TALAT-HRİSTOFYAS GÖRÜŞMESİ
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Güney Kıbrıs
Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas 23 Mayıs Cuma günü biraraya gelerek
çalışma grupları ve teknik komitelerin 21 Mart mutabakatı çerçevesinde
sürdürdüğü çalışmaları değerlendirdi.
İki lider, Lokmacı'nın ardından Yeşilırmak ve
diğer geçiş noktalarının açılması konusunu da ele aldı.
BM Barış Gücü (UNFICYP) Misyon Şefi Taye-Brook
Zerihoun'un ikametgahında yapılan ve 3 saati aşkın süren görüşmenin ardından
ortak yazılı bir açıklama yapıldı.
Açıklamayı okuyan Zerihoun, iki liderin
verimli bir görüşme yaptığını ve 21 Mart anlaşmasının sonuçlarını ele
aldığını belirtti.
Her iki liderin, iki kesimli, iki toplumlu ve
siyasi eşitliğe dayalı BM Güvenlik Konseyi kararlarına uygun bir federasyon
çözümü istediklerini tekrarladığını kaydeden Zerihoun, "kurulacak ortaklığın
birbirine eşit Türk ve Rum kurucu devletlerinin tek uluslararası kimliğe
sahip federal bir hükümeti olacağını" söyledi.
Taye-Brook Zerihoun, liderlerin
temsilcilerinin 15 gün içinde bir araya gelerek teknik komite sonuçlarını
ele alacağını, sivil ve askeri güven artırıcı önlemleri gözden geçireceğini,
Yeşilırmak ve diğer geçiş noktalarının açılması konusunun takipçisi
olacağını söyledi.
BM yetkilisi, iki liderin haziran ayının
ikinci yarısında yeni kararlar almak için tekrar bir araya geleceğini
bildirdi.
Basın mensuplarının
sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, “Barış görüşmeleri ne
zaman başlayacak?” yönündeki soruya şu yanıtı verdi:
“Zor bir soru... Haziran
ayının ikinci yarısında yeniden bir araya gelerek yeni bir değerlendirme
yapacağız... Bu konuda farklı görüşlerimiz olduğunu biliyorsunuz... Bu
konuya ilişkin görüşlerimiz devam ediyor.”
Rum Yönetimi Lideri
Hristofyas ise, Kıbrıs’ın uluslararası kimliğinin “Kıbrıs Cumhuriyeti” mi,
yoksa “bakir doğum” mu olacağının sorulması üzerine, “Bu konuda, Kıbrıs
Birleşik Federal Cumhuriyeti (United Federal Republic of Cyprus) olması
yönünde ortak bir pozisyonumuz var” dedi.
Konuyla iligili Türkiye Dışişleri Bakanlığı
bir açıklama yaparak
Türkiye'nin; Kıbrıs'ta
yeni bir ortaklık devleti kurulması amacıyla en kısa zamanda doğrudan
müzakerelere başlanmasını beklediğini açıkladı.
Bakanlık tarafından
yapılan yazılı açıklamada, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Rum Yönetimi
Başkanı Dimitris Hristofyas'ın, Cuma günü BM’nin Kıbrıs’taki Özel
Temsilcisi’nin ev sahipliğinde görüşmesinin memnuniyetle karşılandığı
belirtilerek, şöyle denildi:
“Türkiye,
Ada'da 21 Mart 2008 tarihinde başlayan hazırlık sürecini desteklemekte ve
Kıbrıs'ta yerleşmiş BM parametreleri olan iki kesimlilik, siyasi eşitlik ve
iki kurucu devletin eşit statüsüne dayanan yeni bir ortaklık devleti
kurulması amacıyla kapsamlı ve adil bir çözüme ulaşılması için iki liderin,
BM Genel Sekreteri'nin iyi niyet misyonu çerçevesinde en kısa zamanda
doğrudan müzakerelere başlamasını beklemektedir.”
DIŞİŞLERİ
BAKANI AVCI’DAN RUM TARAFINDA DÜZENLENECEK TATBİKATA TEPKİ
Başbakan Yardımcısı ve
Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin, 2–6 Haziran
2008 tarihleri arasında Fransa ve Yunanistan ile ortak düzenleyeceği
tatbikatın, 21 Mart sonrası süreci zedeleyeceğini belirterek; tatbikattan
dolayı duyduğu üzüntüyü ifade etti.
Avcı, Güney Kıbrıs’ta ve
uluslararası sularda gerçekleştirileceği açıklanan söz konusu tatbikatın,
özellikle 21 Mart sonrası ve Lokmacı Kapısı’nın açılmasıyla iki taraf
arasında oluşan ortamı zedeleyeceğinin aşikar olduğunu kaydederek,
Fransa’nın, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile ortak askeri tatbikat
düzenlemesinin bu ülkenin Avrupa Birliği Dönem Başkanlığı sırasındaki
tarafsızlığına da gölge düşüreceğini belirtti.
Avcı, Kıbrıs’ta Birleşmiş
Milletler parametreleri çerçevesinde adil, kapsamlı, siyasi eşitlik
temelinde yeni bir ortaklık kurulması yönünde çabaların sarf edildiği bu
dönemde, “Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin askeri tatbikatlar gibi, güven
sarsıcı ve gerilim yaratacak faaliyetlerde bulunmasının”, Rum tarafının
Kıbrıs sorununun çözülmesi konusundaki samimiyetini gözler önüne serdiğini
kaydetti.
Bakan Avcı, “Güney Kıbrıs
Rum Yönetimi’nin, bir yandan Kıbrıs’ta dengeleri olumsuz etkileyecek
silahlanma ve planlı askeri tatbikatlar gibi sorumsuzca faaliyetler
gerçekleştirerek gerçek niyetini ortaya koyduğunu, diğer yandan da adanın,
barışın koruyucusu ve kollayıcısı olan Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri’ne dil
uzatma cüretini gösterdiğini belirtti.
Avcı, yazılı açıklamasında
“Güney Kıbrıs Rum Yönetimi liderliği, özellikle son günlerde Avrupa Birliği
şemsiyesi altına sığınarak Türkiye’nin Kıbrıs’taki garantörlüğünü
sulandırmaya çalışmaktadır. Rum tarafının gerilimi tırmandıran ve Akdeniz’de
istikrara zarar veren girişimlerde bulunmakta ısrar etmesi, uluslararası
anlaşmalarla Kıbrıs'ta bulunan Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 1974’ten beri bu
adada barışın ve özgürlüğün gerçek bekçisi olduğu gerçeğini bir kez daha
kanıtlamaktadır” ifadelerine yer verdi.
Kıbrıs Türk tarafının, 16
Ekim 2007’de BM Genel Sekreteri’ne, askeri tatbikatların karşılıklı olarak
durdurulmasını öngören Güven Yaratıcı Önlemler Paketi sunduğunu, bunun,
KKTC’nin, güven ortamının tesisine verdiği önemin ve adada gerilime yol
açabilecek tutumlardan kaçındığının açık bir göstergesi olduğunu ifade eden
Dışişleri Bakanı Avcı, Türk tarafı olarak güven ortamına katkı yapacağı
düşüncesiyle askeri tatbikatların durdurulmasını desteklemiş olmalarına
rağmen, Rum tarafının askeri faaliyetlerin sürdürülmesinde ısrar ederek,
uzlaşmaz tutumunu devam ettirdiğini belirtti.
Avcı, “tüm dünya
kamuoyunu, özellikle de GKRY’yi tek yanlı AB üyeliğine kabul eden
devletleri, gerçekleri görmeye ve Rum tarafının gerginlik ortamı yaratmasını
engellemek için bir an önce harekete geçmeye çağırıyoruz” dedi.