|
KKTC 1.
CUMHURBAŞKANI RAUF DENKTAŞ’IN KKTC CUMHURBAŞKANLIĞI DEVİR-TESLİM
TÖRENİNDEKİ VEDA KONUŞMASI, 24 Nisan 2005
KKTC’nin 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, görevi
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’a devretmesinin ardından bir veda konuşması
yaptı.
"Uzun süre aynı insanların görevde kalması halkta bir
beklenti yaratır. Daha iyisini ve daha güzelini isteyen ve buna layık olan
halk, özellikle Türk halkı gibi baskılar altında ambargolar altında
yaşatılmışsa, değişikliğe susamıştır” diyen Denktaş, halkın bunun bir sonucu
olarak Mehmet Ali Talat’a güvenerek, onu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin
2. Cumhurbaşkanı olarak seçtiğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Talat’a yeni görevinin hayırlı ve uğrurlu
olmasını dileyen 1. Cumhurbaşkanı Denktaş, Talat’ın 21 yaşında bir devlet
devraldığı için şanslı olduğunu vurguladı. Denktaş, Cumhurbaşkanı Talat’ın
görevinin KKTC Devleti’ni korumak ve halkın egemenliğine sahip çıkmak
olduğunun da altını çizerek, Talat’ın bugün bu yönde ant içtiğine işaret
etti.
Konuşmasında halkına en içten duygularla teşekkür eden
Denktaş, “Fedakar, güzel ve Anavatanı Türkiye’ye gönülden bağlı halkım” diye
hitap ederek halka şöyle seslendi:
"Fedakar, güzel ve Anavatanı Türkiye’ye gönülden bağlı
halkım; yıllarca bana güvendiniz, yıllarca beni desteklediniz. Bugün 21
yaşında bir devleti, yeni bir cumhurbaşkanına güven içinde veriyorsunuz.
Sayın Cumhurbaşkanı biraz önce ant içerek görevi devralmıştır. Andı, bu
bağımsızlığı korumak, halkın egemenliğine sahip çıkmak, cumhuriyeti, devleti
korumak, yüceltmektir. Bu zor ve onurlu görevinde biz kendisine yardımcı
olacağız, halkımız da yardımcısı olacaktır, kendisine destek verecektir."
Kıbrıs Türkünün egemen bir halk olduğunu, devletine sahip
çıktığını ve bunda kararlı olduğunu vurgulayan Denktaş, “21 yıldır gönderden
bayrak düşmemiştir. Sayın Başkan’ın görevi, bu bayrağı o gönderde yüceltmek
ve o göndere dayanarak o bayrağın şanlı gölgesinde bu halka daha güzel
günler yaşatmaktır. Kendisine tekrar en içten duygularla teşekkür ediyorum,
kutluyorum, muhterem eşleriyle birlikte ‘saray’ dedikleri bu binada,
ikametgahta geçirecekleri günlerin bizimkinden çok daha huzurlu ve çok daha
verimli olmasını, elde edemediğimiz Rumun kalbini kazanabilmelerini
diliyorum” şeklinde konuştu. Kıbrıs Türk Halkının, Mehmet Ali Talat’ı, Rum
tarafının 2005 yılını “Eoka Yılı” ilan ettiği, bazı Rum üst düzey
siyasilerin, Kıbrıs Türklerini katletmek için Rum gençlerinin eğitilerek
silahlandırıldığını açıkladığı ve Akritas Planı’nı yürürlüğe koyduklarını
itiraf ettiği bir dönemde cumhurbaşkanı olarak seçtiğini söyleyen Denktaş,
Cumhurbaşkanı Talat’a dönerek şöyle dedi:
"Dolayısıyla siz şanslısınız ki halkımız yeni bir
değerlendirme yapabilecek bir duruma gelmiştir. Biz, daima barış istedik,
uzlaşma istedik, ama yıkılmayacak, 1963’ü tekrarlatmayacak bir barış istedik.
Bu nedenledir ki Enosis için yıktıkları ortaklığı, müşterek, hissedar
olmaktan çıkarıp iki sahibin ortaklığı haline getirmek için çalıştık.
TBMM’nin kararları, birkaç gün önce TC Genel Kurmay
Başkanı Orgeneral Sayın Özkök tarafından da teyit edilmiştir. Self
determinasyon hakkına sahip iki halk vardır. Bu iki halkın hakları korunarak
bir anlaşma yapılacaktır...
Rumlar, başlarında Akritas Planı’nın yapımcısı ve
uygulayıcısı Papadopulos’un da bulunması nedeniyle büyük bir atılım atmışlar
ve Avrupa Birliği’ne girmiş olmanın verdiği cesaretle bazı defterleri
açmaktadırlar. Bu sizin elinizde bir güçtür, bunu kullanınız.
Barış istiyoruz, ama aynı insanlarla kağıt anlaşması
istemiyoruz. Bunu söyleyecek gücünüz vardır, halk arkanızdadır, arkanızda
olacaktır.
Biz size yardımcı olacağız, çünkü bu devleti ve bu
devleti binbir meşakkattan sonra kan vererek, can vererek kurmuş olan bu
halkı seviyoruz...”
1. Cumhurbaşkanı Denktaş konuşmasında, cumhurbaşkanlığı
devir teslim töreni için bugün KKTC’ye gelen TC Başbakan Yardımcısı ve
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile yaptığı görüşmeye de değinerek, Gül’ün
kendisine Ankara’nın, KKTC halkının haklı davasını desteklemeye devam
edeceğini ve barış için çalışırken bu halkı gözden çıkarmayacağını
söylediğini bildirdi.
KKTC’nin 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş konuşmasında
Papadopulos’a da seslenerek, Kıbrıs’ın iki sahibi olduğunu artık anlaması ve
bu gerçeği kabul etmesi gerektiğini vurguladı.
Papadopulos’un Cumhurbaşkanı Talat ve hükümetin iyi
niyetini suistimal etmeyeği ve bunu bir fırsat bilerek, barış isteyen,
uzlaşma isteyen Kıbrıs Türk halkının yolunu kesmeyeği dileğinde bulunan
Denktaş, “Yolu aç Sayın Papadopulos” dedi.
Rumların Kıbrıslı Türklere 1963’ten 1974’e kadar
yaptıklarının tazminatını istediklerini de söyleyen Denktaş “Helal süt gibi
istiyoruz ve bu konuda kararlıyız” diye konuştu.
Papadopulos’un barış istediğine inanmadığını kaydeden
Denktaş, Papadopulos’a şöyle seslendi: “Sayın Papadopulos, ‘1963’ten 1974’e
kadar tek bir Kıbrıs Türkü öldürülmemiştir, ölmemiştir’ demeni yadırgıyoruz
ve senin adına toplu mezarlarda yatan yüzlerce insanımızdan özür diliyoruz...Bizi
utandırdın, yalan söylediğin için utandırdın, gerçekleri inkar ettiğin için
utandırdın, senin eserini görmezlikten geldiğin için bizi çok utandırdın.
Barış istiyorsan ki ben istediğine inanmıyorum, sen aldığın ‘Kıbrıs
Cumhuriyeti Hükümeti’ ünvanı altında Kıbrıs’a sahip çıkacağını zannediyorsun.
Türklük dünyası buna müsade etmeyecektir, bunu bilesin. Kıbrıs’ın iki sahibi
vardır. Biz hissedardık, şimdi tapularımıza dayanarak iyi komşu olalım,
yeniden ortak olalım.
Sayın Papadopulos, 1963’ten 74’e kadar yaptıklarınızın
tazminatını istiyoruz, helal süt gibi istiyoruz ve bu konuda kararlıyız.
Bunları vermeden, yaptıklarınızı kabul etmeden, özür dilemeden barış yoluna
çıkamazsınız, zaten çıkmadınız.
Ümit ederim Sayın Talat’ın ve hükümetinin iyi niyetini
suistimal etmeyeceksin. Onu, bir fırsat bileceksin. Barış isteyen, uzlaşma
isteyen bir halkın yolunu, yine sahte olduğunu senin de bildiğin ‘Meşru
Kıbrıs Hükümeti’ ünvanının arkasına, Güvenlik Konseyi kararlarının arkasına
saklanarak kesmeyeceksin. Yolu aç sayın Papadopulos, yolu aç ki senin
anaların da ağlamasın, benim analarım da ağlamasın. Barış içinde yaşamak
mümkündür, yeter ki siz bütün Kıbrıs’ın meşru hükümeti olmadığınızı kabul
edesiniz, bunu zaten biliyorsunuz, yeter ki bunu itiraf edesiniz.
İki komşu olarak müştereken Avrupa Birliği’ne girmek de
mümkündür Türkiye’nin haklarını koruyarak.
Sayın Papadopulos, yıllar kaybettirdin halkına, acı
çektirdin hepimize, artık bu yoldan, bu akıldan vazgeçme zamanı gelmiştir.
Seni barış yolunda Sayın Talat’la el el yürürken görürsek memnun oluruz ve
yaptıklarını tazmin etmek kaydıyla unutmaya çalışırız.”
KKTC’nin 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, konuşmasını şu
sözlerle tamamladı:
"Bu muhteşem bir gündür. Bu günü hepimiz yaşadığımız için
tarihi yaşıyoruz. Bu tarihi bize yaşatan halkımıza en içten duygularımla
teşekkür ediyorum, Anavatanımıza teşekkür ediyorum ve burada Kıbrıs’a hizmet
vermiş yaşlı, genç, eski, yeni tüm komutanlara da en içten duygularla
teşekkür ediyor, şükranlarımı bildiriyorum. Şehitlerimizin kemiklerini
sızlatmayalım, bayrağı gönderden düşürmeyelim, barışı dik yürüyerek arayalım,
buluruz, Türkiye ile birlikte bulacağız...”
|