www.trncinfo.com

make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti                                                         

Haber 21 Ağustos 2006
 

-ISSIK GÖLÜ KIBRIS KONFERANSI…
"AMBARGO VE İZOLASYONLAR DERHAL KALDIRILMALI”


 
 

-ISSIK GÖLÜ KIBRIS KONFERANSI…
"AMBARGO VE İZOLASYONLAR DERHAL KALDIRILMALI”

Kırgizistan’ın Başkenti Bişkek’te düzenlenen Issık Gölü Kıbrıs Konferansı’nda, Kıbrıs Türklerine uygulanan ambargo ve izolasyonların derhal kaldırılması gerektiği vurgulandı.

KKTC’nin Başbakan Yardımcısı Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş başkanlığında bir heyetle temsil edildiği konferansın sonuç bildirgesinde, Türk devletleri arasında yakın işbirliğinin önemi de vurgulandı.

Konferansın birinci oturumunda konuşan Serdar Denktaş, Kıbrıs sorununun uzun bir süreden beri devam etmesinin nedeninin bir tarafın diğer tarafın nefes almasını engellemeye çalışması olduğunu kaydetti.

Denktaş, Rum tarafının AB üyesi olmasının avantajını kullanarak izolasyonları bir kat daha ağırlaştırmak istediğini de dile getirdi.

Denktaş isteklerinin, 1960 ortaklık cumhuriyetindeki haklara, yaşam ve insan haklarına saygı gösterilmesi ve bu hakların dünya devletleri tarafından Rumlardan talep edilmesi olduğunu kaydetti.

Denktaş, Kıbrıslı Türklerin de kurucusu olduğu Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Rum işgali altında olduğunu kaydederek, “Kendi topraklarımız üzerinde insanlarımızın güvenle yaşayabileceği bir ortam yarattık, bu ortamı devam ettirmek istiyoruz” şeklinde konuştu.

Denktaş, “Kıbrıs Türkleri adanın iki sahibinden biri ve yaşama hakkına sahiptirler. ‘Onlarla anlaşın, anlaşmayacaksanız biz onlarla ayrı ilişkilerimizi kuracağız’ dendiği gün sorun çözümlenecek” diyerek sözlerini tamamladı.

Bişkek’te dün yapılan konferansta, Başbakan Yardımcısı Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş’ın konuşmasının ardından kabul edilen sonuç bildirisi şöyle:

"Kıbrıs Türkleri 1963 yılından itibaren kendilerine yönelik olarak uygulamaya konulan izolasyon siyasetinden kurtulmak amacıyla Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği tarafından hazırlanan ve başta Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri ve 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’nin garantör ülkeleri olan Türkiye, Yunanistan ve İngiltere tarafından desteklenen ve Annan Planı olarak adlandırılan kapsamlı çözüm planını, nüfuslarının üçte birinin üçüncü kez göçmen durumuna düşecek olmasını da göze alarak, dünya ile bütünleşme siyaseti gereği büyük bir çoğunlukla eş zamanlı ve iki halkın ayrı ayrı yaptığı referandumda kabul etmiş ve bu referandum ile birlikte adada çözüme ihtiyacı olan ve çözüm isteyen taraf olduğunu ortaya koymuştur.

Kıbrıs Rumları ise, 1963 yılından beridir işgal etmekte oldukları Kıbrıs Cumhuriyeti’nin, referandum sonucu ne olursa olsun AB üyesi olacağı bilinci ve güveni ile birçok taleplerini karşılayacak olmasına rağmen, bu kapsamlı çözüm planına liderleri Papadopulos’un çağrısına uyarak yüzde 76 gibi yüksek bir oranla ret oyu vermiş ve Kıbrıs’ta 40 yılı aşkın bir süredir devam etmekte ve tüm dünyayı meşgul etmekte olan Kıbrıs sorununun sona ermesini engellemiştir.

Bütün dünyanın gözleri önünde ve tüm BM üyesi baş aktörlerinin beklentilerinin tam aksine gerçekleşen bu sonuca rağmen Kıbrıs Türklerine yönelik uygulanmakta olan izolasyonlar sona erdirilmemiş, Kıbrıs Rum Yönetimi referandumun hemen sonrasında elde ettiği AB üyeliği ile bu izolasyonlar daha da güçlendirilmiş ve dünya ile bütünleşme, insan haklarından tam anlamı ile yararlanma düşünce ve arzusunda olan Kıbrıs Türkleri geçmişe oranla daha büyük bir izolasyonla, gelecek belirsizliği ile ve uluslararası camiaya yönelik büyüyen bir güven bunalımıyla karşı karşıya bırakılmıştır.

Kıbrıs Türkleri gelinen bu aşamada varolan izolasyon sürecinin yarattığı belirsizlik ortamı içerisinde yaşamayı hak etmemektedir. Hiçbir siyasi ve hukuki dayanağı olmayan bu ambargo ve izolasyonların derhal kaldırılması gerekmektedir. Bunun sağlanabilmesi ancak dost ve kardeş ülkelerin ekonomik, kültürel ve siyasi alanlarda işbirliği ile gerçekleştirilebilir.

Bu amaçla;

Kıbrıs sorununa, Birleşmiş Milletler gözetiminde en erken bir zamanda siyasi eşitliğe dayalı iki bölgeli, iki toplumlu ve yaşayabilir bir çözüm bulmak ve bir ortaklık devleti oluşturmak için Kıbrıs Türk tarafının sarfetmekte olduğu çabalara destek verilmelidir. Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum taraflarının eşit siyasi statüye dayalı bir çözüme ulaşmalarına yardımcı olmak üzere,

1-Türk Devletleri Parlamentoları arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi ve Türk

Devletleri Parlamentolar Arası Biriliğin oluşturulması için çaba sarfedilmelidir.

2- Türk Devletleri arasında kültürel, sosyal ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi

çabalarına destek verilmelidir.

3- Kıbrıs Türklerinin bu çalışmalar içinde yer alması dünya ülkelerine verilecek mesaj

açısından önemli ve kaçınılmaz olarak algılanmaktadır.

4- Ayni doğrultuda Azeri ve Kıbrıs Türkleri arasındaki dayanışmayı zayıflatmak için

sürekli gündeme taşınan Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Karabağ problemi konusu ile Kıbrıs Türklerinin Kuzey Kıbrıs’ta kendi idarelerini oluşturma konusu arasında hiçbir benzerlik olmadığı gerçeğinden hareketle;

Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Karabağ problemi konsunda bölge ülkelerinin ortak irade göstermesinin ve sorunun Birleşmiş Milletler kararları çerçevesinde ve barışçıl bir şekilde çözümlenmesi için Azerbaycan ve Ermenistan’a yardımcı olunmasının önemine işaret eder;

Katılımcı temsilciler, kendi iç sorunları yanında birbirleriyle sosyal, kültürel ve ekonomik anlamda işbirliğini geliştirmek üzere hükümetler nezdinde girişimde bulunmayı ve iç sorunlarıyla ilgili olarak dayanışma içinde bulunmayı deruhte eder, bu işbirliğinin Türk halklarının yakınlaşması açısından önemine işaret ederler.”

BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI VE DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI: “MARAŞ KAPSAMLI ÇÖZÜMDE ELE ALINACAK BİR KONUDUR"
(10.04.06)

BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI VE DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI’NIN GKRY’NİN SINIR KAPILARINDAKİ UYGULAMALARI İLE İLGİLİ AÇIKLAMASI (08.04.06)

Pakistan depreminden sonra 11-21 Ekim 2005 tarihleri arasında bölgeye giden KKTC ekibinin faaliyetlerini gösteren fotoğraflar

TÜRKİYE'NİN ÖNÜNDEKİ YOL - (THE NEW YORK TIMES, 31 OCAK 2006)

CUMHURBAŞKANI TALAT'IN İKİNCİ AYLIK BASIN TOPLANTISI

1963-1974 YILLARI ARASINDA rum saldırıları sonucunda GERÇEKLEŞEN NÜFUS HAREKETLERİNİ VE KIBRISLI TÜRKLERİN GÖÇ ETTİRİLDİĞİ KÖYLERİ GÖSTEREN KIBRIS HARİTASI

RUM YAZAR RUM VAHŞETİNİ ANLATIYOR

GÜNEY KIBRIS'TAKİ TÜRK KÖYLERİNİN DURUMU