KOREPER KARARI KIBRIS TÜRK TARAFININ
BEKLENTİLERİNE CEVAP VERMİYOR
AB Daimi Temsilciler Komitesi (COREPER), 24 Şubat
2006, Cuma günü olağanüstü toplanarak AB Komisyonu tarafından hazırlanan
KKTC'ye mali yardım tüzüğünü, doğrudan ticaret tüzüğünden ayırarak
onayladı.
Böylece toplamda 259 milyon avro olan fakat 2005 yılı
bütçesinden kaynaklanan 120 milyon avrosu, 31 Aralık itibariyle devre
dışı kalarak 139 milyon avroya inen mali yardım paketi kullanıma hazır
hale getirildi.
KKTC Cumhurbaşkanlığı, AB Daimi Temsilciler Komitesi
COREPER’de onaylanan Mali Yardım Tüzüğü kararının Türk tarafının
beklentilerine cevap vermekten uzak olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanlığı Basın Bürosu’ndan önceki gün yapılan
yazılı açıklamada, söz konusu kararın Türk tarafının onayı dışında,
Kıbrıs Rum vetosunu aşabilme kaygısıyla geçirildiği vurgulandı.
KKTC Cumhurbaşkanlığı açıklamasında, Rum tarafının
baskılarından dolayı AB kurumlarının bütünlüklü çözümü zafiyete
uğratabilecek kararlar üretmesinin Kıbrıs Türk tarafını rahatsız ettiği
belirtildi.
Açıklamada şöyle denildi:
"Son iki hafta içerisinde, Avusturya AB Dönem
Başkanlığı’nın başlatmış olduğu yoğun diplomasi faaliyetinin sonucu
olarak, Avrupa Birliği Daimi Temsilciler Komitesi (COREPER) Kıbrıslı
Türklere yönelik Mali Yardım Tüzüğü’nü, bir ön metinle beraber, 24 Şubat
Cuma günü kabul etmiştir. Kıbrıs Türk tarafı da bu yoğun diplomasi
trafiği içerisinde, danışma niteliğinde yer almış, hem AB Dönem
Başkanlığıyla hem de AB Komisyonu ve üye ülkelerle yoğun temaslarda
bulunmuş görüş, öneri ve endişelerini iletmiştir. Son aşamada, Kıbrıs
Türk tarafı ön metnin içeriğine onay vermemiş, Lüksemburg AB Dönem
Başkanlığı zamanında yapılmış, kaydı bile bulunmayan gayri resmi
görüşmelere atıf yapılmasını, BM gündemini AB platformuna taşıma olanağı
verebileceği nedeniyle eleştirmiştir.
AB tarafından bundan sonra atılacak adımların ve bu
kararın yorumu ve uygulamasının, Kıbrıs’ta BM zemininde kapsamlı çözümü
destekleyici nitelikte olması ve verilen karardaki herhangi bir
muğlaklığın, ancak bu yönde algılanması gerektiği tarafımızca ısrarla
vurgulanmıştır.
Ancak, onayımız dışında, Kıbrıs Rum vetosunu aşabilme
kaygısıyla geçirilen söz konusu karar, beklentilerimize cevap vermekten
uzak olmuştur. Rum tarafının baskılarından dolayı, AB kurumlarının
bütünlüklü çözümü zafiyete uğratabilecek kararlar üretmesi, Kıbrıs Türk
tarafını rahatsız etmektedir.”
AB Konseyi’nin, Daimi Temsilciler Komitesi’nin söz
konusu kararını gözden geçirmesi istenilen açıklamada, AB Konseyi’nin,
üyesi bulunan Kıbrıs Rum tarafını, AB’nin açıkça desteklediği BM çözüm
planı çerçevesinde görüşme masasına oturmaya yönlendirmesi gerektiği
kaydedildi.
Türkiye Başbakanı Erdoğan’da konuyla ilgili olarak
şunları kaydetti;
"AB ne karar alırsa alsın biz KKTC ile yaptığımız
ticareti aynen devam ettiririz. Bunu hiçbir güç engelleyemez. Bir defa
siz bize verdiğiniz sözü tutmadınız. Siz 24 Nisan 2004 referandumunda
‘KKTC’de evet oyunun çıkması bizim karar sürecimizi rahatlatacak’
dediniz. ‘Güney Kıbrıs’tan hayır çıkarsa ne olacak’ dediğimizde ‘Endişe
etmeyin. Gereğini yaparız’ dediniz. Fakat Güney Kıbrıs hayır dediğinde
onları bir hafta sonra AB’ye kabul ettiniz. Siz önce sözünüzü yerine
getirin. O söz yerine gelmedikçe bizden bir şey beklemeyin. Bu kadar
açık. Biz yolumuza aynen devam edeceğiz.”
ABD DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI: “KUZEY KIBRIS
İLE TİCARET YASAL”
ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, “Kuzey Kıbrıs ile
ticaret yasal” dedi.
"ABD’nin Kuzey Kıbrıs ile doğrudan ticarete
hazırlandığı” yönündeki haberlerin ardından konu, ABD Dışişleri
Bakanlığı’nın günlük brifinginde gündeme geldi.
ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Adam Ereli, yanıt
olarak, “Bildiğim bütün tanımlara göre, Kıbrıs’ın kuzey tarafıyla
ticaret yapılması yasadışı değil” dedi.
Yunanlı gazeteci, yeniden “Yani size göre Kuzey
Kıbrıs ile ticaret yasal, öyle mi?” diye sorunca Ereli, “evet” yanıtını
verdi.