AB KOMİSYONU TÜRKİYE İLERLEME RAPORUNU
YAYIMLADI
AB Komisyonu’nun, Türkiye’nin siyasi ve ekonomik alanda AB
üyelik kriterlerini ne ölçüde karşılandığını değerlendirdiği ve Türkiye ile
Avrupa Birliği’nin ilişkilerine yön veren 75 sayfalık İlerleme Raporu ve
Strateji Belgesi’ni dün açıkladı.
İlerleme Raporu’nda, Türkiye’nin imzaladığı Ek Protokol
(Ankara Anlaşması) uyarınca Kıbrıs Rum kesimi dahil 10 yeni AB üyesi için
ulaşım üzerindeki kısıtlamalar dahil, malların serbest dolaşımını sağlamakla
yükümlü olduğu belirtilerek, “AB bunu yakından izlemeyi sürdürecek ve 2006
yılı içinde tam uygulama yapılıp yapılmadığını değerlendirecek” ifadesine yer
verildi.
Türkiye’nin pek çok fırsatta Kıbrıs’ta BM önderliğinde
kapsamlı bir çözüme bağlı kaldığını ifade ettiği hatırlatılan raporda, teknik
komitelerin oluşturulması konusunda da Türkiye’nin Ada’daki her iki topluma
desteğini yinelediği ifade edildi.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, AB İlerleme Raporu’nun
açıklanmasının ardından yaptığı değerlendirmede, raporda Türkiye’nin
limanların ve havaalanlarının Rumların kullanımına açılması için Ankara'ya
aralık ayına kadar süre verildiğinin anımsatılması üzerine,
“Kıbrıs’ta 5 haftada bir şey olmaz” diyemeyeceğini, bir şey olup
olmamasının AB’nin tutumuna bağlı bulunduğunu söyledi.
Talat, AB ve Rum tarafının Kıbrıslı Türklerin izolasyonu
konusunda daha ılımlı davranması halinde, Türkiye’nin gümrük birliğinden
kaynaklandığı iddia edilen yükümlülüklerini yerine getirmesinin çok daha kolay
olacağını söyledi.
Talat, Kıbrıs Türkü için önemli olanın Doğrudan Ticaret
Tüzüğü’nün uygulanmasından çok doğrudan uçuşların hayata geçmesi olduğunu
vurguladı ve turizmin önündeki en büyük engelin bu olduğunu ifade etti.
Ekonomik izolasyonların en temel noktasının uçuşlarla olduğunu vurgulayan
Talat, Finlandiya önerilerinde ciddi bir dengesizlik bulunduğunu kaydetti.
Maraş’ın bütünlüklü bir çözümün parçası olduğunu ancak Fin
planına göre bunun BM’ye devredileceğini, Kıbrıs Türk tarafının buna karşılık
bütünlüklü çözümün parçası olan hiçbir şey bir şeyi elde etmeyeceğini, sadece
kısmi bir doğrudan ticaret olacağını kaydeden Talat, şöyle dedi:
“Ne verilirse Rum’a veriliyor, Türkiye’nin limanlarının
açılması, Mağusa limanını AB’nin yönetmesi ki AB demek Rum tarafının söz hakkı
olacak demek, ayrıca Maraş’ı da BM’ye devredeceğiz daha sonra Rum’a devretmek
üzere. Bunlar hep dengesizlik. Usul olarak temasları çok geç başlattılar ve en
başında çok dengesizlik görülmedi. Halbuki bizimle temas edip başlasa bu
hazırlığa bu dengesizlik olmayabilirdi. Ciddi bir hataydı bunun yapılmaması.
Talat, Annan ile görüşmesinin zamanının sorulması üzerine
şunları kaydetti:
“Gambari süreci sürüyor. Onun mektubunu bekliyoruz. Rumlar
mektubu engellemeye çalışıyor. Neden yapıyor. Çünkü AB süreci devam ettiği
sürece BM alanından uzaklaştırırsa Kıbrıs sorununda avantajlı olacağını
düşünüyor. Tek yanlı taviz hedefliyor. BM sürecini öldürmeye çalışıyor. AB BM
sürecine ağırlık veriyor. Dolayısıyla BM sürecinin canlandırılması isteğimizi
Annan’a ileteceğim. Bu önümüzdeki günlerde olacak ancak kesin kararlaştırılmış
değil. Büyük olasılıkla bu ay içinde olacak.”