www.trncinfo.com

make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti                                                         

Haber 23 Kasım 2006
 

RUMLARIN, KKTC’DEKİ ESKİ RUM MALLARIYLA İLGİLİ YASASI...
CUMHURBAŞKANI TALAT: “FİİLEN KAPILAR KAPATILMIŞ OLACAK”
BAŞBAKAN SOYER: “TUTUKLANMASI GEREKEN RUM LİDERLİĞİ”

CUMHURBAŞKANI TALAT: “AB SÜRECİNDE TÜRKİYE’NİN ÖNÜ KESİLEMEZ”

DIŞİŞLERİ BAKANI AVCI: “AB TEMAS GRUBU KIBRIS TÜRK TARAFININ GÖRÜŞLERİNE HASSASİYETLE  YAKLAŞMALI”

MASKELİ RUMLAR İNGİLİZ OKULU’NU BASTI, KIBRISLI TÜRK ÖĞRENCİLERİ DÖVDÜ

 


 

RUMLARIN, KKTC’DEKİ ESKİ RUM MALLARIYLA İLGİLİ YASASI...
CUMHURBAŞKANI TALAT: “FİİLEN KAPILAR KAPATILMIŞ OLACAK”
BAŞBAKAN SOYER: “TUTUKLANMASI GEREKEN RUM LİDERLİĞİ”

Önceki gün Güney Kıbrıs’ta yayınlanan gazeteler, Rum Adalet ve Kamu Düzeni Bakanı Sofoklis Sofokleus’un KKTC’deki eski Rum mallarını kullanan kişilerle ilgili olarak yaptığı açıklamada  “Rum mallarının alım-satımına karışan istisnasız herkesin kovuşturulacağını” söylediğini yazdı.

KKTC’de ikamet edip Rum mallarından istifade eden Kıbrıslı Türklerin de tutuklanacağını kaydeden  Sofokleus, bu yönde hazırlanan yeni yasanın 7 yıl hapislik öngördüğünü söyledi.

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs Rum yönetiminin KKTC’de kalan eski Rum mallarını kullanan yabancıların yanı sıra Kıbrıslı Türklere de 7 yıl hapis cezası verilmesini öngören yasa çıkarmasının “ateşten bir gömlek” olduğunu belirterek, yasanın uygulanmaya konmasının, fiilen kapıların kapanması demek olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Talat, Bayrak Televizyonu’nda (BRT) önceki akşam yayımlanan Akis programında yaptığı açıklamada, Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos’un yasayla iki toplum arasındaki gerginliği artırmayı hedeflediğini ifade ederek, “çok riskli bir oyun oynuyorlar” dedi.

Rumların bu tavırlarını devam ettirmeleri halinde ayrılığın pekişeceğini kaydeden Talat, Kıbrıs sorununun çözümünün imkânsız bir hale gelmesinin söz konusu olduğunu vurguladı.

Yasada yer alan, Rum mallarını kullanan Kıbrıslı Türklerin de yargılanacağı şeklindeki ifadenin, Kıbrıslı Türklerin Güney Kıbrıs’a geçişini engelleyeceğini ifade eden Talat, bunun “Fiilen kapıların kapatılması” demek olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Talat, Kuzey Kıbrıs’taki Rum mallarıyla ilişkisi olmayan Kıbrıslı Türk bulunmadığına işaret ederek, bugüne kadar son derece barışçı bir tutum sergileyen Kıbrıs Türk halkının bu gelişme karşısında nasıl bir tutum içine gireceğini düşünemediğini kaydetti.

Talat, Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Birliği (AB) düzeyinde gereken girişimleri yapacaklarını açıkladı.

Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Londra’dan dönüşünde Ercan Havalimanı’ndaki basın toplantısında konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada Kıbrıs’ta tutuklanması gerekenlerin KKTC’deki eski Rum mallarını kullananlar değil, mülkiyet meselesi dâhil Kıbrıs sorununa bütünlüklü çözüm getirecek BM Çözüm Planı’na Kıbrıs Rum halkının “hayır” demesine yol açan Kıbrıs Rum Yönetimi olduğunu vurguladı.

Soyer, haberi “Kıbrıs Rum tarafının, Kıbrıs sorununun çözümsüz ve iki halk arasındaki ilişkilere bıçak sokup Kıbrıs’ın bölünmüş kalmasına dönük art niyetli tutumunun bir göstergesi” diye niteledi.

 

CUMHURBAŞKANI TALAT: “AB SÜRECİNDE TÜRKİYE’NİN ÖNÜ KESİLEMEZ”

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Bayrak Radyo Televizyonu'nda (BRT) yayımlanan Akis programına katılarak Kıbrıs konusundaki son gelişmeleri değerlendirdi.

Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) sürecinde önünün kesilemeyeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Talat, Türkiye’nin, “Kıbrıs Cumhuriyeti” adı altında kendisine deniz ve hava limanlarını açmasını isteyen Rum tarafının, böyle bir talepte bulunacak niteliklere sahip bir devlet olmadığına işaret etti. Talat, Türkiye’nin böyle bir yönetimle ilişkilerini normalleştirmesinin mümkün olmadığını belirterek,  “Anormal olan tarafla Türkiye ilişkilerini normalleştiremez” dedi.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Siyasi İşlerden Sorumlu Yardımcısı İbrahim Gambari’nin taraflara gönderdiği son mektubu da değerlendiren Talat, Gambari’nin mektubunun çerçevesinin kesin olmadığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Talat, 8 Temmuz’da Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos ile vardıkları mutabakatın bir türlü hayata geçmediğine de dikkati çekerek, bu konuyu Annan ile görüşmesi sırasında gündeme getirdiğini, Annan’ın; Rum tarafının çözüm istemediği sürece samimi olarak bu olaya yaklaşacağını düşünmediğini söyledi.

Talat, şu anda gelen işaretlerin, Rumların BM zemininde bir çözüm istemediği yönünde olduğunun altını çizerek, Rumların hedefinin Kıbrıs sorununu daha avantajlı konumda oldukları AB zeminine taşımak olduğunu yineledi.

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, BM Genel Sekreteri Kofi Anan ile Cenevre’de yaptığı görüşmede tam bir görüş birliği sağlandığının da altını çizdi. Genel Sekreter ile vardıkları mutabakatı “Cenevre Anlaşması” olarak tanımlayan Cumhurbaşkanı Talat, “Bizim Genel Sekreter ile yaptığımız görüşme gerçekten her konuda anlaşma ile sonuçlandı. Bir kere Kıbrıslı Türklere uygulanan izolasyonların, Kuzey Kıbrıs’ın izolasyonunun kaldırılması oldukça güçlü bir şekilde Sayın Annan tarafından vurgulandı” dedi.

 

DIŞİŞLERİ BAKANI AVCI: “AB TEMAS GRUBU KIBRIS TÜRK TARAFININ GÖRÜŞLERİNE HASSASİYETLE  YAKLAŞMALI”

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı,  Kıbrıslı Türkler ve Avrupa Birliği arasında köprü kurmak için oluşturulan Avrupa Parlamentosu Kıbrıslı Türklerle Yüksek Temas Grubu’nun 23-24 Kasım tarihleri arasında yapacağı ziyaret sırasında hiçbir KKTC yetkilisiyle görüşmeyecek olmasının hayal kırıklığı yarattığını belirterek, temas grubunun yapacağı tüm çalışmalarda Kıbrıs Türk tarafının görüşlerine hassasiyetle yaklaşması gerektiğini vurguladı.

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı’nın yazılı açıklaması şu şekildedir:

“Kıbrıslı Türkler ve Avrupa Birliği arasında köprü kurmak için oluşturulan Avrupa Parlamentosu Kıbrıslı Türklerle Yüksek Temas Grubu’nun 23 – 24 Kasım 2006 tarihleri arasında ülkemize gerçekleştireceği ziyaret çerçevesinde, hiçbir KKTC yetkilisiyle görüşmede bulunmayacak olmasını hayal kırıklığıyla öğrenmiş bulunuyoruz. Görev yönergesi Kıbrıslı Türklerin, başta Avrupa Parlamentosu olmak üzere, AB kurumlarıyla ilişkilerini geliştirmek olan sözkonusu temas grubunun bu tutumu Kıbrıs Türk tarafınca anlaşılamamaktadır. 

Kıbrıs’ta kalıcı bir çözüm için samimiyetini açıkça ortaya koyan Kıbrıs Türk tarafının esas beklentisi dış dünyayla entegrasyonu sağlamak, görüşlerini aktarmaktır. Nitekim, uluslararası toplum tarafından desteklenen Annan Planı’nın referanduma sunulmasından sonra, AB Konseyi’nin 26 Nisan 2004 tarihinde Kuzey Kıbrıs’a yönelik uygulanmakta olan izolasyonların kaldırılması yönünde karar aldığının bir kez daha hatırlanmasında fayda vardır. Alınan karar ve verilen taahhütlerine rağmen, sözkonusu grubun, Kıbrıs Türk halkının özgür iradesiyle seçilen temsilcileriyle temas kurmayacak olması kabul edilemezdir.           

Kıbrıs’ta çözüm için her türlü inisiyatife olumlu yaklaşan Kıbrıs Türk siyasi otoriteleriyle temas kurmaktan imtina eden grubun davranışının, Kıbrıs konusundaki muhtemel bir çözüm arayışına yardımcı olmayacağı aşikardır. Ayrıca, bahsekonu Temas Grubunun bu tutumu Kıbrıs Türk tarafının görüş ve sorunlarını AB çevrelerine aktarmak olan esas amacıyla ters düşmektedir. Temas Grubunun yapacağı tüm çalışmalarda Kıbrıs Türk tarafının görüşlerine hassasiyetle yaklaşması gerekliliğini önemle vurgularız. “

 

MASKELİ RUMLAR İNGİLİZ OKULU’NU BASTI, KIBRISLI TÜRK ÖĞRENCİLERİ DÖVDÜ

Lefkoşa’nın Rum kesiminde faaliyet gösteren İngiliz Okulu’na dün öğleden önce giren maskeli kişiler, Kıbrıslı Türk öğrencilere saldırdı.

Olay sonrasında okulun çevresinde geniş güvenlik önlemleri alınırken, Türk öğrenciler koruma araçları eşliğinde Ledra Palace Sınır Kapısına getirilerek ailelerine teslim edildiler.

Rum radyosu, olaya okul müdürlüğünün Türk ve Rum öğrencileri birbirini tahrik edecek semboller takmaması için emirname çıkarmasının neden olduğunu öne sürdü.

Başbakan Ferdi Sabit Soyer, İngiliz Okulu’nda Türk öğrencilere yönelik olarak yapılan saldırıyı Güney Kıbrıs’taki yönetimin saptayarak, adalete teslim etmesi çağrısında bulundu. Soyer, bu yapılmadığı takdirde Güney Kıbrıs’taki yönetimin devlet müsamahasıyla ırkçılığı ödüllendirmiş olacağını söyledi.

Güney Kıbrıs’taki İngiliz Okulu’nda Kıbrıslı Türk öğrencilere yapılan saldırıyla ilgili olarak TAK’a açıklama yapan Başbakan Soyer, KKTC Hükümeti olarak her düzeyde bu konunun tüm AB arenasında takipçisi olacaklarını ve ırkçılığa boyun eğmeyeceklerini belirterek, halka da  provokasyonlara kapılmaması, demokratik güzelliklerini koruması çağrısında bulundu.

 

BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI VE DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI: “MARAŞ KAPSAMLI ÇÖZÜMDE ELE ALINACAK BİR KONUDUR"
(10.04.06)

BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI VE DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI’NIN GKRY’NİN SINIR KAPILARINDAKİ UYGULAMALARI İLE İLGİLİ AÇIKLAMASI (08.04.06)

Pakistan depreminden sonra 11-21 Ekim 2005 tarihleri arasında bölgeye giden KKTC ekibinin faaliyetlerini gösteren fotoğraflar

TÜRKİYE'NİN ÖNÜNDEKİ YOL - (THE NEW YORK TIMES, 31 OCAK 2006)

CUMHURBAŞKANI TALAT'IN İKİNCİ AYLIK BASIN TOPLANTISI

1963-1974 YILLARI ARASINDA rum saldırıları sonucunda GERÇEKLEŞEN NÜFUS HAREKETLERİNİ VE KIBRISLI TÜRKLERİN GÖÇ ETTİRİLDİĞİ KÖYLERİ GÖSTEREN KIBRIS HARİTASI

RUM YAZAR RUM VAHŞETİNİ ANLATIYOR

GÜNEY KIBRIS'TAKİ TÜRK KÖYLERİNİN DURUMU