CUMHURBAŞKANI TALAT’TAN PAPADOPULOS’A: “SEN KIBRIS TÜRKÜNÜN SİYASİ
VARLIĞINI TANIMADAN KİMİNLE ANLAŞMA YAPACAKSIN?”
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, BRT'de yayınlanan AKİS
programında yaptığı açıklamada, siyasi mücadelede birlik ve beraberliğin
önemli olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Rum yönetiminin, Kıbrıs
Türk halkını, “KKTC’nin düzeyini yükseltmeye çalışıyorlar” suçlamasıyla,
aşağılamaya, bir toplum seviyesine düşürmeye çalıştığına işaret ederek, bunun,
Kıbrıslı Türkleri yok sayan bir anlayış olduğunu, Rum tarafının anlaşma
peşinde değil, ozmosis peşinde, Kıbrıslı Türkleri asimile etme peşinde
olduğunu vurguladı.
Rum tarafının bu politikasına sert tepki gösteren
Cumhurbaşkanı Talat, Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos’a seslenerek,
Kıbrıs Türk halkının siyasi varlığını tanımıyorsa, kiminle anlaşma yapacağını
sordu.
Rum tarafının Kıbrıs Türk halkına yönelik tavrının kabul
edilemez olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Talat, Papadopulos’a şöyle
seslendi:
"Sen, Kıbrıs Türkünün siyasi varlığını tanımadan kiminle
anlaşma yapacaksın? Benimle yapıyorsun. Ben yalnız mıyım? Bu halkın seçtiği
insanlar yok mu? ‘Ey Kıbrıs Türkü, senin seçme hakkın yok. Senin seçtiklerin
anlamsız, yokla eşit. Sen bir kabilesin, bu kabilenin bir şefi var. Nasıl
geldiği, nasıl seçildiği de ayrı bir konu. Senin oylarınla seçildiği bir şey
ifade etmez.’ Böyle bir muamele ile karşı karşıya bırakılıyoruz. Bunu kabul
etmemiz mümkün değil.”
Bu noktada Kıbrıs Türk halkının el biriliği ve gönül
birliği ile hareket etmesi gerektiğine işaret eden Cumhurbaşkanı, halkına şu
çağrıyı yaptı:
"İşte asgari müşterek size. Bir halksınız, siyasi bir
varlıksınız ve bu siyasi varlık, kendi kendini yönetiyor, kendi kendini
geliştiriyor, ekonomisini yönetiyor ve geleceğe doğru yürüyor. İşte bütün
toplum mensuplarının en soldan en sağa işbirliği noktası budur…”
"Çözüm için parametreler belli" diyen Cumhurbaşkanı, bu
parametrelerin iki kesimliliği, siyasi eşitliği, yeni bir ortaklığı, her iki
toplum mensuplarının yönetime etkin katılımını, iki kurucu devletin ayni
fonksiyonlara sahip olmasını öngördüğünü belirtti. Talat, bu parametreleri
silip atmalarının mümkün olmadığını da vurguladı.
Talat, BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın Kıbrıs’taki Özel
Temsilcisi ve BM Barış Gücü Misyon Şefi Michael Möller’in teknik komitelerin
ve Kıbrıs konusunun özüne ilişkin çalışma gruplarının kurulması ve çalışma
prensipleriyle takvimlenmesi gibi unsurları içeren bir öneri hazırlayıp
kendilerine sunduğunu açıkladı.
Michael Möller tarafından kendilerine sunulan bu öneriyi
değerlendirmekte olduklarını söyleyen Talat, önerilerin; 8 Temmuz’da Rum
Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos’la vardıkları mutabakatı hayata geçirmeye
dönük olduğunu da belirtti.
Rum tarafının zamana oynadığına işaret eden Cumhurbaşkanı
Talat, ”Biz, ne kadar acele ediyorsak, onlar o kadar zamana oynuyor. Prosedür
oyunları ile bizi sonsuza kadar görüşmeye çağırıyorlar. Açık ve net olan; Rum
tarafının müzakere istemediğidir. Bunu hem Sayın Papadopulos hem Sayın
Lillikas ifade ediyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Talat, tam teşekküllü bir çözüm, bütünlüklü
bir çözüm için, al ver sürecini de içerecek müzakerelerin hemen başlamasını
istediklerini ifade ederek, bunun başlayabilmesi için de bir miktar hazırlığı
kabul ettiklerini anlattı.
Uzun boylu, 40 yıldır Kıbrıs konusunda bir şey yapılmamış
gibi araştırmalar yapılmasına, üniversitelerde yapıldığı gibi, tezler
hazırlanmasına hiç gerek olmadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Talat, Annan
Planı hazırlanırken ortaya çıkan 9 bin sayfalık bir çalışma olduğunu,
dolayısıyla yeni bir çalışmaya, Kıbrıs konusunun unsurlarını yeniden
araştırmaya gerek olmadığını belirtti.
Cumhurbaşkanı Talat bu arada, 2004 yılında yapılan
referandum sonrasında AB’de zor durumda kalan Papadopulos tarafından gündeme
getirilen öneriye de açıklık getirdi.
Talat, Papadopulos’un Maraş’ın eski sakinlerine devrini,
Mağusa limanının ortak kullanıma açılması ve bunun karşılığında Kıbrıs
Türklerine AB ülkelerine doğrudan ticaret olanağı yaratılması şeklinde
özetlenebilecek önerisinin Kıbrıslı Türklere hiçbir şey getirmeyecek bir öneri
olduğunu anlattı.
Bu önerinin zaman zaman AB dönem başkanı ülkeler tarafından
gündeme getirildiğini de anımsatan Talat, bunun da bazı yanlış anlamaları
beraberinde getirdiğini ve önerinin Papadopulos’un değil de, “Lüksemburg
önerisi” olduğu şeklinde algılamalara neden olduğunu ifade etti.
Bu önerinin akılla bağdaşan bir yanı olmadığının altını
çizen Talat, şu anda akılcı yaklaşımın Türkiye tarafından ortaya konulan ve
tüm kısıtlamaların kaldırılmasını öngören öneri olduğunu belirtti.