KKTC BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI VE DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI BASIN
AÇIKLAMASI
Güney
Kıbrıs Rum Yönetimi “Milli Muhafız Ordusu” tarafından düzenlenen Nikiforos
planlı askeri tatbikatı bu yıl 10-15 Ekim 2006 tarihlerinde yapılmaktadır.
Kıbrıs’ta bu tür askeri tatbikatlara karşılıklı olarak son verilmesi konusunda
taraflar arasında 2001 yılında varılan mutabakata rağmen, Güney Kıbrıs Rum
Yönetimi’nin bu mutabakata aykırı olarak benzeri bir tatbikatı geçtiğimiz yıl
da düzenlediği hatırlanacaktır.
Kıbrıs’ta siyasi eşitliğe dayalı kapsamlı bir çözüme ulaşılması yönündeki
çabalar üzerinde yoğunlaşılması gereken bir dönemde Güney Kıbrıs Rum
Yönetimi’nin adada güvensizlik ve gerilim yaratacak böyle bir askeri tatbikat
düzenlemesi Rum tarafının siyasi emellerini bir kez daha ortaya sermesi
bakımından düşündürücüdür.
Kuzey
Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, askeri tatbikatların durdurulması konusunda iki taraf
arasında daha önce varılan mutabakatın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından
tek taraflı olarak bozulması nedeniyle, bu mutabakattan önce düzenlemekte
olduğu Toros tatbikatını 7-9 Kasım 2006 tarihlerinde, kendi kara, hava ve
deniz sahasında düzenleyecektir.
12
Ekim 2006, Lefkoşa.
CUMHURBAŞKANI TALAT: FİNLANDİYA ÖNERİLERİNE YAPICI YAKLAŞIYORUZ
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, “Mağusa Limanı’nın Avrupa
Birliği denetiminde doğrudan ticarete açılmasını, Türk askerlerinin
köntrolündeki Maraş’ın Birleşmiş Milletler (BM) denetimine verilmesini ve
Türkiye’nin limanlarını Rum gemi ve uçaklarına açmasını” öngören
Finlandiya’nın önerisine ilişkin NTV’ye değerlendirmelerde bulundu.
Brüksel’de temaslarda bulunan Talat, Avrupa Birliği (AB)
dönem başkanı Finlandiya’nın önerileriyle ilgili çekincelerini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Talat, Finlandiya’nın önerilerinden Maraş’ın
BM denetimine verilmesine yönelik maddenin çıkarılmasını ve Ercan Havaalanı’na
doğrudan uçuş düzenlenmesine imkan verecek bir maddenin önerilere eklenmesini
talep etti.
Talat, Kıbrıslı Türklere uygulanan izolasyonların
kaldırılması için Türk tarafının taviz vermesi yönünde beklentinin “mantıklı”
olmadığını da söyledi.
Talat, ayrıca Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik
sürecinin Kıbrıs sorunuyla ilişkilendirilmesini “son derece yanlış” olarak
nitelendirdi.
Brüksel’deki temasları çerçevesinde dün de AB Ortak Dış
Politika ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Javier Solana ve AB Komisyonu Başkan
Yardımcısı Günter Verheugen’in yanısıra Avrupa Parlamentosu’ndaki bazı siyasi
grup temsilcileri ve parlamenterlerle bir araya gelen Talat, temaslarından
olumlu bir sonuç alamamasına karşın yine de Finlandiya’nın önerilerine yapıcı
yaklaştıklarını vurguladı.
Talat, Finlandiya’nın önerisini “Türkiye, Yunanistan ve
adadaki tarafların” aynı masada görüşmesine yönelik taleplerinin kabul
görmediğini de söyledi. Talat, AB’nin Türkiye ile müzakerelerinde tren
kazasını önlemek için son dakika da olsa formül bulacağına olan inancını dile
getirdi.
RUM YÖNETİMİ’NİN KAYIPLARI İSTİSMARI…
Rum yönetiminin kayıplar konusunu siyasi açıdan istismar
ettiğine ilişkin yeni veriler elde edildi. Ölü oldukları bilinmesine rağmen
ailelerine hiç bilgi vermeyen Rum yönetiminin “kayıp” diye beyan ettiği bir
kişiye yıllarca kayıp ödeneği verdiği ortaya çıktı.
Rum Yönetimi’nin kayıpları istismarı, Lakadamya askeri
mezarlığına gömülmüş olmasına rağmen Rum yönetimi tarafından oluşturulan
kayıplar listesinde yer alan Hristofis Paşas isimli Rum’un eşi ve çocukları
tarafından Rum yönetimi aleyhine açtığı davada iyice su yüzüne çıktı.
Rum basınına göre önceki günkü duruşmada ifade veren
Politis Editörü Andreas Parashos, Rum yönetiminin, hayatta olmasına rağmen
adını kayıplar listesine koyduğu bir kişiye “kayıp yakını” ödeneği verdiğini
söyledi.
Rum yönetiminden defalarca talep etmesine rağmen, alamadığı
bin 619 ismin yer aldığı kayıp listesini Avrupa Konseyi’nden elde ettiğini
kaydeden Parashos, listede ölmüş ve gömülmüş 180 kişinin ismini bulduğunu
kaydetti. Parashos, “Bu kişilerin ailelerine kimse, hiçbir zaman bilgi vermedi
ve ailelerin bu kişileri Türkiye ve başka yerlerde aramalarına izin verildi”
dedi.
Andreas Parashos, elindeki listede kayıp olarak beyan
edilen en az 40 kişinin, 1974 itibarıyla Lakadamya mezarlığında gömülü
olduğunu saptadığını belirtti.
Bunların arasında Hristofis Paşas, Kukkularis Hristos ve
bir Yunan Alayı askeri de bulunduğunu kaydeden Parashos, “kayıp” olarak beyan
edilen bir kişinin ise Palluriotissa’da yaşadığını ve devletten kayıp yakını
olarak ödenek aldığını da söyledi.
Parashos, Rum yönetiminin kayıplar listesindeki isimleri
siyasi amaçlarla 25 yıl sakladığını söyleyerek, “Hükümetin kayıplar listesini
2002 yılına kadar gizli tutmasından, ölü yakınlarının bilgi edinmesini
istemediği anlamını çıkarıyoruz” dedi.