www.trncinfo.com

make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti                                                         

Haber  16 Haziran 2008
 

TURGAY AVCI, BM GÜVENLİK KONSEYİ BARIŞ GÜCÜ’NÜN GÖREV SÜRESİNİ UZATAN KARARINI DEĞERLENDİRDİ

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI, BAKOYANNİ’NİN AÇIKLAMALARINA TEPKİ GÖSTERDİ
“ÇIKARLARIMIZI SULANDIRMAKTAN VAZGEÇİP ÇÖZÜME KATKI KOYSUN”

ART, ATV, NTV VE GENÇ TV YAYINLARINA RUMLARDAN ENGELLEME…

 


 

 

TURGAY AVCI, BM GÜVENLİK KONSEYİ BARIŞ GÜCÜ’NÜN GÖREV SÜRESİNİ UZATAN KARARINI DEĞERLENDİRDİ

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, yazılı açıklama yaparak, BM Güvenlik Konseyi’nin, Genel Sekreter Ban Ki Moon’un BM Barış Gücü’nün adadaki görev süresinin uzatılması ve altı aylık faaliyetlerini içeren 2 Haziran 2008 tarihli raporuna ilişkin kararını değerlendirdi.

Karşılıklı güven ortamının oluşturulmasına en çok ihtiyaç olduğu bu dönemde, adil ve kalıcı bir çözüm bulmak amacıyla kapsamlı müzakerelerin başlatılması için Kıbrıs Türk tarafının tüm iyi niyetiyle ve olağanüstü bir gayretle çalışmalarını sürdürdüğünü, Kıbrıs Türkünün bugüne dek uluslararası toplum ile uyum içerisinde hareket etmiş olduğunu vurgulayan Avcı, ancak Rum Yönetimi’ni (GKRY) “Kıbrıs hükümeti” olarak addeden dengesiz bir karar ve yaklaşımla herhangi bir sonuca varılamayacağını kaydetti.

Avcı, Güvenlik Konseyi’ni, dengeleyici unsur olarak gereken adımları atması yönünde bir an önce harekete geçmeye çağırdı.

Birlemiş Milletler Genel Sekreteri’nin bir önceki raporunda da yeterince vurgulanmayan izolasyonlar ile ilgili hassasiyetlerine, son raporda daha da az yer verildiğinin; kararda ise maalesef bu hususun tamamen gözardı edildiğinin görülmekte olduğunu belirten Avcı, bu durumun, Kıbrıs Türk halkının insan haklarının açıkça ihlaline göz yumulduğunu gösterdiğini kaydetti.

Turgay Avcı, kararda, 21 Mart ve 23 Mayıs 2008 tarihli mutabakata atıfta bulunulduğunu; ancak çözüme ilişkin unsurlar sıralanırken, 23 Mayıs 2008 tarihli Ortak Açıklamada yer alan tüm hususların karar metnine yansıtılmadığının görüldüğünü ifade etti ve şöyle devam etti:

“Bu paragrafta yalnızca GKRY’nin pozisyonunu destekleyici mahiyette olan ‘iki kesimli, iki toplumlu ve ilgili Güvenlik Konseyi kararlarında tanımlandığı şekliyle siyasi eşitlik temelinde bir federasyon…’ ifadesine yer verilirken, ‘bu ortaklığın, tek uluslararası kimliğe sahip bir Federal Hükümetinin yanı sıra eşit statüye sahip bir Kıbrıs Türk Kurucu Devleti ve bir Kıbrıs Rum Kurucu Devleti olacaktır’ ifadesine yer verilmemesini onaylamamız mümkün değildir.”

Taraflı yaklaşımın, İngiltere’nin GKRY ile imzaladığı 5 Haziran tarihli tek yanlı memorandumdaki sakat anlayışın karara yansıması olarak değerlendirilmekte olduğunu belirten Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Avcı, kararda, Rum tarafının çözüme ilişkin görüşlerine ve Kıbrıs’ın sözde ‘askersizleştirilmesi’ tezlerine destek veren BM Güvenlik Konseyi 1251 (1999) sayılı kararına atıf yapıldığını kaydetti ve “Bir yandan askersizleştirme savunulurken, GKRY’nin 2-6 Haziran 2008 tarihleri arasında Fransa ve Yunanistan ile ortak ‘Argonaftis’ adlı uluslararası askeri tatbikat düzenlemeye devam ettiğini hatırlatırız” dedi.

Turgay Avcı, Kıbrıs’ta BM parametreleri çerçevesinde adil, kapsamlı, siyasi eşitlik temelinde yeni bir ortaklık kurulması yönünde çabaların sarf edildiği bu dönemde, GKRY’nin bu tür askeri tatbikatlar düzenlemesinin çelişkili bir durum yarattığını ve iki halk arasında güven yaratma çabalarını akamete uğrattığını vurguladı.

Kıbrıs Türk tarafı olarak 16 Ekim 2007’de BM Genel Sekreteri’ne, askeri tatbikatların karşılıklı olarak durdurulmasını öngören Güven Yaratıcı Önlemler Paketi sunmuş olmalarının, KKTC olarak güven ortamının tesisine verdikleri önemin ve adada gerilime yol açabilecek tutumlardan kaçındıklarının açık bir göstergesi olduğunu belirten Avcı, şunları dile getirdi:

“Kararda, ayrıca, mayın temizleme çalışmalarına ilişkin olarak BM Barış Gücü ile Kıbrıs Türk tarafı arasındaki işbirliğinin tam olarak yansıtılmadığı, Kıbrıs Türk tarafında mayın temizleme çalışmalarını yürütmekte olan otoritenin Kıbrıs Türk Güvenlik Komutanlığı olduğunu defaatle belirtmemize rağmen bu hatalı yazılımın aynen devam ettiğini gözlemlemekteyiz.

Kararda, ayrıca, Kıbrıs Türk tarafına ve Türk askerine bir kez daha hatalı ve haksız yere Akyar konusunda çağrıda bulunulmaktadır. Akyar bölgesinin ara bölge olarak değerlendirilerek sürekli olarak kararda yer almasını kabul edilemez bulduğumuzun bir kez daha altını çiziyoruz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sınırları içerisinde bulunan Akyar' da yapılacak herhangi bir işlem sadece KKTC otoritelerini ilgilendirir. Kaldı ki Akyar'daki mevcut durumda herhangi bir değişiklik yapıldığı yönündeki iddialar da tamamen asılsızdır.”

 

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI, BAKOYANNİ’NİN AÇIKLAMALARINA TEPKİ GÖSTERDİ
“ÇIKARLARIMIZI SULANDIRMAKTAN VAZGEÇİP ÇÖZÜME KATKI KOYSUN”

Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı, Güney Kıbrıs’ı ziyaret eden Yunanistan Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni’ye “Avrupalı Kıbrıs adı altında Kıbrıslı Türklerin hak ve çıkarlarını sulandırma girişimlerini bir tarafa bırakıp, Avrupalı Yunanistan olarak çözüme katkı koyması” tavsiyesinde bulundu.

Bakanlık, Bakoyanni’yi garantörlükle uğraşmaktan vazgeçip Güney Kıbrıs Rum Yönetimi liderliğini bir an önce tam teşekkülü görüşmeleri başlatması için cesaretlendirmeye de çağırdı.

Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, geçtiğimiz günlerde adaya gelen Yunanistan Dışişleri Bakanı Bakoyanni’nin; Avrupalı bir Kıbrıs’ın, Türkiye’nin garantörlüğüne ihtiyacı olmayacağı yönündeki bilinen Rum-Yunan iddialarını yinelediğine işaret edilerek, şöyle denildi:

“Kıbrıs’taki garantilerin, Yunanistan’ın da taraf olduğu uluslararası antlaşmalar ile tesis edildiğini Sayın Bakoyanni pek çok kişiden daha iyi bilecek durumdadır. Dahası, Yunanistan’ın yakın geçmişte Ada’da tezgahladığı darbe girişimleri, uyguladığı şiddet ve terör de halen hafızalarından silinmemiştir.

Yunanistan, kendisinin işlediği suçlar, ihlal ettiği hukuk ve yerine getirmediği yükümlülükler nedeniyle, Türkiye’nin garantörlüğüne neden gerek olduğunu ve bunun Kıbrıs Türk halkının en yaşamsal güvencesini teşkil ettiğini çok iyi bilmektedir.

Tarih, Yunanistan’ın adamıza dair beslediği emelleri ve cüret edebildiği girişimleri kayıt altına almıştır.

Sayın Bakoyanni’yi ağırlayan GKRY liderliği, her fırsatta Türkiye’yi suçlamak yerine Yunanistan’ın Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum halklarına ağır bedeller ödeten sicilinin muhakemesini yapmalıdır.”

Açıklamada, Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünün, Kıbrıs Türk halkının olmazsa olmazı olduğu belirtilerek; “Kıbrıs Türk halkı, yaşadığı acıları yeniden yaşamak istememektedir ve bunun tek güvencesi de Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünün aynen devamıdır” denildi.

Bakoyanni’nin, Kıbrıs Türklerini de kapsayacak şekilde tüm Kıbrıs’ın geleceği adına görüş beyan etmesinin kabul edilebilir bir tutum olmadığına da işaret edilen Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, şu ifadeler yer aldı:

“Dolayısıyla Sayın Bakoyanni’ye tavsiyemiz, Avrupalı Kıbrıs adı altında hak ve çıkarlarımızı sulandırma girişimlerini bir tarafa bırakıp, Avrupalı Yunanistan olarak çözüme katkı koymasıdır.

Bunun için yapması gereken, uluslararası antlaşmalar ile çoktan nihayete kavuşturulmuş garantörlük meselesi ile uğraşmaktan vazgeçmek ve GKRY liderliğini bir an önce tam teşekkülü görüşmeleri başlatması için cesaretlendirmektir.”

 

 

ART, ATV, NTV VE GENÇ TV YAYINLARINA RUMLARDAN ENGELLEME…

ART, ATV, NTV ve Genç TV yayınlarına Rum televizyonlarının yaptığı engelleme nedeniyle Yayın Yüksek Kurulu, Birleşmiş Milletler’e muhtıra gönderdi.

Muhtırayı Ledra Palace sınır kapısında BM Barış Gücü yetkililerine veren YYK Başkanı İlkay Diren, yaptığı açıklamada, kendi dilini ve kendi kültürünü yayma ve haber alma konusundaki evrensel hakların temeli olan görsel ve işitsel medya organlarında devam eden yayınlara, “çeşitli enterfereler olduğunu” ve bu “enterferelerden” dolayı karasal yayınları en çok etkilenen ART, ATV, NTV ve Genç TV kanallarının ve dolayısı ile izleyenlerinin mağdur duruma düştüğünün tespit edildiğini kaydetti.

Kendilerinin frekans ayarlamaları yaparken Güney Kıbrıs’taki yayın organlarının frekanslarıyla sorun yaşanmamasına özen gösterdiklerini anlatan Diren, aynı hassasiyeti Güney Kıbrıs’ın göstermediğini anlattı.

Yayınlara engel olan “enterferelere”, Güney Kıbrıs merkezli PIK ve ERT televizyonlarının gerçekleştirdikleri güç artırımının neden olduğu bilgisini aldıklarını ve YYK’nın, olağanüstü toplandığını belirten Diren, “toplantıda, bu sorunun giderilmesi için hükümet yetkilileri ve BRT ile de görüşerek bir dizi acil önlemler alma ve en temel insan haklarından biri olan kendi kültürümüzü yayma ve haberleşme konusunda yaşadığımız bu sıkıntının nedeni olarak Güney Kıbrıs yönetimini Birleşmiş Milletler aracılığı ile uyararak, neden oldukları bu sıkıntı konusunda sağduyuya ve yayınlarını eski haline döndürmeye çağırma kararı almıştır” dedi.

İTALYAN PARLAMENTOSU ÜYESİ MİLLETVEKİLİ TURCO İLE İTALYAN RADİKAL PARTİ GENEL KONSEYİ ÜYESİ PERDUCA KKTC VATANDAŞLIĞINA MÜRACAAT ETTİ

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI DOÇ.DR. SAYIN TURGAY AVCI’NIN 19 TEMMUZ 2007 TARİHİNDE YABANCI BASIN MENSUPLARI ONURUNA VERDİĞİ KAHVALTI TOPLANTISINDA YAPMIŞ OLDUĞU KONUŞMA METNİ
(19.07.07)

1963-1974 YILLARI ARASINDA rum saldırıları sonucunda GERÇEKLEŞEN NÜFUS HAREKETLERİNİ VE KIBRISLI TÜRKLERİN GÖÇ ETTİRİLDİĞİ KÖYLERİ GÖSTEREN KIBRIS HARİTASI

RUM YAZAR RUM VAHŞETİNİ ANLATIYOR

GÜNEY KIBRIS'TAKİ TÜRK KÖYLERİNİN DURUMU