www.trncinfo.com

make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti                                                         

Haber 22 Haziran 2006
 

MAL TAZMİN KOMİSYONU….
BAŞVURULARDAN 2’SİNE İADE YAPILACAK, 1’İNE TAZMİNAT VERİLECEK

İKÖ, "KIBRIS’TAKİ DURUM" HAKKINDA RAPOR ONAYLANDI

AP ÜYELERİ: ''AB, KIBRISLI TÜRKLERE VERDİĞİ SÖZÜ YERİNE GETİRMEDİ''


 

MAL TAZMİN KOMİSYONU….
BAŞVURULARDAN 2’SİNE İADE YAPILACAK, 1’İNE TAZMİNAT VERİLECEK

Kıbrıs sorununun kilit noktalarından mülkiyet sorununa iç hukuk oluşturma hedefiyle yasayla kurulan Mal Tazmin Komisyonu, Kuzey’de kalan malları için başvuruda bulunan Rumlardan 3’üyle ilgili karar aldı. Başvuruda bulunan 2 Rum’a malları iade edilecek, 1 Rum’a da malı karşılığında tazminat ödenecek.

Komisyon, AİHM gündemindeki kilit davalardan Arestis’e de 460 bin KL tazminat önerdi.

Rumlardan yoğun ilgi gören Komisyon, işleme koyduğu toplam 16 başvurudan 3’ünü karara bağladı. Mahkemeye gerek kalmadan anlaşma imzalanması yoluyla varılan mutabakat uyarınca, Tatlısu’daki eski malları için başvuruda bulunan 2 Rum’a malları iade edilecek.

Adları açıklanmayan söz konusu 2 Rum’a ait geniş arazinin, herhangi bir KKTC vatandaşının kullanımında olmadığına ve yasa uyarınca hemen iade kapsamına girdiğine dikkat çeken ilgililer, malın iadesinin kamu çıkarı açısından da sakınca taşımadığını belirttiler.

Mülkiyet Yasası uyarınca mülkiyet veya kullanım hakkı gerçek veya tüzel kişiye ait olmayan; konumu ve niteliği uyarınca ulusal güvenliği, kamu düzenini ve kamu yararını tehlikeye düşürmeyecek taşınmaz mallar hemen iade kapsamında. Tahsisten kullanımda olan veya inkişaf edilmiş malların iadesi yönünde karar alınması halinde, iade yasayla çözüm sonrasına erteleniyor. Eşdeğer karşılığı mallar ise iade kapsamı dışında.

Mal Tazmin Komisyonu’nun sonuçlandırdığı 3. başvuru sahibine ise tazminat ödenmesi kararı alındı. Kuzey’de kalan eski malına karşılık tazminat talebiyle Komisyon’a başvuran Rum’la duruşmaya gerek kalmadan anlaşmaya varıldığı öğrenilirken, Rum’un adı ve tazminat miktarı hakkında bilgi verilmedi.

Mülkiyet Yasası uyarınca tazminata karar verilmesi halinde bu miktar devlet adına İçişleri Bakanlığı tarafından ödenecek. Tazminat alan Rum’un mülkiyet hakkı da ortadan kalkacak.

Loizidu davasının ardından Kıbrıs’taki mülkiyet sorununun kilit davalarından AİHM gündemindeki Arestis davasıyla ilgili de Komisyon bir karar üretti.

Maraş bölgesindeki malı için tazminat talebiyle AİHM’e başvuran Arestis’e Komisyon, 220 bini mal karşılığı, 240 bini de gelir kaybı olmak üzere 460 bin KL tazminat önerdi. Öneriyi yazılı olarak Arestis’in avukatına gönderen Komisyon, bu mal için iade talebinin ise ilgili yasa uyarınca ancak çözümden sonra mümkün olabileceği görüşüne vardı. Arestis ise tazminat önerisiyle ilgili henüz yanıt vermedi.

Mal Tazmin Komisyonu, Kıbrıs sorununun kilit noktalarından mülkiyet sorunu konusunda iç hukuk oluşturma hedefiyle uzun tartışmaların ardından 19 Aralık’ta yasalaşarak uygulamaya giren mülkiyet yasası uyarınca oluşturulmuştu. Anayasa’nın 159’uncu maddesine göre hazırlanan “Taşınmaz Malların Tazmini, Takası ve İadesi” adlı yasayla oluşturulan Taşınmaz Mal Komisyonu, Kuzeyde kalan Rum malları için tazminat, takas ve mal iadesi öngören yasayı uygulamakla yükümlü bulunuyor.

Yasa uyarınca mahkeme gibi çalışan Taşınmaz Mal Komisyonu’nun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından “iç hukuk” olarak kabul edilip edilmeyeceğinin önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor. AİHM, Arestis davasıyla ilgili kararında, Komisyon’un 22 Haziran’a (bugün) kadar sonuç alıcı çalışma yapmasını istemişti.

 

İKÖ, "KIBRIS’TAKİ DURUM" HAKKINDA RAPOR ONAYLANDI

Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen 33. İslam Konferansı Örgütü Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın tamamlanmasının ardından hazırlanan karar taslağı onaylanarak geçirildi.

Kararda, İKÖ’nün “Kıbrıs’taki Durum” adlı üç sayfalık raporun ilk paragrafında, 32. toplantıda vurgulanan “Kıbrıs’ta iki eşit toplum bulunduğu” ifadesi yeniden desteklenerek, uluslararası topluluğa çağrı yapıldı ve hiçbir gecikme olmaksızın Kıbrıs Türkleri üzerindeki izolasyonun kalkması için çağrı yapıldı.

Kıbrıs Türklerinin haklı davasına verilen önemin belirtildiği karar taslağında ayrıca, BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın iyi niyet misyonu çerçevesinde gösterdiği çabalara, “adada iki eşit toplum olduğu göz ardı edilmeksizin bakılması ve her iki tarafın da bunun farkında olması şartıyla” destek verildi.

Karar taslağında ayrıca, 2004’teki referandumda Kıbrıslı Türklerin “Evet” demesine karşın hiçbir suçları olmamasına rağmen çıkan sonucun kurbanı oldukları belirtilerek, Kıbrıslı Türkleri mali ve moral olarak yükseltecek önlemlerin geçirilmemesi için çalışan tüm taraflara bu adaletsiz davranıştan vazgeçmeleri çağrısında bulunuldu.

İslam Konferansı Örgütü, Türkiye’nin adada barışçıl, adil ve kalıcı bir çözüme ulaşılabilmesi için hazırladığı ve kısıtlamaların karşılıklı olarak kaldırılmasını öngören eylem planının memnuniyetle karşılandığını bildirdiği raporunda, KKTC’ye Mart 2006’da gelen Atta El Manan başkanlığındaki İKÖ heyetinin temaslarını olumlu gelişmeler olarak değerlendirdi.

Raporda Türk tarafının barış çabalarına destek verilirken, Rum ordusunun sürekli olarak askeri üs ve havaalanları inşa ederek barış için bir tehdit oluşturduğu da yer aldı.

İKÖ raporunda, Rumların 2001’de alınan her yıl yapılan tatbikatların karşılıklı iptal edilmesi kararını da tek taraflı bozmasının üzüntüyle karşılandığı da kaydedildi.

Raporun devamı şöyle:

"Kıbrıs’taki durum için (İKÖ) Genel Sekreter’in raporu aşağıdaki gibidir;

1. Kıbrıs’taki iki taraf birbirine eşit olduklarını kabul eder. Yan yana barış ve uyum içerisinde yaşamalarını, hiçbir tarafın birbiri üzerinde yönetme ve kontrol altına alma hakkı bulunmadığı bir ortama destek verilir.

2. İki taraftan da teknik komiteler oluşturulup karşılıklı güven oluşması için çalışması desteklenir.

3. Rum tarafının bütünlüklü çözüme ulaşılabilmesi çabaları karşısında isteksiz davranması hayal kırıklığı yaratmıştır.

4. Tüm uluslararası topluluğu Rumlara bütünlüklü bir çözüme ulaşma yolunda baskı yapması için çağrıda bulunulur.

5. Tüm uluslararası topluluğa Kıbrıs Türklerinin izolasyonuna son verilmesi için somut adımlar atması çağrısı yapılır.

6. Tüm üye ülkelere Kıbrıs’ın Müslüman Türk toplumuyla dayanışmalarını güçlendirmeleri ve yakın ilişkiler kurarak siyasi anlamda da Kıbrıs Türklerine uygulanan insanlık dışı izolasyondan kurtulmalarını sağlama, ilişkilerini çoğaltma ve genişletme yönünde yardımcı olmaya çağırırız.

7. Üye ülkelere aşağıdaki çağrıları yaparız:

-İş delegasyonlarının karşılıklı gidip gelmesi ve Kıbrıs Türk tarafındaki ekonomik işbirliği ve turizm, ulaşım ve taşımacılık alanında yatırım olanaklarının gözden geçirilmesine fırsat yaratın.

-Kıbrıs Türkleriyle kültürel, sportif ilişkiler kurun.

-Kıbrıs Türk üniversiteleriyle işbirliğini teşvik edin, buna öğrenci ve akademisyenlerin karşılıklı değiştirilmesi de dahil olsun.

8. Üye ülkeleri Kıbrıs Türk tarafına üst düzey ziyaretlerde bulunma konusunda teşvik ederiz.

9. İki toplumun eşit olduğundan hareket ederek, Kıbrıs Türklerinin Kıbrıs Konusunun konuşulduğu her uluslar arası mekânda sesinin duyulması hakkına desteğimizi yineleriz.

10. Genel Sekreter’den İslam Kalkınma Bankası ile olan ilişkileri güvence altına alarak, Kıbrıslı Türklerin kalkınmasını sağlayacak projeler için çalışılması yollarını aramasını isteriz.

11. Kıbrıs Türklerinin tam üyelik isteklerini anlayışla karşıladığımızı bildiririz.

12. Üye ülkeleri daha önce alınan kararların uygulanması konusunda sekreteryanın dikkatini çekmeye çağırırız, özellikle No.2/31P.

13.Genel Sekreteri bu kararın uygulanması için mümkün olan tüm önlemleri almaya ve daha sonra gerekirse bazı öneriler yapmaya ve bunları 34. toplantı için raporlamaya çağırırız.”

 

AP ÜYELERİ: ''AB, KIBRISLI TÜRKLERE VERDİĞİ SÖZÜ YERİNE GETİRMEDİ''

Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komisyonu'nda Hollandalı Parlamenter Camiel Eurlings tarafından hazırlanan Türkiye raporunun görüşülmesi sırasında söz alan bir çok Avrupa Parlamenter Kıbrıs sorunu ile AB'nin çelişki içinde olduğunun altını çizdiler.

Çeşitli siyasi grup üyesi parlamenter Kıbrıs konusunda Türkiye'nin AB'ye karşı yükümlülüğü olduğunu ancak AB'nin de Kıbrıslı Türklere yükümlülüğü bulunduğunun unutulmaması gerektiğini vurguladılar. Parlamenterler ayrıca Kıbrıs sorununun bazı AB üyesi ülkeler tarafından Türkiye'nin müzakere sürecini tıkamak için kullanıldığına da dikkati çektiler.

İşte AP üyelerinin konuyla ilgili görüşleri:

Geoffrey Van Orden- İngiliz AP Hıristiyan Demokrat Grubu üyesi

Kıbrıs konusunda sadece Türkiye'nin yükümlülükleri yok. AB'nin de Kıbrıslı Türklere karşı yükümlülükleri bulunuyor. Bugüne kadar AB Kıbrıslı Türklere verdiği sözleri tutmadı. Tüm bunları göz önüne almak gerekiyor.Kıbrıs'taki sorunun sadece bir taraftan kaynaklanmadığını artık görmemiz gerekiyor.

Cem Özdemir -Alman AP Yeşiller Grubu üyesi

Türkiye'yi AB reformları konusunda birlik kurumları olarak cesaretlendirmeliyiz. Kıbrıs sorununda gelinen noktada Güney Kıbrıs'ın sorumluluğu var. Bunu gözardı edemeyiz.

Emine Bozkurt Hollandalı AP Sosyalist Grup üyesi:

Raporda Kıbrıs Rum tarafının soruna siyasi çözüm bulunmasında sorumluğu bulunduğu belirtiliyor. Bu önemli. Kıbrıs'ta izolasyonların kalkması gerekiyor. İki tarafı da yakınlaştırmak için çalışmak lazım. Müzakere sürecinde Türkiye tarafından atılan olumlu adımları desteklemeliyiz.

Andrew Duff-İngiliz-AP Liberal Grup üyesi

AB'nin Kıbrıslı Türklere karşı sorumluluğu bulunduğunu hatırlatmak gerekiyor. Bugüne kadar verilen sözler AB tarafından yerine getirilmedi. Kıbrıs sorunu Türkiye'nin AB'ye girmesine karşı olan güçler tarafından kullanıyor.

BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI VE DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI: “MARAŞ KAPSAMLI ÇÖZÜMDE ELE ALINACAK BİR KONUDUR"
(10.04.06)

BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI VE DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI’NIN GKRY’NİN SINIR KAPILARINDAKİ UYGULAMALARI İLE İLGİLİ AÇIKLAMASI (08.04.06)

Pakistan depreminden sonra 11-21 Ekim 2005 tarihleri arasında bölgeye giden KKTC ekibinin faaliyetlerini gösteren fotoğraflar

TÜRKİYE'NİN ÖNÜNDEKİ YOL - (THE NEW YORK TIMES, 31 OCAK 2006)

CUMHURBAŞKANI TALAT'IN İKİNCİ AYLIK BASIN TOPLANTISI

1963-1974 YILLARI ARASINDA rum saldırıları sonucunda GERÇEKLEŞEN NÜFUS HAREKETLERİNİ VE KIBRISLI TÜRKLERİN GÖÇ ETTİRİLDİĞİ KÖYLERİ GÖSTEREN KIBRIS HARİTASI

RUM YAZAR RUM VAHŞETİNİ ANLATIYOR

GÜNEY KIBRIS'TAKİ TÜRK KÖYLERİNİN DURUMU