DIŞİŞLERİ BAKANI SERDAR DENKTAŞ:
“RUMLARIN OLUMSUZ YAKLAŞIMI YAKIN GELECEKTE BİR ÇÖZÜM İÇİN UMUT
VERMİYOR”
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Serdar
Denktaş, Rum tarafından gelen olumsuz sinyallerin Kıbrıs’ta yakın
zamanda bir çözüme ulaşabilme umudu vermediğini söyledi.
Serdar Denktaş, Rum Yönetimi Başkanı Tasos
Papadopulos’un çözüm için hiçbir baskı, aciliyet ve gereklilik
hissetmediğini, sadece konumunu sağlamlaştırmak için zamana oynar gibi
göründüğünü kaydetti.
Denktaş, Wall Street Journal’a verdiği demeçte,
şimdiye kadar üretilmiş en kapsamlı Kıbrıs planı olan Annan Planı’nın
Rum kesimi tarafından yüzde 76’lık bir oranla reddedilmesinin ardından,
plana yüzde 65’le “Evet” diyen Kıbrıslı Türklerin, bugüne kadar
uluslararası izolasyonun kaldırılması için beklediklerini söyledi.
Kıbrıslı Türklere verilen sözleri “sembolik mimikler”
olarak niteleyen Denktaş, bunların gerçek hayata geçirilmediğine dikkat
çekerek, iki toplumun liderleri ve halklarının, mevcut çıkmazdan
kurtulmak için uluslararası topluluğun da katkısını alıp çalışması
gerektiğini kaydetti.
Türkiye’nin hazırladığı ve kısıtlamaların karşılıklı
kaldırılmasını hedefleyen Kıbrıs Eylem Planı’nın Haziran 2006’dan önce
dört tarafın katılacağı BM gözetiminde yüksek düzey bir toplantı
öngördüğüne işaret eden Serdar Denktaş, Rumların bu “planı anında
reddeden” olumsuz tavırlarını değiştirmesini umduğunu söyledi.
Denktaş, “İki taraf arasında güven yaratmaya yardımcı
olacak başka bir adım da, işlevsel konular olan sağlık, çevre, cürüm
önlemede teknik düzeyde görüşmeler yapmaktır. Biz, temsilcisi tarafından
önerilen teknik komiteleri kabul ettiğimizi ve bu konuları görüşmeye
koşulsuz hazır olduğumuzu BM Genel Sekreteri’ne bildirdik” dedi.
Denktaş, referandum ve sonrasının bir uzlaşı ortamı
yaratmadığını belirterek, “Rumlar hareketlerimize karşılık vermezse,
tekrar birleşmeye doğru yol almak mümkün olmayacaktır. Her zaman
denildiği gibi tango için iki kişi gerekir” şeklinde konuştu.
Rum tarafının AB üyesi olmanın verdiği avantajla bir
güç paylaşımını istemediğini vurgulayan Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş,
Papadopulos’un “osmosis” taraftarı olduğunu, kendisini çözüme zorlayan
hiçbir gerekliliği ve aciliyeti olmadığını, sadece zamana oynayıp
konumunu güçlendirir gibi göründüğünü söyledi.
Denktaş, “Tarafsız AB yetkilileri, bize, Ada’da bir
çözüme ulaşılmadan Rum kesimini tek taraflı üye yapmanın bir hata
olduğunu söylüyorlar. Fakat bu hatanın cezasını kim ödeyecek? Tabii ki
cezayı ödeyen Ada’da çözüme ulaşılması için elinden gelen her şeyi yapan
Kıbrıslı Türkler ve Türkiye olmayacaktır!” dedi.
Rumları daha yapıcı bir yaklaşıma getirmenin tek
yolunun; Kıbrıslı Türklere uygulanan ekonomik, sosyal ve siyasi tüm
ambargoların kaldırılması olduğunu söyleyen Bakan Denktaş, 1960 ve
1970’li yıllarda çektiği onlarca çileye rağmen Kıbrıs Türk halkının,
etkileyici bir elastikiyet ve siyasi olgunluk göstererek, Kıbrıs’ın
geleceği için karar verme yönünde bir çıkış gösterdiğini kaydetti.
Denktaş, Kıbrıs Türk halkına hak etmediği 40 yıllık
insanlık dışı kısıtlamaların kaldırılmasına dair söz veren uluslararası
topluluğun, bu sözleri hayata geçirmemesine rağmen, Kıbrıslı Türklerin
bir anlaşmaya varma fikrine olumlu yaklaşımının sürmesinin de bir başka
saygı duyulacak olay olduğunu belirtti.
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Serdar
Denktaş, BM’nin Kıbrıs eski Özel Temsilcisi Gustave Feissel’in “kalıcı
bölünmüşlüğün iki tarafın yapacağı resmi açıklamayla değil, üzerlerine
düşenleri yapmamaları sayesinde gerçekleşeceği” yönündeki açıklamasının
birleşik bir Kıbrıs isteyen herkes için “uyanma çağrısı” olarak
algılanması gerektiğini de söyledi.