DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI, GÜVENLİK KONSEYİ’NİN
KARARINI DEĞERLENDİRDİ
"BAZI KONULAR YAPICI OLMAYAN, TEK YANLI BİR ÜSLUPLA KALEME
ALINDI”
Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı, Birleşmiş
Milletler Güvenlik Konseyi’nin Kıbrıs’taki BM Barış Gücü’nün (BMBG) görev
süresini 6 ay daha uzatan, 15 Haziran tarihinde kabul ettiği 1687 sayılı
kararı değerlendirdi.
Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı, Birleşmiş
Milletler Güvenlik Konseyi’nin Kıbrıs’la ilgili son kararında, temas hattı ve
ara bölgeye ilişkin bazı konuların yapıcı olmayan, tek yanlı bir üslupla
kaleme alındığını belirtti. Değerlendirmenin tam metni ağaşıdaki gibidir:
"Kıbrıs’taki BM Barış Gücünün (BMBG)
görev süresi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 15 Haziran 2006
tarihinde kabul ettiği 1687 sayılı kararla altı ay daha uzatılmıştır.
Geçmişteki tüm itirazlarımıza rağmen, kararda Birleşmiş
Milletler Barış Gücü’nün görev süresinin sözde “Kıbrıs Hükümeti”nin rızası
çerçevesinde uzatılmakta olduğu yinelenmektedir. 1963 yılından beri meşru
hükümeti silah zoruyla gasp etmiş bulunan Kıbrıs Rum yönetiminden yine
“Hükümet” olarak bahsedilmesinin Kıbrıs Türk tarafı açısından kabul edilebilir
bir tanımlama olmadığını bir kez daha belirtmek isteriz. Atıfta bulunulan
Kıbrıs Rum Yönetimi Ada’nın sadece güneyinde hükümran bir idaredir ve Kuzey
Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni temsil etmemektedir.
Bilindiği üzere, BM Barış Gücü operasyonlarının ilgili tüm
tarafların rıza ve işbirliğiyle gerçekleştirilmesi gereği uluslararası kabul
görmüş bir ilke olup BM belge ve raporlarında yer almaktadır. 1687 sayılı
kararda BMBG’nün Ada’da faaliyet gösterebilmesi için iki eşit siyasi tarafın
rıza ve onayına ihtiyaç duyulduğu gerçeğinin dikkate alınmaması büyük bir
eksikliktir.
Kararda, temas hattı ve ara bölgeye ilişkin bazı konular
yapıcı olmayan, tek yanlı bir üslupla kaleme alınmıştır. Örneğin Derinya
bölgesindeki gelişmelerin Rum Milli Muhafız Ordusu’nun yeni mevzi inşasından
kaynaklandığı açıklıkla belirtilmemiştir. Öte yandan, ara bölgedeki
yapılaşmanın artışına atıf yapılmakla birlikte, inşaatların Rumlar tarafından
yapıldığı, bunlara tarafımızdan izin verilmediği ve bunun bölgedeki statükonun
ihlali anlamına geldiği net bir şekilde vurgulanmamaktadır. Sözkonusu Rum
inşaatları ara bölgede güvenlik tehdidi oluşturmakta ve kabul edilemez bir
emrivaki yaratmaktadır. Kararda ayrıca bazı sorumsuz Rum politikacıların
Akıncılar’daki mevzilerimize yönelik saldırgan eylemleri gözardı edilmekte; bu
tür olayların tekrarlanmasını önlemek amacıyla yürürlüğe koyduğumuz polisiye
uygulamalar ise sorun olarak takdim edilebilmektedir.
Kararda yer alan söz ve eylemler arasındaki uçurum
ifadesinin muhatabı kuşkusuz Rum tarafıdır. Bunun açıklıkla belirtilmemesi
haksız biçimde iki tarafa eşit sorumluluk yüklemekte, bu suretle Rum tarafının
uzlaşmaz tutumunu yüreklendirmekte ve kapsamlı bir çözüme yönelik
müzakerelerin başlamasını güçleştirmektedir.
Karar, Rum tarafının teknik komitelere onay vermediği
gerçeğini de saklamaktadır. Kıbrıs Türk tarafı yazılı onayını 22 Şubat 2006
tarihinden itibaren BM Genel Sekreteri’ne ve Kıbrıs’taki Özel Temsilcisi’ne
müteaddit defalar duyurmuştur. Rum tarafı ise henüz konuyla ilgili yazılı
onayını BM yetkililerine vermemiştir. Beklentimiz Rum tarafının geciktirme
taktiklerini bir yana bırakarak teknik komitelerin oluşturulmasına ilişkin BM
yetkililerine vermiş olduğu sözlü taahhüdü yerine getirmesidir. Bunun yanısıra,
teknik komitelere değinilirken uzun süreden beridir kullanılmakta olan BM
jargonuna ters düşen ifadelere kararda yer verilmesini kabul etmek mümkün
değildir.
Lokmacı sınır kapısının açılması yönündeki niyetimiz
çeşitli vesilelerle Rum tarafı ve BMBG’ne duyurulmuş olmasına rağmen, karar
konuyla ilgili gerçek durumu yansıtmamakta, mevcut çıkmazın GKRY’nin olumsuz
tavrından kaynaklandığını belirtmemektedir. Hatırlanacağı üzere, Kıbrıs Türk
tarafı bir iyi niyet göstergesi olarak kendi bölgesindeki duvarı cesur bir
adımla yıkmış, ancak Rum tarafı karşılıklılık ilkesine uymayarak kendi
sınırındaki duvarı propaganda maksatlarında kullanmak üzere korumayı
yeğlemiştir.
Tamamıyla KKTC toprakları içerisinde bulunan ve BM Barış
Gücü’nün görev alanı dışında bulunan Akyar’a ilişkin Kıbrıs Türk tarafını
suçlayıcı ifadelere son kararda da yer verilmesi üzüntüyle gözlemlenmiştir.
Referandumlar sonrasında ortaya çıkan durum ışığında BM
Genel Sekreteri’nin 28 Mayıs 2004 tarihli iyi niyet raporu dikkate
alınmayarak, Güvenlik Konseyi’nin 1999 tarih ve 1251, sayılı güncelliğini
yitirmiş kararına atıfta bulunulmasını anlamak mümkün değildir.
Kararda, Genel Sekreter’in BMBG işlevlerini tarafların
görüşlerini dikkate alarak yakından izleyecek olmasının kayda geçirilmesi
olumlu değerlendirilmektedir.
Kıbrıs Türk tarafı olarak Kıbrıs’ta BM Genel Sekreteri’nin
iyi niyet misyonuna desteğimizi ve tarafların mutlak eşitliği çerçevesinde
kapsamlı ve adil çözüme ulaşılması yönündeki istencimizi yineler, iki taraf
arasında güven ortamının güçlendirilmesi açısından fayda sağlayacak olan
teknik komitelerin en erken zamanda çalışmalara başlaması yönündeki
beklentimizi vurgular, BM ve BMBG ile işbirliğini güçlendirerek koruma
kararlılığımızı bir kez daha dile getiririz.“
BM Genel Sekreteri Kofi Annan, BM Güvenlik Konseyi’nin
Kıbrıs’taki BM Barış Gücü’nün (BMBG) görev süresini 6 ay daha uzatmasından
önce yaptığı basın toplantısında, Türkiye’nin AB’ye girmeye çalışması ve Rum
yönetiminin birliğe üye olmasıyla çözüm çabalarında yaşanan zorluklara dikkat
çekerek Rumların üyeliğinin çözümü zorlaştırdığını belirtmiş ve bu yıl sonunda
görev süresinin bitmesinden önce Kıbrıs sorununun çözülebileceğini
söyleyemeyeceğini söylemişti.
TURİZM BAKANI DENİZ, İKÖ DIŞİŞLERİ BAKANLARI
TOPLANTISINA KATILACAK
Ekonomi ve Turizm Bakanı Derviş Kemal Deniz, Azerbaycan’ın
başkenti Bakû’de düzenlenecek olan 33. Dönem İslam Konferansı Örgütü Dışişleri
Bakanları Toplantısı’na katılacak.
19-21 Haziran tarihleri arasında sürecek toplantıya
katılacak KKTC heyetinde Derviş K. Deniz’in yanı sıra, KKTC Bakû Temsilcisi
Mustafa Evran, Din İşleri Dairesi Başkanı Ahmet Yönlüer, Dışişleri Bakanlığı
İslam Ülkeleri Koordinatör Danışmanı Mehmet Tülücü, Bakanlık 1. Sekreteri
Kemal Köprülü bulunacak