ERÇAKICA:
“GÖRÜŞMEİN KONUSU TAM TEŞEKKÜLLÜ ÇÖZÜM MÜZAKERELERİNİ BAŞLATMAKTIR…”
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü
Hasan Erçakıca, Kıbrıs Rum tarafının, Rum basınını kullanarak kendi
isteklerini dayatma gayretine girdiğini belirterek, bunun görüşme sürecine
zarar verici bir davranış olduğunu vurguladı.
Hasan Erçakıca, 1 Temmuz
Salı Günü Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum lider Dimitris Hristofyas
arasında yapılacak görüşmenin konusunun, tam teşekküllü çözüm müzakerelerini
başlatmak olduğuna da işaret etti.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü
Hasan Erçakıca yaptığı açıklamada, Kıbrıs Rum basınının, Salı günü
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Kıbrıslı Rum lider Dimitris Hristofyas
arasında gerçekleşecek olan toplantının gündemi konusunda spekülatif
haberler yayınladığına, Kıbrıs Rum tarafının çeşitli düzeydeki sözcülerinin
de bu haberleri doğrular nitelikte demeçler verdiklerine işaret etti.
1 Temmuz Salı günü
gerçekleşecek olan liderler görüşmesinin gündeminin, 21 Mart anlaşmasında
belirlendiğini ve 23 Mayıs açıklamasıyla teyit edildiğini hatırlatan
Erçakıca, “Bu görüşmenin konusu, Çalışma Gruplarının ürettiği sonuçları
kullanarak tam teşekküllü çözüm müzakerelerini başlatmaktır. Tam teşekküllü
çözüm müzakerelerinin 21 Mart’tan sonraki üç ay içinde başlatılması ise
anlaşma gereğidir” dedi.
Buna karşın, Salı günü
gerçekleşmesi beklenen toplantının liderler düzeyinde yapılacak olması
nedeniyle, liderlerden birinin toplantıda başka konuların da ele alınmasını
istemesinin olağan sayılması gerektiğini ifade eden Hasan Erçakıca, şöyle
konuştu:
“Ne var ki, Kıbrıs Rum
tarafı, Rum basınını da kullanarak, kendi isteklerini Kıbrıs Türk tarafına
dayatma gayretine girmiştir. Görüşme süreci içinde Cumhurbaşkanımız Mehmet
Ali Talat’a veya onun temsilcisi olarak Sayın Özdil Nami’ye iletmedikleri
istemlerini basın aracılığı ile gündeme getirmeye çalışmaları, görüşme
sürecine zarar verici bir davranıştır.”
AİHM’İN KARARINI BEĞENMEDİLER
Güney
Kıbrıs’ta yayınlanan Politis gazetesi, Eleni Foka’nın, 1995 yılında Kuzey’de
tutuklanması ve hapse atılması olayıyla ilgili olarak Türkiye aleyhine
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde açmış olduğu davanın sonuçları hakkında
Rum eski Başsavcı Alekos Markidis ile Titina Loizidu’nun avukatı olarak
bilinen Ahilleas Dimitriadis’in görüşlerine yer verdi.
AİHM’in, Karpaz’ın Sipahi köyü eski Rum ilkokul öğretmeni Eleni Foka’nın
ifade özgürlüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle ilgili kararına istinaden
gazete, kendi yorumunda dava sırasında Türkiye’nin tutuklama olduğunu
reddettiğini, ancak mahkemenin bunu “olgu” olarak kabul ettiğini, böylelikle
Kuzey’deki polisin “sahte” olmadığının ortaya çıktığını yazdı.
Habere
göre Rum eski Başsavcı Alekos Markidis, söz konusu gelişmeyi “çok olumsuz”
olarak değerlendirdi.
Markidis,
“Mahkemenin bu tutuklamanın tamamıyla yasal olduğunu ifade etmesi ise bu
olayın en kötü yanıdır” dedi.
Rum Avukat
Ahilleas Dimitriadis ise yaptığı açıklamada AİHM’in, tutuklama yönteminin,
KKTC’nin iç hukuk sistemiyle bağdaştığı değerlendirmesinde bulunduğunu
belirtti.
Dimitriadis, bir diğer deyişle “yasadışı tutuklama” ve “kaçırma” ile ilgili
ifadelerin AİHM tarafından kabul görmediğini de söyledi. Dimitriadis,
AİHM’in ayrıca “iç güvenlikten sorumlu olan polisin var olduğunu” dile
getirdiğine da işaret etti.