BAŞBAKAN
SOYER: AB DIŞİŞLERİ BAKANLARI ZİRVESİNDEN ÇIKAN SONUÇ KİMSE İÇİN KAZANÇ DEĞİL
Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, 2007 Mali Yılı Bütçe Yasa
Tasarısı görüşmelerinde konuşan Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Kıbrıs sorunu
konusunda değerlendirmelerde bulundu.
AB’nin toplumların değişiklikleriyle şekillendiğini,
kazan-kazan ilkesiyle çalıştığını belirterek, AB’de çözüm olmadan üye olan
Güney Kıbrıs’taki yönetimin hakimiyetçi anlayışı ve gerici niyetlerinin Kıbrıs
ve AB için kazan-kazan ilkesinin kaybet-kaybet ilkesine dönüştüğünü söyledi.
Başbakan Soyer, günümüzde çözümsüzlüğün getirdiği ana
unsurun en önemli kaybet ilkesinin, AB için de işleyen bir noktaya doğru
şekillendiğini ifade etti. Kıbrıs sorununun çözüm sürecinin birçok şeyi
tetiklediğini ama sonuçta AB’nin ilkelerinin zedelendiğini; çünkü Kıbrıs
sorunu çözülmeden Rum tarafının üye olduğunu anlattı, AB Dışişleri Bakanları
zirvesinden çıkan sonucun da kimse için kazanç olmadığını belirtti.
AB’nin sorunları demokratik çözme olgusunun imaj kaybına
uğradığını belirten Başbakan Soyer, “İmaj, sorun çözücülük, demokratik birlik
konularında sorunları var” dedi. Başbakan Soyer, güveni sarsan bu olguların
AB’nin imajına gölge düşürdüğünü ifade etti.
Rum Yönetimi, Çin, Fransa ve Rusya indinde bu girişimleri
yaparken, bazı kesimlerin hala Annan Planı’nı zemin kabul etmediğini
söylemesinin doğru olmadığını belirten Başbakan Soyer, Kıbrıs’ta çözüm için BM
sürecine sahip çıkılması gereğini vurguladı.
AVCI: GKRY AÇILIMLARIMIZ KARŞISINDA ŞAŞKINLIK
İÇİNDE KALACAK
Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu 2007 Mali Yılı Bütçe Yasa
Tasarısı’na ilişkin görüşmeler sırasında konuşan Başbakan Yardımcısı ve
Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, Kıbrıs’ın, dünyanın ve AB’nin gündeminde önemli
bir yer tuttuğuna işaret ederken, Türkiye’nin, Kıbrıs Türkü’ne uygulanan
izolasyonların kaldırılmasına yönelik kararlı tutumunu saygıyla
karşıladıklarını ve desteklediklerini belirtti.
Turgay Avcı, Türkiye ile KKTC hükümetlerinin dış politikada
birlikte uyum içinde olmayı sürdüreceğini vurgulayarak, izolasyonların
haksızlığını yinelerken, izolasyonların sonsuza kadar süremeyeceğini söyledi.
Rum tarafının çözümsüzlük yanlısı politikalarını da
eleştiren Avcı, “Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ileriki günlerde yapacağımız
açılımlar karşısında şaşkınlık içinde kalacak” şeklinde konuştu.
İzolasyonların kalkmasına yönelik ilk işaretin Ercan
Havalimanı’nın direkt uçuşlara açılması olacağını kaydeden Avcı, kritik
günlerden geçildiğini belirterek, bu aşamada Kıbrıs Türkü’nün birlik ve
beraberlik içinde hareket etmesinin önemini vurguladı.
ERÇAKICA: “RUMLARIN İSTEKLERİNİN TÜRKİYE’YE
KOŞUL OLARAK ÇIKARILMAK İSTENMESİNİ KINIYORUZ”
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, dün düzenlediği
haftalık basın brifinginde, AB Genel İşler Konseyi’nin Türkiye ile ilgili
kararını ve Kıbrıs Türkleri’ni ilgilendiren boyutunu değerlendirdi.
Erçakıca, 14-15 Aralık’ta yapılacak AB Konseyi’nde
onaylanması beklenen kararların, Kıbrıs sorunu açısından çok önemli olduğunu
söyledi. Rumların tüm itirazlarına rağmen AB Dönem Başkanı Finlandiya’nın
yaptığı bir açıklamayla, Kıbrıs sorununa BM çatısı altında çözüme ve
müzakerelerin yeniden başlatılmasına destek verildiğine dikkat çeken Erçakıca,
“BM gözetiminde Kıbrıs sorununa bir çözüm bulunmasının önemini, AB’ye üye
ülkelerin de anlamış olması, bizim için sevindiricidir” dedi.
Kıbrıs Rum tarafının, BM sürecine atıfta bulunan cümlelerin
Konsey kararına girmesini engellediğini kaydeden Erçakıca, BM sürecini
istenmeyen bir yöntem olarak gören Kıbrıs Rum tarafının, bu sürece verimli bir
şekilde katılmasının kolay olmadığına dikkat çekti.
Erçakıca, AB’ye üye ülkelerin dışişleri bakanlarının,
Kıbrıslı Türkler üzerindeki izolasyonların kaldırılması yönündeki kararlılığı
tekrarlayıp Ocak 2007’de gecikme olmaksızın izolasyonların kaldırılmasına
çalışılacağı açıklamasının, bir diğer önemli nokta olduğunu söyledi.
Hasan Erçakıca, Kıbrıs sorununun çözümsüz kalmasından
dolayı hiçbir sorumluluk taşımayan Türkiye’nin, az veya çok yaptırımlarla
karşılaşmasını ve AB üyelik müzakerelerinin yavaşlamasını olumsuz bir gelişme
olarak karşıladıklarını belirtti.
Kıbrıs Rum tarafının isteklerinin, Türkiye’nin karşısına
adeta bir koşul olarak çıkarılmak istenmesini, kınadıklarını kaydeden
Erçakıca, “Kıbrıs Rum tarafı, AB yolu ile ve Türkiye’den ödünler kopararak,
Kıbrıs’ta kendi istedikleri gibi bir çözüme ulaşamayacaklarını anlamalıdır. Bu
yaklaşımları, aslında AB içinde bile yeterli desteği bulamamıştır” dedi.
Erçakıca, şöyle devam etti:
“Kıbrıs sorununa BM çatısı altında ve kapsamlı bir çözüm
bulunmalıdır. Bu acil bir ihtiyaçtır. Buna karşın, Kıbrıs sorununun kapsamlı
çözümü bulununcaya kadar, iyileştirici önlemler alınmak isteniyorsa, bunun
yolu Türkiye’nin eylem planında ortaya konan yaklaşımın kabul edilmesidir.
Kuzey Kıbrıs’a uygulanmakta olan izolasyonların kaldırılması için gerekli
önlemler alınarak, Türkiye deniz ve hava limanlarının Kıbrıs Rum bandıralı
gemi ve uçaklara açılması mümkündür”
Hasan Erçakıca, Kıbrıs Türkü’ne uygulanan izolasyonların
kaldırılmasına destek verilen AB Genel İşler Konseyi’nde, Doğrudan Ticaret
Tüzüğü’nün geçirildiği, yönündeki haberlere ilişkin soruya verdiği yanıtta,
Konseyin kararında, Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün en kısa sürede hayata
geçirileceği yönünde, bir hüküm bulunmadığını söyledi.
Erçakıca, AB Dönem Başkanlığı’nın, yeni dönemde öncelikli
olarak izolasyonların kaldırılmasının ele alınacak olmasından, ilk etapta
Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün uygulanmasını anlayabileceğini, ancak Tüzüğün
nasıl bir şekil alacağı ve nasıl uygulanacağının, Mali Yardım Tüzüğü’nde
olduğu gibi açılacak yeni bir tartışma alanında belirleneceğini belirtti.
Hasan Erçakıca, Konseyin kararıyla ilgili olarak ellerine
ulaşan ilk verilerle, yeni dönemde izolasyonların kaldırılması konusunun
önemli ve öncelikli bir konu olarak gündeme geleceğini ve Doğrudan Ticaret
Tüzüğü’nün kabul edilip uygulanmasının da, bunun somut göstergesi olarak
gösterileceğini söyledi.
Almanya’nın, Dönem Başkanlığı’nı devralacağı 1 Ocak
2007’den itibaren, izolasyonların kaldırılması konusunun ele alınacağına
işaret eden Erçakıca, “Sadece Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün, çeşitli
kısıtlamalarla kabul edilip uygulanmak istenmesi, izolasyonların kaldırılması
anlamına da gelmeyebilir” dedi.