CUMHURBAŞKANI TALAT: “PAPADOPULOS İLE GÖRÜŞME
TEMMUZ AYI İÇİNDE GERÇEKLEŞEBİLİR”
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Türkiye’nin limanlarını
Kıbrıslı Rumlara açması görüşünü, Kıbrıslı Türklerin izolasyonunun
kaldırılmasıyla eş zamanlı olması halinde desteklediğini bildirdi.
Talat, Kıbrıs Rum kesiminde yayımlanan Fileleftheros
gazetesine verdiği demeçte, Türkiye’nin limanlarını tek taraflı olarak Rumlara
açmaya zorlanması halinde kriz çıkacağını, bunun da Kıbrıs sorununu olumsuz
etkileyeceğini söyledi.
İzolasyonların ve sınırlamaların aynı anda kaldırılmasına
destek veren Talat, "Türkiye’nin Kıbrıslı Rumlar için limanlarını açması
görüşünü, Kıbrıslı Türklerin izolasyonunun kaldırılmasıyla eş zamanlı olması
halinde destekliyorum" dedi.
Asıl sorunun Kıbrıslı Türklerin devam eden izolasyonu
olduğunu kaydeden Talat, “1994 yılına kadar ürünlerimizi, bizi tanımaksızın AB
ülkelerine ihraç edebiliyorduk. İhracat yapma hakkına sahip olmak seni
tanımaları anlamına gelmez. Bu hakkımız vardı. İmtiyazlı gümrük vergileri
ödeyerek ihracat yapabiliyorduk. Ticaret tüzüğünün uygulanmasını isteyerek
AB’den talep ettiğimiz budur. Ayrıca turizm ve ekonomimiz için doğrudan
uçuşlara ihtiyacımız vardır. Limanlarımız, Kıbrıs Rum tarafının açıklamalarına
göre, kapalıdır. Usule aykırı, belki de yasa dışı bir davranıştır” dedi.
Türkiye’nin AB tarafından liman ve havaalanlarını açmakla
yükümlü kılındığını hatırlatan Talat, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu sadece çifte standart olmakla kalmayıp aynı zamanda
etik de değildir. Bizim limanlarımız kapalı kalacak, ancak Türkiye
kendininkileri açmak zorunda. Bu, adil değildir. Bizim söylediğimiz tek şey
-Türkiye Dışişleri Bakanının da açıklamasında belirtildiği gibi- izolasyonun
ve sınırlamaların kaldırılmasının aynı anda olmasıdır. Biz bu fikri
destekledik. Bu daha insancıldır, AB normlarına daha yakındır ve bölgedeki
dostluk ilişkilerine katkı sağlayabilir. Eğer Türkiye limanlarını tek taraflı
açmaya zorlanırsa kriz çıkacaktır ve bu Kıbrıs sorununu da olumsuz
etkileyecektir. Ancak eğer AB ve Kıbrıs Rum tarafı izolasyonların kaldırılması
kararına varırsa, o zaman bu Kıbrıs Rum tarafına zarar vermeyecek, aksine
Kıbrıslı Türklere yardımcı olacaktır. Buna karşılık olarak Türk limanlarının
açılması da Kıbrıslı Rumlara fayda sağlayacaktır. Böylelikle hep beraber fayda
sağlayacağız. AB sürecine yardımcı olacak Türkiye de dahil herkes fayda
görecektir.”
Talat, "krizden tam olarak neyi kastettiğinin’ sorulması
üzerine de, “Sayın (Rum yönetimi lideri Tasos) Papadopulos Türkiye’nin AB
sürecini veto etmekle tehdit ediyor. Bu, bir krizdir. Belki de sadece Sayın
Papadopulos değil, diğer bazı ülkeler de aynı çizgide hareket etmek
istiyorlar. Bu bir krize yol açacaktır, çünkü Türkiye gerçekten AB sürecine
ilişkin heyecan duymaktadır” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Talat, Rum yönetimi lideri Papadopulos ile
temmuz ayında bir araya gelebileceklerini de açıkladı.
Talat, Papadopulos ile temmuz ayında, ya Otonom Kayıp
Şahıslar Komitesi toplantısı ya da BM Genel Sekreteri Yardımcısı İbrahim
Gambari’nin Kıbrıs’ı ziyareti çerçevesinde bir araya gelebileceklerini
kaydetti.
Kendisinin Papadopulos ile her konuda görüşmeye hazır
olduğunu açıklarken, Rum liderin görüşmenin sadece kayıplar konusu için
gerçekleşmesinin söz konusu olduğunu açıkladığına işaret eden Talat, “Böyle
bir yaklaşım biraz tehlikelidir, çünkü iyi ilerleyen, iki tarafın işbirliği
yaptığı ve siyasileştirmeyeceğimiz konusunda ilke anlaşmasına vardığımız tek
konu budur (kayıplar konusu). Ancak böyle bir görüşme, hiçbir sorun
olmamasından ötürü özde hiçbir şeyi görüşmeyeceğimiz anlamına gelmektedir”
dedi.
Cumhurbaşkanı Talat, Gambari’nin temmuz ayında Kıbrıs’a
gelmesinin beklendiğini de söyledi.
Güney Kıbrıs’ta yapılan parlamento seçimlerinin sonuçlarına
da değinen Talat, genel olarak görüşünün, Güney Kıbrıs’ta izlenmekte olan
politikanın devam edecek olmasından ötürü, “bölünmüşlüğün daha da güçlendiği”
şeklinde olduğunu kaydetti.
Talat, Papadopulos’un Kıbrıs sorununun çözümünü
istemediğini, bunun sadece kendi görüşü değil, uluslararası toplum ve BM Genel
Sekreterinin de görüşü olduğunu ifade etti.
LE MONDE:''KARADAĞ ÖRNEĞİ KIBRISLI TÜRKLERİ BAĞIMSIZLIĞA
İTİYOR''
Fransa'nın önde gelen gazetelerinden Le Monde, Kıbrıs'taki
iki halkın her zamankinden daha bölünmüş olduğunu, Rum Kesimi'nde yapılan ve
Rum lideri Tasos Papadopulos'un güçlenmiş çıktığı 21 Mayıs seçimlerinin
ardından Annan Planı'nın daha da "ölü" göründüğünü savundu. Gazete, Karadağ'da
kısa bir süre önce yapılan halkoylamasında sandıktan "bağımsızlık" çıkmasına
gönderme yaparak "Karadağ etkisi, Kıbrıslı Türkleri geleceğini bağımsızlıkta
görmeye itiyor" diye yazdı.
Rum ve Türk halkının görüş ve duygularını çeşitli örnekleri
vererek aktaran gazete, Rum tarafında "yakınlaşma" dinamiklerinin
bulunmadığını, karşı tarafın "şeytan" gibi göründüğü değerlendirmelerine
dikkat çekti. Gazete, özellikle genç Rumların sert tutumlarına vurgu yaptı.
Referandumda "hayır" diyen Rumların AB'ye girdiğini ve AB
tarafından Kıbrıslı Türklere verilen sözlerin gerçekleşmesini bloke ettiğini
kaydetti.
Fransız gazete, bu çerçevede, Kıbrıslı Türklerin arasında
"Karadağ" formülün taraftar bulduğuna dikkat çekerek, eskiden yeniden
birleşmenin savuncusu olan Kıbrıslı Türklerin artık tek çözüm olarak "Karadağ"
dediğini aktardı.