CUMHURBAŞKANI TALAT, BRÜKSEL TEMASLARINI DEĞERLENDİRDİ...
“FİNLANDİYA ÖNERİLERİ ARASINDA BİZİM İÇİN CİDDİ TEHLİKELİ
OLANLAR VAR”
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Brüksel’deki temasları
çerçevesinde dün Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Joseph Borrell ve AB
Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu Üyesi Olli Rehn’le bir araya geldi.
Görüşmeleri sonrasında bir basın toplantısı düzenleyen Talat, Brüksel
temaslarını değerlendirdi.
Cumhurbaşkanı Talat, görüşmelerinde uluslararası toplumdan
ve özellikle AB’den Kıbrıslı Türkler üzerindeki izolasyonların kaldırılmasını
istediğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Talat, AB’nin referandum sonrasında aldığı
izolasyonları kaldırma kararının, Kıbrıs Türk tarafının adanın birleşmesine
desteğinin bir sonucu olduğunun altını çizdi .
Soruları yanıtlarken, Kıbrıs sorununun çözümü konusunda
karamsar olmadığını belirten Talat, “AB’nin bu sorunu çözebileceğini
düşünmüyorum. Çünkü Rum tarafı AB üyesidir ve AB’nin kararlarında tarafsız
davranamaz. Fakat AB çözüm sürecinde çok önemli rol oynayabilir” dedi ve
AB’nin bu önemli role, Kıbrıs Rum kesimine bir takım sorumluluklar yükleyerek,
çözüm için cesaretlendirerek başlayabileceğini ifade etti.
Talat, AB’nin Kıbrıslı Türkleri de AB yolunda ilerleme
konusunda cesaretlendirebileceğini, bunun Kıbrıslı Türklerin AB’yle ve
dünyayla ilişkilerini güçlendirmesiyle olabileceğini kaydederek “Bu da
izolasyonların kalkmasını gerektirir. AB Kıbrıs sorununun çözümünde BM kadar
önemli bir role sahip değildir. Fakat AB motivasyon konusunda oldukça önemli
bir role sahip” diye konuştu.
Kasım-aralık aylarına kadar Kıbrıs sorununa üretilecek bir
çözümden çok Türkiye’nin AB sürecinde bir kriz yaşanmamasının önemli olduğunu
ifade eden Talat, AB’nin zaman limitinin Kıbrıs sorunuyla değil, Türkiye’nin
üyeliğiyle ilgili olduğunu kaydetti.
Cumhurbaşkanı Talat, Kıbrıs’ta kapsamlı bir çözüm arayışı
içinde olduklarını vurgulayarak, Maraş’ın da kesinlikle kapsamlı çözümün
parçası olacağını söyledi. Maraş’ın Kıbrıslı Türklerin ancak karşılığında
olumlu bir şey alması halinde verilebileceğini yineleyen Mehmet Ali Talat,
mal-mülk konuları ve güç paylaşımı gibi konuların da yine kapsamlı çözümde
tartışılabileceğini anlattı.
Kıbrıs Türk tarafının bu konularda çok dikkatli olduğunu ve
kapsamlı çözümün önemini hiçbir zaman unutturmaması gerektiğini dile getiren
Cumhurbaşkanı Talat, Brüksel’deki temasları sırasında AB yetkililerinin
Kıbrıslı Türkler üzerindeki izolasyonları kaldırmakta oldukça istekli
davrandıklarını gözlemlediğini, ancak yazılı bildirgelerde belirtilen istekler
ile AB yetkililerinin davranışları arasında fark görmesinin kendilerini
düşündürdüğünü ifade etti. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, “Yine de AB bizim
için hala bir hedef olarak durmaktadır” dedi.
Talat, Finlandiya’nın önerileri ile ilgili olarak ise şöyle
konuştu:
“Şu anda karar verme aşamasında değiliz. Bu konudaki görüş
alışverişlerimiz devam etmektedir. Bu konudaki görüşlerimi açıkça şu anda
belirtmeyi tercih etmiyorum. Fakat Finlandiya’nın sunduğu öneriler arasında
ciddi anlamda tehlikeli öneriler bulunmaktadır bizim açımızdan...
Finlandiya’nın önerisi içinde alış-veriş söz konusu… Ancak
Kıbrıslı Türkler üzerindeki izolasyonların kaldırılması koşulsuz olmalıdır. Bu
durumda Kıbrıslı Türklerden bir şey istemenin adil olduğunu düşünmüyorum. Bu
yüzden biz de yeni talepler eklemeyi düşünüyoruz, Ercan’ın direkt uçuşlara
açılması gibi… Sadece ekonomik değil kültürel anlamda da izolasyonların
kaldırılmasını talep ediyoruz.”
Kıbrıslı Türklerin AB kurumları içinde temsiliyet ve
seslerini duyurmak istediklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Talat, Avrupa
Komisyonu’nda Kıbrıslı Türklerin temsil edilmemesi yüzünden Kıbrıslı Türklerle
ilgili uygulanabilir kararlar alınmasının zorlaştığını söyledi. Talat, “Biz,
isteklerimizin doğal ve kabul edilebilir olduğunu düşünüyoruz” dedi.
Kıbrıs sorununun çözümünün kapsamlı olması gerektiğinin
altını çizen Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, “Eğer çözüme parça parça
yaklaşırsak kendimizi kaybederiz. Eğer Kıbrıslı Türkler üzerindeki
izolasyonların kaldırılmasını Ercan ve Maraş konularına bırakırsak, bu
tehlikeli bir durum. Eğer izolasyonların kaldırılması için bize şartlar
sunuluyorsa neden daha önce kaldırılacağına dair bir bildirge yayımlandı?
Referandumda self-determinasyon hakkımızı kullanarak adada bölünmüşlüğü
desteklemediğimizi dünyaya kanıtladık” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Talat, bugün de AB Ortak Dış Politika ve
Güvenlik Yüksek Temsilcisi Javier Solana, AP Sosyalist Grup Başkanı Martin
Schultz, Avrupa Parlamentosu’nun Türk asıllı milletvekili Cem Özdemir ve AB
Komisyonu Başkan Yardımcısı Günter Verheugen ile görüşecek.
CUMHURBAŞKANLIĞI SÖZCÜSÜ ERÇAKICA: “RUMLARIN
SORUNU AB ZEMİNİNE KAYDIRMA ÇABALARI HAKLARIMIZI GASP ETME GİRİŞİMİDİR”
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, dünkü basın
brifinginde, Kıbrıs Rum tarafının Kıbrıs sorununu Türkiye-AB ilişkileri
bağlamında ele almak istemesinin, BM çatısı altında devam ettirilmeye
çalışılan çözüm çabalarına ciddi bir darbe vurduğunu söyledi. Erçakıca, Kıbrıs
sorununun AB çatısı altında daha sınırlı ele alınması gerektiğini; konunun
AB’nin Kıbrıslı Türklerle ilişkiler bağlamında ele alınmasının daha doğru
olacağını ifade etti.
Kıbrıslı Rum lider Tasos Papadopulos’un İrlanda
Cumhurbaşkanı’yla görüşmesi sonrasında yaptığı açıklamada AB’nin Kıbrıs
sorununa dâhil olmasını teşvik edecek şekilde konuştuğunu ve AB çatısı
altındaki çabaların BM çatısı altında yaşananlardan farklı olmadığını ileri
sürdüğünü kaydeden Erçakıca, “Kıbrıs Rum tarafı Kıbrıs sorununun sadece AB
çatısı altına taşımak gayretini ortaya koymakla kalmamakta, sorunu Türkiye-AB
ilişkilerinin bir parçası haline getirmeye çalışmaktadır” dedi.
Rumların Kıbrıs sorununa çözüm çabalarını AB platformuna
kaydırma çabalarını “Kıbrıslı Türklerin haklarını gasp etme girişimi” olarak
değerlendiren Erçakıca, AB platformunun bugünkü şekliyle tarafların eşit
katılımına olanak sağlamadığına işaret etti.
AB’nin yasal sorumluluğunun 26 Nisan 2004 tarihli Avrupa
Konseyi kararından kaynaklandığını; buna bağlı olarak Mali Yardım ve Doğrudan
Ticaret tüzüklerinin kabul edilip uygulanmasının ve diğer önlemlerin
alınmasının bu kapsama girdiğini anlatan Sözcü Erçakıca, AB’nin ahlaki
sorumluluğunu ise “Kıbrıslı Türkler barıştan yana bir halk olduğunu
göstermişlerdir. Daha fazla izolasyon altında tutulmaları gayriahlâkî bir
durumdur” şeklinde özetledi.
Kıbrıs sorununun kapsamlı bir çözümüne ihtiyaç duyulduğunu
belirten Hasan Erçakıca, bunun hem AB’nin hem de Rum tarafının AB’ye
taahhütleri arasında yer aldığını ifade ederek, Kıbrıs Türk tarafının da
kapsamlı çözüme ihtiyacı her aşamada vurguladığını anlattı.
BM Kıbrıs Temsilcisi Michael Möller’in önerilerine Kıbrıs
Türk tarafının hemen olumlu yanıt verdiğini, Rumların yanıtını bilmediklerini,
ama bu konuda bugünlerde New York’tan BM Genel Sekreteri’nin Siyasi İşler
Yardımcısı İbrahim Gambari’den bir mektup veya bir öneri geleceğini
bildiklerini açıkladı.