www.trncinfo.com

make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti                                                         

Haber  10 Mart 2008
 

DIŞİŞLERİ BAKANI AVCI’DAN HRİSTOFYAS’IN TÜRKİYE’Yİ “İŞGALCİ” NİTELEYEN SÖYLEMLERİNE TEPKİ

ITB BERLİN FUARI’NDAKİ KKTC STANDI AVRUPA’DA EN İYİ ÜÇÜNCÜ STANT SEÇİLDİ

ALMAN GAZETESİ KKTC TURİZMİNİ TANITTI

 


 

 

DIŞİŞLERİ BAKANI AVCI’DAN HRİSTOFYAS’IN TÜRKİYE’Yİ “İŞGALCİ” NİTELEYEN SÖYLEMLERİNE TEPKİ

“BİRÇOK AKELCİ GİBİ KENDİSİ DE HAYATINI TÜRKİYE VE BARIŞ HAREKÂTINA BORÇLU OLDUĞUNU UNUTMAMALI…”

Başbakan Yardımcısı Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, Rum Yönetimi Başkanlığı’na seçilen Dimitris Hristofyas’ın Türkiye’yi “işgalci” niteleyen söylemlerine tepki gösterdi. Avcı, Hristofyas’a, birçok AKEL’ci gibi kendisinin de hayatını Türkiye’ye ve Barış Harekâtı’na borçlu olduğunu unutmaması gerektiğini vurguladı.

Turgay Avcı, yaptığı açıklamada Hristofyas’ın seçim sırasında Türk tarafını rencide eden, Türkiye’ye hakaret yağdıran söylemlerinin yabancı gözlemciler tarafından “seçim ortam ve şartlarına” bağlandığını hatırlattı. Ancak Hristofyas’ın bu söylemlerine seçimi kazandıktan sonra da devam ettiğine dikkat çeken Turgay Avcı “Rum liderinin, adanın Yunanistan tarafından ilhak edilmesini ve 1963’te olduğu gibi yeniden Kıbrıs Türk kanının dökülmesini önlemek için uluslararası antlaşmaların verdiği hak ve yetkiyi kullanarak Kıbrıs’a müdahale eden Türkiye’yi ısrarla “işgalci” olarak nitelemesi kabul edilebilir değildir. Hristofyas unutmamalıdır ki kendisi gibi pek çok AKEL’ci bugün hayatta ve faşist cunta sürülerinin elinde can vermemiş ise bunu ancak ve ancak Türkiye ve 1974 Barış Harekâtı’na borçludur” şeklinde konuştu.

Hristofyas’ın bir taraftan federatif bir çözümden bahsederken diğer taraftan Kıbrısla ilgili BM müktesebatını ve çözüm parametrelerini yok etmeye yönelik taleplerde bulunduğuna dikkat çeken Turgay Avcı, şunlara işaret etti:

“Rum lider, Kıbrıs Türk halkını kendi devletinde azınlık durumuna düşürecek, büyük bir bölümünü yeniden göç etmeye ve bir kısmı 30 yılı aşkın bir süreden beri Kıbrıs Türk halkının halkımızın bölünemez bir parçası haline gelen soydaşlarımızı insanlık dışı bir anlayışla adayı terke zorlayacak istemlerde bulunmaktadır.”

Hristofyas’ın EOKA’cı Afksentiu’yu anma töreninde Kıbrıs Türk tarafını ve onun seçilmiş cumhurbaşkanını hiçe sayan, çözüm için Türkiye’yi muhatap kabul eden açıklamalarda bulunduğuna da işaret eden Turgay Avcı, Papadopulos da dâhil olmak üzere geçmiş Rum liderlerindeki Kıbrıs Türk tarafını yok sayma ve Türkiye’yle direkt görüşme hastalığının aynen Hristofyas’a da bulaştığının anlaşıldığını kaydetti.

Avcı devamla şunları söyledi:

“Hristofyas uzun süreden beri selefi Papadopulos ve hükümet ortakları DİKO ve EDEK partisi yetkilileri gibi sözde ‘işgalden’ dem vurmaktadır. Kıbrıs’ta bir işgal olduğu tarihi bir gerçektir. Bu işgal de 1960 Ortaklık Cumhuriyeti’nin Rumlar tarafından silah zoruyla yüzlerce Kıbrıslı Türk’ün kanı ve canı pahasına gerçekleştirilen işgalidir.

Çözüm istediğini ifade eden Rum lider Hristofyas’ın Kıbrıslı Türkler ile Türkiye arasındaki bağların kesilmesi gerektiği yönündeki sözleri, Güney Kıbrıs’taki seçim öncesi zihniyetin aynen devam ettiğinin sinyallerini vermektedir. Kıbrıs Rum yönetimi garantör ülke olan Yunanistan ile değerlendirmeler yaparken, Hristofyas’ın Kıbrıslı Türklerin Türkiye ile olan bağlarının kesilmesi gerektiğini söylemesini kabul etmek imkânsızdır. Adanın bir diğer garantörü olan Anavatan Türkiye’yle istişare ve koordinasyon içerisinde olmak Kıbrıs Türk tarafının da en doğal hakkıdır.

Kıbrıs Türk tarafı iki halkın siyasi eşitliği, iki bölgelilik, kurucu devletlerin eşit statüsü ve Türkiye’nin etkin ve fiili garantisine dayalı yeni bir ortaklığa hazırdır. Bunun için de 2008 yılının sonunu hedef olarak kabul etmiştir. Anavatan Türkiye’nin de Kıbrıs Türk tarafınca benimsenen bu tutumu desteklediği ortadadır. Ancak, Rum liderinin yaptığı açıklamalar, Rum tarafının kısa sürede bir anlaşmaya varılmasına hazır olmadığını ve zaman kazanmak amacıyla mevcut durumu devam ettirmeyi planladığını göstermektedir.”

Diğer taraftan Hristofyas’ın diline doladığı 8 Temmuz sürecinin sadece bir hazırlık aşaması olduğunu unutmamak gerekir. Kıbrıs’ta bir çözüme varılması isteniyorsa, bunun ancak anlamlı müzakerelerin başlamasıyla mümkün olacağı açıktır. Hristofyas’ın 8 Temmuz sürecini sırf zaman kazanmak için istismar etmekten vazgeçerek Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu önerileri dikkate alacağını ümit ederiz.

Kıbrıs Türk tarafı adada bir çözüm bulunabilmesi için iyi niyetle hazırladığı pek çok yapıcı ve güven artırıcı önerilerle uzun zamandan beri barış elini Rum tarafına uzatmış halde beklemektedir. Hristofyas’ın bir taraftan ‘liderlerin yorumlarda bulunmamaları’ yönünde çağrı yaparken diğer taraftan çözüm atmosferini geren ve daha görüşme masasına oturmadan ön şart niteliği taşıyan taleplerde bulunması kabul edilebilir bir tutum değildir.

Öte yandan, Cumhurbaşkanımız Sayın Mehmet Ali Talat ile GKRY lideri Hristofyas arasında görüşme yapılmasının beklendiği bu günlerin arifesinde yapılan bu talihsiz açıklamaların özellikle Atina’dan yapılması birçok soru işaretini de akla getirmektedir.

İzolasyonlar altında, ellerinden en tabii insan hakları alınmış olarak yaşamak zorunda bırakılan, başta AB olmak üzere, uluslararası kuruluşlar tarafından çifte standartların uygulandığı Kıbrıs Türk halkı her şeye rağmen, iyi niyetle görüşme masasına oturmaya ve adada süratle bir çözüm bulmaya hazırdır. Ancak, kalıcı ve adil bir çözüm için karşı tarafın da aynı iyi niyet ve sorumlulukla davranmasını beklemek de en doğal hakkımızdır.”

 

 

ITB BERLİN FUARI’NDAKİ KKTC STANDI AVRUPA’DA EN İYİ ÜÇÜNCÜ STANT SEÇİLDİ

ITB Berlin 2008 Turizm Fuarı, dün tamamlandı. Fuarda, 11 bin katılımcı arasında yapılan yarışmada, KKTC standı, Avrupa’da en iyi üçüncü stant seçilerek ödüle layık görüldü.

Katılımcı ülkelerin devlet ve hükümet yetkililerinin de hazır bulunduğu ödül töreninde, KKTC adına ödülü, Ekonomi ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı Hasan Kılıç aldı.

Bakanlık Müsteşarı Hasan Kılıç, bir çok ülkeyi geride bırakmanın gururunu yaşadıklarını belirterek, ödülün uluslararası platformda önemli bir prestij ve tanıtım olduğunu vurguladı.

Standın organizasyondan sorumlu olan Ekonomi ve Turizm Bakanlığı Almanya Turizm Koordinatörü Önal Dorak ise; emeklerinin karşılığını almanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade ederek, bu başarının ülke tanıtımına büyük katkı koyacağını dile getirdi.

 

 

ALMAN GAZETESİ KKTC TURİZMİNİ TANITTI

Almanya'nın önde gelen gazetelerinden Welt am Sonntag, seyahat sayfalarında KKTC'yi tanıttı.

Kıbrıs'ın kuzeyinin Akdeniz'de görülmesi gereken en güzel turistik yerlerden biri olduğunu belirten gazete, burada turistlerin uçsuz bucaksız sakin sahiller ve tarihi harabelerle karşılaştıklarına işaret etti.

Welt am Sonntag gazetesindeki yazıda, Gazimağusa'da 15. yüzyılda Venedikliler tarafından yapılan Akdeniz'deki en büyük kalelerden birinin bulunduğunu kaydetti. Kent merkezinde ise Roma ve Hristiyanlık döneminden kalan tarihi eserlerle İslami eserlerin çok güzel bir uyum sağladığı belirtilen yazıda, arkeologların bir süre önce Roma İmparatoru Augustus döneminden kalan sütunlu bir tarihi eseri ortaya çıkardıkları ifade edildi.

İTALYAN PARLAMENTOSU ÜYESİ MİLLETVEKİLİ TURCO İLE İTALYAN RADİKAL PARTİ GENEL KONSEYİ ÜYESİ PERDUCA KKTC VATANDAŞLIĞINA MÜRACAAT ETTİ

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI DOÇ.DR. SAYIN TURGAY AVCI’NIN 19 TEMMUZ 2007 TARİHİNDE YABANCI BASIN MENSUPLARI ONURUNA VERDİĞİ KAHVALTI TOPLANTISINDA YAPMIŞ OLDUĞU KONUŞMA METNİ
(19.07.07)

1963-1974 YILLARI ARASINDA rum saldırıları sonucunda GERÇEKLEŞEN NÜFUS HAREKETLERİNİ VE KIBRISLI TÜRKLERİN GÖÇ ETTİRİLDİĞİ KÖYLERİ GÖSTEREN KIBRIS HARİTASI

RUM YAZAR RUM VAHŞETİNİ ANLATIYOR

GÜNEY KIBRIS'TAKİ TÜRK KÖYLERİNİN DURUMU