyalayacağı bir sürecin esiri olmayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Talat, ekonomik, sosyal ve kültürel faaliyetler yürütülürken, izolasyonların kaldırılmasının çözüme de yardımcı olacağını söyledi.

Aylık basın toplantılarından ikincisini düzenleyen Cumhurbaşkanı Talat, gazetecilerin sorularını yanıtlarken, Haspolat ile Alayköy arasındaki bölgede bulunan mayınların temizlenmesi için, bugün (05.08.05) BM ile bir anlaşma imzalanacağını açıkladı.

Talat, "Partnership for Future" kurumu tarafından uzman kuruluşlara yaptırılacak bir işlem olduğunu kaydederek, mayın temizleme işlemini halen Güney Kıbrıs’taki temizliği yapan kuruluşun yürüteceğini bildirdi.

Temizlenecek mayın alanlarının belirlendiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Talat, finansmanın AB tarafından karşılandığını, ilk ayrılan 2.5 milyon Euroluk rakamın Rum tarafındaki çalışmalar için kullanıldığını, daha sonra yine 2.5 milyon Euro ayrıldığını, Haspolat-Alayköy arasındaki bölgenin mayınlardan temizlenmesinin maliyetinin ne olacağını bilmediğini ama yüksek bir maliyet olacağını söyledi.

 

BAŞBAKAN SOYER İLE BAŞBAKAN YARDIMCISI DENKTAŞ, KOALİSYON HÜKÜMETİ’NİN 100 GÜNÜNÜ DEĞERLENDİRDİ

Başbakan Ferdi Sabit Soyer ile Başbakan Yardımcısı, Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş, dün ortak bir basın toplantısı düzenleyerek, 26 Nisan tarihinde “Yeniden Yapılanma Hükümeti” adı altında oluşturulan CTP-DP Koalisyon Hükümeti’nin 100 günlük icraatını değerlendirdi.

Başbakan Ferdi Sabit Soyer, 3. CTP-DP Koalisyon Hükümeti’nin, Kıbrıs Türk halkının siyasal, sosyal ve ekonomik yaşamını yeniden şekillendirme hedefinde kararlılıkla yürümekte olduğunu bildirdi.

Soyer, "Kıbrıs Türk halkını dünyaya açma, hak ettiği ekonomik seviye ve refaha ulaştırma mücadelemizde kararlıyız” dedi.

Kıbrıs sorununun, iki halkın siyasal eşitliğine dayalı bir çözüme ulaşabilmesi mücadelesini veren CTP-DP Hükümeti’nin, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’la tam bir uyum ve kararlılık içerisinde olduğunu vurgulayan Başbakan, “Bu uyumu, ortak çıkarların ileriye taşınması, çözüm ve Avrupa Birliği süreçleri için Türkiye ile de yoğun bir işbirliği ve ortak politikalar temelinde sürdürmekteyiz” dedi.

"Kıbrıs Türk halkının kendi kendini yönetmesinin, siyasi eşitlik içerisinde bir çözüme adapte olmasının, çağdaş ve demokratik bir tarzda gelişip ilerlemesinin toplumun her kesiminin ideali olduğu bir hedeftir” diyen Başbakan Ferdi Sabit Soyer, “Bu hedefe yönelik büyük bir çaba verildi, ancak bu çabamız şu anda çözüm yönüyle siyasi bir sonuca ulaşmamış olmasına rağmen, Kıbrıs Türk halkının çözüm arayışı bitmemiştir. 24 Nisan iradesi bunun en büyük göstergesidir“ şeklinde konuştu.

Soyer, Hükümet olarak Kıbrıs Türk halkının çözüm iradesinin arkasında olduklarını da ifade etti.

"EVET"İN GETİRDİKLERİ

Kıbrıs Türk halkının, 24 Nisan 2004’te yapılan referandumda BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın kendi adıyla anılan kapsamlı çözüm planına % 65 çoğunlukla “evet” demesinin büyük faydasını gördüğünü de ifade eden ve “Dış politikada verdiğimiz mücadelede, Kıbrıs Türk halkı olarak elimizdeki tek dayanak çözüm için “Evet” demiş olmamızdır“ diyen Başbakan Soyer, “Avrupa Birliği ile hala temas halinde isek, Amerikalı diplomatlar ülkemize Ercan’dan giriş yapıyor, Azerbaycan’dan ülkemize direkt uçuş gerçekleşebiliyor ve ülkemizin Londra’daki reklamları yeniden başlıyorsa, bunları bize sağlayan, çözüm için “Evet” demiş olmamızdır. Akan suyun kayayı yontmayı başardığı gibi, çözüme olan inancımız ve kararlılığımızı sürdürdüğümüz sürece, mutlu sona ulaşmamız mümkün olacaktır” şeklinde konuştu.

"DÜNYA DEVLETLERİNE HALKIN ÇÖZÜM YANLISI OLDUĞU ANLATILDI”

Hükümet ortağı Demokrat Parti’nin Genel Başkanı, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş’ın geride bırakılan üç ay içerisinde yoğun diplomatik görüşme süreci içerisinde bulunarak, dünya devletlerine Kıbrıs Türk halkının çözüm yanlısı olduğunu anlattığını vurgulayan Başbakan Soyer, “Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanımız, halkımıza uygulanan haksız ambargoların kaldırılması talebinde bulunmuştur” dedi.

"Yeniden Yapılanma Hükümeti” olarak kurulan CTP-DP Hükümeti’nin, halkıın, Kıbrıs sorununun çözümü yanında sadece Avrupa Birliği’ne üyelik değil, dünyaya açılma, dünya vatandaşı olma arzusu içerisinde olduğunun bilincinde olduğuna işaret eden Başbakan Soyer, “İşte bu nedenle, Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığımızın yurt dışı ziyaretleri, resmi temasları ve görüşmeleri büyük önem taşımaktadır” şeklinde konuştu.

"BİN 41 ŞİRKET KAYIT ALTINDA”

İşgücü anlaşmasına bağlı olarak Hükümet’in Türkiye Hükümeti ile yaptığı anlaşma neticesinde attığı ciddi adımlar sonucunda, bin 41 şirketin kayıt altına girdiğini de açıklayan Soyer, “Bu çok önemli bir gelişmedir. Ekonomimizin tümünü kayıt altına almayı ilkelerimiz arasına koymamızın nedeni daha da iyi anlaşılacaktır” dedi.

"KAYIT DIŞI YAŞAMA RADİKAL ÇÖZÜM”

İçişleri Bakanlığı’nın, çok uzun süredir toplumun gündeminde olan “kayıt dışı yaşama’ radikal çözüm getirilmesi için üzerine düşen görevi yerine getirerek, “Yabancılar ve Muhaceret (Değişiklik) Yasası”nı günün şartlarına göre yeniden düzenleyerek, söz konusu yasanın 1 Temmuz 2005 tarihinden itibaren yürürlüğe konulmasını sağladığına da işaret eden Başbakan Soyer, “Bu değişiklikle birlikte 30 bini aşkın kişinin kayıt altına alınması sağlanmış, çalışma yaşamının yasalar ve kurallar dahilinde yeniden reorganize edilmesi hedeflenmiştir” ifadelerine yer verdi.

Vatandaşların alım gücünü artırmak, çalışanların yaşam standartlarını yükseltmek, esnafın ve girişimcinin yatırım noktasını ilerletmenin de Hükümet’in en temel hedefi olduğunun altını çizen Soyer,

"Ekonomide, Kıbrıs sorununda aldığımız mesafelerle birlikte, kısmi fakat çok önemli gelişmeler sağlanmıştır. Bu gelişmeler gelecek için büyük önem arz etmektedir. İnsanlarımızın alım gücünü artırmak, çalışanlarımızın yaşam standartlarını yükseltmek, esnafımız ve girişimcimizin yatırım noktasını ilerletmek en temel hedefimiz olmuştur. Ekonomiyi kayıt altına almak, vergide adaleti sağlamak, kayıt altına alınmış ekonomide bütün insan ilişkilerini, ekonomik ilişkileri, ekonomik aklın gerektirdiği bir düzen içerisine getirmek temel hedefimizdir. Bunu, birlikte başaracağımıza inancım ve Kıbrıs Türk halkına olan güvenim tamdır” şeklinde konuştu.

Ülkede her alandaki planlama ve programlama çalışmalarına temel dayanak teşkil eden nüfus sayısı ve nüfusun sosyal, demografik ve ekonomik özelliklerine ilişkin verilerin yenilenmesi ihtiyacıyla nüfus sayımının Mart 2006’da gerçekleşmesinin planlandığına da dikkat çeken Soyer, ancak bundan önce bina sayımı yapılacağını açıkladı. Başbakan, “Nüfus sayımı öncesinde, genel veri altyapımızda otomasyona geçiş için tüm hazırlık çalışmalarımızın tamamlanmasına yarıdımcı olacak sağlıklı bina listelemesi amacıyla bir de bina sayımı yapılacaktır” diye konuştu.

Soyer bu arada, Hükümet’in başlıca hedefleri arasında bulunan ve tüm çalışanlar için aynı yükümlülükleri ve ayni menfaatleri içerecek olan Tek Tip Sosyal Güvenlik Sistemi’nin 2006 yılında hayata geçmesi kararlılığında olduklarını vurgulayan Başbakan Soyer, bununla ilgili çalışmaları yürüten Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın, “büyük reform projesi” olarak tanımladığı sistemi 2006 yılı içerisinde gerçekleştirmek kararlılığıyla çalışmalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Başbakanlığı’nda bir icraat hükümeti olarak kurulan 3. CTP-DP Koalisyon Hükümeti’nin, Kıbrıs Türk halkının siyasal, sosyal ve ekonomik yaşamını yeniden şekillendirmeyi hedeflemekte olduğunu ve bu hedefinde kararlılıkla yürümekte olduğunu kaydeden Soyer, Hükümet’in yasalara ilişkin icraatlarını sıralarken, “Bakanlar Kurulumuz, 11’i olağan ve 2’si olağanüstü olmak üzere olarak toplam 13 toplantı yapmış, 752 karar üretirken 47 yasa tasarısı ve bir Yasa Gücünde Kararname onaylayarak Meclis’e iletmiştir. Ayrıca, yasalar tahtında 37 tüzüğü onaylamış ve Resmi Gazete’de yayımlayarak yürürlüğe koymuştur” dedi.

Meclis çalışmalarının yoğun bir tempoda sürdürülmesine özen gösteren 3. CTP-DP Hükümeti döneminde 31 yasa tasarısının Cumhuriyet Meclisi’nden geçirilip yürürlüğe girdiğini ifade eden Başbakan Soyer, Meclis’ten geçen bir yasanın ise Cumhurbaşkanı Talat’ın onayını beklediğini kaydetti..

"BİLİNCİNDEYİZ”

Kıbrıs sorununun çözüm sürecine değinirken, “Bizlere hükümet etme görevi veren Kıbrıs Türk halkının, öncelikli hedefinin Kıbrıs sorununun çözümü olduğunun bilincindeyiz. Bu nedenle bir yandan iç politikada yeniden yapılanma yönünde cesur adımlar atıp, sosyal ve ekonomik yaşamımızı güçlendirirken; öte yandan ise, asıl hedefimiz olan Kıbrıs sorununun çözümü için siyasal ve hukuksal mücadelemizi sürdürmekteyiz” diyen Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Kıbrıs sorununun, iki halkın siyasal eşitliğine dayalı bir çözüme ulaşabilmesi mücadelesini veren CTP-DP Hükümeti’nin, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’la tam bir uyum ve kararlılık içerisinde olduğunu vurguladı. Başbakan, “Bu uyumu, ortak çıkarların ileriye taşınması, çözüm ve Avrupa Birliği süreçleri için Türkiye ile de yoğun bir işbirliği ve ortak politikalar temelinde sürdürmekteyiz” dedi.

"HÜKÜMET HENÜZ KURULDU Kİ EYLEMLERLE KARŞILAŞTIK”

Hükümet’in, 6 Mayıs tarihinde KKTC Meclisi’nde okunan “Hükümet Programı”nın güven oylamasının yapıldığı 8 Mayıs 2005 günü iki eylemle karşı karşıya kaldığını ve bu eylemlerin kaynağında yatan sorunları çözmek için büyük çaba harcadığını ifade eden Soyer, göreve geldikleri günden itibaren bir önceki yıldan kalan 2004 Bütçesi ve hemen ardından, ilk dört ayı geride kalmış 2005 Bütçesi’nin KKTC Meclisi’nden geçirilmesi amacıyla yoğun bir çalışma temposuyla çalışma içerisine girdiklerini anlattı.

Kamuyu daha verimli hale getirmek amacıyla kamu reformu yapma, kayıt dışı çalışanlar ve kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına alma, cari harcamalarını kendi gelirleri ile karşılayacak bir ekonomik yapıyı sağlama yolunda da Hükümet olarak önemli adımlar attıklarının altını çizen Başbakan, “Üç ay gibi kısa bir sürede hem sosyal alanda, hem de ekonomik alanda elde ettiğimiz başarı ortadadır” diye konuştu.

"EN BÜYÜK TEMEL SORUNLARDAN BİRİ İŞSİZLİK...”

Ülkenin en büyük temel sorunlarından biri olan işsizliğe çözüm bulmak amacıyla kararlılıkla çalıştıklarını vurgulayan Başbakan Soyer, “Ülkemizin en büyük temel sorunlarından birinin işsizlik olduğunun bilinci içerisindeyiz. Bir yandan kamuda, öte yandan özel sektörde yatırım ihtiyacını teşvik ederek; yeni iş sahalarının, iş istihdamlarının açılmasını teşvik etmekteyiz. Bu konuda, ülkesini seven herkesin, tüm sivil toplum örgütlerinin, bizleri destekleyeceğinden eminiz” şeklinde konuştu. Soyer, şöyle devam etti:

"YENİDEN YAPILANDIRMA VE EKONOMİK KALKINMA PROGRAMI”

"İnsanımıza uygulanan haksız izolasyonlar ve etkin işleyen bir kamu yönetimi olmamasından kaynaklanan sorunları çözmek, reel sektörü geliştirerek istihdamı artırmak ve kalkınmayı temin etmek amacıyla 2004 yılında hazırlanan ‘Yeni Dönemin Vizyonuna Uyumlaştırılmış Ekonomik ve Mali Düzenlemeler Programı’ ülkemizde yaşanan referandum, seçim süreçleri ve Meclis aritmetiği, Bütçe’nin uygulanamaması, öngörülen yasaların çıkartılamaması nedenleriyle tam olarak uygulanamamıştı. Hükümetimiz, Türkiye ile işbirliği yapılarak hazırladığı, ekonomik ve mali düzenlemeler içeren 450 bin dolarlık kredi öngören ‘Yeniden Yapılandırma ve Ekonomik Kalkınma Programı’nı imzalandı. Program, Kıbrıs Türk ekonomisinin yeniden yapılanmasını sağlayacak, kendi cari giderlerini kendi gelirlerinden karşılayan bir ekonomiye sahip olabilmemiz için bir ilk adım olacak. Böylece Türkiye’den alınan maddi desteğin tamamını ülkemizdeki alt yapıda kullanma olanağına sahip olacağız.

‘Yeniden Yapılandırma ve Ekonomik Kalkınma Programı’nda esas hedef, reel sektörü güçlendirerek, tarım sektöründe yeni bir reforma gidebilmektir. Hayvancılık ve narenciye sektöründe doğrudan gelir desteği, kamu reformu ve tek tip sosyal güvenlik için gerekli kaynağı sağlayacaktır.

Ekonomide, Kıbrıs sorununda aldığımız mesafelerle birlikte, kısmi fakat çok önemli gelişmeler sağlanmıştır. Bu gelişmeler gelecek için büyük önem arz etmektedir. İnsanlarımızın alım gücünü artırmak, çalışanlarımızın yaşam standartlarını yükseltmek, esnafımız ve girişimcimizin yatırım noktasını ilerletmek en temel hedefimiz olmuştur.

Ekonomiyi kayıt altına almak, vergide adaleti sağlamak, kayıt altına alınmış ekonomide bütün insan ilişkilerini, ekonomik ilişkileri, ekonomik aklın gerektirdiği bir düzen içerisine getirmek temel hedefimizdir. Bunu, birlikte başaracağımıza inancım ve Kıbrıs Türk halkına olan güvenim tamdır.”

"BİN 41 ŞİRKET KAYIT ALTINA GİRDİ”

İşgücü anlaşmasına bağlı olarak Hükümet’in Türkiye Hükümeti ile yaptığı anlaşma neticesinde attığı ciddi adımlar sonucunda, bin 41 şirketin kayıt altına girdiğini de açıklayan Soyer, “Bu çok önemli bir gelişmedir. Ekonomimizin tümünü kayıt altına almayı ilkelerimiz arasına koymamızın nedeni daha da iyi anlaşılacaktır” şeklinde konuştu.

"AB KOORDİNASYON MERKEZİ’NİN ÇALIŞMALARI”

Başbakanlığa bağlı olarak görev yapan Avrupa Birliği Koordinasyon Merkezi’nin, Kıbrıs Türk halkının Avrupa Birliği ile bütünleşmesini sağlayacak uyum çalışmalarını Mayıs–Temmuz 2005 döneminde de sürdürdüğünü, Merkez’in, yönetimin yeniden düzenlenip güçlenmesini amaçlayan birbiriyle ilgili üç proje olan “Kamu Yönetimi Reformu”, “Planlama ve Programlama Projesi” ve “Teknik Yardımlarla İlgili Genel Açıklama (TAIEX) Programı” tarafından desteklenen kuruluş çalışması projeleriyle ilgili çalışmalarda bulunduğunu anlatan Soyer,.”TAIEX ile yürütülen uyum çalışmaları; ‘Kamu Yönetimi Reformu’ taslak raporu Bakanlar Kurulumuzca onaylanmış, ilkesel olarak çalışmaların başlatılması kararı almıştır” dedi. Başbakan Soyer, bu konuda şöyle devam etti:

"Uyum çalışmalarını yürütmek üzere kurulan ‘Yeniden Yapılandırma Komiteleri’nin olağan toplantıları başlatılmış olup, oluşturulan koordinasyon komitesi ile Bakanlıklar aylık olarak bilgilendirilecek ve iletişim artırılacaktır.

Avrupa Birliği yasalarıyla uyumlaştırma amacıyla çalışma planı hazırlayan Avrupa Birliği Koordinasyon Merkezi, 13 uzmanın katıldığı 3 değerlendirme misyonu, 4 istişare ziyareti, 1 seminer ve 1 alan araştırması gerçekleşmiştir.

Alan araştırması ve patateslerin analizi çalışmaları içerisine giren Merkezimiz, Avrupa Birliği uzmanları aracılığıyla birçok bölgeden patates ve toprak örnekleri almış ve alınan patates ve toprak örnekleri daha sonra İngiliz Yüksek Komiserliği, AB Koordinasyon Merkezi ve Orman ve Tarım Bakanlığı aracılığıyla İngiltere’deki Merkezi Bilim Laboratuarı’na (Central Science Laboratory) gönderilmiştir.

Çevreye gösterilen duyarlılık nedeniyle, hava kirliliği kontrolü, atık yönetimi, su, doğayı koruma, endüstriyel kirlilik kontrolünün yanı sıra yetersiz enerji mevcudu, gürültü problemleri ve kontrolü ve kimyasal ve zararlı kimyasalların kullanımı ve kontrolü konularında da çalışmalarda bulunulmuş, Avrupa Birliği yasalarına uygun yeni kamu ihale yasasıyla ilgili çalışmalarda Merkezi İhale Komisyonu’na destek verilmiş ve bu konuda görüşmeler yanında iki de seminer düzenlenmiştir.

Gümrük Bilgi Teknolojisi (customs IT), ‘Kamu Net’ Projesi ve Telekomünikasyon Dairesi ile toplantılar düzenleyen Avrupa Birliği Koordinasyon Merkezi, İş Yeri ve İşçi Denetimi Değerlendirme, Böcek İlaçlarıyla ilgili Değerlendirme, İstatistik Üzerine Tavsiye Misyonu Yeniden Yapılandırma Komite Toplantıları, Kamu İhalesi üzerine Bölgesel Eğitim Programı (RTP), çalışmalarının koordinasyonunu, Dünya Bankası’ndan 2 uzmanın başta Maliye Bakanlığı ve Devlet Planlama Örgütü olmak üzere birçok bakanlığı ziyaretlerine ev sahipliği yapmış; iş adamları ve bazı belediyeler ile toplantılar yapılmasını sağlanmıştır.”

DPÖ’NÜN FAALİYETLERİ... NÜFUS SAYIMI MART 2006’DA PLANLANIYOR

Devlet Planlama Örgütü’nün faaliyetlerine değinirken ise, Hükümet Programı’nda yer aldığı şekilde “Avrupa Birliği’ne Uyum ve Proje Üretim Merkezi” olma yönünde birtakım çalışmalar başlatan Devlet Planlama Örgütü’nün, ilk olarak Avrupa Birliği’nin 259 milyon Euro tutarındaki mali yardımının, olası kullanımına ilişkin bir taslak programın hazırlanmasını sağladığını anlatan Başbakan Soyer, ülkede her alandaki planlama ve programlama çalışmalarına temel dayanak teşkil eden nüfus sayısı ve nüfusun sosyal, demografik ve ekonomik özelliklerine ilişkin verilerin yenilenmesi ihtiyacıyla Mart 2006’da gerçekleşmesi planlanan nüfus sayımını da üstlenen Devlet Planlama Örgütü’nün, bu konudaki çalışmalarını projelendirmiş durumda olduğunu söyledi.

"BİNA SAYIMI DA YAPILACAK”

Nüfus sayımı öncesinde bina sayımı yapılacağını da açıklayan Başbakan, “Nüfus sayımı öncesinde, genel veri altyapımızda otomasyona geçiş için tüm hazırlık çalışmalarımızın tamamlanmasına yarıdımcı olacak sağlıklı bina listelemesi amacıyla bir de bina sayımı yapılacaktır” diye konuştu.

"EKONOMİDE RAHATLAMA VAR”

Ekonomide son yıllarda rahatlama gözlemlendiğini ifade eden Başbakan Soyer, bu konuda da şunları söyledi:

"Son yıllarda ekonomideki rahatlamayı en iyi gören, bu rahatlamayı bizzat yaşayan sizlersiniz. Yine de ben, sizlere bunu bir de devlet verileri ile göstermek, rakamlarla ifade etmek istiyorum. Devlet Planlama Örgütü tarafından açıklanan rakamlara göre Aylık TÜFE Mayıs ayında %0.6 ve Haziran ayında %0.3; Ekonomik Büyüme 2003 yılında %11.4 ve 2004 yılında (tahmin) da % 9.6 olmuştur.

2002 ve 2005 yılı değerlerine göre ülkemizde Asgari Ücret 320 YTL’den 720 YTL’ye yükselerek % 125; Kamu Görevlileri ortalama net maaşı 899 YTL’den 2 bin 57 YTL’ye yükselerek % 129 artış göstermiştir. Yine iki dönem arasında Tüketici Fiyatları Endeksi ( TÜFE) % 44 artış göstermiş ve 4 kişilik bir ailenin aylık temel zorunlu gıda gereksinim maliyeti, iki dönem arasında % 31 oranında artmıştır.

Bu rakamlar bizlere, sabit gelirliler için getirilen maaş artışlarının, zorunlu gıda gereksinimi giderleri artışının üzerinde olduğunu, böylece refah düzeyinin gelişme içerisinde olduğunu göstermektedir.”

"E-DEVLET UYGULAMASI EYLÜL’DE..."

E-Devlet uygulamasının Eylül ayında hayata geçirilmesinin planlandığını da açıklayan Başbakan Soyer, “ ‘Bilgi çağı’ olarak anılan çağımızda, kamu kurum ve kuruluşları arasında bilgi alışverişini sağlamak, kamu verilerinin aktarımı, paylaşımı ve sorgulanması için ortak yapısal standartlar oluşturmak, her ‘çağdaş devletin’ olduğu gibi Hükümetimizin de başta gelen hedefleri arasındadır” dedi.

Soyer, kamu hizmetlerinde verimliliğin arttırılması, işlemlerin elektronik ortamda gerçekleştirilmesi amacı ile erişim hakları tanımlanmış yetkili kişi ve kuruluşlarca ulaşılabilir, tüm vatandaşları kapsayan, her bireyin kendi bilgilerine erişebildiği işlevsel ve sağlıklı bir veri tabanı kümeleri ve bunu sağlayan alt yapıları belirlemek amacıyla kurulan “KamuNet Üst Kurulu”nun çalışmalarının sonuçlanmak üzere olduğunu da bildirdi. Başbakan Soyer, şöyle dedi:

"Vatandaşımız, ‘KamuNet Üst Kurulu’nun ürettiği projeler ve destek hizmet organizasyonları ile Eylül 2005 ayı sonundan itibaren, kendi şahsi bilgilerini İnternet ortamında takip etmeye başlayacaktır. Çeşitli kurumlara başvuru formlarını, kendi kişisel şifrelerini kullanarak ve sadece kendisine ait bilgileri takip edecek şekilde, e-devlet portalından yararlanacak olan vatandaşımız, yapılan başvuruların durumlarını devamlı olarak izleyebilecektir. Zamanla E- devlet uygulama sistemi ‘E- devlet portalı’ haline dönüşecek olan çalışmalarla, devletin açık ve şeffaf bilgileri ile istatistikleri, tüm vatandaşa açık olacaktır. ‘E-Devlet Bilgi Portalı’nın tasarımları tamamlanmış olup, Eylül 2005’de hayata geçirilmesi planlanmaktadır.

Nufüs Kayıt Dairesi, Muhaceret Dairesi ile Tapu ve Kadastro daireleri öncelikli olmak üzere tüm bakanlıkları KamuNet’e bağlamayı hedefleyen Başbakanlık KamuNet Merkezi tarafından hazırlanan, ‘Bilgi Edinme Hakkı Yasası’ Cumhuriyet Meclisi’ne sunulmuş, ‘Kişisel Bilgilerin Korunması Yasası’ ve ‘Elektronik İmza Yasası’ sunum aşamasındadır.

2 Mbps olan Başbakanlık KamuNet Merkezi internet hızının, Eylül 2005 ayı sonunda 8 Mbps, 2006 yılında ise 34 Mbps kapasitesine çıkarılması hedeflenmektedir.”

KAMU GÖREVLİLERİ YASASI’NIN AB NORMLARIYLA UYUMLAŞTIRILMASI

Soyer, kamu görevlilerinin bilgilerini tazelemek amacıyla “hizmet içi eğitim” programını sürdüren ve özellikle Kıbrıs Türk halkıyla bire bir temasta bulunan personelin eğitimini sağlayan Personel Dairesi’nin, 24 Nisan 2004 tarihinde gerçekleşen referandum sonrasında başlattığı Kamu Görevlileri Yasası’nı Avrupa Birliği normlarıyla uyumlaştırmayı hedefleyen çalışmalarını sürdürmekte olduğunu ifade etti.

"KAMU REFORMU..."

Başbakan Soyer, Hükümet’in varlığını oluşturan en önemli konulardan biri niteliği taşıyan ve Kıbrıs Türk halkının çağdaş ve demokratik değerlere ulaşma arzusuna cevap verecek olan Kamu Reformu için çalışmaların da sürdüğünü bildirdi. Soyer, “Kamu Reformu için Avrupa Birliği ve İngiltere’den teknik heyetler ülkemize gelip tespit ve önerileri değerlendirdiler. Bu konuda 4 kez teknik heyetler toplantısı yapılıp, karşılıklı fikir alışverişinde de bulunuldu ve Bakanlar Kurulumuz bu çalışmaları ilkesel olarak onaylamıştır” dedi.

"MAL-MÜLK DAVALARINI ÖNÜMÜZDE BULDUK"

İç politikada olduğu gibi, Kıbrıs sorununda da Hükümet’in ilk günlerinde “mal-mülk davaları” sorununu önünde bulduğunu anlatan Soyer, bu sorunun hukuk yoluyla değil, siyasi çözümle sonuçlanabileceğine inandıklarını vurguladı. Bu konuda Hükümet’le Cumhurbaşkanı Talat’ın tam bir uyum içinde çalıştığına işaret eden Başbakan Soyer, şöyle dedi:

"Hükümetimiz, Cumhurbaşkanımız ile büyük bir uyum içerisinde geliştirdiği politika ile bir yandan mal-mülk davalarının tebliğini engellemiş, bir yandan da ‘her alanda mücadele’ düşüncesi ile hukuk mücadelesi başlatılmasını sağlamıştır. Çünkü bizler, Kıbrıs’ta mal ve mülk sorunun hukuk yoluyla değil, siyasi bir çözümle sonuçlanabileceğine inanıyoruz ki, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'ın, bu davalar sonrası yayınladığı raporunda mal-mülk sorununun ancak Kıbrıs sorununun çözümü ile mümkün olduğunu söylemesi haklılığımızın teyididir.

"ÇÖZÜM ARAYIŞI BİTMEMİŞTİR”

Kıbrıs Türk halkının kendi kendini yönetmesi, siyasi eşitlik içerisinde bir çözüme adapte olması, çağdaş ve demokratik bir tarzda gelişip ilerlemesi, toplumun her kesiminin ideali olduğu bir hedeftir. Bu hedefe yönelik büyük bir çaba verildi ancak, bu çabamız şu anda çözüm yönüyle siyasi bir sonuca ulaşmamış olmasına rağmen, Kıbrıs Türk halkının çözüm arayışı bitmemiştir. 24 Nisan iradesi bunun en büyük göstergesidir.“

Hükümet olarak Kıbrıs Türk halkının çözüm iradesinin arkasında olduklarını ifade eden Soyer, “ Ancak geçmiş dönemde izlenen siyasetler nedeniyle, Güney Kıbrıs’ın hakimiyetçi anlayışı, bütün Kıbrıs adına Avrupa Birliği’ne üye olmuş durumdadır. Bu hakimiyetçi anlayış, Kıbrıs Türk halkının haklı olarak gündeme getirdiği dünyaya açılış, dünya ile evrensel ve demokratik değerleriyle buluşma talebinin önünü tıkamaya çalışmaktadır. Ümidimiz odur ki, Kıbrıs Rum halkı bu ırkçı yaklaşımlara onay vermeyecektir” şeklinde konuştu.

Başbakan Ferdi Sabit Soyer’in, basın toplantısında CTP-DP Hükümeti’nin ilk 100 gününe ilişkin olarak bakanlık bazında anlattığı icraatlar şöyle:

BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI VE DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI’NIN İCRAATLARI

"Bir koalisyon hükümeti olan 3. CTP-DP Hükümeti, çalışmalarını karşılıklı anlayış ve saygı ilkeleri çerçevesinde, büyük bir uyum içerisinde sürdürmektedir.

Hükümet ortağı DP’nin Genel Başkanı Sayın Serdar Denktaş’ın yürüttüğü Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı, geride bıraktığımız üç ay içerisinde de yoğun diplomatik görüşme süreci içerisinde olmuştur. Bu çalışmalar süresince, dünya devletlerine Kıbrıs Türk halkının çözüm yanlısı olduğu anlatan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanımız, halkımıza uygulanan haksız ambargoların kaldırılması talebinde bulunmuştur.

"SADECE AB’A ÜYELİK DEĞİL, DÜNYAYA AÇILMA...”

‘Yeniden Yapılanma Hükümeti’ olarak kurulan Hükümetimiz, bizlere güç veren halkımızın, Kıbrıs sorununun çözümü yanında sadece Avrupa Birliği’ne üyelik değil, dünyaya açılma, dünya vatandaşı olma arzusu içerisinde olduğunun bilincindedir. İşte bu nedenle, Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığımızın yurt dışı ziyaretleri, resmi temasları ve görüşmeleri büyük önem taşımaktadır.

Hükümetimizin ilk günlerinde Katar'ın başkenti Doha'ya, ardından Gambiya’ya "KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı" sıfatıyla resmi ziyaretler gerçekleştiren Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Sayın Serdar Denktaş, Yemen’de gerçekleşen İslam Konferansı Örgütü’nün 32. Dışişleri Bakanları Toplantısı’na ‘Kıbrıs Türk Devleti’ sıfatıyla katılmış ve toplantıda yaptığı konuşma dışında, birçok ülkenin temsilcileriyle ikili temaslarda bulunmuştur. İKÖ’nün Yemen’de yer alan 32. Dışişleri Bakanları toplantısında, Türkiye Dışişleri Bakanlığıyla işbirliği içerisinde çıkarılan karar doğrultusunda, tüm üye ülkelerin İKÖ genel sektererliğine Kıbrıs Türkleriyle ikili ilişkileri geliştirmekle ilgili yaptıkları çalışmaları raporlama kararı çıkartılarak, İstanbul’da yer alan bir önceki İKÖ toplantısında KKTC ile İKÖ üye devletlerinin doğrudan uçuşlar da dahil olmak üzere ekonomik ve sosyal alanlarda ikili ilişkiler geliştirilmesi kararın yaşama geçirilebilmesi yolunda önemli bir adım atılmıştır. Bu gelişmelere paralel olarak, kardeş Azerbaycan Cumhuriyeti’nden, ülkemize ilk kez Türkiye dışından doğrudan sefer düzenlenmiş ve ülkemize iki seferde yüzlerce iş adamı gelerek KKTC Azerbaycan arasında geliştirilebilecek ekonomik işbirliği alanlarını incelemişlerdir.

"BAKANLIK ÇAĞDAŞ DÜNYANIN GEREKLERİNE UYGUN ÇALIŞMA İÇİNDE”

KKTC olarak bir yanda çözüm için çabalarımız sürerken, diğer yandan Dışişleri Bakanlığımız çağdaş dünyanın gereklerini yerine getirecek çalışmaları başlatmış ve KKTC’nin 3’üncü ülkelerle çeşitli ilişkiler geliştirmesine öncülük etmiştir. Özellikle İKÖ ve Afrika ülkeleri nezdinde yapılan çalışmalar, ülkemizin dünya devletler topluluğuyla şimdiye kadar görülmemiş düzeyde yeni ilişkiler geliştirmesini sağlamıştır.

Yine Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanımızın girişimleri sonucunda, Nijerya Federal Savunma Bakanı, Yurtdışında Yaşayan Azerbaycanlılarla İlgili Devlet Bakanı, American Jewish Committee (AJC) Stratejik Çalışmalar Direktörü, ABD Kongresi Türkiye Çalışma Grubu Üyeleri ülkemizi ziyaret etti.

Estonya, Atina, Çin Halk Cumhuriyeti, Kore gibi ülkelerin büyükelçileri, Avrupa Konseyi Raportörleri ve Temsilcileri ile görüşmelerini sürdüren Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığımız, Avrupa Birliği Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, AB Komisyonu'nun Kıbrıs'taki Delegasyon Başkanı Adriaan Van Der Meer ve heyetleri; AB Parlamentosundan İngiliz Parlamenterler, İngiliz Yüksek Komiseri ve ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı ile görüşmeler yaptı.

GKRY’NİN TÜM GİRİŞİMLERİNE KARŞI ETKİN VE ZAMANINDA MÜDAHALE

Güney Kıbrıs’taki gelişmeleri de yakından takip eden Dışişleri Bakanlığımız, GKRY’nin tüm engelleyici girişimlerine karşı etkin ve zamanında müdahalerde bulunmuştur. Gerek BM, AB ve diğer ülkeler nezdinde yapılan girişimler ve uyarılar GKRY’nin halkımızı temsil etmediğini, KKTC üzerinde egemen olmadıklarını göstermesi açısından büyük önem taşımaktadır. 3. ülkelerin zaman zaman GKRY’ni destekleyici açıklamalarına çağdaş tepkiler verilmiş, dünya basınında ülkemiz gerçeklerini yansıtmayan yayınlara cevaplar verilmiştir. Dışişleri Bakanlığımız son günlerde GKRY’nin AB üyeliğini kullanarak, Azerbaycan’dan ülkemize düzenlenecek direkt uçuşları engelleme girişimlerini AB nezdinde sorgulamış ve AB’nin ülkemize yapılacak doğrudan uçuşları engelleme girişimlerine alet olmaması için çalışma başlatmıştır.

MARONİTLER’E DEMOKRATİK HAKLARINI KULLANMA FIRSATI

Dışişleri Bakanlığımızın gözetimi altında ülkemizde yaşayan Koruçam köyü sakinleri Maronit toplum ilk kez sandık başına giderek, demokratik haklarını kullanmışlar ve kendi muhtarlarını seçmişlerdir. Ülkemiz demokrasisi açısından önemli bir gelişme olan bu girişimi de baltalamak isteyen GKRY’nin girişimleri de açığa çıkarılarak, AB ve BM nezdinde Rum Yönetiminin Maronit topluma dayatmacı siyasetinin başarılı olamaması için çalışmalar başlatılmıştır.

"KAYIPLAR KONUSUNDA İLK KEZ SONUÇ VERİCİ ÇALIŞMA...”

Dışişleri Bakanlığımızın üzerinde hassayitle çalıştığı bir başka insani konu ise, Kayıplar sorunudur. Bakanlığımızın bu konu üzerindeki titiz ve yoğun çalışması sonucunda, yıllardır kanayan bir yara olan bu konu ilk kez sonuç verici çalışma yöntemine kavuşmuştur.

YURT DIŞINDA YAŞAYAN KIBRISLI TÜRKLERLE SAĞLAM İLİŞKİ

Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığımız yurt dışında yaşayan Kıbrıslı Türklerle KKTC arasında verimli ilişkilerin geliştirilmesine, bu insanlarımızın birikimlerinden yararlanmaya ve onların KKTC’deki sorunlarına çözüm getirmeye büyük önem vermektedir. Bu amaçla çalışmalar başlatılmış ve önümüzdeki günlerde yurt dışında yaşayan tüm Kıbrıslı Türkleri ilişki ve bağlantı içerisine çekmeyi amaçlayan bir web sitesi yayına girecek şekilde hazırlanmıştır.

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanımızın başlatmış olduğu ve halkımızın dünya devletler topluluğuyla bütünleşme ve ikili ilişkiler geliştirmesine yönelik çalışmaları da içeren bu çok boyutlu çalışmaları bundan böyle de ayni şekilde şekilde devam edecektir.

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NIN İCRAATLARI

İçişleri Bakanlığımız, çok uzun süredir toplumumuzun gündeminde olan ‘kayıt dışı yaşama’ radikal bir çözüm getirilmesi için üzerimize düşen görevi yerine getirerek Yabancılar ve Muhaceret (Değişiklik) Yasası’nı günün şartlarına göre yeniden düzenleyerek 1 Temmuz 2005 tarihinden itibaren yürürlüğe konulmasını sağladı. Bu değişiklikle birlikte 30 bini aşkın kişinin kayıt altına alınması sağlanmış, çalışma yaşamının yasalar ve kurallar dahilinde yeniden reorganize edilmesi hedeflenmiştir.

"İÇİŞLERİ HALKLA İÇ İÇE”

Devlet ve vatandaş arasındaki görülmez duvarları aralamak amacıyla İçişleri Bakanlığı, ilçe kaymakamlıklarında ‘İçişleri Halkla İç içe’ faaliyetlerini başlattı. Yine kaymakamlık başkanlıklarında İlçe Emniyet Kurullarını en yoğun bir şekilde çalıştırdı.

Yerleşim yerinde bulunan ağılların köy dışına çıkarılması için Tarım ve Orman Bakanlığı ile koordineli olarak plan ve programlar hazırlanıp, faaliyete koyan İçişleri Bakanlığımız, tüm yerleşim yerlerine belediye hizmetlerinin götürülmesi için belediye bölgeleri genişletilip, tüm köylerimizin beledi hizmetlerinden faydalanması hedeflenmektedir.

Köy hizmetleriyle ilgili çalışmalar hızlandırılmış ve yeni projelerin hayata geçirilmesi sağlanmıştır. Bu kapsamda köylerdeki tehlikeli binalar ve molozların kaldırılması amacıyla iş aracı alım için ihaleye çıkılmıştır.

TAŞINABİLİR RADARLAR VE TAKSİMETRELER DEVREDE

Zaman zaman tüm ülkeyi yasa boğan ölümlü trafik kazalarına karşı karayollarında, araçların sınıflarına göre hız limitlerini yeniden düzenledi ve Polis Genel Müdürlüğü’ne, araçlara monte edilen 5 adet taşınabilir radar teslim etti.

Bir süreden beri sürdürülen çalışmalar sonucu tüm taksilere taksimetre takılması sağlanmış ve taksimetre açılması uygulanmasına başlanmıştır.

‘Yol ve Trafik Suçlarının Davasız Halli ve Ceza Puanı (Değişiklik) Yasası’ ile 163 adet trafik suçu cezası asgari ücrete endekslendi. Bu uygulamaya yasa ile bağlantılı 10 adet yasada da gerekli değişiklikler yapılarak Meclis’e gönderildi.

İstanbul’da gerçekleştirilen Uluslararası Trafik Sempozyumu’na katılım neticesinde İRSA FİRMASI ve Uluslararası Yol Güvenliği Akademisi ile Kıbrıs Türk Mimar Mühendis Odaları Birliği ve Trafik Kazalarını Önleme Derneği arasında ön protokol imzalandı.

Merkezi Cezaevi’ne ek bina ilavesi bitirilmiş, Cezaevi’nin noksan olan personeli tamamlanmıştır.

Muhaceret Dairesi Otomasyon Projesi çalışmalarını sürdürmekte olan Bakanlığımız, halen yürütülmekte olan Kamu – Net Projesinin başlangıç ayağı olan Nüfus Kayıt Dairesi Otomasyon Projesi kapsamında hizmet alımı aşamasına gelmiştir. Otomasyon projelerimizin tamamlanması ile birlikte ülkemizde bulunan tüm kişilerin kimlik bilgileri elektronik ortama aktarılmış olacaktır. Buna bağlı olarak verilecek olan hizmetler de yurttaşımıza hızlı ve çağdaş olarak sunulabilecektir.

İçişleri Bakanlığı’na bağlı Jeoloji ve Maden Dairesi tarafından hazırlanan, kontrolsüz kullanılan havai fişeklerinin kullanımını kontrol altına alacak olan Fasıl 54 Patlayıcı Maddeler (Değişiklik) Yasa Tasarısı yaşama geçirildi.

İçişleri Bakanlığımıza bağlı Jeoloji ve Maden Dairesi tarafından hazırlanan, kontrolsüz kullanılan havai fişeklerinin kullanımını kontrol altına alacak olan Fasıl 54 Patlayıcı Maddeler (Değişiklik) Yasa Tasarısı yaşama geçirilmiş ve gelişi güzel havai fişek kullanılması engellenmiştir.

"9 SONDAJ KUYUSU KAZILDI"

Ülkemizin su ihtiyacını karşılama çalışmalarını aralıksız olara sürdüren Bakanlığımız; Hükümetimiz döneminde; içme, sulama ve kullanma amaçlı toplam 9 adet sondaj kuyusu kazmıştır.

İskan Müsteşarlığı tarafından Başkent Lefkoşa’nın İmar Plânı değişiklik önergesi hazırlayan Bakanlığımız; Girne Bölgesi, Akdeniz – Kayalar Emirnameleri’ni ilan etme aşamasına gelmiştir. Buna bağlı olarak ilave bölge çalışmaları tamamlanarak Girne Bölgesi’nin bütünü emirname kapsamına alınacaktır. Ayrıca Bafra Bölgesi’nin ve Girne dağlarında bulunan su aküferinin korunması ile ilgili emirnameler de ilan edilme aşamasındadır.

A-Z PROJESİ...

UNOPS’un yürüttüğü, 4 belediyeye ait şehir planlarının yapılması ile ilgili ‘A-Z’ projesi kapsamında çalışmalarını devam ettiren İçişleri Bakanlığımız, bir yandan da haritaların sayısallaştırılması çalışmalarını sürdürmektedir.

‘Su Kaynakları Veri Tabanı Oluşturulması Projesi’ için çalışma başlatan Bakanlığımız, yıllık kiralanan rezerv tarımsal kaynakların tespitini yapmış ve müracaatların alınmasına başlanmıştır.

ŞEHİT ÇOCUKLARINA 212 ARSA

Şehit çocuklarına verilen 212 adet arsanın asfalt yol ve telefon alt yapı işleri tamamlanmış, hak sahiplerine koçan verilmesi aşamasına gelinmiştir. 300 arsanın ise alt yapısının tamamlanması için ihaleye çıkılmıştır.

"TÜM KÖYLERDEKİ SU ŞEBEKELERİ YENİLENDİ”

Çağdaş yaşamın gereklerinden biri olan ağılların köy merkezlerinden uzaklaştırılması çalışmalarına kesintisiz devam etmekte olan Bakanlığımız, Su İşleri Dairesi aracılığıyla tüm köylerdeki su şebekelerini yenilemiş, Tapu ve Kadastro Dairesi eliyle yürütülen ölçüm işlemlerinin uzman mühendislerle dıştan da yapılmasını olanaklı kılacak düzenlemeler hayata geçirilmiştir. Ayrıca tapu işlerinin hızlandırılması ve yurttaşlara daha çağdaş hizmet verilmesi için ‘Tapu ve Kadastro Dairesi Otomasyon Projesi’ ihale edilme aşamasına gelmiştir.

MALİYE BAKANLIĞI...

Ülkemiz ekonomisini kayıt altına almayı öncelikli hedef olarak ele alan Maliye Bakanlığı, yıllardan sonra ilk kez geçtiğimiz yıl yapılan toplu iş protokolünü Hükümetimizin ilk günlerinde de başlattı. Farklı kesim ve görüşlerde 5 sendika ile yapılan görüşmeler sonucunda, 2005 Mali Yılı Dönemi Sözleşmesi kamuda yetkili 4 sendika ile imzaladı. Enflasyonun tek rakamlarda seyretmiş olmasına rağmen; çalışana %11 artış öngören bu protokolde, çalışanlar için birçok özlük hak kazanımı da yer almıştır.

KARA ÇARŞAMBALARA SON

2004 yılı öncesinde, her toplantısında zam kararı alındığından adı ‘Kara Çarşamba’ olarak nitelendiren Bakanlar Kurulu toplantılarında, yaşamı ucuzlatacak kararların alınmasına devam ettik. Gıda maddelerinin tümü ve bir kısım ham maddelerin KDV oranları sıfırlanırken; lokanta ve katering hizmetlerinin KDV oranı ile taşınmaz mal satışlarından doğan KDV oranı %15’ten %5’e indirilerek, hem bu iş kolları da desteklendi, hem de ucuzluğun bütün kesimlere yansıması hedeflendi. Gelir Vergisi Yasası kapsamında yapılan değişiklikle vergi dilimlerini yeniden belirleyen Maliye Bakanlığımız, uygulamaya kolaylık getirirken, çalışanın vergi yükünün azaltılması hedeflenmiştir.

ESNAF VE ZANAATKAR KEPENK KAPATMAKTAN KURTARILDI

‘Kamu Alacaklarının Tahsili Usulü Yasası’nda yapılan değişiklikle ödenemeyen kamu alacakları üzerinde biriken ve ödenmesi imkansız hale gelen borçların daha fazla büyümesinin önlenmesi amacıyla cezai faizler indirilirken; kamu alacaklarının gecikme zamları ile birlikte dört katını aşmaması kuralı getirildi. Bunun yanında, her yıl birikmiş gecikme zamlarının ana parayla konsolide edilerek ana para haline gelmesi ve daha da büyümesinin engellenmesi amaçlanmıştır.

Yine ‘Birikmiş Kamu Alacaklarının Tahsili (Değişiklik) Yasası’nı hazırlayan Maliye Bakanlığımız, bilhassa ekonomik kriz nedeni ile ödenemeyip biriken, böylece esnaf ve zanaatkarlarımızı kepenk kapatma noktasına getiren borçlardan kurtarmak için ve ayrıca bugüne kadar birikmiş ve ödenmediği için önemli gelir kaybına sebep olmuş alacaklarının tahsilinin kolaylaştırılmasını hedefledi. Bu amaçla ana paranın ödenmesi koşulu ile birikmiş gecikme zamlarının veya faizlerinin %80’inin bağışlanması ve kesilen vergi cezalarının tamamının silinerek kamu alacaklarını daha kolay ödenmesi, bu yolla devlete büyük borçları bulunan vatandaşların rahatlatılmasını ve önünün açılması sağladı.

24 SAAT DENETİM

Maliye Bakanlığına bağlı Gelir ve Vergi Dairesi, kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınması çalışmaları doğrultusunda yapılan olağan denetimlere ek olarak ve 24 saat süren denetimler yapılmaktadır. Devlete yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçınan veya eksik yerine getiren vatandaşlarımıza yükümlülüklerini yerine getirmeleri gerektiği anlatılmaktadır.

KTHY’NİN DEVRİ KONUSU...

Dört bir yanı deniz ile kaplı ülkemizde, haksız ambargolarla karşı karşıya olan Kıbrıs Türk halkını için hava ulaşımı büyük önem taşımaktadır. Kıbrıs Türk halkına ait olması gerektiğine inandığımız Kıbrıs Türk Hava Yolları’nın halkımıza devri için Maliye Bakanlığımızın koordinasyonunda Mayıs 2004’den itibaren uzun ve sabırlı bir süreç yaşadık. Kıbrıs Türk Hava Yolları’nın Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na ait % 50 hisselerin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından blok halinde satışı için 20 Mayıs 2005 tarihinde ihaleye çıktığı ve müracaat süresi 4 Temmuz günü sona eren ihaleye, ülkemizden Ada Havacılık ve Taşımacılık AŞ ve Beşparmak Havacılık ve Taşımacılık AŞ olmak üzere 2 şirketin teklif verdiği bilgimiz dahilindedir. Pazarlık yöntemi ile devam eden ihale süreci, Ağustos ayı içerisinde sonuçlanacaktır. Ada Havacılık ve Taşımacılık AŞ’nin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na ait olan hisseleri satın alması için gerekli olan tüm gayret ve titizlik gösterilmektedir.

DÖVİZLE KONUT ALANLARIN SORUNLARINA ÇÖZÜM...

Dövizle konut alıp 2001 yılı ekonomik krizden etkilenen ve ödeme zorluğu içerisine giren konut sahipleri ile müteahhitlerin sorunlarına çözüm bulmak amacıyla koordinatörlük ve yapıcı arabuluculuk görevini üstlenen Maliye Bakanlığının girişimleri sonuç vermiş ve 54 şirketten konut alan yaklaşık 1700 kişi Maliye Bakanlığına başvuruda bulunmuştur. Yapılan görüşmeler sonucunda şu ana kadar yaklaşık 1500 kişi ile ilgili olarak 29 şirketle anlaşmaya varılmış olup sorun %90 oranında ortadan kaldırılmıştır.

Tüm kaynakları ekonomik akıl ve verimlilikle yeniden yapılandırma çabası içinde olan Maliye Bakanlığı, Vakıflar Bankası ile Akdeniz Garanti Bankası’nın Merkez Bankası denetiminde mevzuat çerçevesinde birleştirilmelerine yönelik olarak işlem başlattı ve her iki bankanın genel kurullarında aldıkları kararlar yönünde Akdeniz Garanti Bankası’nın Vakıflar Bankası’na devir sözleşmeleri Merkez Bankası onayı sonrası yaptıkları Genel Kurul ile birleşme gerçekleşmiştir. Bu birleşme ile 3’üncü büyük bankanın oluşması sağlanarak diğer bankaların da güçlü banka yaratma ve birleştirme yönünde kamuya örnek olacaktır.

MİLLİ EĞİTİM VE KÜLTÜR BAKANLIĞI...

Eğitimde yeniden yapılanma çalışmaları içerisinde olan Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı çalışmalarını son iki ayda da sürdürmüştür. Bu bağlamda, öğrenci merkezli eğitim anlayışına uygun yeni eğitim programları hazırlandı, öğretmen hizmet içi eğitimleri sürdürdü. Öğretmen sendikaları ile istişare içerisinde öğretmen nakilleri tamamlanmış olup, öğretmen kadrolarının doldurulması aşamasına gelinmiştir. Birçok okulumuzun yeni ders yılına hazır olması için bakım ve onarım çalışmaları için çaba harcanırken; önümüzdeki ders yılında okutulacak olan yeni kitaplarla ilgi çalışmalar devam etmektedir.

On yıl aradan sonra ilk kez demokratik ve katılımcı bir anlayışla gerçekleşen Milli Eğitim Şurası ile eğitimimize yön verecek birçok tavsiye kararları alan Bakanlığımız, eğitimin daha çağdaş hale getirilebilmesi için yasal mevzuatlarda düzenlemeler yapma çalışmaları içersindedir. İşleyişini daha çağdaş hale getirmek amacıyla, Atatürk Öğretmen Akademisi Yasası’nda değişiklik yapılması konusunda çalışmalar devam etmektedir.

"YÖDAK YASASI YENİDEN DÜZENLENDİ”

Bakanlığımız, yetersiz kaldığı ortaya çıkan YÖDAK Yasası yeniden düzenlenmiş ve yüksek öğretimde yaşanan sorunların çözülebilmesi amacıyla ivedilikle Meclise havale edilmiştir. Eğitimde denetimin bilimsel ve çağdaş standartlarda yapılabilmesi amacıyla çağdaş bir Denetim Yasası hazırlanmıştır.

Ülkemiz üniversitelerinde 100 bilgisayar öğretmenine yönelik olarak, Web sayfa tasarımı kursları gerçekleştiren Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı, İngilizce Dil Pasaportu komisyonu üyelerine ve Almanca öğretmenlerine yönelik ‘Avrupa Ortak Dil Kriterleri’ konulu seminer, ‘Bilgisayar Destekli Moda Tasarım Kursu’ ve değişik bölgelerdeki öğretmen, öğrenci ve ailelere yönelik ‘Ergenlik Döneminde Ergen Aile İlişkileri’ seminerler gerçekleştirmiştir.

Milli Eğitim ve Kültür Bakanımız, Tataristan Cumhuriyeti’nin Başkenti Kazan’da gerçekleştirilen Türksoy 22. Dönem Kültür Bakanları Daimi Konsey Toplantısı’na ülkemizi temsilen katılmıştır.

TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI...

Yıllardır var olma mücadelesi veren Kıbrıs Türk halkı, var olmak için üretmenin şart olduğunun bilincindedir. 23 Nisan 2003 tarihinde iki toplum arasındaki kapıların açılması ile birlikte, üretimin önemi daha da artmıştır. Avrupa Birliği tarafından hazırlanan ancak Rum Yönetiminin olumsuz tutumu nedeniyle tam anlamda uygulanamayan ‘Yeşilhat Tüzüğü’nün de özellikle üretim mallarının geçişine olanak sağlaması; sadece üretmemin yeterli olmayacağını, ürettiğimizi ucuza üterip, güney ile rekabet şansımızı da artırmak durumunda olduğumuzu göstermektedir. Ürettiğimizi ucuza mal etme ve ürettiğimizi satabilme politikamız doğrusunda Tarım ve Orman Bakanlığımız, var olan doğrudan gelir desteği çalışmalarını, başta büyükbaş hayvancılık ve narenciye üretimine vereceğimiz destekle genişletecektir.

"TARIM GECELERİ”

Bakanlığımıza bağlı Tarım Dairesi, rutin işleri yanında Hükümetimiz döneminde ‘tarım Geceleri’ düzenlemiş, bağlarda hastalık ve zararlılar ile mücadele yanında besin elementleri eksiklikleri konularında üreticiyi bilinçlendirmiş, doğrudan gelir desteği için arazi etüt çalışmaları yapmıştır.

Tarımsal Araştırma Enstitüsü aracılığıyla, portakal ve mandarin çeşitlerinin verim ve kalite özelliklerinin belirlenmesi ve ekolojik koşullara uygun üstün kaliteli Trabzon hurması çeşitlerinin belirlenmesi, deneme parsellerinde gözlemler; erkenci örtüaltı üzüm çeşitlerinin hasat ve pomolojik analizleri; sofralık şarap ve anaç üzüm çeşitlerinin açıkta ve örtü altında adaptasyonu denemesi ile şeftali, nektarin, erik ve elma çeşitlerinin gözlenmesi Türkiye’den getirtilen uzmanlar tarafından yürütülmüştür.

SOĞUK ZİNCİR PROJESİNE DEVAM

Hayvancılık Dairesi aracılığıyla, hayvan besleme, hayvan yetiştiriciliği ve arı yetiştiriciliği konularında üreticiler bilgilendirilirken; bir yıl önce başlatılan soğuk zincir projesini sürdürmüş ve 10 üreticiye daha kredi verilmesi yönünde çalışmalarda bulunmuştur. Organize Hayvan Barınakları konusunda da çalışmalarını aralıksız sürdüren Dairemiz, barınakların yol ve su gibi alt yapı ihtiyaçlarını sağlamak üzere yoğun çalışma içerisindedir.

"149 TEKNE SAHİBİNE BİNER YTL DOĞRUDAN YARIM”

Tarım ve Orman Bakanlığı, balıkçılık mesleğini ticari olarak fiilen yürüten 149 tekne sahibine biner Yeni Türk Lirası doğrudan yardım yapılmıştır. Balıkçılık konusunda da gerekli araştırma ve projelendirme içerisinde olan Bakanlığımız, Malta’da uygulanmakta olan Kannizzati ile akanamutta avcılığının ülkemizde de uygulanması hususunda çalışmalarını sürdürmektedir.

"ORKİNOS BALIKÇILIĞI KONTROL ALTINA ALINDI”

Türkiye Cumhuriyeti ile istişare ederek Orkinos Balıkçılığı (avlanma) kontrol altına alınmıştır. Bunun yanında balıkçılıkla ilgili projelerde kullanılmak üzere, yaklaşık 550 bin Dolar üzerinde kaynak sağlanmıştır. Balık avcılığına kapalı alanların açılması yönünde çalışmalar tamamlanmış olup, bu alanlarda kısa süre içerisinde avcılık yapılacaktır.

Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Orman Dairesi tarafından yürütülen ‘ağaçlandırma ve erozyon kontrol çalışmaları’ çerçevesinde 475 kg. tohum üretimi yanında, çoğunluğu akasya olmak üzere 272 bin 530 yapraklı fidan üretimi yapmış; Kantara, Güzelyurt, Alevkayası ve Girne serisinde toplam 634 bin 450 fidanın bakımını gerçekleştirmiştir.

Var olan ormanların korunması yönünde de çalışmalarını titizlikle yürüten Orman Dairesi, erken yangın ihbarı için kullanılan telsiz şebekesini güçlendirmek amacıyla, Alevyaka Yayla Tepe’deki gözetleme kulesine bir adet role ve aksamları sisteme dahil edilmiştir.

Toprak Ürünleri Kurumu aracılığıyla 2005 ilkbahar ürünü patates alım ve ihracatını gerçekleştiren Bakanlığımız, bu dönem zarfında 5 milyon 698 bin 875 kilo patates almış, bunlardan 3 milyon 531 bin 750 kilosunu ihraç etmiş.

Yine, Tarım ve Orman Bakanlığımıza bağlı dairelerden biri olan Veteriner Dairesi, düzenlediği köy ziyaretleriyle hayvancılarımızı bilgilendirirken; bu ziyaretler esnasında 344 klinik vakaya müdahale etmiş, 231 suni tohumlama yapmıştır. Keçi ve koyunlara 6 bin 750 doz enterotoxeamia ve 790 doz V. Abortion aşısı uygulayan Dairemiz, insan sağlığına verdiğimiz önem doğrultusunda, hastalık teşhisleri için kontrol ve tespitlerini rutin olarak sürdürmekte ve gerekli tedbirleri titizlikle almaktadır.

Bakanlığımız ilk kez bu yıl, insan sağlığına verdiği önemin bir göstergesi olarak brusellalı hayvanların satışını yapmayarak, imhası gerçekleştirilmiş ve bunu sürekli hale getirmiştir.

BAYINDIRLIK VE ULAŞTIRMA BAKANLIĞI

İçinde bulunduğumuz bilim ve teknoloji çağında, ulaşım ve haberleşme alanındaki gelişmeler, her geçen gün uzağı biraz daha yakın kılıyor, dünyamızı biraz daha küçültüyor. Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’nın faaliyetleri, dünyaya açılım arzusundaki Kıbrıs Türk halkı için özel önem taşımaktadır. Bakanlığımız, bu önemin bilinci içerisinde faaliyetlerini titizlikle sürdürmektedir.

"150 KONUŞMA KANALI AÇILDI”

Bakanlığı’na bağlı Telekomünikasyon Dairesi, Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma Bakanlığı ile yapılan görüşmeler sonucu, iki ülke arasında 150 konuşma kanalın karşılıklı olarak açılması sağlanmıştır. Konuşma kanallarında mevcut olan sıkışıklık giderilerek ve ‘Aradığınız Yöndeki Kanallar Doludur!’ anonsuna son verilmiştir.

"ADSL SİSTEMİ 2-3 AY İÇİNDE HAYATA GEÇECEK”

Ülkemizdeki haberleşme kalitesi artırmayı hedefleyen Bakanlığımız, ayni kanal üzerinden hızlı internet erişim sistemi, telefon ve faks haberleşmesi sağlayan ‘ADSL’ sistemi için şartnameler hazırlanmaktadır. İhaleye çıkılması halinde sistem 2-3 ay içerisinde hayata geçecektir.

CDMA YOLDA

Altyapı sıkıntısı çekilip, şu anda telefon hizmeti götürülemeyen bölgelere kablosuz erişim sağlayan ‘CDMA’ sistemi götürebilmek için mali ve teknik çalışmalar başlatan Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı; Lefkoşa – Mağusa - Girne ve Güzelyurt bölgelerinde bulunan tıkanıklığın giderilmesi için, telefon alt yapı şebeke geliştirme projesi ihalesine çıkmıştır.

Bakım, onarım ve trafik güvenliği yanında yol yapım çalışmalarını da sürdürmekte olan Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı Karayolları Dairesi, bu çalışmalarını ülke sathında devam ettirirken; özellikle trafik levhaları ile sinyalizasyon şebekelerinin Avrupa Birliği normlarına getirilme çalışılmalarına özen göstermektedir.

"ERCAN HAVAALANI İÇİN İKİNCİ VE DAHA UZUN BİR PİST İLE APRON”

Kıbrıs Türk halkının beklentilerinden biri olan ve her gerçekleşmesi muhtemel direkt uçuşlar için de Sivil Havacılık Dairesi aracılığıyla çalışmalarını sürdüren Bakanlığımız, Ercan Havaalanı’na direkt uçuşlar ve yüksek kapasiteli uçaklara hizmet verebilmek amacıyla ikinci ve daha uzun bir pist ile apron genişletmesini içeren proje çalışması başlattı. Ercan master plan çalışmaları devam ediyor.

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI’NDAN BÜYÜK REFORM PROJESİ

Hükümetimizin başlıca hedefleri arasında bulunan ve tüm çalışanlar için aynı yükümlülükleri ve ayni menfaatleri içerecek olan Tek Tip Sosyal Güvenlik Sistemi ile ilgili çalışmaları yürütecek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 2006 yılı içerisinde bu büyük reform projesini gerçekleştirmek kararlılığı ile çalışmalarını sürdürmektedir.

Ülkemizin en önemli sorunlarından biri olan kayıt dışı işçiliğin kayıt altına alınabilmesi için gerekli çalışmalar yönünde yoğunlaşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, bu amaçla organize edilen ‘Çalışma İzni Merkezi’ni 1 Temmuz 2005 tarihinde hizmete açtı. 31 Temmuz 2005 tarihi itibarıyla 30 bin yabancı uyruklu işçinin çalışma izin işlemleri tamamlandı ve bunların kayıt altına alınması sağlandı. Kayıt dışı işçiliğin önlenmesi çalışmalarının önemli bir parçası olarak, ekonominin ihtiyaç duyduğu ara elemanların yerli işgücü içerisinden karşılanmasını sağlamak amacıyla ‘Meslek Edindirme ve Ara Eleman Yetiştirme’ konusunda projelendirme çalışmaları tamamlanmıştır.

"SİGORTALI SAYISI 45 BİNE ULAŞTI”

Kayıt dışı işçiliğin kayıt altına alınması çalışmaları ayni zamanda kayıt dışı işverenlerin de kayıt altına alınmasını sağlamıştır. Bu çerçevede bin 41 yeni iş yeri kayıt yapılmış ve Sigortalar Dairesi’ne kayıtlı aktif sigortalı sayısı ise 45 bine ulaşmıştır. Bin 41 yeni iş yeri kaydı yapılmış olması ülke ekonomisinin ne kadar kayıt dışı olduğunu gözler önüne sererken; sigortalı sayısının 45 bin’e ulaşması ile Sosyal Sigortalar Dairesi’nin kendi giderlerini kendi geliri ile karşılama hedefine doğru ilerlemesi sağlanmıştır.

Ekonomik krizler dolayısıyla Sosyal Güvenlik primlerini ödeyemez durumuna düşen sigortalıların prim ve gecikme zamlarını ödemelerinde kolaylık getiren yasal değişiklik yapmış olan Bakanlığımız; ödemelerin 48 aya yayılmasını, gecikme zamlarının % 70’inin af kapsamına alınmasını ve gecikme zamlarını aşağıya çekilerek ilk ay % 5 ve takip eden aylarda da % 3 olarak değiştirilmesini sağlamıştır.

Girne’deki Çalışma, Sosyal Sigorta ve İhtiyat Sandığı dairelerinin daha çağdaş bir hizmet verebilmelerini sağlayabilmek amacıyla gerekli proje çalışmalarını başlatan Bakanlığımız, bir yandan da AB görevlileri ile temaslarını da yoğunlaştırmıştır. Bu çerçevede ‘İş Sağlığı ve Güvenliği’ konularında Avrupa Birliği’nden uzmanlarla yoğun temas halindedir. Tüm çalışma mevzuatımızın Avrupa Birliği mevzuatına uyumlu hale getirilmesi için komiteler oluşturulmuş ve çalışmalar başlatılmıştır.

Görevimizin halka hizmet olduğunun bilinci ile hareket eden Bakanlığımız, halkla bire bir ilişkide bulunan Sosyal Hizmetler Dairesi personeline yönelik, Türkiye’nin seçkin üniversite temsilcilerinden de yararlanarak, hizmet içi eğitim semineri düzenlemiştir.

"GREVLERDE UZLAŞTIRICI MİSYON”

Üç aylık süre içerisinde meydana gelen grevlerde uzlaştırıcı misyonunu başarıyla yerine getirerek, çalışma barışının sağlanmasına katkıda bulunan Bakanlığımız, bunların yanı sıra bağlı dairelerimizin rutin teftişi, kontrol ve diğer hizmetlerini devam ettirmiştir.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız, gerek Tek Tip Sosyal Güvenlik Projesi, gerek Ara Eleman Yetiştirme Projeleri ve gerekse çalışma yaşamının diğer alanlarında hem mevzuat, hem de pratik uygulama ve düzenlemeler hususundaki çalışmalarında ülkemiz üniversitelerinden teknik destek almak ve faaliyetlerini üniversitelerimizle yakın işbirliği içerisinde sürdürme anlayışıyla hareket etmektedir.

Avrupa standartlarında bir yaşam arzusunda olan Kıbrıs Türk halkı için toplum ve birey sağlığının korunup geliştirilmesi, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’nın başlıca hedefi konumundadır. Ekonomik, sosyal, biyolojik ve fiziksel çevre şartlarının insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin en alt düzeye indirilmesi yönünde çalışmalarını sürdüren Bakanlığımız, bu amaçla hayat tarzında gerekli değişikliğin yapılması ve gerekli tıbbi yöntemlerin uygulanması için gayretli çalışmalarını sürdürmektedir.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile ‘Çalışma İzinlerinin Hızlandırılması’; Türkiye’den ve ülkemizden üniversitelar arasında ‘Sağlık Alanında Bilimsel İşbirliği’ protokollerine imza atan Bakanlığımız; Türkiye ile imzaladığı, sağlık sertifikalarının gıda ve tarım ürünleri ithalat ve ihracatında karşılıklı olarak tanınması protokol çerçevesinde Devlet Laboratuvarı’nın akreditasyonu için teknik ve eğitim desteğini sağlamıştır.

ONKOLOJİ-HEMATOLOJİ SERVİSİ

Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi eski Poliklinik binasının bir bölümü, ‘Devlet-Sivil Toplum’ işbirliğinin güzel bir örneği olarak, Onkoloji-Hematoloji Servisi olarak yeniden düzenlenmiştir.

Hastahanelerde çalışan personelin güvenliğini sağlamak için güvenlik hizmetlerinin özel sektörden alınabilmesi; yatan hastalara daha iyi hizmet vermek ve hemşirelerin üzerindeki aşırı yükü kaldırarak asli görevlerini daha iyi yapmalarına katkıda bulunabilmelerini sağlamak için Bakanlar Kurulumuz, sağlık ara bakım hizmetlerinin özel sektörden alınabilmesi yönünde karar almıştır.

RANDEVU SİSTEMİ

Hastanelerde daha çağdaş hizmet verilebilmesini amaçlayan Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi ve Mağusa Devlet Hastanesi’nde üst ihtisas branşlarında ‘Randevu Sistemi’ uygulatmaya başlatmıştır.

"NUMARAMATİK VE SIRAMATİK SİSTEMLER İÇİN İHALEYE ÇIKILDI”

Tüm hastahanelerdeki sağlık personeline tüberküloz test taraması (ppt) yaptırtan Bakanlığımız, polikliniklerde var olan yığılmayı ortadan kaldıracak ‘numaramatik’ ve ‘sıramatik’ diye anılan sistemler için ihaleye çıktı.

Halk sağlığına verdiği önemin gereği ülke çapında tüm içme sularının analizini yaptırtan Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı, tescili olmayan diş teknisyeni laboratuvarlarının kayıt altına alınması ve çağdaş standartlara ulaşılması amacıyla uzmanlarca eğitim çalışmaları yapmıştır.

Tüm otellerimize yönelik Legionella bilgilendirme eğitimi yapan Bakanlığımız, başvurusu olan otellerde gerekli analizleri ve iyileştirme çalışmaları başlattı. Seçilen pilot bölge ilkokullarında dış çürüklerine yönelik florlama çalışmalarını tamamlandı. Ülke çapında ilçe denetleme kurulları ile birlikte lokanta, yatıevi, imalathane, fırın ve benzeri işyerleri denetledi. Mayıs ayından itibaren tüm deniz ve havuz sularının belirli aralıklarla analizleri yapıldı.

4 ADET AMBULANS DAHA... 11 EKG 1 EEG CİHAZI ALINDI

Acil servis hizmetlerinin hayat kurtardığının bilincinde olan Bakanlığımız, 8 adet ambulans alımına ek olarak, 4 adet daha ambulans alımı yapılmış, ambulansların teslimi alımı için ülkeye gelmeleri beklenmektedir.

Sağlık servislerimizin gereksinim duyduğu 11 adet EKG ve 1 adet EEG cihazı da alınarak hizmete sunulmuştur.

EKONOMİ VE TURİZM BAKANLIĞI

Kıbrıs sorununun çözümü öncelikli hedefimiz olmaya devam ederken; vatandaşımızın ekonomik alanda kalkınması ve refah düzeyinin artmasında olduğu kadar, dünyaya bağlanma arzusunu da taşıdığına inanıyoruz. Ülkemizin önde gelen sektörlerinden biri olan turizmin, hem ekonomik kalkınmada, hem de dünyaya bağlanmamızda büyük önemi olduğunu biliyoruz. Bu doğrultudan hareketle Hükümetimiz, Ekonomi ve Turizm Bakanlığı’nın çalışmalarına özen göstermektedir.

"BAKANLIK AZERBAYCAN HEYETİNE EV SAHİPLİĞİ YAPTI”

İçinde bulunduğumuz bu günlerde, dost ve kardeş ülke Azerbaycan’ın, ülkemize uygulanan ambargolara karşı başlattığı atakta, konuk kafileye ev sahipliği yapan Ekonomi ve Turizm Bakanlığımız; konuk işadamlarını, ülkemizde yapabilecekleri ekonomik yatırımlar hakkında bilgilendirmiştir. Ekonomik veya turistik alanda iki ülke arasında kurulacak köprü, Kıbrıs Türk halkının dünyaya açılmasında gelecek vaat eden bir adım olacaktır.

"ST. HİLARİON KALESİ YENİDEN DÜZENLENDİ”

Ülkemizin dünya çapında ünlü tarih, doğa ve turizm değeri olan St. Hilarion Kalesi’ni yeniden düzenleyen Bakanlığımız, kaledeki uygun mekanlara Ortaçağ Lüzinyan Dönemi’ne ait askeri ve sivil yaşamı anlatan resim, heykel ve çizimlerle tarihi yeniden canlandırarak, turizmimize renk katmıştır.

Hükümetimizin geriye kalan kısacık faaliyet dönemi süresince birçok etkinlik gerçekleştiren Ekonomi ve Turizm Bakanlığı, Lefkoşa Sultan Mahmut Kütüphanesi’ni yeniden elden geçirerek hizmete koyarken; Eski Eserler ve Müzeler Dairesi’ne bağlı koleksiyoncu kayıtlarını bilgisayar ortamına aktararak güncel hale getirmiştir.

Ülkemizin birçok köylerinde, tarihi ve kültürel değerlerdeki binaların tespitini yapan Bakanlığımız, bu tespitler sonucu öncelik sırasına göre birçok tarihi mekanın restorasyonunu başlatmıştır. Restorasyonlar yanında, kazı çalışmalarını da sürdüren Ekonomi ve Turizm Bakanlığımız, üniversitelerimizle işbirliği içerisindedir. Çeşitli üniversitelerle imzalanan protokollerle, bir yandan ‘eski eser alanlarının tespit, envanteri ve tescili’ çalışmaları başlatan Bakanlığımız, bir yandan da ‘merkez konservasyon laboratuvarı kurulması, depoların düzenlenmesi ve uzaktan eğitim programı uygulanması çalışmaları içerisindedir.

Turistik yerler ve plajlara giden yollar ile otoparkların asfaltlanması yönünde çalışmaları son aşamada olan Bakanlığımız, turistik belgeli otellerin içme sularının deniz suyundan karşılanmasına imkan sağlanması için subvansiye edilmesi, yeni turizm yatırım alanlarının sağlanması yönünde çalışmalarını yoğunlaştırmıştır.

BOTANTİK BÖLGELER VE ÇED TÜZÜĞÜ

Son bir yıldır yaşanmakta olan inşaat patlaması nedeniyle çevre değerlerinin zarar görmesini önlemek amacıyla, ülke genelinde ‘Botantik Açıdan Önemli Bölgeler’ başlığı altında 29 bölge saptayan Bakanlığımız, bu bölgelerin sayısal haritalarını hazırlamıştır.

ÇED Tüzüğü’nün Avrupa Birliği standartlarına uygun hale getirilmesi amacıyla taslak hazırlayan Ekonomi ve Turizm Bakanlığı’nın, hava kirliliğinin en önemli kaynaklarından olan egzos ölçümlerinin yapılmasını zorunlu kılacak bir sistem oluşturulması yönünde başlattığı çalışmalar tamamlanma aşamasındadır.

Uzun yıllardır tartışılan Turizm Örgütü’nün yasallaşması için çalışmalarını tamamlayan Ekonomi ve Turizm Bakanlığı, örgüt yasa tasarısı ve buna bağlı çıkarılacak sektör yasalarını, görüşlerini almak için ilgili kuruluşlara göndermiştir.

" ‘ULUSLARARASI İŞLETME ŞİRKETLERİ YASASI’ GEÇTİ”

Bakanlığımızca hazırlanan, ülkemizin bir finans merkezi haline gelmesinde önemli işlev görerek, ekonomimize büyük ivme kazandırması beklenen ‘Uluslararası İşletme Şirketleri Yasası’, Cumhuriyet Meclisi’nde kabul edilmiştir.

GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI... “BETTİNG” OLAYINA YASAL ÇERÇEVE

Geride bıraktığımız iki aylık sürede Gençlik ve Spor Bakanlığı ‘betting’ olayını yasal bir çerçeveye oturtmuştur.

SPONSÖRLÜK YASASI DA HAYATA GEÇTİ

Spor camiası tarafından yıllardır talep edilen ‘Sponsörlük Yasası’nı da Maliye Bakanlığımızla işbirliği halinde KKTC Meclisi’nden geçirerek; sponsör olacak özel ve tüzel kişilere vergi muafiyeti getirmiştir.

Ülkemizde en yaygın spor dalı olan futbolumuzu istikrarlı bir statüye kavuşturmak amacıyla, Futbol Federasyonu ile işbirliği yapan Gençlik ve Spor Bakanlığı, Futbol Yasası’nı Meclise sevk etme hazırlıkları yapmaktadır. Öte yandan, halk dansları derneklerini bir çatı altında buluşturacak yasa tasarısını Meclis’e sunmuş ve konu yasa, KKTC Meclisi’nde onaylanarak yürürlüğe girmiştir.

Gençlik ve Spor Bakanlığı, 2005 – 2006 futbol Sezonu öncesinde bütün spor alt yapı ihtiyaçlarını tamamlama amacıyla çalışmalarını sürdürmektedir. Atatürk Stadyumu’nun yenilenmesi, Yeni İskele’deki kapalı spor salonunun tamamlanması, Güzelyurt Kapalı Spor Salonu’nun çevre düzenlenmesi içerisinde yer alan voleybol, basketbol ve tenis kort alanlarını bitirmek, Lefkoşa’daki plaj voleybol sahasına katkıda bulunarak tamamlanmasını sağlamak ve Lefkoşa’ya kapalı tenis kortu ile yüzme havuzu kazandırmak Baklanlığımızın yıl sonuna kadar öncelikli hedefleri arasındadır.

Hamitköy ile Çatalköy sahalarının tribün ve soyunma odalarının yapımı ihale aşamasına getirilmiştir. Başarılı sporcular yetiştirmek için en önemli alt yapı olan çocuklarımızın bedensel ve fiziksel uygunluklarını ölçen eurofit testi, ülkemizde ilk kez 9-12 yaş çocuklara uygulanmıştır. Bu testler her yıl uygulanarak, çocuklarımızın gelişimi takip edilecektir.

FUTBOLCULAR SİGORTALANACAK

Futbol 1’inci, 2’nci ve 3’üncü liglerinin "A" takım sporcuları sigortalanacak; 1’inci, 2’nci ve 3’üncü lig tüm takımlarının giyim ihtiyaçları karşılanacak; diğer spor dallarında da başarılı olacak takım ve sporcular ödüllendirilecek; Mağusa ve Girne belediyeleriyle işbirliği içerisinde sportif mekanlar yaratılacak; projesi bitmek üzere olan yüzme havuzunun yapımına başlanacak; tüzüğü hazırlanmış Hava Sporları Federasyonu’nun atamalarından sonra çalışmaları ve bu dallarda faaliyet yapmaları sağlanacak; deniz sporlarıyla ilgili bir federasyon oluşturma yönünde çalışmalar yürütülecektir.

2008 OLİMPİYATLARINA HAZIRLIK

Kıbrıs Türk halkının çözüm ve Avrupa Birliği hedefine bağlı çalışmalarını sürdürmekte olan Gençlik ve Spor Bakanlığımız, hiç bir anlamı kalmayan ve bu yönde alınmış hiç bir karar olmamasına rağmen; sadece Rum tarafının istemi üzerine uygulanmakta olan spor ambargosunu kaldırma çalışmalarını da sürdürmektedir. Konu ambargonun kalkacağı güne her an hazır olmayı hedefleyen bakanlığımız, 2008 Olimpiyatları’na katılması muhtemel başarılı atletlerimizin antrenman ve beslenme ihtiyaçlarına katkı koymaktadır.

Milli Olimpiyat Komitesi ile işbirliği içerisinde İran’da gerçekleşecek Kadın Sporları Etkinlikleri’ne 16 kişilik bir ekip ile katılma hazırlığı içerisinde olan Bakanlığımız, 2006 yılında Avustralya’da yapılacak Commonwelt Spor Oyunları’na da katılabilmenin hazırlıkları içerisindedir.

Kantara Gençlik Kampı’na halı saha veya sentetik çim saha yapımı, Lapta Gençlik Kampımızın çevre düzenlemesinin yapımı yanında, kamplarımızda konaklayan gençlerimize eğitici kurs verilmesi programları uygulanmaktadır. Bakanlar Kurulu Kararı ile Yeşilırmak’ta Bakanlığımıza devredilen arazi üzerine yeni bir gençlik kampı yapılması için proje çalışmaları başlatılmıştır. Önümüzdeki sezonda bu kampın da gençliğimizin hizmetine sunulması için yoğun bir çaba içerisindedir.

 

UYUŞTURUCUYLA MÜCADELEYE DEVAM...

Gençliğin zararlı alışkanlıklardan korunması için yürütülen konferans dizilerine devam edecek olan Bakanlığımız, bu amaçla faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri ile işbirliği yapmaktadır. Bakanlığımız bünyesinde kurulu ‘Uyuşturucu ile Mücadele ve Önleme Komitesi’ (UMÖK) liselerimizde kötü alışkanlık kullanım yaygınlığını ölçmek için araştırma yaptırmış ve elde edilen bilgileri toplum ile paylaşmaya hazırlanmaktadır. Ülkemizde madde bağımlılığının profilini ortaya çıkaracak bir çalışma ürünü olan bir kaynak kitabının sunulmasında son çalışmalar yapılmaktadır. Bakanlığımıza bağlı Gençlik Dairesi ‘Gençlik Şurası’ ve Spor Dairesi ‘Spor Şurası’ yapma çalışmalarını yürütmektedir. Her iki şura da 2005 yılı içinde gerçekleşecektir.

Bakanlığımız ayrıca UMÖK’un çalışmalarına devam etmesine yardımcı olacak, gençlerimizin sosyal aktivitelere katılmalarına daha çok olanak yaratacaktır.”

Kıbrıs Türk halkının verdiği görevin bilinci içerisinde kurulan 3. CTP-DP Koalisyon Hükümeti’nin, çok yoğun tempo içerisinde çalışmalarını sürdüreceğini ve “İcraat Hükümeti” olduğunun bilincinde gerçekleştirdiği icraatlar kadar, birçok projeyi yaşama kazandırma çalışmaları içerisinde olduğunu ifade eden Başbakan Soyer, basın toplantısında soruları yanıtlamadan önce son olarak şunları söyledi:

"Çalışmalarımızı, her zaman olduğu gibi en açık sözlülüğümle sizlerle paylaşmış oldum.

Talat Hükümeti’nin bir devamı olan Hükümetimiz, çözüm hedefinden hiç bir zaman sapmadan, dış politikada Cumhurbaşkanımızla bir bütün içerisinde çalışmalarını sürdürürken; halkımıza hizmet için de, her türlü adımı cesaretle atmada kararlıdır ve icraatlarını bu doğrultuda yapmaktadır. Kıbrıs Türk halkını dünyaya açma, hak ettiği ekonomik seviye ve refaha ulaştırma mücadelemizde kararlıyız.

Dış politikada verdiğimiz mücadelede, Kıbrıs Türk halkı olarak elimizdeki tek dayanak çözüm için “Evet” demiş olmamızdır. Avrupa Birliği ile hala temas halinde isek, Amerikalı diplomatlar ülkemize Ercan’dan giriş yapıyor, Azerbaycan’dan ülkemize direkt uçuş gerçekleşebiliyor ve ülkemizin Londra’daki reklamları yeniden başlıyorsa, bunları bize sağlayan, çözüm için “Evet” demiş olmamızdır. Akan suyun kayayı yontmayı başardığı gibi, çözüme olan inancımız ve kararlılığımızı sürdürdüğümüz sürece, mutlu sona ulaşmamız mümkün olacaktır.”

CTP-BG DP HÜKÜMET PROGRAMI

CTP-BG DP KOALİSYON PROTOKOLÜ

KKTC CUMHURBAŞKANI MEHMET ALİ TALAT'IN KKTC CUMHURBAŞKANLIĞI DEVİR-TESLİM KONUŞMASI, 24 Nisan 2005

KKTC 1. CUMHURBAŞKANI RAUF DENKTAŞ'IN KKTC CUMHURBAŞKANLIĞI DEVİR-TESLİM TÖRENİNDEKİ VEDA KONUŞMASI, 24 Nisan 2005

1963-1974 YILLARI ARASINDA rum saldırıları sonucunda GERÇEKLEŞEN NÜFUS HAREKETLERİNİ VE KIBRISLI TÜRKLERİN GÖÇ ETTİRİLDİĞİ KÖYLERİ GÖSTEREN KIBRIS HARİTASI

KKTC DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI RUM TARAFININ ÇÖZÜME ULAŞILMASINI ARZULUYORSA YAPICI TAVIR SERGİLEMESİ GEREKTİĞİNİ BELİRTTİ

RUM YAZAR RUM VAHŞETİNİ ANLATIYOR

KIBRISLI RUMLARIN REFERANDUMDAKİ BÜYÜK "HAYIR"I ULUSLARARASI TOPLULUKTA HAYAL KIRIKLIĞI YARATTI

DÜNYA BASININDA REFERANDUM

KIBRIS MÜZAKERE SÜRECİ

GÜNEY KIBRIS'TAKİ TÜRK KÖYLERİNİN DURUMU