www.trncinfo.com

make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Haber 11 Mayıs 2006
 

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI DENKTAŞ:
"RUM TARAFININ KIBRIS KONUSUNDAKİ UZLAŞMAZ TAVRI SÜRERSE, KIBRISLI TÜRKLER ALTERNATİF ÇÖZÜM ARAYIŞLARI İÇİNE GİRECEK”

 

 

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI DENKTAŞ:
"RUM TARAFININ KIBRIS KONUSUNDAKİ UZLAŞMAZ TAVRI SÜRERSE, KIBRISLI TÜRKLER ALTERNATİF ÇÖZÜM ARAYIŞLARI İÇİNE GİRECEK”

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş, Rum tarafının Kıbrıs konusundaki uzlaşmaz tutumunun sürmesi halinde, Kıbrıslı Türklerin alternatif çözüm arayışları içine gireceği uyarısında bulunarak, “olasılıkla bunlardan biri de, Slovak ve Çek modelidir. Bunun adına, ‘ayrılıkla birlikte gelen birleşme‘ de diyebiliriz. Devleti paylaşamıyorsak, adayı paylaşacağız ve ardından da Avrupa içinde yeniden birleşeceğiz” dedi.

Denktaş, “Türkiye’nin Avrupa Birliği Süreci Perspektifi ve Kıbrıs Sorunu” konulu raporla gündeme gelen sivil toplum örgütü Slovak Dış Politika Derneği’nin (SFPA) davetlisi olarak bulunduğu başkent Bratislava’da, “Kıbrıs’ta Anlaşmanın Geleceği” konulu konferans verdi.

Konferans sonrasında, kendisine yöneltilen soruları da yanıtlayan Denktaş, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkiye hükümetlerinin çözüme yönelik katkı ve çabalarına işaret ederek, ancak adada varolan çıkmazın aşılması için Rum tarafının da iyi niyet göstermesi gerektiğini vurguladı.

Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos’un önceki gün yaptığı bir açıklamaya atıfta bulunarak, Rum liderin, halkından, referandumda çıkardığı “hayırı” daha da güçlendirmesi çağrısında bulunduğuna işaret eden Denktaş, “Papadopulos, 24 Nisan referandumunda ‘hayır’ diyenlerin sesinin, milletvekilliği seçimlerinde daha gür çıkması gerektiğini söyledi.” şeklinde konuştu ve şöyle dedi:

"Rum tarafının Kıbrıslı Türkleri siyasi eşit ortak olarak kabul etmemesi, bizimle güç paylaşımına gitmeyi reddetmesi nedeniyle, adada siyasi eşitliğe dayalı, iki bölgeli, iki toplumlu bir çözüme ulaşamıyoruz. Biz, Rum tarafı ile güç paylaşımına varız, anlaşmaya varız, ancak önce siyasi eşit haklarımıza ve toprak bütünlüğümüze saygı bekliyoruz.”

Referandumun ardından ortaya çıkan çıkmazın, iki yıldır sürdüğüne işaret eden Serdar Denktaş, şöyle devam etti:

"Kıbrıs sorunu hiçbir yöne gidemiyor, tam bir çıkmaz var. İki halk arasında güven sağlayıcı önlemleri hayata geçirme konusunda bile, iki halkın her gün karşılaştığı sıradan ve basit sorunları çözme hususunda dahi gayrı resmi de olsa iki taraf arasında işbirliği yok. Rum tarafı, el sıkışmamızın bile KKTC’yi tanıyacakları anlamı taşıyacağı endişesi içinde hareket ediyor. Siyasi tanıma endişelerini artık bir kenara bırakarak, hep birlikte Kıbrıs’ın geleceği için çalışabileceğimiz bir ortamın sağlanması için gayret göstermelidirler.”

Denktaş, Rum tarafının sergilediği uzlaşmaz tavır nedeniyle adada çözüm olmayacağı inancının, Kıbrıs Türk halkında her geçen gün artmakta olduğuna dikkat çekti ve başta Avrupa Birliği olmak üzere uluslararası topluluğa, Rum tarafını anlaşma için teşvik etmesi çağrısı yaptı. Serdar Denktaş, AB ile uluslararası topluluğa şu uyarılarda bulundu:

"Tasos Papadopulos, Avrupa Birliği’nde Kıbrıslı Türkleri temsil etmiyor, Kıbrıslı Türkler adına ne AB platformlarında ne de diğer uluslararası platformlarda söz söyleme hakkı var. Papadopulos, eğer Kıbrıslı Türkleri eşit siyasi ortak olarak kabul etmeye, Kıbrıslı Türk kimliğimizi korumaya devam edeceğimiz ve azınlık haklarına asla razı olmayacağımız gerçeğini reddetmemeye ikna edilmezse, Rumlar uzlaşmaya yanaşmayacaklardır. Uluslararası topluluk ve Rum tarafını üye kabul etmekle yaptığı büyük hatanın farkında olan AB, Papadopulos’un inadını, ancak kendisine ‘sizin Kıbrıslı Türkler üzerinde söz söyleme hakkınız yok” demekle kırabilir.

Biz, Kıbrıslı Türkler olarak referandumda Annan Planı’na ‘evet’ dememize karşın, dışarıda soğukta bırakılan, cezalandırılan taraf olduk, AB tarafından aldatıldık. İnsanlık dışı ambargolar hala daha sürüyor, verilen tüm sözler havada kaldı, AB’nin Doğrudan Ticaret Tüzüğü rafa kaldırıldı, Mali Yardım Tüzüğü ise belirsiz bir hale sokuldu.

AB, izlemekte olduğu hatalı Kıbrıs politikasından artık vazgeçmelidir. Aksi taktirde adada anlaşma olmayacaktır.”

Papadopulos’un osmosis temelinde yürüttüğü uzlaşmaz tutumu ve AB’nin buna çanak tutan yanlış politikasının sürmesi halinde, ayrılığın kalıcı hale gelerek perçinleşeceği uyarısında bulunan Dışişleri Bakanı, Başbakan Yardımcısı Denktaş, adada uzlaşmanın formüllerinden birinin, Slovakya ile Çek Cumhuriyeti’nin 1 Ocak 1993’te anlaşarak barışçıl biçimde Çekoslovakya’yı tarihe gömen büyük kararının, Kıbrıs Türk ve Rum taraflarınca hayata geçirilmesi olduğunun altını çizdi. Denktaş, bunun Kıbrıs’ın geleceği olduğunu ve bu gerçeği tüm ilgili tarafların artık görmesi gerektiğini de söyledi. Denktaş, şöyle konuştu:

"Rum tarafı, tıpkı Slovaklarla Çeklerde olduğu gibi, Kıbrıs’ta da iki ayrı dine, iki ayrı dile ve iki ayrı kültüre sahip iki halk bulunduğunu, bu iki halkın iki ayrı ulustan varolduğunu ve bu adanın siyasi açıdan eşit iki sahibi olduğunu anlamalıdır.

Slovaklar ve Çekler örneğinde olduğu gibi, barışçıl şekilde ayrılık ve bunun adından AB içinde birleşme, en makul çözüm yoludur. Rum tarafının Kıbrıs konusundaki uzlaşmaz tutumunun sürmesi halinde, Kıbrıslı Türkler alternatif çözüm arayışları içine girecektir. Olasılıkla bunlardan biri de, Slovak ve Çek modelidir. Bunun adına, ‘ayrılıkla birlikte gelen birleşme‘ de diyebiliriz. Devleti paylaşamıyorsak, adayı paylaşacağız ve ardından da Avrupa içinde yeniden birleşeceğiz.

Kıbrıs’ta varolan çıkmaz, belirsizlik, artık aşılmalıdır. Her defasında iyi niyet gösteren Kıbrıs Türkünün artık bekleme lüksü kalmadı...”

Slovakya’nın, Çek Cumhuriyeti ile geçmişte yaşadığı tecrübeyi, Kıbrıs Tük ve Rum taraflarına aktararak, Kıbrıs konusuna büyük katkı koyabileceğine de işaret eden Dışişleri Bakanı Denktaş, “Kıbrıs sorununa büyük ilgi duyan bir ülke olarak Slovakya, sorunun çözüm sürecinde umarım bunu yapar” dedi.

Türkiye’nin Kıbrıslı Türkleri haklı davasında yalnız bırakmayacağını, ada üzerindeki haklarından vazgeçmesinin mümkün olmadığını vurgulayan Serdar Denktaş, Ankara’nın AB üyeliği uğruna Kıbrıs’ı feda edeceğini düşünenlerin, büyük yanılgı içinde olduklarını söyledi.

Konferansında Ankara’nın “Kıbrıs Eylem Planı”na da değinen ve planı “Kıbrıs’ta anlaşmaya varma yönünde büyük katkı sağlayacak potansiyele sahip bir öneri paketi” olarak tanımlayan Serdar Denktaş, planın uluslararası topluluk tarafından bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti ve şöyle dedi:

"Türkiye’nin eylem planı kabul görür ve hayata geçerse, diğer bir deyişle limanlar eş zamanlı olarak açılırsa, bu adadaki iki tarafın da çıkarına olacaktır. Kıbrıslı Türkler açısından direkt ticaret başlayacak, Rum tarafı açısından ise Türkiye, Güney Kıbrıs’a hava ve deniz limanlarını açacaktır. Türk ve Rum işadamları arasında işbirliği köprüleri kurulacak, bu da, Kıbrıs’ta sağlam, yaşayabilir ve kalıcı bir anlaşmanın temelini hazırlayacaktır.”

BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI VE DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI: “MARAŞ KAPSAMLI ÇÖZÜMDE ELE ALINACAK BİR KONUDUR"
(10.04.06)

BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI VE DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI’NIN GKRY’NİN SINIR KAPILARINDAKİ UYGULAMALARI İLE İLGİLİ AÇIKLAMASI (08.04.06)

Pakistan depreminden sonra 11-21 Ekim 2005 tarihleri arasında bölgeye giden KKTC ekibinin faaliyetlerini gösteren fotoğraflar

TÜRKİYE'NİN ÖNÜNDEKİ YOL - (THE NEW YORK TIMES, 31 OCAK 2006)

CUMHURBAŞKANI TALAT'IN İKİNCİ AYLIK BASIN TOPLANTISI

1963-1974 YILLARI ARASINDA rum saldırıları sonucunda GERÇEKLEŞEN NÜFUS HAREKETLERİNİ VE KIBRISLI TÜRKLERİN GÖÇ ETTİRİLDİĞİ KÖYLERİ GÖSTEREN KIBRIS HARİTASI

RUM YAZAR RUM VAHŞETİNİ ANLATIYOR

GÜNEY KIBRIS'TAKİ TÜRK KÖYLERİNİN DURUMU