İKÖ’DEN BİR HEYET KKTC’DE
İslam Konferansı Örgütü’nden (İKÖ) bir heyet çeşitli
temaslarda bulunmak üzere önceki gün KKTC’ye geldi.
İslam Kalkınma Bankası Başkan Yardımcısı Said Abbas
ile İslam Dayanışma Fonu Müdürü Gazi Bakış’ın da yer aldığı İKÖ Genel
Sekreter Yardımcısı Atta Avmannan başkanlığındaki heyet dün Başbakan
Ferdi Sabit Soyer Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Serdar
Denktaş’ı ziyaret ederek çeşitli temaslarda bulundu. KKTC’deki
üniversiteleri de ziyaret ederek, incelemelerde bulunacak olan heyet,
cumartesi günü adadan ayrılacak.
Heyet, dün ilk olarak Başbakan Ferdi Sabit Soyer
tarafından kabul edildi. Soyer, kabulde yaptığı konuşmada, heyeti
kabulde yaptığı konuşmada, siyasi eşitlik temelinde bir çözüm arayan
Kıbrıs Türk halkının, bir İslam toplumu olarak bir çözümde kendi din,
dil ve kültürüyle, eşit bir şekilde yer almayı arzuladığını söyledi.
Soyer, "İslami bir toplum olan Kıbrıs Türkü ile
Hrıstiyan olan Rum halkının siyasi eşitlik temelinde ve federal
prensiplerde bir araya gelmesini savunuyoruz. Bu güzel bir mesaj olur”
şeklinde konuştu.
Kıbrıs Türk halkının, BM Barış Planı’nı kabul
ettiğini ancak planı reddeden Rum tarafının, tek yanlı olarak AB’ye
girdiğini vurgulayan Soyer, “karşı tarafın bu avantajı kullanarak, Türk
tarafına yapılan baskı ve izolasyonları artırmaya çalıştığını” kaydetti.
Soyer, “bu bağlamda İKÖ heyetinin ziyareti, izolasyonların kalkması
konusunda bize büyük destek oluyor. İKÖ’nün aldığı kararları takdirle
izliyoruz” dedi.
Başbakan Soyer, izolasyonların kaldırılması konusunda
atılacak en küçük adımın dahi, Rum siyasi liderliğini masaya daha hızlı
oturma baskısı altında bırakacağından Kıbrıs sorununun çözümüne büyük
bir adım olarak yansıyacağını söyledi.
İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) Genel Sekreter
Yardımcısı Atta Avmannan başkanlığındaki heyet, daha sonra Başbakan
Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş ile görüştü.
Serdar Denktaş görüşmenin basına açık bölümünde
yaptığı konuşmada, İKÖ üyesi ülkelerle temasların son 2 yıl içerisinde
son derece iyi duruma ulaştığını ve artık daha somut projeleri görüşmeye
başlama zamanının geldiğini söyledi.
Amaçlarının sadece İKÖ üyesi ülkelerle değil, diğer
ülkelerle de karşılıklı eşit seviyede diyalog oluşturabilme olduğunu
kaydeden Denktaş, “Bu diyaloğu oluştururken adanın kuzeyinde Rum
hakimiyetinin olmadığını; siyaseten tanınmasa bile bir sistemimizin,
devlet yapımızın oluştuğunu, ayrı bir devletin varlığını dostlarımıza
yerinde göstermek istedik. Bunu gördükçe ve fark ettikçe onlar da
atacakları adımlarla Rumları çözüme motive etmenin yollarını aramak
durumundadırlar” dedi.
Serdar Denktaş, Rumların Kıbrıs’ta Kıbrıslı Türklerin
varlığını kabul etmediklerini ve yaşamadıklarını varsaydıklarını,
Türkiye’yi kendilerine muhatap olarak kabul ettiklerini tüm dünyaya
zorla kabullendirmeye çalıştıklarını söyledi.
Rumların Kıbrıs’taki sorunu bir işgal sorunu olarak
göstermeye çalıştığını söyleyen Denktaş, sorunun Kıbrıslı Rumlarla
Türkler arasında olduğunu ve esas sorunun Rumların Türklerle güç ve
adanın güzelliklerini paylaşmak istememesinden kaynaklandığını söyledi.
Denktaş, “Biz adada kimliğimize, dinimize ve eşit
ortaklığımıza saygı istiyoruz. Bu saygıyı isterken ‘hemen KKTC’yi
tanıyın’ demiyoruz ama ortak birleşik bir cumhuriyette haklarımızı
istiyoruz. Bu da çözüme yardımcı olur” dedi.
İKÖ Genel Sekreter Yardımcısı Atta Avmannan ise
ziyaretlerinde yaptığı konuşmalarda, KKTC’nin İslam alemi için büyük
önem taşıdığını belirterek KKTC’yi, İKÖ Dışişleri Bakanları’nın son
toplantısında alınan karar çerçevesinde ziyaret ettiklerini kaydetti.
Avmannan, KKTC’ye uygulanan ambargo ve izolasyonların
kaldırılmasına büyük önem verip gayret sarf eden İKÖ’nün, KKTC
ziyaretinde yetkililerle görüşüp, kültürel, ticari, ekonomik ve sportif
alanlarda nasıl bir işbirliğine girilebileceğini ele alacaklarını
söyledi. Avmannan, “nihai hedefimiz, 2 toplum arasındaki eşitliği
vurgulayarak, birlikteliği sağlamaktır” dedi.
Atta Avmannan ziyaret sonrası hazırlayacakları raporu
Bakü’de yapılacak İKÖ Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda sunacaklarını
da söyledi.
Dün ayrıca, Kıbrıs Türk Sanayi Odası ve Kıbrıs Türk
Ticaret Odası’nı ziyaret eden İkö heyeti KKTC’de çeşitli temaslarda
bulunarak pazar günü adadan ayrılacak.
"TAŞINMAZ MAL KOMİSYONU” OLUŞTURULDU
"Anayasa’nın 159’uncu Maddesinin 1. Fıkrasının (b)
Bendi Kapsamına Giren Taşınmaz Malların Tazmini, Takası ve İadesi
Yasası” kapsamında “Taşınmaz Mal Komisyonu” oluşturuldu.
Yüksek Adliye Kurulu’nun Resmi Gazete’de yayımlanan
duyurusuna göre; kurul, Cumhurbaşkanı tarafından önerilen kişiler
arasından 7 kişiyi 17 Mart’tan itibaren bu görevlere atadı.
KKTC mülkiyet rejiminde uluslararası hukukun
gereklerini yerine getirme ve Rumların KKTC sınırları içinde kalan eski
mallarıyla ilgili olarak AİHM gündemine gelen davalar için “iç hukuk”
olarak kabul edilme hedefiyle hazırlanan yasanın öngördüğü mahkeme gibi
çalışacak alacağı kararlar, bağlayıcı ve yargının aldığı kararlar gibi
icrai nitelikte olacak.
"Taşınmaz Mal Komisyonu” Başkanı Sümer Erkmen,
komisyonun oluşumuyla ilgili olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM)
bilgilendirildiğini açıkladı.
TAK muhabirinin konuya ilişkin sorularını yanıtlayan
Erkmen, yasanın 22 Aralık’ta yürürlüğe girmesinin ardından AİHM’nin
yasanın öngördüğü komisyonun kurulması için tanıdığı 3 aylık sürenin
yarın dolmuş olacağına işaret ederek, bu konuda gerekli çalışmanın
tamamlanarak, komisyonun yapısı hakkında AİHM’e ayrıntılı bilgi
verildiğini söyledi.
TC BAŞBAKANI ERDOĞAN: “TÜRKİYE’NİN
LİMANLARINI VE HAVAALANLARINI RUMLARA AÇMAYACAĞIZ”
Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Avusturya’da
yayımlanan haftalık Profil dergisine verdiği demeçte, Kıbrıs Türklerine
uygulanan yaptırımlar kaldırılmadıkça, Türkiye’nin limanlarını ve
havaalanlarını Kıbrıs Rumlarına açmayacağını söyledi.
Erdoğan, Gümrük Birliği Ek Protokolü’nün
uygulanmasına ilişkin bir soruya şu yanıtı verdi:
"AB ülkeleri sözünde durmadı. Gümrük Birliği bazında
buna hakkımız var. 1996’da Gümrük Birliği’ne katıldık. 1 Mayıs 2004’te
Kıbrıs Rumları AB’ye katıldı. Gümrük Birliği’ne üye olmalarına karşı
çıkabilirdik, ama ‘Hayır’ demedik. Öte yandan, Kıbrıs Türklerinin
izolasyonuna son verilmediği sürece, parlamentomuzun limanların ve
havaalanlarının açılmasını öngören Ek Protokolü onaylamayacağını da
söyledik. Bu konuda ısrar ediyoruz. Kuzey Kıbrıs’a ilişkin yaptırımlar
kaldırılmadıkça, limanlarımızı ve havaalanlarımızı Kıbrıs Rumlarına
açmayacağız. Bu, ne kadar masrafa yol açarsa açsın. Sayın (Kıbrıs Rum
yönetimi lideri) Tasos Papadopulos’a da aynı şeyleri söyledim.”