CUMHURBAŞKANLIĞI SÖZCÜSÜ HASAN ERÇAKICA: LOKMACI KAPISI’NDAKİ ÜST GEÇİDİN
KALDIRILMASINA KARAR VERİLDİ
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali
Talat’ın; Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum taraflarının, 2007 yılının ilk çeyreği
içinde kapsamlı çözüm müzakerelerini başlatma kararlarına ve iki halkın
işbirliği duygularının geliştirmesine yardımcı olmak amacıyla Lokmacı
Kapısı’nın açılmasına engel olduğu ileri sürülen üst geçidin kaldırılmasına
karar verdiği açıklandı.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü
Hasan Erçakıca bugün yaptığı yazılı açıklamada, “Cumhurbaşkanımız Mehmet Ali
Talat, bu konudaki tartışmaları sonlandırmak amacıyla söz konusu üst geçidin
kaldırılması çalışmalarının yarından itibaren başlatılmasına karar vermiştir.
Kıbrıs Türk tarafının bu tutumu, bugün bir mektupla Birleşmiş Milletler
Örgütü’ne de iletilmiş bulunmaktadır” dedi.
Erçakıca açıklamasında,
Kıbrıs Türk tarafının, Kıbrıs’ta yaşayan iki halkın yakınlaşmasına ve
işbirliğine büyük önem verdiğine ve bu konuda atılacak adımların Kıbrıs
sorununa kapsamlı bir çözüm bulunmasını kolaylaştıracağına inandığına işaret
etti.
“BM Genel Sekreter
Yardımcısı İbrahim Gambari tarafından taraflara gönderilen 15 Kasım 2006
tarihli mektupta, kapsamlı çözüm müzakerelerinin 2007 yılının ilk çeyreğinde
başlatılmasını önerdiği ve bu önerinin iki tarafça olumlu karşılandığı dikkate
alındığı zaman, iki halk arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için bu aşamada
yapılabileceklerin büyük önem taşıdığı da ortaya çıkmaktadır” diyen Erçakıca,
Kıbrıs Türk tarafının, uzun zamandan beri Lokmacı Kapısı’nın açılmasının bu
işbirliğine büyük bir katkı yapacağını belirtmekte olduğunun ve kapının
açılması için engel olarak gösterilmeye çalışılan üst geçidin bu açılışa engel
olmadığını vurgulamakta olduğunun altını çizdi.
“Bilindiği gibi BM Genel
Sekreter Yardımcısı İbrahim Gambari’nin Kıbrıs ziyareti sırasında BM Genel
Sekreteri’ne yazılı olarak ilettiğimiz 6 Temmuz 2006 tarihli Güven Yaratıcı
Önlemler Paketi de Lokmacı Kapısı’nın açılmasını içermekte idi” diyen
Erçakıca, açıklamasına şöyle devam etti:
“Cumhurbaşkanımız Mehmet
Ali Talat, bu konudaki tartışmaları sonlandırmak amacıyla söz konusu üst
geçidin kaldırılması çalışmalarının yarından itibaren başlatılmasına karar
vermiştir. Kıbrıs Türk tarafının bu tutumu, bugün bir mektupla Birleşmiş
Milletler Örgütü’ne de iletilmiş bulunmaktadır.
Bu aşamadan sonra Kıbrıs
Türk tarafının beklentisi, Lokmacı Kapısı’nın açılmasının başlıca engeli
durumundaki duvarın yıkılması ve daha başka engeller çıkarılmadan Lokmacı
Kapısı’nın iki halkın ve Kıbrıs’ın ziyaretçilerinin kullanımına açılmasıdır.”
DIŞİŞLERİ BAKANI AVCI: “RUM YÖNETİMİ YEŞİL HAT TÜZÜĞÜ’NE YENİ
KISITLAMALAR GETİRİYOR”
Başbakan
Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, Rum Yönetimi’nin sözde kaçakçılığı
önlemek amacıyla sınır boylarına kontrol noktaları kurma planıyla, Yeşil Hat
Tüzüğü’ne yeni kısıtlamalar getirmeye çalışması konusunda basın açıklaması
yaptı.
Açıklamanın metni
şöyledir:
Rum yönetiminin, Kuzey
Kıbrıs’tan Dikelya İngiliz Üs bölgesi aracılığıyla Güney Kıbrıs’a
gerçekleştirildiği iddia edilen sözde kaçak ticaretin önlenmesi amacıyla
tedbirler alacağı ve bu çerçevede belirli bölgelerde Rum kontrol noktaları ve
barikatlar oluşturmayı planladığını Rum basınından öğrenmiş bulunuyoruz.
Rum yönetimi bu yaklaşımı
ile “kaçak ticareti önleme” görüntüsü altında halihazırda kapsamı dar olan
Yeşil Hat Tüzüğü uyarınca iki taraf arasında yapılan ticarete getirilen
kısıtlamalara bir yenisini getirmektedir. GKRY’nin tamamen asılsız ithamlarla
geçişlerde yapay sorunlar yaratarak ticareti engelleme çabaları kabul
edilemezdir. Rum yetkililerin sınır kapılarında yapmakta oldukları insanlık
dışı kontrollerde kişilerin kendi kullanımları için üzerlerinde
bulundurdukları sigaraya bile el koyması, Rum tarafının iki taraf arasında
gerçekleştirilen ticarete ilişkin olumsuz politikasının bir örneğidir.
Rum liderliğinin temel
hedefi Kıbrıs Türk ekonomisine katkı sağlayacak girişimleri baltalamak ve
halkımızın her alanda maruz kaldığı izolasyonların devamını sağlamaktır.
Atılacak bu tür olumsuz adımların, Ocak 2007 tarihinde hiçbir değişikliğe
uğramadan onaylanması beklenen, Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün içerik ve ruhuna
da aykırı olduğu açıktır. Hiç şüphesiz, uzlaşıcı bir politika sergilenmesi
gereken bir dönemde, Rum tarafının geçişler ve ticarete ilişkin yaklaşım tarzı
iki taraf arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla sarfedilen çabalara
darbe vurmaktadır.