www.trncinfo.com

make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Haber 11 Nisan 2006
 

BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI VE DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI: “MARAŞ KAPSAMLI ÇÖZÜMDE ELE ALINACAK BİR KONUDUR”

RUM YÖNETİMİ’NDEN SINIRDA TACİZ…

 

BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI VE DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI: “MARAŞ KAPSAMLI ÇÖZÜMDE ELE ALINACAK BİR KONUDUR”

Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı, Maraş’ın kapsamlı çözümde ele alınacak bir konu olduğunu belirtti.

Dışişleri Bakanlığı’ndan dün yapılan yazılı açıklamada, Gazimağusa Limanı’nın KKTC’nin egemenliğinde ve kontrolünde çalışmaya devam edeceği vurgulandı.

Açıklamanın tam metni aşağıdaki gibidir:

"Bugün, Rum basınında çıkan haberlere istinaden, KKTC basınında da, AB Dönem Başkanı Avusturya’nın AB Konsey’ine sunmak için hazırladığı bildirilen bir öneriyle, Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün, Maraş’ın Rumlara iadesi ve Gazi Mağusa limanının AB kontrolüne verilmesi karşılığında yürürlüğe girmesini isteyeceği yazılmıştır.

Daha önce de defalarca açıklandığı üzere Maraş, kapsamlı bir çözümde ele alınacak bir konudur.

Gazi Mağusa limanı ise KKTC’nin egemenliğinde ve kontrolünde çalışmaya devam edecektir.

Avrupa Birliği’nin kendi önerisi olan ve 2004 yılından beridir, GKRY’nin uzlaşmaz tavrı nedeniyle yürürlüğe koyamadığı Doğrudan Ticaret Tüzüğü’yle ilgili olarak KKTC’den absürd istekler ve tavizleri gündeme getirmeyeceğine inanıyoruz.

Kıbrıs’ta çözüm için gerekli tüm şartları yerine getiren Kıbrıs Türk halkından bu aşamada taviz veya ödün beklemek, çözümsüzlük siyaseti güden GKRY’inin katı ve çözümsüzlük üzerine kurulu siyasetini onaylamak, bu reaksiyoner siyasete destek vermek anlamı taşıyacaktır. Avrupa Birliği’nin bu hataya düşmeyeceğini umut ediyoruz.”

Rum basınında 9 Nisan 2006 tarihinde yer alan haberlere göre Mağusa Limanı’nın önümüzdeki günlerde serbest ticarete açılacağı, Maraş’ın da Kıbrıslı Rumlara iade edilmesi prosedürünün başlayacağı iddia edilmişti.

Konuyla ilgili olarak Başbakan Ferdi Sabit Soyer ise Kıbrıs Rum tarafında, Kıbrıs sorunu veya belli bailı konularla ilgili sürekli olarak eksik ve yanlış beyanlarla manipulasyon haberlerin yapıldığını söyledi. Soyer, bu yöndeki haberleri “İç siyasete endeksli haber yaratmak” olarak niteledi.

 

RUM YÖNETİMİ’NDEN SINIRDA TACİZ…

BAŞBAKAN SOYER: “NAZİ METODU UYGULUYORLAR...."

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI: “BM’DEN GEREKLİ ÖNLEMLERİ ALMASINI BEKLİYORUZ”

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, 7 Nisan 2006, Cuma günü başlattığı bir uygulamayla Metehan Sınır Kapısı’ndan Güney’e geçen Kıbrıslı Türkler’in araçları aranıyor. Onlarca araçta yapılan aramalarda proje, tapu veya bunların fotokopilerinin yanı sıra herhangi bir resmi belgeye “şüpheli” olduğu gerekçesiyle el konuluyor.

Evraklar, "soruşturma yapılacağı gerekçesiyle” kesinlikle iade edilmezken, saatlerce sorgulanmak için güneşin altında bekleyen Kıbrıslı Türklerle, Kuzey’den Güney’e geçen yabancılar, sorgulandıktan sonra serbest bırakılıyor. Bu arada araçlarında emlak broşürleri bulunan ve Kuzey’de yaşayan veya turist olarak bulunan bazı yabancılar da Güney’e sokulmayarak geri döndürülüyor.

Başbakan Soyer: “Nazi metodu uyguluyorlar....”

Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Metehan Sınır Kapısı’nda başlattığı araçları arama ve araçlarında plan, proje veya herhangi bir çizim bulunan kişileri ve yabancıları tutuklama uygulamasını protesto etti.

Bunun Kıbrıslı Türklere yönelik olarak yapılan psikolojik savaş taktiği olduğunu ve iki toplum arasındaki ilişkileri koparmayı hedeflediğini belirten Başbakan Soyer, bunun insan haklarına ve Yeşil Hat Tüzüğü’ne aykırı olduğunu, bu uygulamaya boyun eğilmeyeceğini, BM ve AB nezdinde girişim başlattıklarını vurguladı.

Uygulamayı “Nazi metodu” olarak niteleyen Soyer, son dönemlerde Güney Kıbrıs’a geçiş noktası olan Metehan’da Kıbrıs Rum siyasi liderliğinin aynı metodu farklı gerekçelerle sürdürmeye çalıştığını belirterek, sınır kapılarının açılması ve iki toplum arasındaki ilişkilerin gelişmesinden huzursuz olan Güney Kıbrıs’taki idarenin, sınır geçişlerinde daha önce de kuş gribi konusunu bahane ederek insanlık dışı tedbirler aldığını hatırlattı.

Bu konuda esas meselenin iki toplum arasındaki ilişkileri koparmak ve geçişleri durdurmak olduğunu ifade ettiğini anlatan Soyer, “Kuş gribi bahanesi akıl dolu davranışlarımızla ortadan kalkınca yeni bir uygulama başladı” dedi.

"Biz çözüm çizgimize devam edeceğiz” diyen Soyer, Rum Yönetimi’nin Nazi metotlarını da içine alan AB ilkelerine aykırı dar milliyetçi bütün davranışlarını deşifre etmeyi sürdüreceklerini söyledi.

Dışişleri Bakanlığı: “BM’den gerekli önlemleri almasını bekliyoruz”

Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı, Metehan sınır kapısında Rum gümrükçüler ve polislerin, biri hamile bayan olan Kıbrıslı Türklere yaptığı eziyetle ilgili olarak BM ve AB makamları nezdinde girişim başlattığını açıkladı.

Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, BM yetkililerinin böyle olaylara karşı gerekli tedbirleri almasının beklendiği vurgulandı.

Açıklamada şöyle denildi:

"23 Nisan 2003’de iki taraf arasındaki geçişlerin serbestleştirilmesiyle beraber, siyaset ezberi bozulan GKRY, iki halkın yakınlaşması için KKTC’nin atmış olduğu her adımı baltalamak, iki halk arasında düşmanlık duygularının güçlenmesi için her fırsatta, insanlık dışı uygulamalarını sürdürmektedir.

2003 Nisan’ında kapıların açılmasına gösterdikleri tepkinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, gerek Bostancı gerekse Lokmacı geçişleriyle ilgili sergilemiş oldukları soğuk savaş siyasetlerini şimdi de insanlık dışı eziyetlerle sürdürmeye devam etmektedirler.

Rum polisinin dün, GKRY’den aldığı emirle, Metehan sınır kapısında, hamile bir vatandaşımıza yapmış olduğu işkence, bizlere 1964-1974 arasında yaşadıklarımızı bir kez daha anımsatmıştır.”

Açıklamada, bu son olayın, GKRY’nin Kıbrıs Türklerine karşı ırkçı ve baskıcı siyasetinde hiçbir değişiklik olmadığını gösterdiği belirtilerek, şunlar kaydedildi:

"Bakanlığımız, bu insanlık dışı davranışla ilgili olarak gerek BM gerekse AB yetkililerinin gerekli önlemleri almaları için girişimlerini başlatmıştır.

Halkımızın GKRY bölgelerine geçişlerinde Rum polisinin eziyetine maruz kalmamaları için BM yetkililerinin de gerekli önlemleri almalarını bekliyoruz.”

 

KAYIPLAR LİSTESİNDEKİ BİR RUM'UN DAHA KİMLİĞİ SAPTANDI

Adı Rum kayıplar listesinde bulunan bir Rum’un daha kimliği saptandı.

Rum radyosunun haberine göre, 1974’teki savaş sırasında ölen Savvas Andoniadis isimli Rum; Rum tarafında yapılan kazılarda ulaşılan kemikleri üzerinde DNA metoduyla yapılan kimlik tespitinin ardından Baf’ın Yolu köyü’nde defnedildi.

Pakistan depreminden sonra 11-21 Ekim 2005 tarihleri arasında bölgeye giden KKTC ekibinin faaliyetlerini gösteren fotoğraflar

TÜRKİYE'NİN ÖNÜNDEKİ YOL - (THE NEW YORK TIMES, 31 OCAK 2006)

CUMHURBAŞKANI TALAT'IN İKİNCİ AYLIK BASIN TOPLANTISI

1963-1974 YILLARI ARASINDA rum saldırıları sonucunda GERÇEKLEŞEN NÜFUS HAREKETLERİNİ VE KIBRISLI TÜRKLERİN GÖÇ ETTİRİLDİĞİ KÖYLERİ GÖSTEREN KIBRIS HARİTASI

RUM YAZAR RUM VAHŞETİNİ ANLATIYOR

GÜNEY KIBRIS'TAKİ TÜRK KÖYLERİNİN DURUMU