www.trncinfo.com

make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti                                                         

Haber  05 Haziran 2008
 

PASCOE 17 HAZİRAN’DA GELİYOR

TÜRK TARAFI, TEKNİK KOMİTELERDEKİ İLERLEMELERLE İLGİLİ BİR BELGE HAZIRLAYIP RUM TARAFINA SUNDU

ERÇAKICA: “MALİ YARDIM TÜZÜĞÜ’NÜN KARARLI VE HIZLI BİR ŞEKİLDE UYGULANMASI GEREKİR”

 


 

 

PASCOE 17 HAZİRAN’DA GELİYOR

BM, iki liderin değerlendirme toplantısı yapmasının beklendiği tarihlerde Genel Sekreter’in Siyasi İşlerden Sorumlu Yardımcısı Lynn Pascoe’yu Kıbrıs’a gönderiyor.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca dün düzenlediği brifingde, Pascoe’nun 17 Haziran dolaylarında Kıbrıs’a gelmesinin beklendiğini söyledi. Erçakıca, gündemi bilinmeyen Pascoe’nun ne tür görüşmeler yapacağına ilişkin BM ile çalışmaların devam ettiğini belirtti.

Erçakıca, Pascoe’nun adaya gelmesi yönünde talebi olmamasına rağmen Türk tarafının BM’nin aktif olarak sürece dahil olmasını memnuniyetle karşıladığını kaydetti.

BM’nin süreci gözetim altında tutmaya devam etmekte kararlı olduğuna ve Pascoe’nun bu kapsamda adayı ziyaret edeceğine işaret eden Erçakıca, iki liderin bir araya gelerek gerçekleştireceği değerlendirmenin de haziran ayının ikinci yarısında yapılacağına vurgu yaptı.

Hasan Erçakıca, 21 Mart anlaşması gereğince kurulan çalışma grupları ile teknik komitelerin çalışmalarının sürdüğünü ve iki liderin temsilcileri Özdil Nami ile Yorgos Yakovu’nun görüşmelerinin devam ettiğini belirtti.

İki liderin son buluşmasında yeniden gündeme getirilen güven artırıcı önlemlerle ilgili çalışmaların da iki temsilcinin yürüttüğü çalışmalarda görüşülmekte olduğunu söyleyen Erçakıca, teknik komitelerde sağlanan ilerlemenin değerlendirilmesi ve iki liderin onaylamasından sonra uygulamaya konmasıyla ilgili çalışmaların sürdüğünü söyledi.

 

TÜRK TARAFI, TEKNİK KOMİTELERDEKİ İLERLEMELERLE İLGİLİ BİR BELGE HAZIRLAYIP RUM TARAFINA SUNDU

Türk tarafı, Kıbrıs konusunda başlatılan 21 Mart süreci çerçevesinde oluşturulan teknik komitelerdeki ilerlemelerle ilgili bir belge hazırlayıp Rum tarafına sundu.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, Türk tarafının teknik komitelerde sağlandığı düşünülen ilerlemelerle ilgili bir belge hazırlayıp, anlayış birliğine varmak için Rum tarafına sunduğunu açıkladı.

Erçakıca, karşı tarafın görüşünün de eklenmesiyle önerilerin belge haline dönüşebileceğini ve paketin iki liderin onayına sunulup uygulamaya konulacağını belirtti. Erçakıca, güven artırıcı önlemlere ilişkin çalışmaların da bu seviyede devam ettiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Erçakıca, Rum Yönetimi Lideri Hristofyas’ın “yeni bir devlet” oluşumuna sıcak bakmadığı yönündeki açıklamasıyla ilgili soruyu karşılık, Rum tarafında bu konuda büyük bir tartışma yaşandığını, Rum liderlerin konuyla ilgili çeşitli demeçler verdiğini ancak bunların tümünü dikkate alıp yanıtlamanın süreci olumlu etkilemeyeceğini söyledi.

Erçakıca, Türk tarafının Rum liderler arasındaki tartışmadan mümkün olduğunca uzak durmaya çalıştığına işaret etti.

Yeni devlet ve onun özelliklerinin, iki liderin 23 Mayıs’ta gerekleştirdiği görüşme sonrasında okunan BM belgesi niteliğindeki ortak açıklamada belirtildiğine dikkat çeken Erçakıca, sözkonusu tartışmaların bu belgenin önemini azaltmasının mümkün olmadığını kaydetti.

 

ERÇAKICA: “MALİ YARDIM TÜZÜĞÜ’NÜN KARARLI VE HIZLI BİR ŞEKİLDE UYGULANMASI GEREKİR”

Rum tarafının Mali Yardım Tüzüğü ile ilgili olarak Avrupa Toplulukları Adalet Divanı (ATAD)’a AB Komisyonu aleyhine yaptığı başvuruyu geri çekmesini değerlendiren Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca Mali Yardım Tüzüğü’nün kararlı ve hızlı bir şekilde uygulanması gerektiğini söyledi.

Erçakıca, Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün hayata geçirilmesinin şart olduğunu da belirtti.

Bu gelişmeyi memnuniyetle karşıladıklarını kaydeden Erçakıca, Kıbrıs Türk halkının izolasyonuna son vermek amacıyla Avrupa Konseyi tarafından yürürlüğe konması kararlaştırılan iki tüzükten biri olan Mali Yardım Tüzüğü’nün bu aşamadan sonra daha kararlı ve hızlı bir şekilde uygulanmasının beklendiğini belirtti.

Erçakıca, Rum tarafının bu tavrının, Mali Yardım Tüzüğü ile ilgili bütün uygulamaları durdurmak için mahkemeden bir tür “ara emri” talep etmesinden ve bu talebinin ATAD tarafından reddedilmesinden sonra ortaya çıktığına işaret etti.

Hasan Erçakıca, “Bu davaların daha önce, ortada böyle bir ara emri talebi ve mahkemenin bunu reddetmesi olmaksızın, Kıbrıslı Türklerin dünya ile ilişkilerini geliştirmelerine yardımcı olmak amacıyla geri çekilmesi Kıbrıs Türk halkına verilecek güzel ve anlamlı bir mesaj olacaktı” dedi.

Erçakıca, şöyle devam etti:

“Kıbrıs Rum tarafı ile AB Komisyonu arasında varılan uzlaşma, ihale şartnamelerindeki bir ifadenin değiştirilmesi ile sağlanmıştır. Bu değişiklikte Kıbrıs Türk tarafını rahatsız eden bir unsur bulunmamaktadır. Bu nedenle, Mali Yardım Tüzüğü’nün uygulanması çalışmalarına, yakın geçmişte olduğu gibi katkı koymaya devam edeceğiz.”

Kıbrıs Türk halkının izolasyonuna son verme çabalarının Kıbrıs sorununun çözümüne katkı yapacağını dikkate alarak, bu çabaları devam ettirmek gerektiğini kaydeden Erçakıca, bu çabaların en önemli parçası olan Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün hayata geçirilmesi gerektiğini ekledi.

Bu arada, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lider Dimitris Hristofyas’ın İngiltere temaslarına da değinen Erçakıca, Kıbrıs sorununun çözümünde olumlu rol oynayabilecek bir unsur olan İngiltere’nin, sahip olduğu birikimle çözümde olumlu rol üstlenilmesine yardımcı olmasını beklediklerini söyledi.

Erçakıca, Rum tarafının 1960 anlaşmalarının üç garantöründen biri ve BM Güvenlik Konseyi daimi üyesi olarak İngiltere ile yakın ilişkiler içinde olmasının, İngiltere’nin Kıbrıs sorununun çözümünde olumlu bir rol oynamasına katkı yapacak bir unsur olarak görülmesi gerektiğini söyledi. Erçakıca, “Türkiye ve Kıbrıs Türk halkı ile de benzer ilişkiler içinde bulunan İngiltere’nin, Kıbrıs sorununu en iyi bilen ve gelişmeleri en yakından takip eden ülke olduğu, bu konuda büyük bir birikime sahip olduğu herkes tarafından biliniyor” diye konuştu.

Erçakıca şöyle devam etti:

“Kıbrıs Rum basını, İngiltere’nin, Kıbrıs sorununa ilişkin düşüncelerinden vazgeçmesi ve “bir İngiliz fikri olan partenojenezin (bakir doğum) İngiltere’nin adadaki çıkarlarına da (üsler, garantiler) hizmet etmediğini anlaması gerektiğini” ileri sürdü. Kıbrıs Rum basını, Hristofyas’ın ziyaretinin ardından İngiltere’nin ileriye dönük tutumunun ne olacağının ilk göstergesinin ise Barış Gücü’nün görev süresinin uzatılmasına ilişkin BM Güvenlik Konseyi kararı olacağını belirterek; karar taslağının İngiltere’nin Daimi Temsilcisi tarafından hazırlandığını hatırlattı.

İkili ilişkilerin, Kıbrıs sorununa ilişkin olarak Birleşmiş Milletler çatısı altında sürdürülen çalışmalar ile ilişkilendirilmesi elbette kabul edilemezdir. Kıbrıs Rum tarafının, basına yansıyan bu beklentiyi İngiltere ile ilişkilerine yansıtması, İngiltere’nin oynamaya çalıştığı rolü elbette olumsuz olarak etkileyecek ve Kıbrıs sorununa kapsamlı çözüm bulma çalışmalarına yardımcı olmayacaktır.

İTALYAN PARLAMENTOSU ÜYESİ MİLLETVEKİLİ TURCO İLE İTALYAN RADİKAL PARTİ GENEL KONSEYİ ÜYESİ PERDUCA KKTC VATANDAŞLIĞINA MÜRACAAT ETTİ

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI DOÇ.DR. SAYIN TURGAY AVCI’NIN 19 TEMMUZ 2007 TARİHİNDE YABANCI BASIN MENSUPLARI ONURUNA VERDİĞİ KAHVALTI TOPLANTISINDA YAPMIŞ OLDUĞU KONUŞMA METNİ
(19.07.07)

1963-1974 YILLARI ARASINDA rum saldırıları sonucunda GERÇEKLEŞEN NÜFUS HAREKETLERİNİ VE KIBRISLI TÜRKLERİN GÖÇ ETTİRİLDİĞİ KÖYLERİ GÖSTEREN KIBRIS HARİTASI

RUM YAZAR RUM VAHŞETİNİ ANLATIYOR

GÜNEY KIBRIS'TAKİ TÜRK KÖYLERİNİN DURUMU