CUMHURBAŞKANI TALAT: “AB KIBRIS’IN ÇÖZÜM PLATFORMU DEĞİL”
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, dün Kıbrıs Türk Kamu
Görevlileri Sendikası (Kamu-Sen) Genel Başkanı Mehmet Özkardaş ve sendika
yöneticilerini kabulünde yaptığı konuşmada, Avrupa Birliği’nin Kıbrıs
sorununun çözüm platformu olmadığını, Kıbrıs’ta bütünlüklü çözümün
parçalarıyla ilgili söz söylemek, tavır koymak ve öneri yapmak yerine Kıbrıslı
Türklere doğrudan ticaret ve uçuş sağlayıp izolasyonların diğer unsurlarını
ortadan kaldırmak ve üniversiteleri Bologna sürecine katmak için çaba
göstermesi gerektiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Talat, üst düzey AB yetkililerinin birbirini
tutmayan görüşler ortaya koyduğuna işaret ederek, “Ama merak etmeyin. Biz
Kıbrıslı Türkler olarak ne istediğimizi biliyoruz. Hakkımızı kimseye
çiğnetmeyeceğiz” dedi.
Rum lideri Tasos Papadopulos’un artık Kıbrıslı Türklere
azınlık haklarını bile çok gören yaklaşımlar sergilediğini kaydeden
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, “Biz azınlık değil, siyasi eşitiz” diye
konuştu.
Nüfus azlığının azınlık olmayı gerektirmediğini, bunun
üniter devletlerde bile saygı duyulan bir statü olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı
Talat, “Kıbrıslı Türkler bu adada hiçbir zaman azınlık olmadı. Kıbrıslı
Türklerin statüsü, siyasi eşitlik statüsüdür. Kıbrıslı Türkler eğer kendi
yurttaşlarının, toplumunun çıkarlarına aykırı görürse bir olayı, bir kararı,
bu kararın Kıbrıs’ta alınması mümkün değildir. Aynı şekilde Kıbrıs Rum
tarafının da aleyhine bir kararın alınması da bunun doğal sonucu olarak siyasi
eşitliğin gereğidir” diye konuştu.
Talat, AB Dönem Başkanı Finlandiya’nın Gazimağusa Limanı ve
Maraş konusundaki önerileri konusunda, bu ülkenin büyükelçisiyle geç de olsa
temaslarının başladığını belirterek, devrede olduklarını bildirdi.
Türkiye’nin AB sürecinde tıkanıklık olmaması için “kısa
günün karı” diye Papadopulos’un Eylül 2004’teki önerisinin ısıtılarak önlerine
konmaya çalışıldığını belirten Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Maraş’ın
bütünlüklü çözümün parçası olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs Türk tarafının
tutumunu açıkça ortaya koyduğuna işaret ederek, Mağusa Limanı’nın bugüne kadar
hep Kıbrıslı Türklerin yönetiminde olduğunu, Güven Yaratıcı Önlemler’de de
böyle öngörüldüğünü, dolayısıyla limanın ortak çalıştırılması veya AB’ye
devredilmesi yaklaşımlarını kabul etmelerinin son derece anlamsız olacağını
vurguladı.
Mehmet Ali Talat, BM sürecini desteklediklerini, 8
Temmuz’da Papadopulos’la yaptığı anlaşmayı uygulamaya, çoktan kurulması
gereken teknik komitelerin hemen yarın çalışmaya başlamasına hazır
olduklarını, çalışma gruplarıyla ilgili ise BM’nin önerisini beklediklerini,
BM Genel Sekreteri’nin Siyasi İşler Yardımcısı İbrahim Gambari’nin bu konuda
öneri hazırlayacağını söylediğini ifade etti.
"Umuyoruz ki mantıklı, kabul edebileceğimiz bir durum
ortaya çıkar ve derhal Kıbrıs sorunuyla ilgili müzakereleri başlatırız” diyen
Talat, şöyle konuştu:
"AB, Kıbrıs’ın çözüm platformu değildir. AB, bütünlüklü
çözümün parçalarıyla ilgili söz söylememelidir, tavır ortaya koymamalıdır,
öneri yapmamalıdır. AB’nin yapması gereken, bizim doğrudan ticaretimizi,
doğrudan uçuşları sağlaması ve izolasyonun diğer unsurlarını ortadan kaldırmak
için çaba göstermesidir.”