www.trncinfo.com

make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Haber 20 Mart 2006
 

BAŞBAKAN SOYER: “MOLLER’E MESAFELİ DURMAKTAYIZ...BM’DEN İZAHAT BEKLİYORUZ”

SERDAR DENKTAŞ: “AB’NİN KİMSENİN TALEP ETMEDİĞİ BİR PARAYI VERMEK İÇİN ŞART KOŞMASI VE KENDİ VERDİĞİ SÖZÜ TUTMAK İÇİN EK TALEPLERDE BULUNMASI KABUL EDİLEMEZ”

SUNDAY MAIL: "BIRAKIN GÖÇMENLER OLDUKLARI YERDE KALSIN"

 

BAŞBAKAN SOYER: “MOLLER’E MESAFELİ DURMAKTAYIZ...BM’DEN İZAHAT BEKLİYORUZ”

Başbakan Ferdi S. Soyer, 18 Mart 2006 tarihinde TAK’a yaptığı açıklamada, BM Genel Sekreteri Annan’ın Rum Yönetimi Başkanı Papadopulos’la Paris’te yaptığı görüşmenin Güney Kıbrıs tarafından “Paris anlaşması” gibi sunulmasına ve Kıbrıs Türk tarafının taraf olmadığı bu görüşmede askersizleştirme, Maraş ve benzeri konuların teknik komitelerde ele alınacağına ilişkin açıklama yapılmasına Türk tarafının tepki gösterdiğini anımsattı. Türk tarafının bu konuda BM’den izahat istediğini belirten Soyer, “Biz Birleşmiş Milletler’den izahat beklemekteyiz. Sayın Moller’den izahat beklemekteyiz. BM bize izahat yapsın, değerlendirmemizi yapalım” dedi

"Kıbrıs Türk tarafının Paris görüşmesiyle ilgili yapılan ortak açıklamadan sonra BM’den izahat istemesi Rum siyasi liderliğin tarafından BM’ye karşıymış gibi gösterilmeye çalışılıyor” diyen Soyer, şunları kaydetti:

"Halbuki söz konusu olan görüşmede ifade edilen iki toplum arasındaki insani konuların teknik komitelerde görüşülmesi, öz itibarıyla Cumhurbaşkanı Talat tarafından önerildi. Bu görüşmelerde Kıbrıs Türk tarafı olarak BM’nin temsilcisi Moller’in Cumhurbaşkanımıza sunduğu listedeki teknik konular üzerinde mutabakatını ve bu konuda çalışmaya hazır olduğunu, Annan Papadopulos Paris görüşmesi öncesinde Annan’a yazılı olarak bildirmişti. Biz açık ve kesin olarak ifade ediyoruz; üzerinde mutabakat sağladığımız teknik konularla ilgili görüşmeye her zaman hazırız. Bu, bu kadar açıktır....”

Türk tarafının BM’den izahat beklediğini belirten ve şu anda BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs’taki Özel Temsilcisi Moller’e mesafeli durduğunu kaydeden Başbakan Soyer, “Bu izahat bize gelsin, değerlendirmemizi yapalım. Biz teknik konuları teknik komitelerde görüşmeye hazırız” şeklinde konuştu.

 

SERDAR DENKTAŞ: “AB’NİN KİMSENİN TALEP ETMEDİĞİ BİR PARAYI VERMEK İÇİN ŞART KOŞMASI VE KENDİ VERDİĞİ SÖZÜ TUTMAK İÇİN EK TALEPLERDE BULUNMASI KABUL EDİLEMEZ”

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş, AB’nin kimsenin talep etmediği bir parayı vermek için şart koşmasının ve kendi verdiği sözü tutmak için ek taleplerde bulunmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.

Denktaş, “Hiç kimsenin; ne hükümetin ne cumhurbaşkanının Rum vesayetini kabul etme niyeti yoktur” dedi. Serdar Denktaş Cuma günkü bir kabulünde yaptığı konuşmada, pazartesi günü Mali Yardım Tüzüğü’nü Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Başbakan Ferdi Sabit Soyer başta olmak üzere yetkililerle, verilecek cevabı görüşeceklerini belirtti.

Mali Yardım Tüzüğü’nün Rum vesayetiyle birlikte kabul edilmesinin öngörüldüğü görüşünü belirten Denktaş, “Mesele para değil, hangi koşulları kabul edeceğimizdir” diyerek, konunun Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’la da görüşülmesinin ardından “Kıbrıs Türkü’ne layık bir yaklaşım ortaya çıkacağından emin olduğunu” kaydetti. Denktaş, başka şekilde bir tutumun söz konusu olamayacağını, aksi bir davranışı ne kendisinin ne de partisinin kabul edeceğini de söyledi.

 

SUNDAY MAIL: "BIRAKIN GÖÇMENLER OLDUKLARI YERDE KALSIN"

Kıbrıslı Rum Gazeteci Lukas Haralambus, Kıbrıs Rum kesiminde İngilizce olarak yayımlanan SUNDAY MAIL gazetesinde “Bırakın Göçmenler Evlerinde Kalsın” başlıklı yazısında Rum siyasilerin bir yandan “tüm göçmenler evlerine dönmeli” derken, diğer yandan da Rum göçmenleri Türk arazileri üzerine inşaat yapmaya teşvik ederek ikiyüzlü bir politika sergilediklerini belirtti.

Polemitya’dan (Binatlı) göç eden ve Sipros Kiprianu hükümeti tarafından 30 yıl önce kendilerine verilen yerlere 30 ev inşa eden yüzlerce Kıbrıslı Rum’un geçtiğimiz Salı günü düzenlediği protesto gösterisinde söyledikleri sözlere atıfta bulunarak köşe yazısını yazan Haralambus, bu sözlerin 1974 sonrası Rum hükümetleri tarafından izlenen politikaların ne kadar saçma olduğunu ezici bir şekilde ortaya koyduğunu belirtti.

İzlenen politikanın “Tüm göçmenler evlerine dönecek” şeklindeki “çirkin” slogan üzerine kurulduğunu kaydeden Haralambus, göstericilerin, “Kıbrıslı Türkler bizim malımız üzerine inşaat yapıyor diye 30 yıldır bağırıp duruyoruz. Ama bizim yasal hükümetimiz Kıbrıslı Türklere ait toprak üzerine inşaat yapalım diye bize para verdi ve yıllarca ‘size verdiğimiz devlet arazisidir’ diye bize yalan söylediler. İmzaladığımız evraklar üzerinde bu yazıyordu” dediklerine dikkat çekti.

Haralambus, aynı gösteriye katılan oldukça sinirli bir bayanın ise “Kandırıldık, bizi buraya getirdiler ve Kıbrıslı Türklerin toprağını bize verdiler. Yıllardır bin bir zorlukla evlerimizi yaptık, evlendik, çocuklarımızı büyüttük. Şimdi de bize buraları terk etmemiz gerektiğini, bize başka yerler vereceklerini söylüyorlar. Yani ‘yeniden başlayın’ diyorlar bize... Asla buradan gitmeyeceğiz, cesaretleri varsa gelip bizi buradan atsınlar” ifadelerini kullandığını belirtti.

Öte yandan Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Elmar Brok, Kıbrıs’ta bir anlaşmaya gidilmesi durumunda Kuzey’de eski Rum mallarının Rumlara iadesinin zor olacağını söyledi.



Pakistan depreminden sonra 11-21 Ekim 2005 tarihleri arasında bölgeye giden KKTC ekibinin faaliyetlerini gösteren fotoğraflar

TÜRKİYE'NİN ÖNÜNDEKİ YOL - (THE NEW YORK TIMES, 31 OCAK 2006)

CUMHURBAŞKANI TALAT'IN İKİNCİ AYLIK BASIN TOPLANTISI

1963-1974 YILLARI ARASINDA rum saldırıları sonucunda GERÇEKLEŞEN NÜFUS HAREKETLERİNİ VE KIBRISLI TÜRKLERİN GÖÇ ETTİRİLDİĞİ KÖYLERİ GÖSTEREN KIBRIS HARİTASI

RUM YAZAR RUM VAHŞETİNİ ANLATIYOR

GÜNEY KIBRIS'TAKİ TÜRK KÖYLERİNİN DURUMU