CUMHURBAŞKANI TALAT: --“AB’IN SON KARARINDAN MEMNUN DEĞİLİZ...BU BİR
CEZA...ÇÖZÜM DAHA DA ZORLAŞTI...ÖFKEMİZİ DİNDİRMEK İÇİN İZOLASYONLARA ATIF
YAPTILAR”
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Türkiye-AB müzakere
sürecinde yaşanan gelişmeler ve Kıbrıs’la ilgili süreci, TAK muhabirine
değerlendirdi.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, yaptığı değerlendirmede
Avrupa Birliği’nin Türkiye müzakere sürecine ilişkin son kararıyla Rum
tarafının taleplerinin ön koşul haline getirildiğini ve Türkiye’nin
cezalandırıldığını belirtti. Kararda, Türk tarafının “öfkesini dindirmek için”
izolasyonlara da atıf yapıldığını belirten Talat, doğrudan ticaret tüzüğünün
nasıl bir şekil alacağının belirsiz olduğunu da vurguladı.
Kıbrıs sorununun üyelik müzakere sürecinde Türkiye için
engel oluşturduğunu vurgulayarak, Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafının çözüm
konusundaki kararlılığını yineleyen Talat, izolasyonların kaldırılması ve
bütünlüklü çözüm politikasının bugünkü konjonktürde doğru bir politika
olduğunu söyledi.
AB Genel İşler Konseyi’nin “Türkiye müzakere sürecinde 8
başlığın dondurulması ve doğrudan ticaret tüzüğünün görüşülmesiyle Kuzey
Kıbrıs’a uygulanan izolasyonların ocak ayından itibaren hafifletilmesine”
ilişkin kararını da Talat, “Memnun olmadım” sözleriyle yorumladı.
Kararla, Rum tarafının taleplerinin Türkiye’ye ön koşul
haline getirildiğine dikkat çeken Talat, 8 başlık dondurulurken diğerlerinin
devamının da “Türkiye’nin yükümlülüklerini yerine getirmesi” şartına
bağlandığına vurgu yaptı ve “Bu bir cezadır. Türkiye Rum tarafının taleplerini
yerine getirinceye kadar cezalı kalacak” dedi.
Avrupa Birliği’nin bu tavrıyla çözümün daha da zorlaştığını
söyleyen Talat, taleplerini Türkiye’ye ve Kıbrıs Türk tarafına empoze
edebileceğini gören Rum tarafının çözüme yanaşmak için nedeni olmadığını
anlattı.
Kararda doğrudan ticarete ve izolasyonlara atıf yapılmasını
yorumlarken de, Rum Yönetimi’nin üyeliğinin ardından ilk kez bir AB belgesinde
“doğrudan ticaret tüzüğü”nden bahsedilmesinin olumlu bir gelişme olduğunu
belirten Talat, ancak ilgili paragrafta yer alan “Rum Yönetimi’nin kontrol
edemediği Kıbrıs Cumhuriyeti toprağı” şeklindeki ifadenin Kıbrıs Türk halkını
“aşağılayıcı” bir tutum olarak kabul edilemez olduğunu söyledi.
Türkiye’nin AB sürecine ilişkin Kıbrıs bağlantılı liman
önerisinin, tüm kesimlerden destek bulan eylem planının parçası olduğuna da
dikkat çeken Talat, KKTC’deki bir liman ve bir havaalanı karşılığında
Türkiye’de iki limanın Rum uçak ve gemilerine açılması önerisine desteklerini
yineledi.
Limanların karşılıklı olarak belli şartlarda açılmasının
izolasyonların kalkmasına ilişkin politikalarıyla örtüştüğünü vurgulayan
Talat, bir soruya karşılık, İngiltere’ye direkt uçuş başvurusunun bu öneriyle
bağlantılı olmadığını, tamamen bağımsız olduğunu söyledi.
Ancak İngiltere’den olumlu yanıt gelmesi halinde
Türkiye’nin Ercan’a karşılık Türkiye’de bir havaalanı önerisinin bir
parçasının gerçekleşmiş olacağını anlatan Talat, İngiltere’ye direkt uçuş
başvurusnun bu ülkedeki ünlü hukuk firmalarından görüş alınarak ve hukuki
zemin hazırlanarak yapıldığını vurguladı. “Aldığımız hukuki görüşe göre direkt
uçuşa yasal, hukuki engel yok” diyen Talat, bugünlerde yanıt beklediklerini
bildirdi.
İNGİLTERE’DE YAŞAYAN TÜRKLER KKTC’DEKİ ERCAN
HAVAALANINA DİREKT UÇUŞ İÇİN KAMPANYA BAŞLATTI
İngiltere’de yaşayan Kıbrıslı Türklerin ambargolara karşı
mücadele etmek üzere kurdukları “Embargoed” (Ambargolu) adlı sivil toplum
örgütünün üyeleri, Ercan havaalanının doğrudan uçuşa açılması talebini içeren
bir metni, Başbakan Tony Blair’in internet sayfasına gönderdi ve imzaya açtı.
İngiltere Başbakanlığının, Blair’e gelen talepleri içeren
internet sayfasında yer alan Ercan havaalanıyla ilgili metne şu ana kadar 3245
kişinin online olarak imza koyduğu bildirildi.
“Embargoed” üyesi Atalay Çolak’ın, 5 Aralıkta başlattığı
kampanyanın şu ana kadar İngiltere Başbakanlığı sayfasında açılan kampanyalar
arasında en çok ilgi gören 9. kampanya olduğu belirtildi.
Metinde Başbakan Blair’e Annan Planının KKTC halkı
tarafından referandumda onaylanmasının ardından verilen sözler hatırlatılıyor
ve aradan geçen yaklaşık üç yılda bu sözlerin tutulmadığına dikkat çekiliyor.
İzolasyonlar yoluyla KKTC’lilere yönelik ayrımcılığa son
verilmesi istenen metinde, Blair ve İngiltere hükümetinden KKTC halkına
verilen sözlerin tutulması talep ediliyor.