www.trncinfo.com

make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti                                                         

Haber 7 Aralık 2006
 

SOYER: “TÜRKİYE’YE ZAMAN SINIRLAMASI GETİRMEK ÇELİŞKİ”

DIŞİŞLERİ BAKANI AVCI: “YEŞİL HAT TÜZÜĞÜ’NÜ KISITLAMA ÇALIŞMALARI TÜRK DÜŞMANLIĞIDIR...”

BM GENEL SEKRETERİ ANNAN KIBRIS RAPORUNU GÜVENLİK KONSEYİ’NE SUNDU


 

SOYER: “TÜRKİYE’YE ZAMAN SINIRLAMASI GETİRMEK ÇELİŞKİ”

Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Güney Kıbrıs hakimiyetçi anlayışı ile Avrupa’nın muhafazakar siyasi liderlerinin, Kıbrıs sorununun çözümünde zaman sürecini reddederken, Türkiye’ye AB’yle müzakere sürecinde zaman sınırlaması getirmelerinin, AB’nin ilkesel bütünlüğünü yaralayarak, büyük çelişkiler yaratmakta olduğunu belirtti.

Soyer, Kıbrıs sorununda, BM’nin gündeme getirdiği görüşme sürecinin takvime bağlanması ve bir zaman sürecinde belirlenmesine karşı çıkan Rum tarafının, AB indinde Türkiye’ye zaman sınırlaması getirmeye çalıştığını vurguladı.

Soyer, Avrupa’nın duyarlı, demokrasiye inançlı ve AB ilkelerinin gelişmesine katkı sağlayan halklarına, demokratik güçlerine güvendiklerini de vurgulayarak, bu çelişkiyi AB halklarının daha net görmesi için çalışmaları sürdüreceklerini söyledi.

Soyer, Bakanlar Kurulu’nun dünkü toplantısına girerken yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın, Avrupa’da önemli görüşmeler yapmak için adadan ayrıldığına dikkat çekerek, “Kıbrıs sorununun bu önemli aşamasında, Güney Kıbrıs hakimiyetçi anlayışının, Kıbrıs Türk halkını devre dışı bırakma ve BM zemininden sorunu çıkartma gibi atmaya çalıştığı adımlar, yapılan siyasi girişimlerle sekteye uğratıldı” dedi.

Özellikle BM Genel Sekreteri’nin Güvenlik Konseyi’ne BM Barış Gücü’nün görev süresinin uzatılmasıyla ilgili son raporunun, Annan’ın Talat ile gerçekleştirdiği görüşmede belirttiği hususları teyit ettiğini vurgulayan Soyer, raporda, Cumhurbaşkanı Talat ile Kıbrıs Türk halkının çözüme bağlılığı ve buna samimi inancının vurgulanmakta olduğunu söyledi. Soyer, raporda, Kıbrıs Türk halkı üzerindeki izolasyonların kaldırılması talebinin de dile getirilmekte olduğunu kaydetti.

 

DIŞİŞLERİ BAKANI AVCI: “YEŞİL HAT TÜZÜĞÜ’NÜ KISITLAMA ÇALIŞMALARI TÜRK DÜŞMANLIĞIDIR...”

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, Rum tarafının, Yeşil Hat Tüzüğü uyarınca yapılan ticareti kısıtlama çabalarıyla Türk düşmanlığından başka bir açıklaması bulunamayacak bir tavır sergilemekte olduğunu belirtti.

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı yaptığı yazılı açıklamada şunları söyledi:

“Rum Tarım Bakanı bir süredir, Yeşil Hat Tüzüğü çerçevesinde, Güney’e gönderilen patatesin KKTC değil Türkiye menşeli olduğunu iddia etmekte, Kıbrıs Türk Ticaret Odasının yasa dışı işlem yaptığını savunmaktadır. Bu iddiadan yola çıkan Rum Tarım Bakanlığı Yeşil Hat Tüzüğü uyarınca yapılan patates ihracatımız başta olmak üzere ticaretimize kısıtlamalar getirmek amacıyla sınırda “sıkı kontroller” yapmayı kararlaştırdıklarını duyurmuştur.

Rum tarafı benzer bir iddiayı domates ticareti için de ortaya atmış, Rum iddiasına cevap AB Komisyonunun Yeşil Hat Tüzüğünün uygulanmasına ilişkin yıllık raporunda gelmişti. AB Komisyonu, Rum yönetimince yapılan şikayetin incelendiğini ve bu şikayetin doğru olmadığını ifade etmişti.

Öte yandan, Rum Ekologlar ve Çevreciler Hareketi bir süre önce “Ek Protokolü uygulamayan Türkiye’yi cezalandırmak için Türk ürünlerini boykot etme” çağrısı yapmış, Yeşil Hat Tüzüğü uyarınca yapılan ticareti engelleyici tedbirler alınmasını istemiştir.

Bilindiği üzere, Yeşil Hat Tüzüğü uyarınca yapılmasına imkan tanınan ticaret, Kıbrıs Türk ürünlerinin Güney de dahil olmak üzere AB ülkelerine ticaretidir. Rum tarafı, Yeşil Hat Tüzüğü uyarınca yapılan ticareti kısıtlama çabalarıyla Türk düşmanlığından başka bir açıklaması bulunamayacak bir tavır sergilemekte, Kıbrıs Türkünün ekonomik düzeyini yükseltmeye yönelik faaliyetlerine tahammül edemediğini bir kez daha kanıtlamaktadır.

Rum Tarım Bakanlığının kararı esasen, AB aracılığıyla Kıbrıs konusunda Türk tarafından bekledikleri tavizi koparamayan Rum tarafının “Türkiye’yi ve Kıbrıs Türkünü cezalandırma” çabasından kaynaklanmaktadır. Rum tarafının bu kararı, Kıbrıs Türkü üzerindeki izolasyonların devamını sağlamak, Kıbrıs Türk ekonomisinin güçlenmesini önlemek amacındadır.

Biz Rum tarafının, temel amacının bu olduğunu bilmekteyiz. Bu durumu ilgili üçüncü taraflara anlatmakta ve izolasyonların kalkmasının gerekliliğini sürekli olarak vurgulamaktayız. Bu bağlamda, kapsamlı çözüm planına evet demek suretiyle Ada’da hangi tarafın adil, kalıcı ve siyasi eşitliğe dayalı bir çözüm istediğini gösteren Kıbrıs Türk halkı üzerindeki izolasyonların kaldırılmasına ilişkin 26 Nisan 2004 tarihli AB kararının zaman kaybetmeden hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bu kararın temel taşı olan Doğrudan Ticaret Tüzüğü önerisi, 7 Temmuz 2004 tarihinde AB Komisyonu tarafından önerildiği şekilde, hiçbir değişikliğe uğramadan ve koşullara bağlanmadan kabul edilmelidir.

GKRY’nin Kıbrıs Türk halkı üzerindeki izolasyonları sürdürme çabalarına rağmen, halkımızın refah düzeyini artırmak, ekonomisini güçlendirmek yönünde çalışmalarımıza devam edeceğiz.”

 

BM GENEL SEKRETERİ ANNAN KIBRIS RAPORUNU GÜVENLİK KONSEYİ’NE SUNDU

ANNAN, KKTC’YE TECRİDİN SONA ERDİRİLMESİ GEREĞİNE İŞARET ETTİ

BM Genel Sekreteri Kofi Annan, 31 Aralık’ta görevinden ayrılmadan önce yayınladığı son Kıbrıs raporunda, KKTC’ye uluslararası tecridin sona erdirilmesi ve Ada’da iki taraf arasında kapsamlı bir çözüm bulunması gereğine işaret etti.

Kofi Annan, 18 Mayıs ve 27 Kasım 2006 arasındaki 6 aylık dönemde Ada’da olanlar, BM Barış Gücü’nün (UNFICYP) bu dönemdeki faaliyetleri ile kendi gözlemlerini özetlediği ve BM Güvenlik Konseyi’ne sunduğu raporunda, Kıbrıs Özel Temsilcisi Michael Moller’in, Ada’da iki taraf arasında kapsamlı bir çözümün bulunmasına yönelik çabalarının sürdüğünü söyledi.

Annan raporunda, siyasal işlerden sorumlu yardımcısı İbrahim Gambari’nin temmuz ayı başında Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs’ta temaslarda bulunduğunu hatırlatarak, 8 Temmuz’da Talat, Papadopoulos ve Gambari’nin üçlü görüşmesi sonunda bir “ilkeler dizisi” üzerinde anlaşma sağlandığını vurguladı.

Annan, Ada’daki statükonun kabul edilemez olduğu, bu durumun sürmesinin Kıbrıslı Türk ve Rumlar için olumsuz sonuçlar doğuracağı ve soruna kapsamlı bir çözüm bulunması gerektiği belirtilen bu anlaşmayla, iki toplum arasında bazı günlük sorunların çözümüne yönelik teknik komitelerin kurulmasının öngörüldüğünü hatırlattı.

Genel sekreter ayrıca, BM Güvenlik Konseyi’nin 29 Ağustos’ta bir başkanlık açıklaması yayınlayarak, iki lider arasında uzlaşmaya varılan 8 Temmuz anlaşmasının bir an önce uygulamaya geçmesini istediğini hatırlattı.

Raporda, 20 Kasım’da Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Cenevre’de görüştüğünü belirten Annan, Talat’ın kendisine Kıbrıslı Türklere karşı uygulanan tecridin ve yaptırımların kalkması gereğini yinelediğini ve kendisinin de buna karşılık olarak mayıs ayındaki raporunda da belirttiği gibi, Kuzey Kıbrıs’ın tecridinin kalkması gerektiği görüşünü hala taşıdığını vurguladı.

Ada’daki durumun sakin olduğunu, Yeşit Hat’ta yönelik olarak ihlallerin büyük çapta olmadığını belirten Annan, “Ada’da kapsamlı bir çözüm olmadığı ve bu bağlamda BM Barış Gücü UNFICYP’nin iki taraf arasındaki ateşkesi koruma ve Ada’daki diğer konularda önemli rolü göz önüne alındığında” gücün görev süresinin 15 Haziran 2007 tarihine dek uzatılmasını istedi. BM Barış Gücü’nde 15 Kasım 2006 tarihi itibariyle 853 asker ve 60 polis bulunuyor. Annan’ın raporunun önümüzdeki günlerde Güvenlik Konseyi’nde tartışılması bekleniyor.

BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI VE DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI: “MARAŞ KAPSAMLI ÇÖZÜMDE ELE ALINACAK BİR KONUDUR"
(10.04.06)

BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI VE DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI’NIN GKRY’NİN SINIR KAPILARINDAKİ UYGULAMALARI İLE İLGİLİ AÇIKLAMASI (08.04.06)

Pakistan depreminden sonra 11-21 Ekim 2005 tarihleri arasında bölgeye giden KKTC ekibinin faaliyetlerini gösteren fotoğraflar

TÜRKİYE'NİN ÖNÜNDEKİ YOL - (THE NEW YORK TIMES, 31 OCAK 2006)

CUMHURBAŞKANI TALAT'IN İKİNCİ AYLIK BASIN TOPLANTISI

1963-1974 YILLARI ARASINDA rum saldırıları sonucunda GERÇEKLEŞEN NÜFUS HAREKETLERİNİ VE KIBRISLI TÜRKLERİN GÖÇ ETTİRİLDİĞİ KÖYLERİ GÖSTEREN KIBRIS HARİTASI

RUM YAZAR RUM VAHŞETİNİ ANLATIYOR

GÜNEY KIBRIS'TAKİ TÜRK KÖYLERİNİN DURUMU