33. Dönem İslam Konferansı
Örgütü Dışişleri Bakanları Toplantısı Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düb sabah
başladı. KKTC toplantıya “Kıbrıs Türk Devleti” sıfatıyla katıldı.
Toplantıya KKTC Ekonomi ve
Turizm Bakanı Derviş Kemal Deniz ile Türkiye Dışişleri Bakanı ve Başbakan
Yardımcısı Abdullah Gül’ün de aralarında bulunduğu İKÖ üyesi 77 ülkeden bakan
veya üst düzey temsilci katılıyor.
Toplantının açılış
konuşmasını yapan Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev’in ardından söz alan
İslam Konferansı Örgütü Genel Sekereteri Ekmeleddin İhsanoğlu, sekreterliğin
“Müslüman Türk toplumunun zorluklarını aşması için” yeni bir eylem planı
hazırlığı içinde olduğunu ve bu girişimlerle izolasyonları kırmayı
hedefledikleri söyledi.
Bu çerçevede geçtiğimiz
aylarda üst düzey bir İKÖ delegasyonunun Kıbrıs’a gönderildiğini hatırlatan
İhsanoğlu, Kıbrıslı Türklerin ekonomik, kültürel ve sosyal acılarını azaltmak
ve Müslüman Kıbrıslı Türklere empoze edilen izolasyonlara son vermek için bir
takım tedbirle alınması çağrısında da bulundu.
İhsanoğlu, Kıbrıslı
Türklere yönelik izolasyonun sona erdirilmesine yönelik Türkiye’nin
hazırladığı eylem planını memnuniyetle karşıladıklarını kaydetti.
Bu arada kısa bir durum
değerlendirmesi yapan Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül de KKTC’nin
toplantıda “Kıbrıs Türk Devleti” olarak yer aldığını ve Derviş Deniz’in burada
hazır bulunduğunu belirterek, İKÖ’de giderek daha fazla destek ve karşılık
görmeye başladıklarını kaydetti.
Azerbaycan Türkiye
İşadamları Birliği’nde (ATİB) bir konferans veren Ekonomi ve Turizm Bakanı
Derviş Kemal Deniz ise, “KKTC Ekonomisinin Yatırım İklimi” konulu
konferansta, KKTC ve Güney Kıbrıs’taki yatırım olanaklarını karşılaştırarak,
KKTC’yi yatırım açısından cazip kılan öğeleri Azerbaycan’lı işadamları ve
gazetecilere aktardı.
Deniz, konferansın sonunda
bir gazetecinin, “İKÖ toplantısında Azerbaycan’ın yanı sıra hangi devletlerden
destek aldınız” sorusuna, “Biz Kıbrıs Türk Devleti statüsüne çıktık. Bu bizim
için çok önemli bir aşama. Çünkü toplum değil artık devletiz: Her ne kadar
gözlemci statüsündeysek de bu bizim için önemli bir aşama.” şeklinde
yanıtladı.
Kıbrıs’taki çözümsüzlük ve
Türkiye’nin AB sorunlarından Yunanistan ve Rum kesiminin sorumlu tutulduğunu
vurgulayan KKTC Başbakanı Soyer, Bakoyanni’nin girişimini, sıkışan Yunan
politikasının önünü açmaya yönelik bir adım olarak nitelendirdi.
Başbakan Ferdi Sabit Soyer,
Yunanistan Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni’nin Kıbrıs sorununa yönelik yeni
girişimini değerlendirdi.
“Özellikle Yunanistan ve
Kıbrıs Rum tarafı, gerek Türkiye’nin gerek Kıbrıs Türk halkının siyasetleri
nedeniyle oldukça sıkışık bir süreç yaşamakta” diyen Başbakan, bu yüzden
Avrupa Birliği nezdinde ve diğer uluslararası camialarda çözümsüzlüğün
sorumlusu olarak görüldüklerini söyledi.
Türkiye’nin Avrupa Birliği
ile olan ilişkilerinde meydana gelen problemlerin de ana sorumlusu olarak
Kıbrıs Rum tarafı ve Yunanistan’ın gözüktüğünü dile getiren Soyer, ” Siyasal
olarak yüzlerinin büyük ölçüde yaralanması nedeniyle Bakoyanni bu çıkmazdan
kendilerini kurtarabilmek için belli bir görüş getirmiştir ama bu görüşün
Kıbrıs sorununun gerçekçi olarak çözümüne katkı sağlayabilecek sağlıklı bir
içeriğe dönüşebileceğini tahmin etmiyorum. Bunu, sıkışan Yunan politikasını
bir anlamda önünü açmak için atılmış taktik bir adım olarak nitelendiriyorum”
diye konuştu.
Yunanistan Dışişleri Bakanı
Dora Bakoyanni, bir gazeteye yaptığı açıklamada Kıbrıs’a ilişkin yeni bir
plandan söz etmiş ve bu planın adının “Birleşik Avrupai Kıbrıs Planı”
olabileceğini söylemişti.
Bakoyanni’nin yeni planı,
BM Genel Sekreteri düzeyinde yapılan çalışmalar Annan Planı’nın her iki toplum
tarafından da kabul edilen unsurlarını kastediyor); son 2 yıldır Kıbrıs’ın
yaşamakta olduğu AB gerçeği; ve her iki toplumun da istekleri unsurlarını
içeriyor.