www.trncinfo.com

make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti                                                         

Haber 17 Temmuz 2006
 

DÜŞÜNCE KURULUŞU CEPS: “TÜRKİYE’NİN AB’DAN KKTC’YE DENİZ VE HAVA AMBARGOSUNU KALDIRMASINI İSTEMESİ MANTIKLI BİR TALEP”


 

DÜŞÜNCE KURULUŞU CEPS: “TÜRKİYE’NİN AB’DAN KKTC’YE DENİZ VE HAVA AMBARGOSUNU KALDIRMASINI İSTEMESİ MANTIKLI BİR TALEP”

AB üzerine yaptığı çalışmalarla önde gelen düşünce kuruluşları arasında kabul edilen Avrupa Politik Çalışmalar Merkezi (CEPS), yeni dönem başkanı Finlandiya’dan KKTC’ye uygulanan izolasyonların kaldırılmasını istedi.

Merkezi Brüksel’de bulunan CEPS’nin Finlandiya için hazırladığı raporda, “Daha Geniş Avrupa’da Stratejik Konular” başlığı altında Türkiye’nin AB üyelik süreci Kıbrıs sorunu ile birlikte ele alındı.

AB Komisyonunun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn’in, Kıbrıs Rum kesimi gemilerine limanların açılmaması nedeniyle Türkiye ile müzakere sürecinin “tren kazasına” doğru ilerlediği uyarısı hatırlatılan raporda, “Bunlar bir aday ülkenin önüne konulabilecek mantıklı şartlar. Ama Türkiye de mantıklı bir talepte bulunuyor. AB’ın de KKTC liman ve havaalanlarına ambargoyu kaldırmasını istiyor. AB Komisyonu Annan Planı’nın Kuzey’de kabul edilip Güney’de reddedilmesi üzerine (KKTC’ye uygulanan) ambargonun kaldırılmasını önermişti” deniliyor.

CEPS tarafından dönem başkanına gönderilen raporda “AB’nin Kuzey Kıbrıs vatandaşlarına karşı yükümlülükleri vardır. Bunların başında, AB yasal düzeninin kalbini oluşturan malların, hizmetlerin, sermayenin ve kişilerin serbest dolaşım hakkı gelir. Sorunun çözümü için uluslararası tanınmış ilk ve tek formül olan Annan Planına ‘Evet’ diyen Kuzey Kıbrıs, adadaki bölünmüşlük nedeniyle artık suçlanamaz” ifadeleri yer alıyor.

Rum Yönetimi vatandaşlarının Annan Planı’nı demokratik bir referandumla reddettikleri hatırlatılan raporda, “Bu nedenle referandum sonuçlarının meşruluğu tartışılamaz. Fakat Kıbrıs Rum hükümeti, Annan Planı’nı yeniden müzakere etmek için iradesini ortaya koymadı. Ayrıca AB Komisyonu’nun (KKTC’ye izolasyonların kaldırılmasını) önerisinin hayata geçirilmesini engelledi” denilerek Rum hükümeti suçlanıyor.

Saygın düşünce kuruluşu CEPS, Rum kesimi tarafından rehin alınmaması için AB’ı şu şekilde uyarıyor:

"Türkiye’nin AB ile bundan sonraki ilişkileri ve hatta istikrarı yanında AB’ın etkin ve adil politika yapma saygınlığı açısından kritik bir dönemdeyiz. Tüm bu hesaplar şimdilik, Annan Planı’nı şimdiye dek açıklamadığı talepleri doğrultusunda yeniden müzakere edebilmesi için Rum kesiminin elinde rehin tutuluyor. Bu ters tepen ve kabul edilemez bir durum. Ters teper, çünkü elindeki kartları abartan Rum kesimi, kendisi için hiçbir fayda elde edemeyecek, ama şimdiden daha geniş Avrupa’nın çıkarlarına büyük zarar verdi. Kabul edilemez, çünkü Annan Planı’nı kabul ettikten sonra Kuzey Kıbrıs, Rum kesimi tarafından cezalandırılmış oluyor.”

Bu çıkmazdan kurtulmak için AB’ın önünde 3 seçenek bulunduğu belirtilen raporda, “Bunların ilki ve en iyisi Anan Planı’nın gözden geçirilerek bir anlaşmaya varılmasıdır. Her iki lider (Talat ve Papadopulos) bu konuyu görüşmek için buluşmaya karar vermişti. Fakat Rum kesimi politikası ve söylemi iyimser olmak için fazla bir alan bırakmıyor. Rumların çok daha merkezi bir federasyona dönmek istemeleri ise KKTC için kabul edilemez. Bu durumda referandum KKTC’de reddedilir” deniliyor.

Kıbrıs sorununun çözümü için diğer bir alternatifin, AB’ın kalan 24 üyesinin Rumlar üzerinde baskı kurarak KKTC üzerindeki tüm izolasyonların kaldırılmasını sağlamak olabileceği vurgulanan raporda, bu durumda diğer 24 ülkenin bir arkadaşlarıyla açık bir cepheleşmeye girdikleri görüntüsü oluşacağını ve bunun AB değerleriyle çok fazla bağdaşmayacağı ifade ediliyor.

Düşünce kuruluşu CEPS, dönem başkanı Finlandiya’ya son alternatifi şu şekilde anlatıyor:

"Üçüncü seçenek saçma izolasyonları yok saymak. Birkaç AB üyesi KKTC’ye yardım için ikili kanallar açabilirler. Bu durumda KKTC limanlarına ve havaalanlarına uygulanan ambargonun yasal bir dayanağı kalmaz. Muhtemelen Türkiye’den de birçok gemi, Panama bandırasıyla Rumların limanını ziyaret ediyordur. (AB devletleri açısından) KKTC limanlarını kullanmak uluslararası hukukun da yardımıyla meşruiyet kazanacaktır. AB’den turist taşıyan uçaklar, İstanbul’da kısa süre kalarak KKTC’ye hareket edebilirler. Bir süre sonra Rum yönetimi, engelleme taktiklerinin işe yaramadığını ve kendileri açısından kötü sonuçlar doğuracağını fark edecektir. Çünkü bu durumda Annan Planı’nda öngörülen toprak kazançları bile olmayacak. Bu şartlar altında Türkiye hükümeti de ileriye giderek Rum kesimini tanıyabilir ve Rum gemilerine ‘hoşgeldin’ diyebilir. Türkiye’nin bundan kazancı iyi niyetini göstermek ve AB’a katılım müzakerelerini ilerletmek olur.” 

 

BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI VE DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI: “MARAŞ KAPSAMLI ÇÖZÜMDE ELE ALINACAK BİR KONUDUR"
(10.04.06)

BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI VE DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI’NIN GKRY’NİN SINIR KAPILARINDAKİ UYGULAMALARI İLE İLGİLİ AÇIKLAMASI (08.04.06)

Pakistan depreminden sonra 11-21 Ekim 2005 tarihleri arasında bölgeye giden KKTC ekibinin faaliyetlerini gösteren fotoğraflar

TÜRKİYE'NİN ÖNÜNDEKİ YOL - (THE NEW YORK TIMES, 31 OCAK 2006)

CUMHURBAŞKANI TALAT'IN İKİNCİ AYLIK BASIN TOPLANTISI

1963-1974 YILLARI ARASINDA rum saldırıları sonucunda GERÇEKLEŞEN NÜFUS HAREKETLERİNİ VE KIBRISLI TÜRKLERİN GÖÇ ETTİRİLDİĞİ KÖYLERİ GÖSTEREN KIBRIS HARİTASI

RUM YAZAR RUM VAHŞETİNİ ANLATIYOR

GÜNEY KIBRIS'TAKİ TÜRK KÖYLERİNİN DURUMU