İKİ LİDERİN, 21 MART 2008 TARİHİNDE YAPMIŞ OLDUĞU GÖRÜŞMEYİ
MÜTEAKİP BMGS ÖZEL TEMSİLCİSİ VE BMBG MİSYON ŞEFİ SAYIN MİCHAEL MÖLLER
TARAFINDAN OKUNAN AÇIKLAMASI
Her iki lider adına aşağıdaki açıklamayı yapmaktan
memnuniyet duyuyorum.
Liderler bugün çok olumlu ve samimi bir atmosferde
buluşarak, büyük ölçüde yakınlaşma kaydettikleri bir çok konuda karşılıklı
görüş alışverişinde bulunmuşlardır. Liderler, bir dizi çalışma grupları ve
teknik komiteler kurmak, gündemlerini belirlemek ve bunu mümkün olan en
hızlı şekilde yapmak üzere danışmanlarının önümüzdeki hafta içinde
buluşmasına karar vermişlerdir.
Liderler ayrıca, gelecekteki görüşmelerin yürütülmesi
için tüm sorumluluğu alarak, üç ay sonra yeniden buluşmak, çalışma
gruplarının ve teknik komitelerin kaydetmiş olduğu çalışmayı gözden
geçirmek, ve çalışma grupları ve teknik komitelerin varacağı sonuçları
kullanarak, BM Genel Sekreteri gözetiminde tam teşekküllü müzakereleri
başlatmak konusunda anlaşmışlardır.
Liderler ayrıca, resmi müzakerelere başlamadan önce de
gerektiği sürece ve gerektiği zaman buluşmak konusunda fikir birliğine
varmışlardır.
Liderler, Lokmacı Kapısının, teknik olarak mümkün olan en
kısa zamanda diğer geçiş noktalarında geçerli olan uygulamalar uyarınca
açılması ve kullanılmaya başlanması konusunda da mutabık kalmışlardır.
Yeşilırmak kapısının ve diğer geçiş noktalarının açılması
konusu ise, danışmanların önümüzdeki günlerde yapacakları görüşmelerin
gündemine alınmıştır.
TALAT-HRİSTOFYAS GÖRÜŞMESİ BUGÜN…
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum Yönetimi Lideri
Dimitris Hristofyas bugün bir araya gelecek. İki lider, BM Kıbrıs Özel
Temsilcisi Michael Möller’in ara bölgedeki ikametgâhında görüşecek. Görüşme
saat 10.00’da başlayacak.
Kıbrıs soruna çözüm arayışları çerçevesinde yeni bir
görüşme sürecinin başlangıcı olarak değerlendirilen görüşme, Rum tarafında
yapılan başkanlık seçimlerinin ardından başa gelen Hristofyas ile Talat’ın ilk
kez iki lider olarak bir araya gelecek olması açısından da önem taşıyor.
Kıbrıs Türk tarafı, bugünkü görüşmede, Rum tarafındaki lider değişikliğinin ve
değişen söylemlerin politikalarına ne oranda yansıdığını saptamaya çalışacak.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca konuyla ilgili
olarak, yeni lider Dimitris Hristofyas’ın çözüme ilgisinin bundan sonraki
süreci de büyük ölçüde belirleyeceğine işaret ederek, bu ilginin hangi düzeyde
olduğunun saptanmasının, bugünkü görüşmenin en önemli yanı olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat önceki gün de, görüşme
öncesinde Türk tarafının tutumunu öğrenmek isteyen BM Güvenlik Konseyi’nin
daimi üyesi 5 ülkenin Lefkoşa’daki büyükelçileriyle görüştü.
Cumhurbaşkanlığı’nda gerçekleşen görüşmeye ABD Büyükelçisi Ronald Schlicher,
İngiltere Büyükelçisi Peter Millet, Fransa Büyükelçisi Nickolas Galey, Rusya
Büyükelçisi Andrei Nesterenko ve Çin Büyükelçisi Zhao Yali katıldı.
Konuyla ilgili olarak bir değerlendirme yapan Erçakıca,
“Büyükelçiler ülkelerinin Kıbrıs sorununda kapsamlı bir çözüm peşinde olduğunu
dile getirdiler. Cuma günkü görüşmenin de kapsamlı müzakerelerin başlaması
için bir başlangıç olmasını dilediler” dedi.
BAŞBAKAN SOYER: “KIBRIS’TA ÇÖZÜM HERŞEYDEN
EVVEL GEREKLİ”
Lefke Avrupa Üniversitesi’nin İstanbul’da düzenlediği
“Kıbrıs’ı Anlamak” konulu sempozyumun açılışında bir konuşma yapan Başbakan
Ferdi Sabit Soyer, Kıbrıs Türk tarafının 2008 yılı sonuna kadar çözüme ulaşma
hedefiyle görüşme masasına oturacağını ifade etti.
Başbakan Soyer, “Biz Kıbrıs Türk tarafı olarak,
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın ortaya koyacağı etkinliklerle, BM’nin
sunduğu tüm planları ve çözüm önerilerini ortaya koyup tartışacağız ve 2008
yılı sonuna kadar çözüme ulaşma hedefiyle masaya oturacağız” dedi.
Başbakan Soyer, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum
Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas arasında gerçekleşecek görüşmeye dikkat
çekerek, Talat ve Hristofyas’ın BM parametrelerine bağlı görüşme sürecinin
önünü açmak için masaya oturacaklarını belirtti.
Kıbrıs’ta bir çözümün her şeyden evvel gerekli olduğunu
vurgulayan Başbakan Soyer, karşılıklı kabul edilebilir bir çözümü zorlamanın,
Türkiye ve Yunanistan’ın uluslararası ilişkiler doğrultusunda ilerlemelerine
kapı açacağını kaydetti.
Uluslararası arenada etkili olmanın yolunun çözümden
geçtiğini vurgulayan Soyer, BM parametrelerinde gerçekleşecek çözümün ardından
Kıbrıs Türklerinin ortaklık cumhuriyetinde gasp edilen haklarını yeniden elde
ederek uluslararası platformda etkin aktör olacağını, bu sonucun Türkiye’nin
AB hedefinde sağlıklı yol yürümesinin ana unsurlarından biri olduğunu
belirtti.
AVCI BAKOYANNİ’NİN GARANTÖRLÜKLE İLGİLİ
AÇIKLAMALARINA TEPKİ GÖSTERDİ…“TALİHSİZ BİR AÇIKLAMA… KABUL EDİLEMEZ”
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı,
Yunanistan Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni’nin “Türkiye’nin garantörlüğünü
gereksiz sayan ve Avrupa Birliği’ne garantörlük rolü biçen“ açıklamaların
kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Avcı, “talihsiz” olarak nitelediği bu açıklamanın,
Yunanistan’ın konuya nasıl baktığını bir kez daha da gösterdiğini belirterek
“Her şeyden önce hatırlanmalıdır ki, Türkiye’nin Kıbrıs’taki garantörlük
hakları uluslararası antlaşmalar ile ihdas edilmiştir ve tarafların tümü bu
antlaşmaları değiştirmek yönünde mutabakata varmadıkça tarafların bu
antlaşmalardan doğan hak ve yükümlülükleri ortadan kaldırılamaz” dedi.
Avcı yazılı açıklamasında, Türkiye’nin etkin ve fiili
garantörlüğünün Kıbrıs Türk tarafının olmazsa olmazı olduğunu da kaydederek,
“Garantörlük sisteminden feragat etmemizin istenmesi tarihten gelen acı
tecrübe ve kaygılarımızı göz ardı etmek demektir” ifadelerini kullandı.
Avrupa Birliği içinde yer almanın, asli bir üyenin tüm
haklarından yararlanmanın ve aynı zamanda bunun yükümlülüklerini de
üstlenmenin, Kıbrıs Türk halkın en doğal hakkı olduğunu belirten Avcı
açıklamasında şunları kaydetti:
“Ancak bu üyelik uğruna Anavatanımızın yaşamsal öneme haiz
etkin ve fiili garantisinden vazgeçilmesi kesinlikle düşünülemez. Bu bağlamda
Yunanistan’ın yapabileceği en büyük katkı, uluslararası antlaşmalar ile çoktan
nihayete kavuşturulmuş bir mesele olan garantörlük meselesi ile uğraşmak
değil, çözüm karşıtı tavırları ile adanın bölünmüşlüğünü perçinleyen Kıbrıslı
Rum tarafını çözüm yönünde teşvik etmektir. Sayın Bakoyanni’yi, Kıbrıs’ta,
garantörlük de dahil olmak üzere sorumluluk taşıyan bir ülkenin dışişleri
bakanı olarak adadaki çözüm çabalarına katkı koymağa davet ediyoruz”
AVCI: KURULACAK TİCARİ İLİŞKİLER KIBRIS
TÜRKÜ’NÜN DÜNYAYA AÇILIMINA KATKI KOYACAK
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı,
Avustralya temasları sırasında mutabık kalınan ticari anlaşmaları hayata
geçirmek maksadıyla KKTC’de bulunan Avustralya Türk İş Konseyi Yönetim Kurulu
üyesi ve Grand Foods şirketi sahibi Ali Fuat Kahveci’yi kabul etti.
Avcı, yaptığı konuşmada, Kahveci’nin hem Avustralya Türk İş
Konseyi’nde hem de iş hayatında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi ve
Kahveci’nin Avustralya’da yaşayan Türkler’in kullandığı bir çok malzemenin ve
gıdanın ticaretinde ön ayak olduğunu anlattı. KKTC’de oturarak dış politika,
ya da dış ticaret yapılamayacağını vurgulayan Avcı, “Avustralya bugüne kadar
KKTC sınırlarının dışındaydı, çok uzak bir dünya olarak kabul ediliyordu.
İlişki kurulsa bile ne getirir ne götürür düşüncesi ortaya konamamıştı” dedi.
Avcı, yaptığı Avustralya ziyareti neticesinde kurulacak ticari ilişkiler ve
KKTC’ye gelecek turistlerin KKTC ve Kıbrıs Türkü’nün dünyaya açılımına katkı
koyacağını ifade etti.
Avcı, “Bizim en büyük gücümüz Anavatanımız ve yurt dışında
yaşayan kardeşlerimizdir. Rumlar’ın artırmaya çalıştığı izolasyonları kırması
için en büyük güç siz ve sizin gibi kardeşlerimizdir” diye konuştu.
Kahveci’nin ziyaretinin kendilerine güç verdiğini ifade
eden Avcı, yapılacak görüşmeler sonrasında küçük de olsa bir ticaretin
başlamasının kendileri için önemli olduğunu vurguladı.
Ali Fuat Kahveci de, Türkiye doğumlu olduğunu, Avcı’nın
Avustralya ziyaretinden sonra “Kıbrıs”ı araştırma fırsatı bulduklarını; hem
“Kıbrıs” hem de Avustralya için güzel şeyler olacağını düşündüğünü söyledi.
Kahveci, Avustralya’da güçlü bir Türk lobisi ve “Kıbrıslı”
soydaşları bulunduğunu belirtti ve Avustralya’nın konumu itibarıyla uzakdoğu
ülkeleriyle iyi ilişkileri olduğunu ve Avustralya’yı göz ardı etmemenin önemli
olduğunu ifade etti. Kahveci, daha önce KKTC’de gıda ile ilgili yaptırım yapma
düşüncesinde olduğunu, buna yönelik bir araştırma yaptığını belirtti ve
altyapıyı oluşturabilmeleri halinde “Kıbrıs”ta güzel bir turizm yatırımı
yapabileceklerini, bu yöndeki görüşmelere yakın zamanda başlayabileceklerini
söyledi.
ROTH “AVRUPA’DA TÜM GÖZLER YARINKİ (BUGÜNKÜ)
TALAT HRİSTOFYAS GÖRÜŞMESİNDE”
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Fatma Ekenoğlu’nun daveti
üzerine KKTC’ye gelen Almanya Yeşiller Partisi Eşbaşkanı ve Alman Federal
Parlamentosu Milletvekili Claudia Roth ve beraberindeki heyet dün sabah adadan
ayrıldı.
Ayrılmadan önce basına açıklamada bulunan Roth, Avrupa’da
tüm gözlerin bugün yapılacak Talat-Hristofyas görüşmesinde olduğunu, ne
olacağının merakla beklendiğini belirterek, bugünkü görüşmede fırsat
penceresinin açılacağı konusunda iyimser olduğunu söyledi.
Roth, adada çözüm olması yönündeki yapıcı desteklerinin
süreceğini vurguladı.
Roth, Kıbrıs sorunun çözülmesi, insanların günlük yaşamında
her gün karşılaşmakta olduğu izolasyonların kaldırılmasının yalnız Kıbrıs’ın
sorunu değil, Avrupa Birliği’nin de güvenirlik sorunu olduğunu belirtti.