CUMHURBAŞKANI TALAT LAHEY VE BRÜKSEL’E
GİDİYOR...
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Hollanda Dışişleri Bakanı n
Bernard Bot’un davetlisi olarak Hollanda’ya gidecek.
Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı
Talat bu sabah Belçika Başkenti Brüksel’e uçacak. 7 Aralık Perşembe günü ise
Brüksel’den Lahey’e geçerek Bot ile görüşecek, bu görüşmenin ardından, 8
Aralık Cuma günü Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Sayın Olli
Rehn ile Brüksel’de bir araya gelecek.
ERÇAKICA: “KIBRIS SORUNU BÖLGEDEKİ TÜM OLUMLU
GELİŞME OLASILIKLARINI ORTADAN KALDIRAN; İLİŞKİLERİ ZEHİRLEYEN BİR SORUN”
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca,
Cumhurbaşkanlığı’nda düzenlediği haftalık basın brifinginde, Avrupa Birliği
sürecinde yaşanan gelişmeler yanında Yeşil Hat Tüzüğü’yle ilgili Rum
tarafından kaynaklanan bazı sıkıntıları değerlendirdi.
AB Dönem Başkanı Finlandiya’nın, Kıbrıs Rum tarafının
Türkiye’nin üyelik müzakereleri konusunda yarattığı zorlukları aşabilmek için
sürdürdüğü girişimin başarısızlıkla sonuçlandığını açıklamasından iki gün
sonra AB Komisyonu’nun AB Konseyi’ne tavsiye niteliğinde bir öneride
bulunduğuna atıfta bulunan Erçakıca, AB Komisyonu’nun, Türkiye’yle müzakere
başlıklarının bir kısmının askıya alınması önerisini “şimdiye kadar
görülmemiş” bir öneri olarak değerlendirdi.
Erçakıca, Türkiye’nin Ankara Protokolü konusunda beklenen
adımları atmadığı iddiasıyla dondurulması önerilen 8 başlığın, “Malların
Serbest Dolaşımı, Yerleşim Hakkı ve Hizmet Sunma Serbestisi, Mali Hizmetler,
Tarım ve Kırsal Kalkınma, Balıkçılık, Ulaştırma Politikası, Gümrük Birliği ve
Dış İlişkiler”den oluştuğunu anımsatırken bu başlıkların Gümrük Birliği
Protokolü’yle ilgili olmadığına dikkat çekti.
Türkiye’nin cezalandırılması değil, ödüllendirilmesi
gereken taraf olması gerektiğini de ifade eden Erçakıca şunları kaydetti:
“Türkiye, limanlarını Kıbrıs Rum bandıralı gemi ve uçaklara
açmak için yapılması gereken şeyin, Kuzey Kıbrıs’a uygulanan izolasyonların
kaldırılması olduğunu açıkça ortaya koymuş ve Doğu Akdeniz’i bir serbest pazar
haline getirecek işbirliği için hazır olduğunu duyurmuştu. İzolasyonların
kaldırılmasının AB Konseyi tarafından alınmış bir karar olduğu da dikkate
alındığı zaman, Türkiye cezalandırılması değil, ödüllendirilmesi gereken taraf
olmak durumundaydı.”
Buna karşın, AB Komisyonu tarafından önerilen ‘ceza’nın
başta Kıbrıs Rum tarafı ve Yunanistan olmak üzere kimi AB üyeleri tarafından
yeterli bulunmadığını da belirten Erçakıca, Türkiye’nin AB üyeliğinin, Kıbrıs
sorununu tek başına ve Rum/Yunan tarafının istediği gibi çözmesi şartına
bağlanmak istendiğini söyledi.
Erçakıca şöyle devam etti:
“AB Komisyonu, Kıbrıs sorununa Birleşmiş Milletler çatısı
altında bir çözüm bulunması çabalarının da artırılması gerektiği çağrısında
bulunmayı AB Konseyi’ne önermeye hazırlanmaktadır. Böyle bir çağrı, Kıbrıs
sorununu AB çatısı altına taşımaya çalışan Rum/Yunan tarafının girişimlerini
sınırlayacaktır. Buna karşın, AB Konseyi’nin, Kıbrıs Rum tarafının
taleplerinin karşılanmasını Türkiye’nin üyeliği için önkoşul haline getirmesi
bu çağrıyı anlamsız ve işlevsiz hale getirecektir. Ortada böyle bir bağ
varken, Rum/Yunan tarafının BM çatısı altındaki çalışmalara aktif ve uzlaşmacı
bir zihniyetle katılması ve bu süreçten sonuç alınması beklenmemelidir.”
Erçakıca, gelinen aşamada bu sorunun çözümlenmesinin
oldukça güç görünmekle birlikte, Kıbrıs sorununun AB çatısı altında ve
özellikle de Türkiye’nin üyelik müzakereleriyle ilişkili olarak ele alınması
gayretlerine son verilmesi gerektiğinin altını bir kez daha çizdiği
açıklamasını şöyle tamamladı:
“Kıbrıs sorunu, bölgemizdeki bütün olumlu gelişme
olasılıklarını ortadan kaldıran, ilişkileri zehirleyen bir sorundur. Bu
sorundan kurtulmanın yolu, BM çatısı altındaki çalışmaları kapsamlı bir çözüm
bulunacak şekilde ilerletmek ve en erken zamanda sonuca ulaştırmaktır. Konuya
ilgi duyan bütün tarafların yapması gereken, bu sürece katkıda bulunacak
davranışlar geliştirmektir. Bunu sözlerle değil, davranışlarla bekliyoruz.”
Kıbrıs Rum tarafının, Yeşil Hat Tüzüğü’nün etkinlik alanını
daraltmak için büyük bir gayret içinde olduğuna da dikkat çeken Hasan
Erçakıca, bazı kaçakçılık olayları da bahane edilerek, iki taraf arasındaki
ticari ilişkilerin biraz daha kısıtlanması için çalışmalar yapıldığını
kaydetti.
Rum tarafının iki taraf arasındaki ticari ilişkileri
sınırlamaya yönelik çabalarına dikkat çekerek bu çabaları Doğrudan Ticaret
Tüzüğü’nün ne kadar gerekli olduğunun göstergesi olarak değerlendiren
Erçakıca, Kıbrıs Rum tarafının, Kuzey Kıbrıs’ın izolasyonunu sürdürmek ve
hatta ağırlaştırmak için ortaya koyduğu bu çabaların, Avrupa Birliği
tarafından dikkatle izlenmesinin gerekliliğini belirterek “Doğrudan Ticaret
Tüzüğü, herhangi bir karşılık beklenmeden ve etkili olacak şekilde hemen
devreye konulmalıdır” dedi.
İNGİLTERE
LORDLAR KAMARASI’NDAN BİR GRUP TÜRKİYE’YE DESTEK VEREN VE AB’YE SERT TEPKİ
GÖSTEREN İLAN YAYINLADI
İngiltere Lordlar
Kamarası’ndan bir grup, İngiltere’de yayınlanan The Daily Telegraph’a ortak
açıklama göndererek AB’yi sert bir dille eleştirdi ve Türkiye’nin üyelik
sürecinin kısmi askıya alınmasının Türk halkını aşağılamak olduğunu vurguladı.
Gazetede dün yayınlanan
açıklamada, Lord Ahmed, Lord Harrison, Lord Kilclooney, Lady Knight of
Collingtree, Lord Maginnis of Drumglass, Lord Monson, Lord Rogan, Lady
Butterworth’ün isimleri bulunuyor.
“Kıbrıs bahanesi kabul
edilemezdir” denilen açıklamada, Kıbrıslı Türklere referandumda verilen
sözlerin tutulmadığı, tam tersine referandumda “hayır” diyen Rumların AB üyesi
yapılarak ödüllendirildikleri kaydedildi.
AB üyesi olan Kıbrıslı
Rumların, Avusturya ve Fransa tarafından cesaretlendirilerek Türkiye’nin AB
üyeliği üzerinde veto hazırlığında bulunulduğu belirtilen açıklamada, “Tabii
ki Türkiye AB üyesi olursa ‘Kıbrıs’ı tanımalıdır. Ancak şu an Güney’de bulunan
Kıbrıs Rum Devleti’ni değil, iki tarafın da üzerinde uzlaştığı Kıbrıslı
Türkler ve Rumlardan oluşan bir Kıbrıs’ı… Türkiye’den limanlarını Kıbrıslı
Rumlara açmasını istemek ve aynı zamanda da Kıbrıslı Türklerin Avrupa
limanlarını kullanmalarını engellemek çok adaletsiz ve anlamsızdır.”
Açıklamada, İngiltere
hükümetine Kuzey Kıbrıs’a direkt uçuşları başlatma çağrısı da yapıldı.