CUMHURBAŞKANI TALAT PAKİSTAN BAŞBAKANI AZİZ İLE GÖRÜŞTÜ
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Pakistan Devlet Başkanı
Pervez Müşerref’in resmi davetlisi olarak gittiği İslamabad’da, önceki akşam
akşam Pakistan Başbakanı Şevket Aziz’le görüştü.
Pakistan Başbakanlığında gerçekleşen ve yaklaşık bir saat
süren görüşmede, Başbakan Aziz Cumhurbaşkanı Talat’ı Pakistan’da görmekten
büyük mutluluk duyduğunu belirtti ve tüm Pakistan halkının her zaman Kıbrıslı
Türkler’in arkasında olacağını söyledi.
Cumbhurbaşkanlığından verilen bilgiye göre Başbakan Aziz,
Kıbrıs sorununun kısa sürede Birleşmiş Milletleri kararları temelinde
çözülmesi temennisinde bulunarak, Kıbrıslı Rumların Annan Planı’nı reddetmiş
olmasının tüm Kıbrıs için büyük bir kayıp olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Talat, kendisine yapılan sıcak karşılamadan
dolayı Aziz’e teşekkür etti ve Kıbrıslı Türklerin Pakistan’ın samimi ve
şartsız desteğini her an hissettiklerini vurguladı. Talat, Pakistan’ın,
özellikle Birleşmiş Milletler toplantılarında Kıbrıslı Türklere büyük katkı
yaptığının altını çizdi.
Cumhurbaşkanı Talat Pakistan Başbakanı Aziz’e Kıbrıs’taki
son gelişmeler, ve Rum lider Tasos Papadopulos ile 8 Temmuz’da
gerçekleştirdiği görüşmede alınan kararlarla ilgili bilgi verdi. Rumların
Avrupa Birliği’nin Kıbrıslı Türklerle temasa geçme çabalarını engellediğini
söyleyen Cumhurbaşkanı Talat, Rum liderin amacının, Türkiye’yi Avrupa Birliği
sürecinde sıkıştırıp Kıbrıslı Türkleri terketmesini sağlamak olduğunu
vurguladı.
Cumhurbaşkanı Talat, Türkiye’nin limanlarını Rum bandıralı
gemi ve uçaklara açmasını desteklediklerini, ancak bunun Kıbrıslı Türkler
üzerindeki izolasyonların kaldırılmasıyla eşzamanlı olması gerektiğini
söyledi. Bu konuda Türkiye’nin ortaya koyduğu eylem planının sorunu çözmek
için en iyi yöntem olduğunu belirten Talat, Rumların bu planı anında
reddettiklerini hatırlattı.
Cumhurbaşkanı Talat, uluslararası toplumun Rum liderliğini
çözüm konusunda ikna etmediği sürece Kıbrıs’ta barışın çok zor bir hedef
olarak kalacağını belirtti.
Cumhurbaşkanı Talat, Başbakan Aziz’e Kuzey Kıbrıs Türk
Cumhuriyeti ekonomisi hakkında bilgi verdi ve ekonominin, son iki-üç yıl
içinde büyük ilerleme gösterdiğini kaydetti. Bunun, Kıbrıslı Türklerin değişen
imajından kaynaklandığına olan inancını aktaran Cumhurbaşkanı Talat, özellikle
yabancı yatırım ve turizmde büyük artışlar olduğunun altını çizdi.
Cumhurbaşkanı Talat, bu aşamada, KKTC’ye direkt uçuşlar için büyük bir çaba
ortaya koyduklarını söyledi ve bunun KKTC ekonomisi için hayati önem
taşıdığını vurguladı. Cumhurbaşkanı Talat ve Pakistan Başbakanı Aziz, KKTC ve
Pakistan arasındaki ekonomik işbirliği olanaklarından da bahsettiler.
İNGİLTERE'DE ORAMS DAVASI SONUÇLANDI
KARAR KKTC VE ORAMS ÇİFTİNİN LEHİNE
Kıbrıs Rum kesimi vatandaşı Meletis Apostolides'in
KKTC'deki toprağı üzerine ev inşa ettikleri gerekçesiyle İngiliz Orams çifti
hakkında Rum kesiminde açtığı ve çiftin İngiltere'deki mallarına el konulması
istemiyle İngiliz Yüksek Mahkemesine taşınan davada, davacının talepleri
reddedildi.
KKTC ve Cherie Blair tarafından temsil edilen Orams çifti
için zafer niteliği taşıyan kararda yargıç, "Kıbrıs Cumhuriyeti'nin AB'ye
girişini düzenleyen 10 numaralı protokol uyarınca, Kıbrıs yasalarının
İngiltere'de geçerli olamayacağına" işaret etti.
Yargıç, KKTC'de ev sahibi olan İngiliz Elizabeth ve David
Orams çiftinin mülkiyet haklarının İngiliz mahkemesinin koruması altında
bulunduğuna da dikkat çekti.
Bu sebeple Rum mahkemesi tarafından alınan bir tazminat
kararının İngiltere’de uygulanamayacağını karara bağlayan yargıç, Rum
mahkemesinde görülen davanın celbinin Elizabeth Orams'a iletilmesi sırasında
kurallara uyulmadığını, Orams'ın yabancı bir dilde kendisine iletilen celbi
anlamadığı için zamanında gerekli savunmayı yapamadığını bildirdi.
Davanın ardından Yüksek Mahkeme önünde gazetecilere
açıklama yapan Elizabeth Orams, sonuçtan büyük mutluluk duyduklarını, ancak
bunun yolun sonu anlamına gelmediğini söyledi. İngiliz ve AB adaletine
güvendiklerini, davanın diğer aşamalarında da adil karar çıkacağından umutlu
olduklarını belirten Elizabeth Orams, dava boyunca KKTC ve İngiliz halkından
aldıkları büyük desteğe teşekkür etti.
Dünkü Bakanlar Kurulu öncesi basına açıklama yapan Başbakan
Ferdi Sabit Soyer, İngiltere’de sonuçlanan Orams Davası ve Gary Rob
soruşturmasıyla ilgili bilgi verdi.
Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Orams Davası kararının
uluslararası hukuk alanında Kıbrıs sorununun siyasal çözüm temelinde yeni bir
platform yarattığını belirtti. Soyer, “Karar bir başarı ve hak ettiğimiz çözüm
yolunda, mülkiyet meselesinin mahkemelerde ve bireysel kavgalarla değil,
görüşme süreciyle bütünlüklü çözümün içerisinde sonuçlanması bakımından başarı
olarak kabul ediyoruz” dedi.
Kıbrıs sorununun çözümünde en önemli meselelerden birinin
mal-mülk meselesi olduğunu belirten Başbakan Soyer, Kıbrıs Türk halkının
mülkiyet meselesini bütünlüklü çözümün parçası olarak gördüğünü, bu nedenle
Kıbrıs meselesinin çözümlenmesini, birleşik Kıbrıs’ın siyasal eşitlik
temelinde oluşmasını arzuladığını söyledi.
Çözüm olmadan AB’a üye olan Rum Yönetimi’nin, Kıbrıs
sorununun çözümsüzlüğünün üstüne yatarak AB üyeliği çerçevesinde sona gitmeye
çalışmak niyetini taşıdığını anlatan Soyer, Papadopulos yönetiminin göreve
gelir gelmez çözümsüzlük siyaseti çerçevesinde, iki bölgelilik olgusunu,
federal bir çözümü dinamitlemek için mülkiyet meselelerini uluslararası
mahkemelerde berhava etme yoluna gittiğini vurguladı.
Mal Tazmin Komisyonu Yasası’na da değinen Soyer, Aresti ve
Loizidu davalarında buldukları boşluğu kullanarak uluslararası hukuku kendi
bölücü amaçları için kullanmak isteyen Rum idaresiyle, hukuk yoluyla mücadele
etmeyi seçtiklerini vurguladı.
Güneyde gasp edilmiş Kıbrıs Cumhuriyeti’nin büyük ölçüde
uluslararası hukuk ile meşru ve yasal bir devlet olduğunun söylenmekte
olduğunu ve uluslararası hukukun arkasına saklanılmakta olduğunu belirten
Başbakan Ferdi Sabit Soyer, “Böyle bir şey yoktur” dedi.
Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yapısının “1964’deki Zorunluluk
İlkesi toplamında ve zorunluluk ilkesine dayanarak, Kıbrıs’ta çözüm olana
kadar Makarios hükümetinin yasal hükümet olduğunu içeren bir karara” bağlı
olduğunu kaydeden Soyer, “Zorunluluk ilkesi sonsuza kadar gidecek bir ilke
olamaz. Buna dayanarak kimse yasallık ve meşruluk iddia edemez” dedi.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, konuyla ilgili
olarak yaptığı açıklamada, davanın Kıbrıs sorunuyla yakından ilgili olan
mülkiyet sorununun, Kıbrıs sorununun esasından bağımsız olarak, kişisel
çabalarla ve bazı hukuki yollar zorlanarak çözümlenemeyeceğinin yeni bir
göstergesi olduğunu vurguladı.
Hasan Erçakıca, Kıbrıs sorununun çözümü geciktikçe mülkiyet
konuları ve diğer sorunlarının daha karmaşık hale geleceğini ve çözümlerinin
zorlaşacağını da ifade ederek, Rum Yönetimi’ni Kıbrıs sorununun çözümüne
yoğunlaşmaya, Türk tarafının çabalarına destek vermeye çağırdı.