www.trncinfo.com

make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti                                                         

Haber  15 Nisan 2008
 

CUMHURBAŞKANI TALAT: “ÇÖZÜM İSTEĞİNİ İSPATLAMASI GEREKEN RUM TARAFIDIR”

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI AVCI“GÜVENSİZLİĞİ DERİNLEŞTİRMEYİ GÖZE ALIYOR”

 


 

 

CUMHURBAŞKANI TALAT: “ÇÖZÜM İSTEĞİNİ İSPATLAMASI GEREKEN RUM TARAFIDIR”

 

Cumhurbaşkanı Talat, Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’ın, Türkiye’ye yönelik sözleriyle ilgili TAK ve BRTK muhabirlerine yaptığı açıklamada, Kıbrıs Türk tarafının, Türkiye’nin de desteğiyle Kıbrıs sorununun çözümü konusunda adeta bütün dünyaya ders verdiği gerçeğini Hristofyas’ın unutmamasını istedi.

 

Kıbrıs Türk tarafının, Türkiye’nin de desteğiyle birçok fedakârlık öngörmesine rağmen, Annan Planı olarak bilinen BM Çözüm Planı’nı kabul ettiğini ve bunun için son derece hareketli ve kararlı duruş sergilediğini hatırlatan Talat, şöyle konuştu:

 

 “Onun için Kıbrıs Türk tarafının ve Türkiye’nin herhangi bir şekilde ikna edilmeye ihtiyacı yoktur. Zaten Türkiye’nin desteği olmasaydı, Kıbrıs Türk tarafı böylesine bir başarıyı elde edemeyebilirdi. Türkiye, açık ve net olarak Kıbrıs sorununun çözümünü desteklemiştir. Çok nettir. BM Genel Sekreteri, Güvenlik Konseyi’ne sunduğu raporlarda, desteğinden dolayı Türkiye’ye teşekkür etmiştir ve bugün de halen Türkiye çözümü desteklemektedir.”

 

Cumhurbaşkanı Talat, daha önce Rum tarafında koalisyon ortağı olan Rum lider Hristofyas’ın, hiçbir şekilde çözüme yaklaşmayanın Rum tarafı olduğunu ve Türkiye’nin o dönemde de çözümü desteklediğini çok iyi bileceğini vurguladı.

 

Talat, “Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafı, özellikle BM’nin bütünlüklü çözüm planının hazırlık çalışmalarından itibaren Kıbrıs sorununun çözümü için çok büyük gayret ortaya koymuştur ve bunun da ispat edilmeye ihtiyacı yoktur” dedi.

 

Çözüm planına önceleri olumlu yaklaşan Rum lider Hristofyas’ın, sonradan yaklaşımını değiştirip planın reddedilmesi için “hayır kampanyası” yürüttüğünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Talat, bu yüzden bugün Türkiye’nin veya Kıbrıs Türk tarafının değil, Rum tarafının çözüm istediğini ispatlaması gerektiğini söyledi.

 

“Bugün çözüm istediğini göstermesi gereken, eski politikadan değişiklik yaparak çözüm yönünde hareket etmeyi benimsemesi ve bunu ispat etmesi gereken taraf, Kıbrıs Rum tarafıdır” diyen Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, “yavuz hırsız ev sahibini bastırır” sözüne atıfta bulunarak, Hristofyas’ın; kendisinin yapması gerekenleri başkasından isteyerek günahlarından arınmaya çalıştığına işaret etti.

 

Talat, “Bana göre önce kendi günahlarının hesabını vermelidir. BM’yi, bütün dünyayı aylar yıllar boyunca aldatarak, çözüm planına ‘evet’ diyeceklerini söyleyerek, son güne dek bu imajı yaratarak, son gün politika değişikliğine gidip planı reddetmenin gerekçelerini kendileri izah etmelidir. Ayrıca dönüp bugün, o günden bugüne politikalarının değiştiğini ve çözüm istediklerini de ispat etmelidir” diye konuştu.

 

Kıbrıs sorununun çözümü konusunda umudunu koruduğunu belirten Cumhurbaşkanı Talat, Güney Kıbrıs’ta izlediği ve hissettiği değişikliğin, ete kemiğe bürünmesinin Rum tarafının bundan sonra yapacaklarıyla belirleneceğini vurguladı.

 

Cumhurbaşkanı Talat, Hristofyas’ın bu tür açıklamalarının bundan sonraki süreci nasıl etkileyeceği yönündeki soruya karşılık, “Bu tür açıklamalar, ortamı zehirlemekten başka işe yaramaz” dedi.

 

“Üstelik göz göre göre, yanlış, yalan olduğu biline biline bu tür yaklaşımlar tekrarlanırsa, hem Kıbrıs Türk halkında, hem de Kıbrıs sorununun çözümünde önemli bir aktör olduğu hiçbir zaman inkar edilemeyen Türkiye’nin kırılacağı, hatta öfkeleneceği dikkatten uzak tutulmamalıdır” diyen Talat, Hristofyas’ın; kendisine cevap vermeyen Türkiye’yi sürekli suçlamasının Kıbrıs sorununu gerçeklerden saptırıp başka türlü ifade etmeye çalışmasının çözüme hiç de yardımcı olmadığını belirtti.

 

Cumhurbaşkanı Talat, Rum sözcülerin Kıbrıs sorununu “istila ve işgal sorunu” diye nitelediğini hatırlatarak, 1963–74 yıllarının Kıbrıslı Türklerin acı ve eziyet çektiği, Kıbrıs sorununun esasını teşkil eden yıllar olduğuna dikkat çekti.

 

Bu dönemi izah etme gereği duymadan, Enosis amaçlı Yunan darbesi üzerine gerçekleşen Kıbrıs Barış Harekâtı’nı Kıbrıs sorununun tek nedeni göstermeye çalışmanın, hem gerçekleri çarptırmak, hem de olumlu atmosferi zehirlemek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Talat, bundan kaçınılmasını istedi.

 

“Türkiye, tanımadığı Kıbrıs Cumhuriyeti yetkililerine cevap vermez, vermiyor, çok ender olarak veriyor belki, ama bu, hem halklar arasında hem de Rum tarafının muhatabı olan Kıbrıs Türk tarafı arasında gerginliklere yol açıyor” diyen Cumhurbaşkanı Talat, gerginliklerden uzak durulması gerektiğini yineledi.                                                                                                                                    

 

 

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI AVCI“GÜVENSİZLİĞİ DERİNLEŞTİRMEYİ GÖZE ALIYOR”

 

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’ın bir törende yaptığı konuşmada, iki halk arasındaki güvensizliği derinleştirmeyi göze alarak Türkiye’ye hakaret dolu iddialarına yenisini eklediğini belirterek, Hristofyas’ın sözlerine tepki gösterdi.

 

Avcı yazılı açıklamasında, Hristofyas’ın, Ada’nın Yunanistan tarafından ilhak edilmesini ve Kıbrıs Türk halkının kanının dökülmesini önlemek için uluslararası antlaşmaların verdiği hak ve sorumlulukları çerçevesinde Kıbrıs’a müdahale eden Türkiye’yi “işgalci” olarak niteleyen açıklamalarını Kıbrıs Türk halkının esefle kınadığını belirtti.

 

Türkiye’nin müdahalesiyle Hristofyas da dahil birçok AKEL mensubunun Yunan cuntası karşısında hayatlarını kaybetmelerinin önüne geçildiğini hatırlatan Turgay Avcı, “Rum lidere 1960 Garanti Antlaşması’nın kurallarına bağlı kalarak Türkiye’nin yaptığı müdahalenin meşruluğunun, Atina Temyiz Mahkemesi’nin 21 Mart 1979 tarihinde aldığı kararla da teyit edildiğini bir kez daha anımsatırız” dedi.

 

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, iki halk arasında varılacak bir anlaşmanın en temel parametrelerinden birinin 1960 Garanti Antlaşması’nın aynen devamı olduğunu kaydederek, Kıbrıs Türk halkının; Türkiye’nin etkin ve fiili garantisini sulandıracak hiçbir anlaşmayı onaylamayacağının bilinmesini istedi.

 

“Seçildiği günden beri aklı sıra Kıbrıs Türk halkı ile Türkiye arasındaki bağların koparılmasına çalışan Rum liderinin beyhude uğraştığını vurgulamak isteriz. Kıbrıs Türk halkı, Rum liderine bu konuda gerekli yanıtı, Anavatanı ile olan mevcut güçlü bağlarını daha da geliştirerek her gün vermektedir” diyen Turgay Avcı, Türkiye ve KKTC’nin yeni bir ortaklığa her zaman hazır olduğunu defalarca açıklarken, Rum liderin zaman kazanmak için mevcut durumu sürdürmeyi planladığının görüldüğünü kaydetti.

 

Turgay Avcı, Hristofyas’ın kendi sorumluluklarını gizlemek için Anavatan Türkiye’ye diplomatik nezaketin dışına çıkan çirkin saldırılarda bulunarak suçlama oyununu sürdürdüğünü belirterek, “Papadopulos zihniyetinin Hristofyas yönetimince de benimsenmiş olduğunun apaçık ortada olduğunu” ifade etti.

 

Avcı açıklamasında, “Suçlama oyununa devam ederek, şimdiden görüşme masasından kaçabilmek için senaryolar üreten Kıbrıs Rum tarafının bu tutumunu tüm ilgililerin bir kez daha dikkatine getirmek isteriz” ifadelerine yer verdi.

 

İTALYAN PARLAMENTOSU ÜYESİ MİLLETVEKİLİ TURCO İLE İTALYAN RADİKAL PARTİ GENEL KONSEYİ ÜYESİ PERDUCA KKTC VATANDAŞLIĞINA MÜRACAAT ETTİ

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI DOÇ.DR. SAYIN TURGAY AVCI’NIN 19 TEMMUZ 2007 TARİHİNDE YABANCI BASIN MENSUPLARI ONURUNA VERDİĞİ KAHVALTI TOPLANTISINDA YAPMIŞ OLDUĞU KONUŞMA METNİ
(19.07.07)

1963-1974 YILLARI ARASINDA rum saldırıları sonucunda GERÇEKLEŞEN NÜFUS HAREKETLERİNİ VE KIBRISLI TÜRKLERİN GÖÇ ETTİRİLDİĞİ KÖYLERİ GÖSTEREN KIBRIS HARİTASI

RUM YAZAR RUM VAHŞETİNİ ANLATIYOR

GÜNEY KIBRIS'TAKİ TÜRK KÖYLERİNİN DURUMU