www.trncinfo.com

make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti                                                         

Haber 6 Aralık 2006
 

CUMHURBAŞKANI TALAT LAHEY VE BRÜKSEL’E GİDİYOR...

ERÇAKICA: “KIBRIS SORUNU BÖLGEDEKİ TÜM OLUMLU GELİŞME OLASILIKLARINI ORTADAN KALDIRAN; İLİŞKİLERİ ZEHİRLEYEN BİR SORUN”

İNGİLTERE LORDLAR KAMARASI’NDAN BİR GRUP TÜRKİYE’YE DESTEK VEREN VE  AB’YE SERT TEPKİ GÖSTEREN İLAN YAYINLADI


 

CUMHURBAŞKANI TALAT LAHEY VE BRÜKSEL’E GİDİYOR...

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Hollanda Dışişleri Bakanı n Bernard Bot’un davetlisi olarak Hollanda’ya gidecek.

Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Talat bu sabah Belçika Başkenti Brüksel’e uçacak. 7 Aralık Perşembe günü ise Brüksel’den Lahey’e geçerek Bot ile görüşecek, bu görüşmenin ardından, 8 Aralık Cuma günü Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Sayın Olli Rehn ile Brüksel’de bir araya gelecek.

 

ERÇAKICA: “KIBRIS SORUNU BÖLGEDEKİ TÜM OLUMLU GELİŞME OLASILIKLARINI ORTADAN KALDIRAN; İLİŞKİLERİ ZEHİRLEYEN BİR SORUN”

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, Cumhurbaşkanlığı’nda düzenlediği haftalık basın brifinginde, Avrupa Birliği sürecinde yaşanan gelişmeler yanında Yeşil Hat Tüzüğü’yle ilgili Rum tarafından kaynaklanan bazı sıkıntıları değerlendirdi.

AB Dönem Başkanı Finlandiya’nın, Kıbrıs Rum tarafının Türkiye’nin üyelik müzakereleri konusunda yarattığı zorlukları aşabilmek için sürdürdüğü girişimin başarısızlıkla sonuçlandığını açıklamasından iki gün sonra AB Komisyonu’nun AB Konseyi’ne tavsiye niteliğinde bir öneride bulunduğuna atıfta bulunan Erçakıca, AB Komisyonu’nun, Türkiye’yle müzakere başlıklarının bir kısmının askıya alınması önerisini “şimdiye kadar görülmemiş” bir öneri olarak değerlendirdi.

Erçakıca, Türkiye’nin Ankara Protokolü konusunda beklenen adımları atmadığı iddiasıyla dondurulması önerilen 8 başlığın, “Malların Serbest Dolaşımı, Yerleşim Hakkı ve Hizmet Sunma Serbestisi, Mali Hizmetler, Tarım ve Kırsal Kalkınma, Balıkçılık, Ulaştırma Politikası, Gümrük Birliği ve Dış İlişkiler”den oluştuğunu anımsatırken bu başlıkların Gümrük Birliği Protokolü’yle ilgili olmadığına dikkat çekti.

Türkiye’nin cezalandırılması değil, ödüllendirilmesi gereken taraf olması gerektiğini de ifade eden Erçakıca şunları kaydetti:

“Türkiye, limanlarını Kıbrıs Rum bandıralı gemi ve uçaklara açmak için yapılması gereken şeyin, Kuzey Kıbrıs’a uygulanan izolasyonların kaldırılması olduğunu açıkça ortaya koymuş ve Doğu Akdeniz’i bir serbest pazar haline getirecek işbirliği için hazır olduğunu duyurmuştu. İzolasyonların kaldırılmasının AB Konseyi tarafından alınmış bir karar olduğu da dikkate alındığı zaman, Türkiye cezalandırılması değil, ödüllendirilmesi gereken taraf olmak durumundaydı.”

Buna karşın, AB Komisyonu tarafından önerilen ‘ceza’nın başta Kıbrıs Rum tarafı ve Yunanistan olmak üzere kimi AB üyeleri tarafından yeterli bulunmadığını da belirten Erçakıca, Türkiye’nin AB üyeliğinin, Kıbrıs sorununu tek başına ve Rum/Yunan tarafının istediği gibi çözmesi şartına bağlanmak istendiğini söyledi.

Erçakıca şöyle devam etti:

“AB Komisyonu, Kıbrıs sorununa Birleşmiş Milletler çatısı altında bir çözüm bulunması çabalarının da artırılması gerektiği çağrısında bulunmayı AB Konseyi’ne önermeye hazırlanmaktadır. Böyle bir çağrı, Kıbrıs sorununu AB çatısı altına taşımaya çalışan Rum/Yunan tarafının girişimlerini sınırlayacaktır. Buna karşın, AB Konseyi’nin, Kıbrıs Rum tarafının taleplerinin karşılanmasını Türkiye’nin üyeliği için önkoşul haline getirmesi bu çağrıyı anlamsız ve işlevsiz hale getirecektir. Ortada böyle bir bağ varken, Rum/Yunan tarafının BM çatısı altındaki çalışmalara aktif ve uzlaşmacı bir zihniyetle katılması ve bu süreçten sonuç alınması beklenmemelidir.”

Erçakıca, gelinen aşamada bu sorunun çözümlenmesinin oldukça güç görünmekle birlikte, Kıbrıs sorununun AB çatısı altında ve özellikle de Türkiye’nin üyelik müzakereleriyle ilişkili olarak ele alınması gayretlerine son verilmesi gerektiğinin altını bir kez daha çizdiği açıklamasını şöyle tamamladı:

“Kıbrıs sorunu, bölgemizdeki bütün olumlu gelişme olasılıklarını ortadan kaldıran, ilişkileri zehirleyen bir sorundur. Bu sorundan kurtulmanın yolu, BM çatısı altındaki çalışmaları kapsamlı bir çözüm bulunacak şekilde ilerletmek ve en erken zamanda sonuca ulaştırmaktır. Konuya ilgi duyan bütün tarafların yapması gereken, bu sürece katkıda bulunacak davranışlar geliştirmektir. Bunu sözlerle değil, davranışlarla bekliyoruz.”

Kıbrıs Rum tarafının, Yeşil Hat Tüzüğü’nün etkinlik alanını daraltmak için büyük bir gayret içinde olduğuna da dikkat çeken Hasan Erçakıca, bazı kaçakçılık olayları da bahane edilerek, iki taraf arasındaki ticari ilişkilerin biraz daha kısıtlanması için çalışmalar yapıldığını kaydetti.

Rum tarafının iki taraf arasındaki ticari ilişkileri sınırlamaya yönelik çabalarına dikkat çekerek bu çabaları Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün ne kadar gerekli olduğunun göstergesi olarak değerlendiren Erçakıca, Kıbrıs Rum tarafının, Kuzey Kıbrıs’ın izolasyonunu sürdürmek ve hatta ağırlaştırmak için ortaya koyduğu bu çabaların, Avrupa Birliği tarafından dikkatle izlenmesinin gerekliliğini belirterek “Doğrudan Ticaret Tüzüğü, herhangi bir karşılık beklenmeden ve etkili olacak şekilde hemen devreye konulmalıdır” dedi.

 

İNGİLTERE LORDLAR KAMARASI’NDAN BİR GRUP TÜRKİYE’YE DESTEK VEREN VE  AB’YE SERT TEPKİ GÖSTEREN İLAN YAYINLADI

İngiltere Lordlar Kamarası’ndan bir grup, İngiltere’de yayınlanan The Daily Telegraph’a ortak açıklama göndererek AB’yi sert bir dille eleştirdi ve Türkiye’nin üyelik sürecinin kısmi askıya alınmasının Türk halkını aşağılamak olduğunu vurguladı.

Gazetede dün yayınlanan açıklamada, Lord Ahmed, Lord Harrison, Lord Kilclooney, Lady Knight of Collingtree, Lord Maginnis of Drumglass, Lord Monson, Lord Rogan, Lady Butterworth’ün isimleri bulunuyor.

“Kıbrıs bahanesi kabul edilemezdir” denilen açıklamada, Kıbrıslı Türklere referandumda verilen sözlerin tutulmadığı, tam tersine referandumda “hayır” diyen Rumların AB üyesi yapılarak ödüllendirildikleri kaydedildi.

AB üyesi olan Kıbrıslı Rumların, Avusturya ve Fransa tarafından cesaretlendirilerek Türkiye’nin AB üyeliği üzerinde veto hazırlığında bulunulduğu belirtilen açıklamada, “Tabii ki Türkiye AB üyesi olursa ‘Kıbrıs’ı tanımalıdır. Ancak şu an Güney’de bulunan Kıbrıs Rum Devleti’ni değil, iki tarafın da üzerinde uzlaştığı Kıbrıslı Türkler ve Rumlardan oluşan bir Kıbrıs’ı… Türkiye’den limanlarını Kıbrıslı Rumlara açmasını istemek ve aynı zamanda da Kıbrıslı Türklerin Avrupa limanlarını kullanmalarını engellemek çok adaletsiz ve anlamsızdır.”

Açıklamada, İngiltere hükümetine Kuzey Kıbrıs’a direkt uçuşları başlatma çağrısı da yapıldı.

BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI VE DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI: “MARAŞ KAPSAMLI ÇÖZÜMDE ELE ALINACAK BİR KONUDUR"
(10.04.06)

BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI VE DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI’NIN GKRY’NİN SINIR KAPILARINDAKİ UYGULAMALARI İLE İLGİLİ AÇIKLAMASI (08.04.06)

Pakistan depreminden sonra 11-21 Ekim 2005 tarihleri arasında bölgeye giden KKTC ekibinin faaliyetlerini gösteren fotoğraflar

TÜRKİYE'NİN ÖNÜNDEKİ YOL - (THE NEW YORK TIMES, 31 OCAK 2006)

CUMHURBAŞKANI TALAT'IN İKİNCİ AYLIK BASIN TOPLANTISI

1963-1974 YILLARI ARASINDA rum saldırıları sonucunda GERÇEKLEŞEN NÜFUS HAREKETLERİNİ VE KIBRISLI TÜRKLERİN GÖÇ ETTİRİLDİĞİ KÖYLERİ GÖSTEREN KIBRIS HARİTASI

RUM YAZAR RUM VAHŞETİNİ ANLATIYOR

GÜNEY KIBRIS'TAKİ TÜRK KÖYLERİNİN DURUMU