BAŞBAKAN SOYER: “MOLLER’E MESAFELİ
DURMAKTAYIZ...BM’DEN İZAHAT BEKLİYORUZ”
Başbakan Ferdi S. Soyer, 18 Mart 2006 tarihinde TAK’a
yaptığı açıklamada, BM Genel Sekreteri Annan’ın Rum Yönetimi Başkanı
Papadopulos’la Paris’te yaptığı görüşmenin Güney Kıbrıs tarafından
“Paris anlaşması” gibi sunulmasına ve Kıbrıs Türk tarafının taraf
olmadığı bu görüşmede askersizleştirme, Maraş ve benzeri konuların
teknik komitelerde ele alınacağına ilişkin açıklama yapılmasına Türk
tarafının tepki gösterdiğini anımsattı. Türk tarafının bu konuda BM’den
izahat istediğini belirten Soyer, “Biz Birleşmiş Milletler’den izahat
beklemekteyiz. Sayın Moller’den izahat beklemekteyiz. BM bize izahat
yapsın, değerlendirmemizi yapalım” dedi
"Kıbrıs Türk tarafının Paris görüşmesiyle ilgili
yapılan ortak açıklamadan sonra BM’den izahat istemesi Rum siyasi
liderliğin tarafından BM’ye karşıymış gibi gösterilmeye çalışılıyor”
diyen Soyer, şunları kaydetti:
"Halbuki söz konusu olan görüşmede ifade edilen iki
toplum arasındaki insani konuların teknik komitelerde görüşülmesi, öz
itibarıyla Cumhurbaşkanı Talat tarafından önerildi. Bu görüşmelerde
Kıbrıs Türk tarafı olarak BM’nin temsilcisi Moller’in Cumhurbaşkanımıza
sunduğu listedeki teknik konular üzerinde mutabakatını ve bu konuda
çalışmaya hazır olduğunu, Annan Papadopulos Paris görüşmesi öncesinde
Annan’a yazılı olarak bildirmişti. Biz açık ve kesin olarak ifade
ediyoruz; üzerinde mutabakat sağladığımız teknik konularla ilgili
görüşmeye her zaman hazırız. Bu, bu kadar açıktır....”
Türk tarafının BM’den izahat beklediğini belirten ve
şu anda BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs’taki Özel Temsilcisi Moller’e
mesafeli durduğunu kaydeden Başbakan Soyer, “Bu izahat bize gelsin,
değerlendirmemizi yapalım. Biz teknik konuları teknik komitelerde
görüşmeye hazırız” şeklinde konuştu.
SERDAR DENKTAŞ: “AB’NİN KİMSENİN TALEP
ETMEDİĞİ BİR PARAYI VERMEK İÇİN ŞART KOŞMASI VE KENDİ VERDİĞİ SÖZÜ
TUTMAK İÇİN EK TALEPLERDE BULUNMASI KABUL EDİLEMEZ”
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Serdar
Denktaş, AB’nin kimsenin talep etmediği bir parayı vermek için şart
koşmasının ve kendi verdiği sözü tutmak için ek taleplerde bulunmasının
kabul edilemez olduğunu söyledi.
Denktaş, “Hiç kimsenin; ne hükümetin ne
cumhurbaşkanının Rum vesayetini kabul etme niyeti yoktur” dedi. Serdar
Denktaş Cuma günkü bir kabulünde yaptığı konuşmada, pazartesi günü Mali
Yardım Tüzüğü’nü Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Başbakan Ferdi Sabit
Soyer başta olmak üzere yetkililerle, verilecek cevabı görüşeceklerini
belirtti.
Mali Yardım Tüzüğü’nün Rum vesayetiyle birlikte kabul
edilmesinin öngörüldüğü görüşünü belirten Denktaş, “Mesele para değil,
hangi koşulları kabul edeceğimizdir” diyerek, konunun Cumhurbaşkanı
Mehmet Ali Talat’la da görüşülmesinin ardından “Kıbrıs Türkü’ne layık
bir yaklaşım ortaya çıkacağından emin olduğunu” kaydetti. Denktaş, başka
şekilde bir tutumun söz konusu olamayacağını, aksi bir davranışı ne
kendisinin ne de partisinin kabul edeceğini de söyledi.
SUNDAY MAIL: "BIRAKIN GÖÇMENLER OLDUKLARI
YERDE KALSIN"
Kıbrıslı Rum Gazeteci Lukas Haralambus, Kıbrıs Rum
kesiminde İngilizce olarak yayımlanan SUNDAY MAIL gazetesinde “Bırakın
Göçmenler Evlerinde Kalsın” başlıklı yazısında Rum siyasilerin bir
yandan “tüm göçmenler evlerine dönmeli” derken, diğer yandan da Rum
göçmenleri Türk arazileri üzerine inşaat yapmaya teşvik ederek ikiyüzlü
bir politika sergilediklerini belirtti.
Polemitya’dan (Binatlı) göç eden ve Sipros Kiprianu
hükümeti tarafından 30 yıl önce kendilerine verilen yerlere 30 ev inşa
eden yüzlerce Kıbrıslı Rum’un geçtiğimiz Salı günü düzenlediği protesto
gösterisinde söyledikleri sözlere atıfta bulunarak köşe yazısını yazan
Haralambus, bu sözlerin 1974 sonrası Rum hükümetleri tarafından izlenen
politikaların ne kadar saçma olduğunu ezici bir şekilde ortaya koyduğunu
belirtti.
İzlenen politikanın “Tüm göçmenler evlerine dönecek”
şeklindeki “çirkin” slogan üzerine kurulduğunu kaydeden Haralambus,
göstericilerin, “Kıbrıslı Türkler bizim malımız üzerine inşaat yapıyor
diye 30 yıldır bağırıp duruyoruz. Ama bizim yasal hükümetimiz Kıbrıslı
Türklere ait toprak üzerine inşaat yapalım diye bize para verdi ve
yıllarca ‘size verdiğimiz devlet arazisidir’ diye bize yalan söylediler.
İmzaladığımız evraklar üzerinde bu yazıyordu” dediklerine dikkat çekti.
Haralambus, aynı gösteriye katılan oldukça sinirli
bir bayanın ise “Kandırıldık, bizi buraya getirdiler ve Kıbrıslı
Türklerin toprağını bize verdiler. Yıllardır bin bir zorlukla evlerimizi
yaptık, evlendik, çocuklarımızı büyüttük. Şimdi de bize buraları terk
etmemiz gerektiğini, bize başka yerler vereceklerini söylüyorlar. Yani
‘yeniden başlayın’ diyorlar bize... Asla buradan gitmeyeceğiz,
cesaretleri varsa gelip bizi buradan atsınlar” ifadelerini kullandığını
belirtti.
Öte yandan Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi
Başkanı Elmar Brok, Kıbrıs’ta bir anlaşmaya gidilmesi durumunda Kuzey’de
eski Rum mallarının Rumlara iadesinin zor olacağını söyledi.