www.trncinfo.com

make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti                                                         

Haber 15 Mayıs 2006
 

CUMHURBAŞKANI TALAT, ANNAN’A MEKTUP GÖNDERDİ

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI SERDAR DENKTAŞ SLOVAKYA ZİYARETİNİ DEĞERLENDİRDİ

RUM TARAFI TEKNİK KOMİTELERİN ÇALIŞMASINI ENGELLİYOR

 


 

CUMHURBAŞKANI TALAT, ANNAN’A MEKTUP GÖNDERDİ

"PAPADOPULOS’UN İKİ BÖLGELİ, İKİ TOPLUMLU ÇÖZÜMÜ REDDEDEN SÖYLEMLERİ TÜM ÇÖZÜM PARAMETRELERİNE TERS”

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’a gönderdiği mektupta, Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos’un, adada iki bölgeli, iki toplumlu çözümü reddeden söylemlerinin, gerek BM parametrelerine gerekse uluslararası toplum tarafından ortaya konulan iradeye ters düştüğünü vurguladı.

Kıbrıs Türk tarafının, Kıbrıs sorununun, BM’nin iyi niyet misyonu çerçevesinde ve Annan Planı temelinde çözüme kavuşturulması yönündeki kararlılığının altını çizerek, buna yönelik müzakerelerin yeniden başlatılması için Rum tarafıyla yararlı bir diyalog kurulması beklentisi içinde olduğuna işaret eden Talat, Papadopulos’un 4 Mayıs’ta Fransız L’Express dergisine verdiği demecinde sarf ettiği sözlerinin kendilerini hayrete ve umutsuzluğa düşürdüğünü ifade etti.

BM Belgesi olarak yayımlanan mektubunda Cumhurbaşkanı Talat, Papadopulos’un söz konusu demecinde, “iki bölgeli, iki toplumlu devlet modeline karşı olduğunu” ifade ettiğine işaret ederek, bunu “talihsiz” bir açıklama olarak niteledi.

Cumhurbaşkanı Talat, Papadopulos’un bu açıklamasının, BM Güvenlik Konseyi’nce ortaya konulan çözüm yönündeki parametrelere, taraflarca kabul edilen 1977-1979 Doruk Anlaşmaları’na ve ayrıca iki tarafın BM Genel Sekreteri’nin gözetiminde 40 yıl sürdürdüğü müzakerelerde ortaya konulan parametrelere açıkça ters olduğuna dikkat çekti.

Talat, kendilerini en fazla hayal kırıklığına uğratanın, bu yöndeki açıklamanın, BM’nin iki taraf arasında teknik komiteler kurarak adadaki mevcut atmosferi çözüm yönünde geliştirmek için gayretle çalıştığı bir zamana denk gelmesi olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Talat, söz konusu komitelerin hazırlanmasıyla amaçlananın, Rum tarafının Annan Planı’nı reddetmesi ve sonrasında yürüttüğü uzlaşmaz politikalarından dolayı ciddi şekilde zarar gören taraflar arasındaki güvenin yeniden kurularak, anlamlı müzakerelere zemin hazırlanması olduğunu vurguladı.

Talat mektubunda, Papadopulos’un söz konusu son açıklamasını, 18 Aralık 2005’te yapılan BM Genel Kurulu’nda ortaya koyduğu “kafasında canlandırdığının Kıbrıs sorununun osmosis yoluyla çözümü olduğu” yönündeki sözlerinin dil sürçmesi olmadığı gerçeğinin de kanıtı olarak değerlendirdiğini vurguladı.

Kıbrıs’ta gelinen aşamada, sorunun çözümüyle ilgili taraflar, Rum Yönetimi’nin bu provokativ ve zarar verici açıklamalarına sessiz kaldıkları sürece, Rum tarafının çözüm yönündeki siyasi iradesizliğinden dolayı görünmeyen çözüm umutlarının, daha da ciddi zarar göreceği uyarısında bulunan Cumhurbaşkanı Talat, mektubunun sonunda BM Genel Sekreteri Annan’a, “Kıbrıs Türk tarafının, Kıbrıs sorununun sizlerin iyi niyet misyonu altında ve Annan Planı temelinde çözümü yönündeki sıkı bağlılığını bir kez daha teyit etmek isterim” dedi.

 

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI SERDAR DENKTAŞ SLOVAKYA ZİYARETİNİ DEĞERLENDİRDİ

"KIBRIS TÜRKÜ KENDİ HEDEFLERİNİ BELİRLEYEREK UYGUN POLİTİKALAR ÜRETMELİ”

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş, Kıbrıs konusunda Kıbrıs Türklerinin kendi hedeflerini kendilerinin belirleyerek, ona uygun politikalar üretmesi gerektiğini söyledi.

Bakan Denktaş, Slovakya Dış Siyaset Birliği’nin daveti üzerine gittiği Slovakya’daki ve oradan geçtiği Londra’daki temaslarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, Slovakya Dış Siyaset Birliği’nin düzenlediği konferansa ve bazı televizyon kanallarındaki programlara katıldığını belirterek, bazı bakanlıkların üst düzey bürokratları ile de temas etme fırsatı bulduğunu kaydetti.

Slovakya’ya giden ilk Kıbrıslı Türk siyasetçi olarak, son derece olumlu izlenimler edindiğine dikkati çeken Denktaş, “Slovak yetkililer, akademisyenler, bürokratlar, Kıbrıs konusunda ne olup bittiğini bir önyargıya kapılmaksızın dinleme konusunda oldukça istekli göründüler” dedi.

Slovakya’da bulunduğu süre içerisinde Çekoslavakya’nın ayrılışı ve Avrupa Birliği içerisinde yeniden birleşmesi konusunu irdeleme fırsatı bulduğunu ifade eden Serdar Denktaş, Kıbrıs’taki durgunluğun yarattığı ortam nedeniyle yeni siyaset belirlenmesi gerektiği konusunda geniş açıklamalar ve edindiği izlenime bakıldığında Çekoslovakya’nın üstünde çalışmaya değer bir model olduğunu söyledi.

Denktaş, “Eğer Avrupa Birliği içerisinde bir gelecek düşünülüyorsa, Çekoslavak Modeli, Çek ve Slovaklar’ın önce ayrı olduğunu kabullenip, karşılıklı birbirlerine saygı duymayı öğrenip, bilahare Avrupa Birliği çatısı altında bir araya gelmeleri, Kıbrıs için geçerli bir model oluşturulabilir” dedi.

Serdar Denktaş, Kıbrıs Türklerinin kendi hedeflerini kendilerinin belirleyerek, ona uygun politikaların üretilmesi gerektiğinin önemini de vurguladı.

Slovakya’daki 2 günlük ziyaretin ardından bir günlüğüne Londra’ya da geçtiğini ifade eden Denktaş, burada Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın kuruluş kokteyline katılma fırsatı bulduğunu belirtti ve Kıbrıslı Türklerin bir araya gelip ticari güçlerini birleştirme konusunda doğru bir adım attığını kaydetti.

 

RUM TARAFI TEKNİK KOMİTELERİN ÇALIŞMASINI ENGELLİYOR

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin, Kıbrıs'taki durumu iyileştirmeyi amaçlayan ve BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs’taki Özel Temsilcisi Michael Möller tarafından önerilen konularda çalışması öngörülen teknik komitelerin oluşturulmasına ve çalışmasına onay verdiği bildirildi.

KKTC'nin onayına karşın, Rum Yönetimi'nin teknik komitelere farklı görevler yüklemeye çalışması, komite çalışmalarının başlamasını engelliyor.

İHA'nın haberine göre, Kıbrıs'taki hayatı kolaylaştırmayı ve iki halk arasındaki ilişkileri geliştirerek güven ortamının oluşmasına yardımcı olmayı amaçlayan teknik komitelerle ilgili çalışmalarda ilerleme sağlanamıyor.

KKTC, kendileri tarafından onaylanmış olan önerinin bir an önce yaşama geçirilmesini ve komitelerin çalışmaya başlamasını isterken; Rum tarafı, komitelerin çalışma alanını genişletmeye ve ön koşullara uymaya çalışıyor.

Rum tarafının bu tutumla, masaya oturmadan önce avantaj sağlamaya çalıştığı düşünülüyor. Rum tarafının bu tutumu, komitelerin oluşmasını ve çalışmasını geciktirirken; BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs’taki Özel Temsilcisi Michael Möller'in bu konudaki çalışmalarının da tıkanmasına neden oluyor.

BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI VE DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI: “MARAŞ KAPSAMLI ÇÖZÜMDE ELE ALINACAK BİR KONUDUR"
(10.04.06)

BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI VE DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI’NIN GKRY’NİN SINIR KAPILARINDAKİ UYGULAMALARI İLE İLGİLİ AÇIKLAMASI (08.04.06)

Pakistan depreminden sonra 11-21 Ekim 2005 tarihleri arasında bölgeye giden KKTC ekibinin faaliyetlerini gösteren fotoğraflar

TÜRKİYE'NİN ÖNÜNDEKİ YOL - (THE NEW YORK TIMES, 31 OCAK 2006)

CUMHURBAŞKANI TALAT'IN İKİNCİ AYLIK BASIN TOPLANTISI

1963-1974 YILLARI ARASINDA rum saldırıları sonucunda GERÇEKLEŞEN NÜFUS HAREKETLERİNİ VE KIBRISLI TÜRKLERİN GÖÇ ETTİRİLDİĞİ KÖYLERİ GÖSTEREN KIBRIS HARİTASI

RUM YAZAR RUM VAHŞETİNİ ANLATIYOR

GÜNEY KIBRIS'TAKİ TÜRK KÖYLERİNİN DURUMU