CUMHURBAŞKANI TALAT BRÜKSEL’E; DIŞİŞLERİ BAKANI
AVCI HELSİNKİ’YE GİDİYOR
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, dünkü haftalık
basın brifinginde son günlerde basına yansıyan haberlere açıklık getirdi ve
Finlandiya Dışişleri Bakanlığı’nın davetleri konusunda açıklamalar yaptı.
Buna göre, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Avrupa Birliği
(AB) Dönem Başkanı Finlandiya’nın Dışişleri Bakanı Erkki Tuomioja’nın
davetlisi olarak Brüksel’e gitmek üzere perşembe günü KKTC’den ayrılacak.
Talat, 3 Kasım Cuma günü Brüksel’e gidecek ve saat 17.00’de Finlandiya
Dışişleri Bakanı Tuomioja’yla görüşecek.
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı da
Finlandiya Dışişleri Bakanlığı’nın organize ettiği bir toplantıda KKTC’yi
temsil edecek. Toplantı 5-6 Kasım tarihlerinde Helsinki’de yer alacak.
Cumhurbaşkanı Talat, Helsinki’de yer alacak toplantıya
Yunanistan’ın da katılması gerektiği görüşünü Tuomioja’ya iletti.
Bu arada Finlandiya Dışişleri Bakanlığı Avrupa İşleri Genel
Müdürü Kare Hallonen dün sabah Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Raşit Pertev’le
Cumhurbaşkanlığı’nda biraraya geldi.
Erçakıca, bütün bu gelişmelerle ilgili şöyle konuştu:
“Bütün bu gelişmelerin Kıbrıs Rum tarafının Türkiye’nin AB
üyeliği müzakereleri konusunda yarattığı sorunların aşılmasını amaçladığı
herkes tarafından biliniyor. Buna karşın, Kıbrıs Rum tarafının sözcüleri,
Kıbrıs sorununun Türkiye’nin AB üyeliği süreciyle ilişkilendirilemeyeceğini
söylemektedir. Bu arada, Kıbrıs Rum tarafının Kıbrıs sorununa çözüm bulunması
için BM çatısı altında yürütülmekte olan çabaları etkisiz hale getirmeye
çalıştığı da gözlemlenmektedir.
8 Temmuz’da Cumhurbaşkanımız ile Kıbrıslı Rum lider
Papadopulos arasında varılan anlaşmayı geçersiz ve etkisiz hale getirmek için
ellerinden geleni yapmaktadırlar. Bu anlaşmanın hayata geçmesi için BM Kıbrıs
Temsilcisi Michael Möller tarafından yapılan tüm önerileri ve girişimleri
sonuçsuz bıraktıkları herkes tarafından bilinmektedir. Bu süreçte yaşanan
sorunları aşabilmek amacıyla BM Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Gambari’nin
yeni bir öneri hazırlaması ve bunu bir mektupla bildirmesi üzerinde
durulmuştu. Önceleri buna itiraz etmeyen Kıbrıs Rum tarafı, şimdi bunu
engellemeye çalışmaktadır.
Bir yanda AB’yi devreye sokma, diğer yanda BM sürecini
etkisiz hale getirme ama ‘Kıbrıs sorununun Türkiye’nin AB üyeliği ile
ilişkilendirilemeyeceğini’ iddia etme çabaları vardır. Bu yaklaşım tam
anlamıyla samimiyetsiz bir yaklaşımdır.
Bu yaklaşımın amacı, haksız bir şekilde elde edilen AB
üyeliği yetkileri kullanılarak Kıbrıs sorununda avantaj sağlama ve hayalini
kurdukları ‘osmosis’ yolunda ileri adımlar atabilmektir.
Kıbrıs Türk tarafı bu oyunun farkındadır ve doğal olarak
buna karşı elindeki tüm olanakları kullanarak direnecektir.”
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, Kıbrıs Rum
tarafının bu çabalarının ellerindeki bütün olanaklara karşın yeterince etkili
olamadığını belirterek, AB üyelerinin Rum tarafının yarattığı zorlukları
aşmaya odaklandığına işaret etti.
Erçakıca, Kıbrıs Türk tarafının bu süreçte iki nokta
üzerinde tam birlik sağladığını; bunlardan birinin Kıbrıs Türk tarafını
dışlayan herhangi bir görüşme süreciyle elde edilecek sonuçların kabul
edilmeyeceği; ikincisinin de Kıbrıslı Türklere uygulanan izolasyonlar
kaldırılmadan ve Ercan uluslararası uçuşlara açılmadan, kapalı Maraş’ı içeren
herhangi bir paketin görüşülmeyeceği konusunda sağlanan fikir birliği olduğunu
söyledi.
Toplumda bu konularda konsensüs bulunduğunu ifade eden
Hasan Erçakıca, “Bu fikir birlikteliği, sorunlara çözüm arama gayretindeki
herkes ama özellikle de AB Dönem Başkanlığı ve BM tarafından dikkate
alınmalıdır” diye konuştu.
BAŞBAKAN SOYER: “FİNLANDİYA ÖNERİLERİNİ
GÖRÜŞMEYE HAZIRIZ… TÜM İZOLASYONLAR KALKMALIDIR”
Kıbrıs TV’de yayımlanan “Kıbrıs’ta Bugün” programının
konuğu olan Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Finlandiya’nın önerilerine
katılmadıklarını, ancak önerileri görüşmeye hazır olduklarını belirtti.
“Önerileri reddetmiyoruz. Oturup görüşeceğiz” diyen
Başbakan Soyer, şöyle devam etti:
“Bütün bu görüşmeler sonrası başka bir sürece giriyoruz.
Finlandiya’da gerçekleşecek dışişleri bakanları düzeyindeki toplantıya
KKTC’nin dışişleri bakanı da katılacaktır. Bu noktada herkes şunu bir kez daha
kavramalıdır; Kıbrıs Türksüz çözüm olamaz ve Kıbrıs’ın geleceğinin
belirlenmesinde Kıbrıs Türkleri, Kıbrıs Rumları kadar söz, karar ve irade
sahibidir.”
Mali Yardım Tüzüğü’ne “Hayır” diyen dört ülkeden birinin de
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi olduğuna da dikkat çeken Başbakan Ferdi Sabit Soyer,
“Güney Kıbrıs Rum Yönetimi bu ‘hayır’ı ile Avrupa Birliği içerisinde, kendi
ülkesinde insanlara maddi yardım yapılmasını kabul etmeyen tek ülke olma
konumuna düşmüştür. Olası bir çözümde bir arada yaşayacağı insanların ekonomik
gelişmesini istemeyen bir yönetim ile karşı karşıyayız” şeklinde konuştu.
Başbakan Soyer Finlandiya önerilerine değinirken,
önerilerde Türkiye’nin tüm limanlarını Kıbrıslı Rumlara açması ve bunun
karşılığı olarak ise, Kıbrıslı Türklere sadece Mağusa Limanı’nın açılmasının
yer aldığına işaret etti. Başbakan Soyer, şöyle dedi:
“Bizler Kıbrıs Türk halkının üzerindeki bütün
izolasyonların kaldırılmasını istiyoruz. Kuzeye gelen malların güneye geçmesi
‘Yeşil Hat Tüzüğü’ne göre olacaksa, sadece Mağusa Limanı’nın açılmasının
bizlere yararı olmayacaktır. O zaman ‘Serbest Ticaret’ de gündeme gelmelidir.
Bizler Ercan Havaalanı’nın da direkt uçuşlara açılmasını istiyoruz.”
Avrupa Birliği’nin Yakın Doğu’ya kadar serbest bir ekonomik
bölge yaratmak istediğini de belirten Başbakan Ferdi Sabit Soyer, bunun
sorunsuz bir Kıbrıs’ın AB’ye üyeliği ve Türkiye’nin sorunsuz bir Avrupa
Birliği süreci ile mümkün olduğunu da söyledi.