www.trncinfo.com

make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti                                                         

Haber  07 Mart 2008
 

CUMHURBAŞKANI TALAT: “BM’NİN ZİYARETİNİ, MÜZAKERE BAŞLANGICI HALİNE GETİRMEK İÇİN ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPACAĞIZ”

KKTC’NİN AB MÜKTESEBATINA UYUM ÇALIŞMALARI BAŞLADI

“KIBRIS SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ SONRASINDA TİCARİ FIRSATLAR” RAPORU…

KİMLİK TESPİTİ YAPILAN KAYIP EMİR ALİ HÜSEYİN VE HAVVA OSMAN YALLURİ BUGÜN TÖRENLE DEFNEDİLECEK

 


 

 

CUMHURBAŞKANI TALAT: “BM’NİN ZİYARETİNİ, MÜZAKERE BAŞLANGICI HALİNE GETİRMEK İÇİN ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, TC Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve TC Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmek üzere gerçekleştirdiği Ankara ziyareti dönüşünde Ercan Havaalanı’nda bir basın toplantısı düzenledi. Talat, BM heyetinin nisan ayında Kıbrıs’a gerçekleştireceği çalışma ve değerlendirme ziyaretini müzakerelerinin başlangıcı haline getirmek için Türk tarafının üzerine düşeni yapacağını belirtti.

Talat, “Çözüm müzakerelerinin hangi şartlarda başlayacağı, hatta başlayıp başlamayacağı, müzakerelerin hangi kapsamda ve ne zaman başlayacağı henüz açıklık kazanmadı. Biz bir an önce olmasını istiyoruz. Bunun için elimizden geleni yapıyoruz ancak sonuçta BM insiyatifiyle olacağına göre BM’nin değerlendirme ziyaretini beklemek zorundayız” dedi.

Cumhurbaşkanı Talat, toplantıda yaptığı açıklamada, gerek Ankara’da gerçekleştirdiği toplantıda, gerekse daha sonra yapılan değerlendirmelerde, Türk tarafı ve Türkiye’nin üzerine düşen her türlü çabayı yapmaya hazır olduğu sonucuna vardıklarını söyledi.

Talat, bu konuda bir tereddüt bulunmadığını ve Türkiye ile görüş birliğinin devam ettiğini kaydederek, bunu bir kere daha teyit ediklerini ve değerlendirmelerin de önümüzdeki günlerde devam edeceğini kaydetti.

Güney Kıbrıs’ta çözüm istemediği kesinleşmiş olan lider yerine, çözümü istediğini ifade eden bir liderin seçilmesiyle umutların arttığını kaydeden Talat, bunun için gereken hazırlıkların Kıbrıs’ta yapıldığını ve Türkiye’de de bunun koordinasyonunun yapıldığını belirtti.

Türkiye ile sürekli olarak durum değerlendirmesi ve koordinasyon amaçlı görüşmeler gerçekleştirildiğine işaret eden Talat, şöyle devam etti: “Türkiye de, biz de Kıbrıs sorununun biran önce çözüme kavuşturulmasını istiyoruz. Bir an önce bütünlüklü çözüm müzakerelerinin başlamasını istiyoruz. Zaman kaybına hiç mahal yoktur. 2008 yılının sonuna kadar çözüme ulaşmak hala mümkün. Bunun için BM’nin ortaya koyacağı çabaya her türlü desteği vermeye hazırız.”

Kıbrıs sorununun uluslararası ve çok yönlü bir sorun olduğuna işaret eden Talat, başrol oyuncuların Kıbrıs Türk ve Rum tarafı olmasına rağmen garantör ülke olarak Türkiye ile Yunanistan ve İngiltere’nin de rol sahibi ülke olduğunu söyledi. Talat, bu roller çerçevesinde görüş alışverişi ve birlikte çalışmanın devam edeceğini kaydetti.

Talat, “Ankara Hristofyas’ı nasıl karşıladı” yönündeki soruya, “Ankara bizden dinledi. Hristofyas’ı hem tanıyan biziz, hem de doğal olarak buradaki durumu en iyi değerlendiren de biziz. Büyük ihtimalle bizim görüşlerimizi paylaşıyorlar” yanıtını verdi.

Ankara’daki değerlendirmede herhangi bir görüş ayrılığı olmadığını belirten Talat, “Görüşmelerin en önemli, en civcivli zamanında böyle bir görüş farklılığı doğabilir ancak şu aşamada o noktada olmadığımıza göre, bunun doğması tuhaf olur. Böyle birşey yok” dedi.

Cumhurbaşkanı Talat, bir başka soruyu yanıtlarken, görüşmelerde limanlar konusunun gündeme gelmediğini söyledi.

Türk tarafının güven artırıcı önlemler önerisini BM Genel Sekreteri’ne ilettiğine işaret eden Talat, “Kıbrıs’ta sorun güven artırıcı önlemler değil. Bugüne kadar Kıbrıs’ta sorun, Kıbrıs sorununu çözme istekliliğindeki eksiklikti. O nedenle güvensizlik artıyordu” dedi.

Kapıların açılmasının dahi beklenen etkiyi yaratmadığına işaret eden Talat, “En sağlam güven artırıcı önlem, müzakerelerin başlamasıdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Talat, bir başka soruya verdiği yanıtta, BM’den Kıbrıs sorununun çözümü konusunda inisiyatif almasını beklediklerini söyledi.

Türkiye ile Kıbrıs Türk tarafının Kıbrıs sorununa yıl sonuna kadar kapsamlı çözüm bulma kararlılığında olduğunu kaydeden Talat, şöyle devam etti:“Kıbrıs sorunu çok uzadı. Bir an önce çözümlenmesi lazım. Zannederim son zamanların en uzamış sorunudur. Bu nedenle bir an önce çözüme kavuşturulması gerekir. Genel Sekreter’den beklentimiz inisiyatif almasıdır. Bu nedenle Nisan başında gerçekleştirilmesi muhtemel değerlendirme gezisini bekliyoruz.”

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, bir soru üzerine, Rum Yönetimi Lideri Dimitris Hristofyas ile gerçekleştirilecek görüşmenin 17-24 Mart tarihleri arasında yapılmasının Türk tarafının önerisi olduğunu açıkladı.

Talat, sözkonusu tarihlerden önce kendisinin İKÖ konferansında, Hristofyas’ın da Brüksel’de olacağından BM Genel Sekreteri Kıbrıs Özel Temsilcisi Michale Möller’e görüşmenin ya önümüzdeki 1-2 gün içinde, ya da 17 Mart haftasında yapılması önerisinde bulunduğunu belirtti. Talat, “Demek ki olumlu cevap aldı. Bizim önerimiz kabul edildi. Bizce de uygundur...Ancak kesin bir tarih henüz belirlenmedi” dedi.

Cumhurbaşkanı Talat, Hristofyas ile gerçekleştireceği görüşmeden ne beklediğinin sorulması üzerine, bir ilk görüşme niteliğindeki toplantıda tarafların birbirinin tutumunu tartışıp değerlendireceğine işaret ederek, bütünlüklü çözüm müzakerelerinin BM Genel Sekreteri’nin inisiyatif almasıyla başlayacağını belirtti.

Talat, “Hristofyas’tan BM çerçevesi dışında da görüşmeyi bekliyorduk ancak o bunu uygun görmedi. BM yetkililerinin de bulunacağı çerçevede olabilir dedi. Buna itirazımız yoktur... Hristofyas’ı ben AKEL Genel Sekreteri olarak biliyor ve tanıyorum. Bugün geldiği noktada pozisyonunun ne olduğunu bilemiyorum. Bunu görmüş olacağım” dedi.

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, bir başka soruyu yanıtlarken, Lokmacı Kapısı’nın açılması konusunda Türk tarafının herhangi bir problemi bulunmadığına işaret ederek, kapının açılmama sorununun nereden kaynaklandığını da bilmediğini belirtti.

Kapının açılması için toplantı yapmaya dahi gerek olmadığını kaydeden Talat, “Biz hazırız. Ancak kapı hala kapalı... Möller dahi konuyla ilgili sorularıma verdiği yanıtlarda sorunu açıklayamadı” dedi.

Cumhurbaşkanı Talat, bir soru üzerine, 8 Temmuz anlaşmasının bir hazırlık anlaşması olduğuna ve hazırlık yapmak amacıyla yapıldığına işaret ederek, “Hazırlık, müzakere demek değildir. Hazırlığa gerçekten ihtiyacımız var mı…Hristofyas uzun bir hazırlık süreci isteyecek mi, göreceğiz. Tabii ki önce görüşmemiz lazım” dedi.

 

 

KKTC’NİN AB MÜKTESEBATINA UYUM ÇALIŞMALARI BAŞLADI

Bakanlar Kurulu’nun “Müktesebatın Uygulanmasına Dönük Program” hazırlıklarının Başbakanlık AB Koordinasyon Merkezi’nin eşgüdümünde ve Avrupa Komisyonu’yla işbirliği içinde başlamasını onaylamasının ardından, KKTC’nin AB müktesebatına uyum çalışmaları başladı.

Yasal dayanağını Mali Yardım Tüzüğü’nden alan uyum çalışmaları ile, Kıbrıs Türk halkının daha yüksek yaşam standartlarına ulaşması ve olası bir çözüm halinde AB müktesebatının Kuzey Kıbrıs’ta da uygulanmasına olanak tanıyacak bir durum yaratılması amaçlanıyor.

Bakanlar Kurulu’nun kararıyla, AB Koordinasyon Merkezi’nin eşgüdüm yaratmaktaki etkinliğinin üç katmanlı bir oluşum ile desteklenmesi öngörülerek, her katmanda görev alacak komitelerin yetki ve sorumlulukları tanımlandı.

Bu çerçevede, sürecin izleme ve yönlendirmesinden sorumlu olacak “İzleme ve Yönetim Komitesi” oluşturuldu. Sektörlere ve o sektörleri ilgilendiren AB müktesebatı başlıklarına göre 7 tane alt komite kuruldu. Komitelerin çalışmalarını destekleme ve program hazırlama sürecinin temel taşlarını oluşturma amacıyla ise çalışma grupları oluşumuna gidildi.

Avrupa Komisyonu’nun KKTC’nin yasal ve idari yapısına yönelik 12 başlık altında başlamayı önerdiği uyum çalışmaları çerçevesinde, 15-17 Nisan tarihleri arasında “İstatistik” başlığıyla ilgili sunum yapılacak.

“Ulaştırma Politikaları” başlığının sunumu 24, “Sosyal Politikalar ve Çalışma” başlığının sunumu ise 28-29 Nisan tarihlerinde yapılacak.

AB müktesebatına uyum çalışmaları çerçevesinde öncelik sırasına ve hazırlık durumuna göre başlatılacak diğer konu başlıkları ise şöyle:

“Sermayenin Serbest Dolaşımı; Kamu İhaleleri; Şirketler Hukuku; Rekabet Hukuku; Mali Hızmetler; Tarım ve Kırsal Kalkınma; Gıda Güvenliği, Hayvan ve Bitki Sağlığı Politikaları; Çevre; Tüketicilerin ve Sağlığın Korunması.”

Öte yandan, Avrupa Komisyonu Genişleme Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Jan Truszcynski de adada temaslarda bulunuyor.

Güney Kıbrıs yanında KKTC’de de temaslarda bulunan Truszcynski, önceki gün Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile görüştü.

 

 

“KIBRIS SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ SONRASINDA TİCARİ FIRSATLAR” RAPORU…

Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü Oslo (PRIO) Kıbrıs Merkezi tarafından finanse edilip yayınlanan “Kıbrıs Sorununun Çözümü Sonrasında Ticari Fırsatlar” isimli raporda, Kıbrıs sorununun çözümünün ekonomik anlam da taşıdığının inkâr edilemez olduğu kaydedildi.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs’taki Özel Temsilcisi Michael Möller, dün ara bölgedeki Ledra Palace Otel’de “Kıbrıs Sorununun Çözümü Sonrasında Ticari Fırsatlar” isimli raporun sunumunu gerçekleştirdi.

Möller, söz konusu raporun sunumu öncesinde yaptığı konuşmada, Kıbrıs’ta bir barışa ulaşılmasını arzuladıklarını kaydederek, Kıbrıs’ta elde edilecek bir çözümün Kıbrıslılar ve bölgenin faydasına olacağını da kaydetti.

Raporun; Türk veya Rum, her Kıbrıslının aklındaki “Bir çözüm benim ve ailem için ne ifade edecek?” sorusuna yanıt bulmaya yardımcı olduğunu ifade eden Möller, kendisinin; bir anlaşmanın daha iyi güvenlik, bölgede daha büyük bir istikrar, daha fazla ticaret ve hizmetlerin sağlanması ile kültür-sanatın gelişmesi için koşulların yaratılması, Kıbrıs’ın barışa ulaşmış olarak dünyada bir örnek oluşturabilmesi konularında yeterince ikna olduğunu anlattı.

Michael Möller, “raporun, mantık ve sağduyunun sürekli işaret ettiği unsurları somut rakamlarla ortaya koyduğunu ve Kıbrıs sorununun çözümünün ekonomik anlam da taşıdığının inkâr edilemeyeceğinin bir başka kanıtı olduğunu” kaydetti.

 

KİMLİK TESPİTİ YAPILAN KAYIP EMİR ALİ HÜSEYİN VE HAVVA OSMAN YALLURİ BUGÜN TÖRENLE DEFNEDİLECEK

Kayıpların bulunması için sürdürülen kazı çalışmalarında kemikleri bulunan ve kimlik tespitleri yapılan şehit Emir Ali Hüseyin ile Havva Osman Yalluri, bugün törenle toprağa verilecek.

Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği’nden verilen bilgiye göre, 1964 yılında Rumlar tarafından Lefkoşa’nın Laçça köyünden kaçırılıp kurşunlanarak şehit edilen Emir Ali Hüseyin ve Havva Osman Yalluri, Gazimağusa’da Canbulat Şehitliği’ne defnedilecek. Şehitler için düzenlenecek defin işlemi, askeri törenle gerçekleştirilecek.

İTALYAN PARLAMENTOSU ÜYESİ MİLLETVEKİLİ TURCO İLE İTALYAN RADİKAL PARTİ GENEL KONSEYİ ÜYESİ PERDUCA KKTC VATANDAŞLIĞINA MÜRACAAT ETTİ

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI DOÇ.DR. SAYIN TURGAY AVCI’NIN 19 TEMMUZ 2007 TARİHİNDE YABANCI BASIN MENSUPLARI ONURUNA VERDİĞİ KAHVALTI TOPLANTISINDA YAPMIŞ OLDUĞU KONUŞMA METNİ
(19.07.07)

1963-1974 YILLARI ARASINDA rum saldırıları sonucunda GERÇEKLEŞEN NÜFUS HAREKETLERİNİ VE KIBRISLI TÜRKLERİN GÖÇ ETTİRİLDİĞİ KÖYLERİ GÖSTEREN KIBRIS HARİTASI

RUM YAZAR RUM VAHŞETİNİ ANLATIYOR

GÜNEY KIBRIS'TAKİ TÜRK KÖYLERİNİN DURUMU