BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI TURGAY
AVCI: “GÜNEY KIBRIS’TAKİ ZİHNİYET AYNEN DEVAM EDİYOR”
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, Rum
Yönetimi’nin KKTC’nin İsrail’in başkenti Tel Aviv’de açmayı planladığı Turizm
ve Ticaret Ofisi’ni engelleme çabalarının, Güney Kıbrıs’taki zihniyetin aynen
devam ettiğinin açık bir göstergesi olduğunu söyledi.
Avcı, “Seçimlerin ardından sözde ‘barışçıl, çözüme
taraftar’ bir tavır takınan yeni Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin maskesi düşmüş
ve gerçek niyeti ortaya çıkmıştır” dedi.
Konuyla ilgili olarak dün yazılı bir açıklama yapan Avcı,
İsrail’de açılmakta olan KKTC Turizm ve Ticaret Ofisi’nin kapatılmasına
yönelik çeşitli girişimlerde bulunan Rum Yönetimi’nin İsrail Temsilcisi George
Zodiates’in bu davranışlarının, müzakerelerin başlatılması için girişimlerin
yoğunlaşacağı bir dönemin arifesinde olumlu havaya yeni bir Rum darbesi
olduğunu belirtti.
Avcı, KKTC deniz limanlarının yasal olduğunun Avrupa
Birliği tarafından defalarca açıklanmasına rağmen, sözkonusu seferleri
“yasadışı” ilan ede Rum temsilcinin gülünç duruma düştüğünü de ifade etti.
Rum yetkililerinin bu tür açıklamalarının, Rum Yönetimi’nin
bilinen taktiklerini sürdüreceğini gösterdiğine dikkat çeken Avcı, şunları
kaydetti:
“Her fırsatta Kıbrıs Türk halkını sosyal, ekonomik dahil
her yönden çökertmeye çalışan Rum tarafına bu olanağın kesinlikle
verilmeyeceğinin altını bir kez daha çizeriz. Kıbrıs Türk halkı çözüme olan
bağlılığını iyi niyetle sürdürmeye devam etmektedir. Ancak Ada’da kapsamlı bir
çözüme Kıbrıs Türk tarafının tek taraflı iyi niyet girişimleriyle
ulaşılamayacağını bir kez daha hatırlatırız.”
BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI VE DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI:
“ŞİMDİKİ RUM YÖNETİMİ DE ESKİSİYLE AYNI GÖRÜŞTE...”
Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı, şimdiki Rum
yönetiminin de eskisiyle aynı görüşleri paylaştığının, yeni Rum Dışişleri
Bakanı Markos Kiprianu’nun son günlerde yapmakta olduğu açıklamalarla bir kez
daha teyit edildiğini belirtti.
Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı’nın konuyla
ilgili yaptığı 12 Mart 2008 tarihli yazılı açıklama aşağıdaki gibidir:
“Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin yeni Dışişleri Bakanı Markos
Kiprianu’nun bir Rum gazetesi ile yaptığı söyleşide kapsamlı çözüm
müzakerelerinin başlaması durumunda 2008 yılı sonuna kadar bir çözüm
bulunmasını öngörmediği yönündeki ifadeleri Rum tarafının çözüm istencine
sahip olmadığı yönündeki endişelerimizi teyit etmektedir. Taraflar arası
müzakerelerin 2008 sonu gibi makul bir süre zarfında sonuca ulaşması gerektiği
tüm ilgililerce kabul edilmesine rağmen Hristofyas yönetimi yetkililerinin
açıklamalarında sergiledikleri yaklaşım gerçekten ümit kırıcıdır.
Şimdiki Rum yönetiminin de eskisiyle aynı görüşleri
paylaştığı, Kiprianu’nun son günlerde yapmakta olduğu açıklamalarla bir kez
daha teyit edilmiştir. Kiprianu’nun ifadelerinden de görüldüğü gibi, Rum
tarafının 2008 yılında bir anlaşmaya varılmasını benimsemediği
anlaşılmaktadır.
Kiprianu’nun yabancı ülke Dışişleri Bakanları ile yapmakta
olduğu temaslar sırasında ortaya koyduğu görüşleri de maalesef aynı
doğrultudadır. Bu yaklaşım bir anlaşmaya varılması için hayati öneme haiz olan
güven ortamının tesis edilmesine yardımcı olmamakta, bilakis güven bunalımını
daha da derinleştirmektedir.
Kıbrıs Rum liderliği tarafından 8 Temmuz sürecine ilişkin
yapılan açıklamalar da bu yönetimin BM parametreleri çerçevesinde bir
anlaşmaya istekli olmadığını ve bu süreci bir araç olarak değil bir amaç
olarak görmeye devam ettiğini göstermektedir.
Rum tarafının öngördüğü süresi belirsiz müzakere sürecinin
adadaki çözümsüzlüğün derinleşmesine yol açacağı ortadadır. Gayri meşru
yollardan silah zoru ile gasp etmiş olduğu ve yıllardır haksız bir şekilde
kullanmayı sürdürdüğü sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti” ünvanı ile Avrupa Birliği’ne
tek taraflı olarak alınan Rum Yönetiminin esas gayesinin çözüm sürecini
yıllara yayarak izolasyonlar yoluyla Kıbrıs Türk halkının ekonomik ve sosyal
yönden çıkmaza girmesini sağlamak olduğu anlaşılmaktadır.
Bilinmelidir ki Kıbrıs Türk tarafı buna asla izin
vermeyecektir. İki halkın siyasi eşitliğine, iki bölgeliliğe ve kurucu
devletlerin eşit statüsüne dayalı, Türkiye’nin etkin ve fiili garantisini
içinde barındıracak yeni bir ortaklığa Kıbrıs Türk tarafı her zaman hazırdır.
Bunun için de gereken iyi niyeti halihazırda göstermektedir ve göstermeye de
devam edecektir. Kıbrıs’ta bir anlaşmaya varılmasını Kıbrıs Türk halkı hala en
iyi alternatif olarak değerlendirmektedir. Ancak Kıbrıs Rum tarafının olumsuz
tavrının değişmesini de sonsuza kadar bekleyemeyeceğimiz bir gerçektir. Rum
liderliği Kıbrıs Türkü’nün siyasi arenada alternatifsiz olduğu gafletine
düşmemelidir.”
TALAT-HRİSTOFYAS GÖRÜŞMESİ 21 MART’TA
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum Yönetimi Lideri
Dimitris Hristofyas, 21 Mart Cuma günü saat 10.00’da, BM Kıbrıs Özel
Temsilcisi Sayın Michael Möller’in ara bölgedeki ikametgâhında bir araya
gelecek.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, iki liderin
buluşma tarihinin, Cumhurbaşkanlığı Müzakerelerden Sorumlu Özel Temsilcisi
Özdil Nami ile Kıbrıslı Rum lider Dimitris Hristofyas’ın temsilcisi Yorgos
Yakovu’nun dünkü görüşmesinde belirlendiğini belirtti.
Nami-Yakovu görüşmesinin olumlu bir havada gerçekleştiğini
kaydeden Erçakıca, liderler buluşmasının gündeminin ve buluşmanın formatının
da karara bağlandığını söyledi.
Erçakıca, temsilcilerin Lokmacı kapısının açılması
konusunda yaptıkları görüşmenin de olumlu bir havada gerçekleştiğini belirtti.
Hasan Erçakıca, Lokmacı konusunun iki liderlerin buluşması sırasında
sonuçlandırılmasının beklendiğini kaydetti.