BAŞBAKAN
YARDIMCISI AVCI, GÜNEY KIBRIS’TAKİ YASAYI VE TÜRK ÖĞRENCİLERE YAPILAN
SALDIRIYI YORUMLADI...
Başbakan Yardımcısı ve
Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin KKTC’deki eski Rum
mallarının alım satımına karışan herkesin kovuşturulması; Rum mallarından
herhangi bir şekilde yararlananların Güney’e geçmeleri halinde tutuklanması ve
7 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmasını öngören yasanın Kıbrıs’ta çözüm
çabalarını baltalamaktan başka bir amaca hizmet etmeyeceğini vurguladı.
Avcı yazılı açıklamasında,
bu kararın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin kararının adada gerginliği artırmak
yönünde sürdürdüğü politikanın parçası olduğunu belirterek, “Söz konusu
yasanın uygulanması durumunda trajik sonuçların ortaya çıkması kaçınılmazdır”
dedi.
Güney Kıbrıs Rum
Yönetimi’nin kararını, başta AB, BM ve ABD olmak üzere tüm ilgili
muhataplarının nezdinde gündeme getirerek, uluslararası toplumun kınamasını
isteyeceklerini açıklayan Bakan Avcı, çözümü daha da güçleştiren bu tutuma
rağmen Kıbrıs Türk tarafının Kıbrıs’ta adil, kalıcı ve eşitliğe dayalı
kapsamlı bir çözümün bulunması yönünde iyi niyetle ve barışçıl bir anlayışla
girişim ve çabaları sürdüreceğini vurguladı.
Avcı, Kıbrıs Türk halkını
provoke etmeye yönelik bu davranışlar karşısında halkın soğukkanlılığını
koruyacağına inancının tam olduğunu da belirtti.
Başbakan Yardımcısı ve
Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, Güney Kıbrıs’taki İngiliz Okulu’nda önceki gün 5
Kıbrıslı Türk öğrenciye yapılan saldırıyı esefle karşıladığını belirterek, Rum
Yönetimi’nin ırkçı ve dışlayıcı politikalarını sürdürmesiyle bu tür olayların
tetiklendiğine işaret etti.
Avcı, olayı ve buna neden
olan Rum Yönetimi’ni şiddetle kınayarak “Rum liderliğinin bu kabul edilmez
politikasını ve zararlarını ilgili üçüncü taraflar nezdinde de gündeme
getireceğiz” dedi.
Kıbrıs Türk tarafının
günlük sorunları ele almak, diyalog ve işbirliği için komiteler önerdiğini
hatırlatan Turgay Avcı, Rum tarafının tutumuyla bunun yaşama geçemediğini, bu
son olayın ardından diyalogun tesisi ve güçlendirilmesine yönelik çalışmaların
ivedilikle başlatılması gereğinin anlaşılması umudunu dile getirdi.
ERÇAKICA:“GAMBARİ’NİN BAŞLATTIĞI SÜREÇ ULUSLARARASI İLGİYE MUHTAÇ”
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü
Hasan Erçakıca dün düzenlediği haftalık brifingte Kıbrıs sorunu, başlatılan
yeni süreç ve Güney Kıbrıs’taki son gelişmeleri değerlendirdi.
Erçakıca, Rum Yönetimi’nin
belirsizlikleri istismara, insanlar arasında düşmanlık artırıcı yasalar
yapmaya, faşist saldırılara göz yummaya devam etmesi halinde özlü müzakerelere
başlamanın oldukça zor olacağına işaret ederek, BM Genel Sekreteri Kofi
Annan’ın Siyasi İşlerden Sorumlu Yardımcısı İbrahim Gambari’nin mektubuyla
başlayan sürecin uluslararası ilgiye muhtaç olduğunu söyledi.
Hasan Erçakıca,
Gambari’nin geçen hafta taraflara yolladığı ve yeni bir süreç başlanmasını
öngördüğü mektuba yanıtın geçen Cumartesi BM Genel Sekreterliği’ne yollanan
mektupla dile getirildiğini söyledi.
Rum Yönetimi’nin böyle bir
mektubun gelmemesi için çalışması ve zorlamalarda bulunmasının, yeni sürece
ilişkin etkili ve kesin yöntemler önerilmesini engellediğine dikkat çeken
Erçakıca, “Kıbrıs Rum tarafı mektuptaki belirsizlikleri istismar ederek, yeni
sorunlar yaratmaya devam ederse, bu süreci ilerletmek ve özlü müzakereleri
başlatmak oldukça zor olacak” dedi.
Güney Kıbrıs’ta
Gambari’nin mektubunu Kıbrıs Türk tarafı ile Türkiye lehine bir kazanım sayan
yorumlara dikkat çekerek Rum Yönetimi’nin süreci engelleyebileceğini belirten
Erçakıca, sürecin kesintiye uğramaması için herkesin, özellikle BM Genel
Sekreterliği ile BM Güvenlik Konseyi üyesi ülkelerin katkı koyması gerektiğini
kaydetti.
Erçakıca, Cumhurbaşkanı
Talat’ın BM Genel Sekreteri Annan ile gerçekleştirdiği görüşmeye de değindiği
konuşmasında, görüşmenin oldukça yararlı geçtiğini ve Annan’ın görüşme
sonrasında yaptığı açıklamanın da olumlu karşılandığını söyledi.
Hasan Erçakıca, Annan’ın
“kuzeyin gelişmesine destek olmak gerekir” yönündeki sözlerinin Güney
Kıbrıs’ta büyük tepkiyle karşılandığına dikkat çekerek, “Bu tepki, Kıbrıs
sorununun BM çatısı altında ve BM parametrelerine dayalı olarak ele almaya
hazır olmadıklarını gösterse bile, Kıbrıs Türk tarafı çözüm çabalarını
sürdürmeye devam edecek” şeklinde konuştu.
Erçakıca, Genel
Sekreter’in “söylenenler ile yapılanlar arasındaki fark azaltılmalı” sözleri
karşısında Cumhurbaşkanı Talat’ın Kıbrıs Türk tarafının söyledikleri ile
yaptıkları arasında bir fark bulunmadığını dile getirdiğini kaydetti.
Güney Kıbrıs’taki Türk
öğrencilere yönelik saldırılara da değinen Erçakıca, Kıbrıs Rum Liderliği’nin
Rum tarafında yükselen milliyetçilik konusunda, tüm uyarılara rağmen hem önlem
almaktan kaçındığını, hem de eylem ve söylemleriyle tehlikenin daha da
büyümesine neden olduğunu söyledi.
Bunun hem sonucu, hem de
en açık göstergesi olan dünkü lise saldırısında Kıbrıs Rum tarafındaki etkili
ve yetkili herkesin sorumluluğu bulunduğunu kaydeden Erçakıca, ezan sesine
dahi dayanamadığını açık açık söyleyen Rum Lider Papadopulos’un Kıbrıslı
Türkler’in siyasal varlığının yanısıra, dini inancına da hiçbir saygısı
olmadığını belirtti.
Hasan Erçakıca, Kuzey
Kıbrıs’ta eski Rum evinde kalan Kıbrıslı Türkler’in yargılanıp, mahkum
edilmesini öngören mülkiyet yasasıyla ilgili araştırmaların devam ettiğini ve
teyit edilen ilk verilere göre sözkonusu yasanın yürürlükte olduğunu söyledi.
Yasayla ilgili olarak
gerekli resmi girişimlerin yapılacağına işaret eden Erçakıca, “Amaçları sadece
Kıbrıs’taki ortamı kötüleştirmek, çözüm çabalarını sabote etmek, iki halk
arasında yaygınlaşan ilişkileri kısıtlamak” dedi.