MALİ YARDIM TÜZÜĞÜNÜN ONAYLANMASI....
DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI: “ESAS BEKLENTİ MALİ YARDIMDAN
ÇOK DOĞRUDAN TİCARETE OLANAK VEREN SOMUT ADIMLARDIR”
Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı, Avrupa
Birliği’nin mali yardım tüzüğünü doğrudan ticaret tüzüğünden ayırarak
onaylamakla geri adım attığını belirtti ve Kıbrıs Türkü’nün esas
beklentisinin mali yardımdan çok, dış dünya ile entegrasyonu sağlayacak
doğrudan ticarete olanak veren somut adımlar olduğuna vurgu yaptı.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamanın tam metni
aşağıdaki gibidir:
"AB tarafından Kıbrıslı Türklere yönelik Mali Yardım
Tüzüğünün Doğrudan Ticaret Tüzüğünden ayrılarak onaylanması Kıbrıslı
Türklere yönelik tecridin kaldırılması ve Kıbrısta kalıcı bir çözümün
bulunmasına katkı koymaktan uzak bir eylem olarak değerlendirilmektedir.
Sözkonusu Mali Yardım Tüzüğü çerçevesinde kabul
edilen rakamın kat kat fazlasını her yıl Türkiye Cumhuriyetinin
sağladığı olanaklarla almakta olan ve Kıbrısta kalıcı bir çözüm için
samimiyetlerini kanıtlayan Kıbrıs Türklerinin esas beklentisi, AB’den
gelecek olan mali yardımdan daha çok dış dünya ile entegrasyonunu
sağlayacak doğrudan ticarete olanak veren somut adımlardır.
Kıbrıslı Türkler 43 yıldır izolasyonlar ve insanlık
dışı baskılar altında yaşam mücadelesi vermektedir. Gelinen aşamada
yıllardır her türlü imkansızlığa rağmen çalışan ve üreten Kıbrıs Türk
Halkının AB’nin mali yardımından daha çok, iki taraf arasında var olan
ekonomik uçurumun kapatılmasına yardımcı olacak ve uluslararası arenada
rekabet edebilme imkanını sağlayacak doğrudan ticaret olanağının
yaratılmasına ihtiyacı bulunmaktadır. Kıbrıslı Türklerin bu doğrultudaki
haklı beklenti ve umutlarının Papadopulos yönetiminin insafına
bırakılması tarafımızca kabul edilemez olarak değerlendirilmektedir.
Referandumdan sonra Kuzey Kıbrıs’a yönelik
uygulanmakta olan izolasyonların kaldırılması konusunda AB tarafından
verilen sözler, Rum tarafının baskısı ile yeniden düzenlenerek verilen
sözün yerine getirildiği iddiasıyla önümüze sunulmuştur. AB bu kararı
ile referandumlar sonrasında KKTC’ye uygulanan izolasyonların
kaldırılması için 26 Nisan 2004’te aldığı karardan geri adım atmıştır.
Ayrıca AB’nin aldığı bu karar çerçevesinde Lüksemburg’da yapılan gayri
resmi ve hiçbir konu üzerinde anlaşılamamış görüşmelere atıfta
bulunulması da tarafımızdan kabul edilemeyecek bir unsurdur.
Türkiye Cumhuriyeti’nin, KKTC’nin de desteğiyle
kapsamlı çözüm sürecini canlandırmaya ve Kıbrıs Türk Halkı üzerindeki
izolasyonun kaldırılmasına çalıştığı bir dönemde AB’nin aldığı bu karar
beklentilerimizin çok gerisinde kalmaktadır. Dolayısıyla AB üyesi
ülkeleri bir kere daha TC’nin sunduğu 24 Ocak tarihli eylem planı
üzerinde odaklanmaya davet ediyoruz.”