AİHM’İN ARESTİS DAVASIYLA İLGİLİ KARARI...
TAŞINMAZ MAL KOMİSYONU “İÇ HUKUK” YOLU OLARAK KABUL EDİLDİ
“Arestis” davasıyla ilgili kararını dün açıklayan Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesi, yaklaşık bir yıl önce KKTC’de kurulan Taşınmaz Mal
Komisyonu’nu “iç hukuk” yolu olarak kabul etti.
Mahkeme, Ankara’dan 2 milyon Euro talep eden Ksenides-Arestis’e Mal Tazmin
Komisyonu’nun teklif ettiği 850 bin Euro ile 35 bin Euro mahkeme masrafı
ödenmesini de kararlaştırdı.
AİHM kararında, Tazmin Komisyonu’nun AİHM’in Ksenides-Arestis
davasında daha önce Mart 2005 ve Aralık 2005’te gösterdiği yol çerçevesinde
işlerlik kazandığı vurgulanıyor ve Ankara’nın bu konuda attığı adımların
memnuniyet verici olduğu belirtiliyor.
Kararın AİHM gündemindeki 1400’den fazla Rum başvurusunun
geleceğini etkilemesi de bekleniyor.
Uzmanlar, AİHM’in Taşınmaz Mal Komisyonu’nu “iç hukuk” yolu
olarak kabul etmesinin Türk tarafı açısından olumlu bir gelişme olduğuna vurgu
yaptılar ve süreç içerisinde tüm davaların Komisyon’a yönlendirilebileceğine
dikkat çektiler. Uzmanlar, AİHM’in tazminat miktarını belirlerken Taşınmaz Mal
Komisyonu’nun önerdiği miktarı dikkate almasının önemine de işaret ettiler.
Taşınmaz Mal Komisyonu, mülkiyet sorunu konusunda “iç
hukuk” oluşturma hedefiyle uzun tartışmaların ardından 19 Aralık 2005’de
yasalaşarak uygulamaya giren mülkiyet yasası uyarınca oluşturulmuştu.
Anayasa’nın 159’uncu maddesine göre hazırlanan “Taşınmaz Malların Tazmini,
Takası ve İadesi” adlı yasayla oluşturulan Komisyon, Kuzeyde kalan Rum malları
için tazminat, takas ve mal iadesi öngören yasayı uygulamakla yükümlü
bulunuyor.
Sümer Erkmen başkanlığındaki Taşınmaz Mal Komisyonu’nda 2
de yabancı üye görev yapıyor.
Yaklaşık bir yılda Rumlardan Kuzey’deki eski malları için
80 civarında başvuru alan ve bu başvurulardan 10’unu sonuçlandıran Komisyon,
AİHM gündemindeki Arestis davasıyla ilgili de karar üretmişti. Komisyon, Maraş
bölgesindeki malı için tazminat talebiyle AİHM’e başvuran Arestis’e, 220 bini
mal karşılığı, 240 bini de gelir kaybı olmak üzere 460 bin KL tazminat önermiş
ve öneriyi yazılı olarak Arestis’in avukatına göndermişti.
TÜRKİYE’DEN LİMAN ÖNERİSİ
Türkiye, bir liman ve bir havaalanını Ercan Havaalanı ve Mağusa Limanı’nın
bir yıllığına açılması karşılığında Rum gemi ve uçaklarına yine bir yıllığına
geçici olarak açmayı ve 2007’de Kıbrıs’ta bir çözüm girişimi başlatılmasını
önerdi.
Brüksel’de başlayan daimi temsilciler toplantısında ele alınan öneri
Türkiye tarafından dönem başkanı Finlandiya, İngiltere, İtalya, İspanya ve
İsveç’e sözlü olarak aktarıldı. Öneriye göre 2007 sonunda çözüm olmaması
durumunda, taraflar bugünkü pozisyonlarına dönebilecek.
Kıbrıs Rum Yönetimi, Ercan Havalimanının uluslararası
uçuşlara açılmasına hiçbir zaman onay vermeyeceğini açıklarken Kıbrıs Rum
Yönetimi Sözcüsü Christodoulos Pashiardis, “Bu hiçbir zaman geçekleşemez”
dedi.
AB üyesi ülkelerin Brüksel’deki daimi temsilcilerinden
oluşan AB Daimi Temsilciler Komitesi (COREPER) toplantılarında değerlendirilen
öneriyle ilgili olarak daimi temsilciler, başkentlerine danışarak tartışmayı
bugün sürdürmeyi kararlaştırdıkları bildirildi.
CUMHURBAŞKANI TALAT: “TÜRKİYE’NİN ÖNERİSİNE
DESTEK VERİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Dışişleri Bakanı Bernard
Bot’un davetlisi olarak bir günlük çalışma ziyareti için geldiği Hollanda’da
dün öğleden sonra Bakan Bot ile bir araya geldi.
Talat, yaklaşık bir saat süren görüşmenin ardından yaptığı
açıklamada, çok yararlı bir görüşme yaptıklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Talat,
Kıbrıs’ta Ercan Havaalanı ile Mağusa Limanı’nın açılması karşılığı,
Türkiye’nin de limanlardan birini açması şeklindeki öneriyi, yeni ve olumlu
bir açılım olarak değerlendirdiklerini söyledi.
Türkiye’nin bu önerisine karşı Rumların gösterdiği tepkinin
“garip” olduğunu ifade eden Talat, şöyle devam etti:
“Bu konuya tepkileri ve tavırları, Kıbrıs Rum tarafının ne
kadar katı durduğunu ve Kıbrıslı Türkleri ne kadar baskı altına almak
istediğini gösteriyor. Bu tavrı, Avrupa Birliği’nin gözlemesi ve anlaması
gerekiyor. Biz makul ve mantıklı şeyler öneriyoruz, Kıbrıs Rum tarafı
reddediyor. Çünkü sanıyorlar ki kendi taleplerini ön koşul yaparak,
Türkiye’nin AB sürecini akamete uğratacak veya taviz koparacaklar. Bunun
mümkün olmadığını bir kez daha belirtmek istiyorum.”
Cumhurbaşkanı Talat, Bot ile görüşmesi sırasında, Kıbrıs
sorununun çözümü ve Türkiye’nin AB süreciyle ilgili gelişmeler üzerinde
durduklarını da belirtti ve sorunun çözümü açısından BM sürecinin önemini bir
kez daha anlattıklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Talat, görüşmede Hollanda’nın çok merak
ettiği mülkiyet sorununa da değindiklerini, bu konuda Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi’nin verdiği kararın kendilerinin haklılığını ve olaya ciddiyetle
yaklaştıklarını ortaya koyduğunu anlattı. Talat şöyle dedi:
“Mülkiyet sorununun, bütünlüklü çözüme ulaşılmasıyla mümkün
olacağına Kıbrıslı Türklerin inanmasına karşın, geçici çözüm olarak düşünülen
iç hukuk yolu yaratmayı öngören tanzim komisyonu yasasının, Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesi tarafından olumlu bulunması, bizim bu konudaki ciddiyetimizi
ortaya koymuş oldu. Bunları anlattık. Sanıyorum bunlar önemli gelişmeler.
Kıbrıs sorununda Kıbrıslı Türklerin ne kadar doğru bir çizgide olduğunu,
sorunun çözümü için samimiyetle uğraştığını gösteriyor.”