RUMLARIN,
KKTC’DEKİ ESKİ RUM MALLARIYLA İLGİLİ YASASI...
CUMHURBAŞKANI TALAT: “FİİLEN KAPILAR KAPATILMIŞ OLACAK”
BAŞBAKAN SOYER: “TUTUKLANMASI GEREKEN RUM LİDERLİĞİ”
Önceki gün Güney Kıbrıs’ta
yayınlanan gazeteler, Rum Adalet ve Kamu Düzeni Bakanı Sofoklis Sofokleus’un
KKTC’deki eski Rum mallarını kullanan kişilerle ilgili olarak yaptığı
açıklamada “Rum mallarının alım-satımına karışan istisnasız herkesin
kovuşturulacağını” söylediğini yazdı.
KKTC’de ikamet edip Rum
mallarından istifade eden Kıbrıslı Türklerin de tutuklanacağını kaydeden
Sofokleus, bu yönde hazırlanan yeni yasanın 7 yıl hapislik öngördüğünü
söyledi.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali
Talat, Kıbrıs Rum yönetiminin KKTC’de kalan eski Rum mallarını kullanan
yabancıların yanı sıra Kıbrıslı Türklere de 7 yıl hapis cezası verilmesini
öngören yasa çıkarmasının “ateşten bir gömlek” olduğunu belirterek, yasanın
uygulanmaya konmasının, fiilen kapıların kapanması demek olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Talat,
Bayrak Televizyonu’nda (BRT) önceki akşam yayımlanan Akis programında yaptığı
açıklamada, Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos’un yasayla iki toplum
arasındaki gerginliği artırmayı hedeflediğini ifade ederek, “çok riskli bir
oyun oynuyorlar” dedi.
Rumların bu tavırlarını
devam ettirmeleri halinde ayrılığın pekişeceğini kaydeden Talat, Kıbrıs
sorununun çözümünün imkânsız bir hale gelmesinin söz konusu olduğunu
vurguladı.
Yasada yer alan, Rum
mallarını kullanan Kıbrıslı Türklerin de yargılanacağı şeklindeki ifadenin,
Kıbrıslı Türklerin Güney Kıbrıs’a geçişini engelleyeceğini ifade eden Talat,
bunun “Fiilen kapıların kapatılması” demek olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Talat, Kuzey
Kıbrıs’taki Rum mallarıyla ilişkisi olmayan Kıbrıslı Türk bulunmadığına işaret
ederek, bugüne kadar son derece barışçı bir tutum sergileyen Kıbrıs Türk
halkının bu gelişme karşısında nasıl bir tutum içine gireceğini düşünemediğini
kaydetti.
Talat, Birleşmiş Milletler
(BM) ve Avrupa Birliği (AB) düzeyinde gereken girişimleri yapacaklarını
açıkladı.
Başbakan Ferdi Sabit
Soyer, Londra’dan dönüşünde Ercan Havalimanı’ndaki basın toplantısında konuyla
ilgili olarak yaptığı açıklamada Kıbrıs’ta tutuklanması gerekenlerin KKTC’deki
eski Rum mallarını kullananlar değil, mülkiyet meselesi dâhil Kıbrıs sorununa
bütünlüklü çözüm getirecek BM Çözüm Planı’na Kıbrıs Rum halkının “hayır”
demesine yol açan Kıbrıs Rum Yönetimi olduğunu vurguladı.
Soyer, haberi “Kıbrıs Rum
tarafının, Kıbrıs sorununun çözümsüz ve iki halk arasındaki ilişkilere bıçak
sokup Kıbrıs’ın bölünmüş kalmasına dönük art niyetli tutumunun bir göstergesi”
diye niteledi.
CUMHURBAŞKANI
TALAT: “AB SÜRECİNDE TÜRKİYE’NİN ÖNÜ KESİLEMEZ”
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali
Talat, Bayrak Radyo Televizyonu'nda (BRT) yayımlanan Akis programına katılarak
Kıbrıs konusundaki son gelişmeleri değerlendirdi.
Türkiye’nin Avrupa Birliği
(AB) sürecinde önünün kesilemeyeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Talat,
Türkiye’nin, “Kıbrıs Cumhuriyeti” adı altında kendisine deniz ve hava
limanlarını açmasını isteyen Rum tarafının, böyle bir talepte bulunacak
niteliklere sahip bir devlet olmadığına işaret etti. Talat, Türkiye’nin böyle
bir yönetimle ilişkilerini normalleştirmesinin mümkün olmadığını belirterek,
“Anormal olan tarafla Türkiye ilişkilerini normalleştiremez” dedi.
Birleşmiş Milletler Genel
Sekreteri’nin Siyasi İşlerden Sorumlu Yardımcısı İbrahim Gambari’nin taraflara
gönderdiği son mektubu da değerlendiren Talat, Gambari’nin mektubunun
çerçevesinin kesin olmadığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Talat, 8
Temmuz’da Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos ile vardıkları mutabakatın
bir türlü hayata geçmediğine de dikkati çekerek, bu konuyu Annan ile görüşmesi
sırasında gündeme getirdiğini, Annan’ın; Rum tarafının çözüm istemediği sürece
samimi olarak bu olaya yaklaşacağını düşünmediğini söyledi.
Talat, şu anda gelen
işaretlerin, Rumların BM zemininde bir çözüm istemediği yönünde olduğunun
altını çizerek, Rumların hedefinin Kıbrıs sorununu daha avantajlı konumda
oldukları AB zeminine taşımak olduğunu yineledi.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali
Talat, BM Genel Sekreteri Kofi Anan ile Cenevre’de yaptığı görüşmede tam bir
görüş birliği sağlandığının da altını çizdi. Genel Sekreter ile vardıkları
mutabakatı “Cenevre Anlaşması” olarak tanımlayan Cumhurbaşkanı Talat, “Bizim
Genel Sekreter ile yaptığımız görüşme gerçekten her konuda anlaşma ile
sonuçlandı. Bir kere Kıbrıslı Türklere uygulanan izolasyonların, Kuzey
Kıbrıs’ın izolasyonunun kaldırılması oldukça güçlü bir şekilde Sayın Annan
tarafından vurgulandı” dedi.
DIŞİŞLERİ
BAKANI AVCI: “AB TEMAS GRUBU KIBRIS TÜRK TARAFININ GÖRÜŞLERİNE HASSASİYETLE
YAKLAŞMALI”
Başbakan Yardımcısı ve
Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, Kıbrıslı Türkler ve Avrupa Birliği arasında
köprü kurmak için oluşturulan Avrupa Parlamentosu Kıbrıslı Türklerle Yüksek
Temas Grubu’nun 23-24 Kasım tarihleri arasında yapacağı ziyaret sırasında
hiçbir KKTC yetkilisiyle görüşmeyecek olmasının hayal kırıklığı yarattığını
belirterek, temas grubunun yapacağı tüm çalışmalarda Kıbrıs Türk tarafının
görüşlerine hassasiyetle yaklaşması gerektiğini vurguladı.
Başbakan Yardımcısı ve
Dışişleri Bakanı Turgay Avcı’nın yazılı açıklaması şu şekildedir:
“Kıbrıslı Türkler ve
Avrupa Birliği arasında köprü kurmak için oluşturulan Avrupa Parlamentosu
Kıbrıslı Türklerle Yüksek Temas Grubu’nun 23 – 24 Kasım 2006 tarihleri
arasında ülkemize gerçekleştireceği ziyaret çerçevesinde, hiçbir KKTC
yetkilisiyle görüşmede bulunmayacak olmasını hayal kırıklığıyla öğrenmiş
bulunuyoruz. Görev yönergesi Kıbrıslı Türklerin, başta Avrupa Parlamentosu
olmak üzere, AB kurumlarıyla ilişkilerini geliştirmek olan sözkonusu temas
grubunun bu tutumu Kıbrıs Türk tarafınca anlaşılamamaktadır.
Kıbrıs’ta kalıcı bir çözüm
için samimiyetini açıkça ortaya koyan Kıbrıs Türk tarafının esas beklentisi
dış dünyayla entegrasyonu sağlamak, görüşlerini aktarmaktır. Nitekim,
uluslararası toplum tarafından desteklenen Annan Planı’nın referanduma
sunulmasından sonra, AB Konseyi’nin 26 Nisan 2004 tarihinde Kuzey Kıbrıs’a
yönelik uygulanmakta olan izolasyonların kaldırılması yönünde karar aldığının
bir kez daha hatırlanmasında fayda vardır. Alınan karar ve verilen
taahhütlerine rağmen, sözkonusu grubun, Kıbrıs Türk halkının özgür iradesiyle
seçilen temsilcileriyle temas kurmayacak olması kabul edilemezdir.
Kıbrıs’ta çözüm için her
türlü inisiyatife olumlu yaklaşan Kıbrıs Türk siyasi otoriteleriyle temas
kurmaktan imtina eden grubun davranışının, Kıbrıs konusundaki muhtemel bir
çözüm arayışına yardımcı olmayacağı aşikardır. Ayrıca, bahsekonu Temas
Grubunun bu tutumu Kıbrıs Türk tarafının görüş ve sorunlarını AB çevrelerine
aktarmak olan esas amacıyla ters düşmektedir. Temas Grubunun yapacağı tüm
çalışmalarda Kıbrıs Türk tarafının görüşlerine hassasiyetle yaklaşması
gerekliliğini önemle vurgularız. “
MASKELİ RUMLAR
İNGİLİZ OKULU’NU BASTI, KIBRISLI TÜRK ÖĞRENCİLERİ DÖVDÜ
Lefkoşa’nın Rum kesiminde
faaliyet gösteren İngiliz Okulu’na dün öğleden önce giren maskeli kişiler,
Kıbrıslı Türk öğrencilere saldırdı.
Olay sonrasında okulun
çevresinde geniş güvenlik önlemleri alınırken, Türk öğrenciler koruma araçları
eşliğinde Ledra Palace Sınır Kapısına getirilerek ailelerine teslim edildiler.
Rum radyosu, olaya okul
müdürlüğünün Türk ve Rum öğrencileri birbirini tahrik edecek semboller
takmaması için emirname çıkarmasının neden olduğunu öne sürdü.
Başbakan Ferdi Sabit
Soyer, İngiliz Okulu’nda Türk öğrencilere yönelik olarak yapılan saldırıyı
Güney Kıbrıs’taki yönetimin saptayarak, adalete teslim etmesi çağrısında
bulundu. Soyer, bu yapılmadığı takdirde Güney Kıbrıs’taki yönetimin devlet
müsamahasıyla ırkçılığı ödüllendirmiş olacağını söyledi.
Güney Kıbrıs’taki İngiliz
Okulu’nda Kıbrıslı Türk öğrencilere yapılan saldırıyla ilgili olarak TAK’a
açıklama yapan Başbakan Soyer, KKTC Hükümeti olarak her düzeyde bu konunun tüm
AB arenasında takipçisi olacaklarını ve ırkçılığa boyun eğmeyeceklerini
belirterek, halka da provokasyonlara kapılmaması, demokratik güzelliklerini
koruması çağrısında bulundu.