CUMHURBAŞKANI TALAT SİYASİ PARTİ YETKİLİLERİYLE
BİR ARAYA GELDİ
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Cumhuriyet Meclisi’nde
temsil edilen siyasi parti başkan ve temsilcileriyle dün yeniden bir araya
geldi.
Son siyasi gelişmelerin değerlendirildiği görüşmede varılan
mutabakat gereği basına açıklamada bulunulmadı.
Görüşmeye Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı
Başbakan Ferdi Sabit Soyer ve Genel Sekreter Ömer Kalyoncu; Demokrat Parti
(DP) Genel Başkanı Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş,
Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün ve Genel Sekreter
Turgay Avcı ile Barış ve Demokrasi Hareketi (BDH) Genel Sekreteri Mehmet
Çakıcı ve MYK Üyesi Barış Burcu;
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, meclisteki siyasi
partilerle başlattığı değerlendirme toplantıları çerçevesinde en son 11
Temmuz’da siyasi liderlerle bir araya gelmişti.
SOYER İSRAİL YÖNETİMİ’NE SALDIRILARI DURDURMA
ÇAĞRISI YAPTI
Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Hizbullah örgütü tarafından iki
askerin kaçırılması sonrasında İsrail Yönetimi’nin Lübnan’a yönelik bombalama
ve Filistin halkına dönük saldırısına tepki göstererek, İsrail’e, saldırı ve
bombardımanı bir an önce sonlandırma çağrısı yaptı.
Soyer, TAK muhabirine yaptığı açıklamada, her şeyden önce
sorunların çözüm yönteminin, savaş, terör ve şiddet olmadığını vurgulayarak,
Hizbullah’ın, iki askeri kaçırması olayının kabul edilemeyeceğini, ancak
İsrail’in de bunu gerekçe göstererek, tüm altyapıyı çökertecek şekilde
Lübnan’ı bombalaması ve Filistin halkına dönük acımasız saldırıya geçmesinin,
izahı mümkün olmayan bir misilleme olduğunu söyledi. “Bu Ortadoğu’daki barış
sürecine hiçbir katkı yapmayacaktır” diyen Soyer, Arap Birliği ülkelerinin de
açıkladığı gibi, İsrail’in bu saldırısının Ortadoğu’daki barış sürecini
çökerttiğini kaydetti.
Soyer, son yaşananların herkese ve özellikle Kıbrıslı Türk
ve Rumlara, Kıbrıs’taki barış sürecinin ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini
dikkat çekerek, laik bir İslam toplumu olan Kıbrıs Türk halkı ile Hıristiyan
dinine sahip Kıbrıs Rum halkının ortak bir federal ülkede, Avrupa Birliği
çatısı altında bir çözüme ulaşmalarının, bütün Ortadoğu’ya örnek olacağını
kaydetti.
Soyer, "15 Temmuz’u yaratanın 1963’ten 1974’e kadar
çözülemeyen Kıbrıs sorunun olduğu ve 15 Temmuz’dan sonra da 20 Temmuz’u
yaşadığımız gerçeğini düşündüğümüzde, Lübnan ve Filistin’de çözülemeyen
sorunun nasıl ansızın yeniden şiddetli bir savaşa döndüğünü gördüğümüzde,
sorunların bir an evvel çözümünün kaçınılmazlığı ve elzemliği ortaya
çıkmaktadır” dedi.
Soyer, Ortadoğu sorununun terör, şiddet ve savaşla
çözülemeyeceğinin açık bir gerçek olarak ortada durduğuna işaret ederek, bu
anlayışla, İsrail Yönetimi’ni, Lübnan’a dönük saldırılardan geri durmaya ve
uluslararası camianın desteğiyle barış sürecine girmeye çağırdı.
GÜNEY KIBRIS’TAKİ KIBRIS TÜRK KÜLTÜR VARLIKLARI
YOK EDİLİYOR
Güney Kıbrıs’ta bulunan Türklere ait tarihi ve kültürel
varlıklar bir bir yok ediliyor. Kıbrıslı Türklerin 1974’te terk etmek zorunda
kaldığı kültürel varlıklardan ancak çok azı günümüze kadar sağlam gelebildi.
A.A muhabirinin derlediği bilgilere göre, Güney Kıbrıs
genelinde Kıbrıslı Türklere ait çeşme, hamam, okul, cami ve mezarlıklar
viraneye dönmüş durumda. Merkezi yerlerdeki bazı kültür varlıkları göstermelik
olarak koruma altına alınırken, yine şehir merkezlerinde Kıbrıslı Türklere ait
mezarlıkların birçoğu da otoparka dönüştürülmüş halde.
Bazı köylerdeki Türk mezarlıklarında mezar taşlarına dahi
rastlanmazken, haritadan silinen Türk köyleri de var. İçinde Kıbrıslı Rumların
oturduğu Türk evlerinin durumu genelde iyi olmasına karşın, kullanılmayan Türk
evleri yıkılmak üzere.
Güney Kıbrıs genelinde yok olan ve yok olma sürecine giren
yüzlerce Kıbrıs Türk kültür varlığından bazıları şöyle:
Baf’taki Türk Hamamı; Yapım tarihi, güvenilir kaynaklara
dayanmamakla birlikte Osmanlı hamamlarının özelliğini taşıyan hamamın durumu
çok kötü.
Aşağı Baf’ta Osmanlı Çeşmesinin güneyinde bulunan hamam,
Güney Kıbrıs’ta yok olma sürecine giren Türk eserlerinden biri.
Baf-Akarsu Köyü Mezarlığı: Tamamen yok olan mezarlık
alanında bir iki mezar taşı dışında herhangi bir unsura rastlanılmıyor
Baf Hasanağa Tekkesi Hamamı: Osmanlı döneminde inşa edilen
dört kubbeli hamam, bakımsızlıktan yok olma sürecindeki Türk eserlerinden
biri. Genel anlamda harap durumda.
Limasol Türk Hamamı: Büyük oranda yıkılmış ve tahribata
uğramış hamam, harabe görünümünde. İç kısmı bazı Rumlar tarafından ambar
olarak kullanılıyor.
KAYIP ŞAHISLAR KONUSUNDAKİ ÇALIŞMALAR…
Kıbrıs’ta kayıp şahısların bulunması konusundaki çalışmalar
yoğun şekilde sürerken, çalışmalarda yeni bir aşamaya giriliyor.
TAK muhabirinin Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi Türk üyesi
Gülden Plümer Küçük’ten aldığı bilgiye göre, başlayacak program çerçevesinde
Arjantinli örgüt EAAF’tan (Equipo Argentino de Antropologia Forense-Arjantin
Adli Tıp Antropoloji Takımı) 5 uzman Ağustos’tan itibaren mezardan çıkarma
çalışmalarına başlayacak.
Söz konusu sürede, hem Kuzeyde hem de Güney’de yapılacak ve
hem Türklerden hem de Rumlardan oluşan kayıp 180-200 civarında kişinin
kemiklerine ulaşılması bekleniyor.
Küçük, önümüzdeki iki ayda çıkarılacak kemiklerin ara
bölgedeki Antropoloji Laboratuarı’nda inceleneceğini, laboratuvarın binasının
tamamlandığını, mefruşat ve gerekli aletlerin de Türkiye’nin 90 bin dolarlık
katkısıyla tamamlanmakta olduğunu söyledi.
Küçük, 1 yabancı, 2 Türk, 2 de Rum uzmanın görev yapacağı
Antropoloji Laboratuarı’ndaki çalışmanın ardından kemiklerden alınacak
parçaların, Güney Kıbrıs’ta 2 Türk ve 4 Rum uzmanın görev yapacağı DNA ile
ilgili enstitüye gönderileceğini, buradaki çalışmaların Dr. Erol Baysal ve Dr.
Marios Cariolou yönetiminde yapılacağını ifade etti.